Esma Fethiye Güçlü

Esma Fethiye Güçlü

Çevirmen
8.2/10
115 Kişi
·
216
Okunma
·
0
Beğeni
·
52
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
448 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
“Altın dolu bir okyanus bir damla zamanı satın almaya yetmez, Signor Fonte. Şanslı olduğunuzun farkına varmalısınız. İnsanların bir saatlik kısa bir zaman karşılığında neleri verebileceğini ve zamanın kendisini ait bir saniyeden bile vazgeçmek konusunda ne kadar gönülsüz olduğunu bilmiyorsunuz. İnsanların sahip oldukları milyonlarca saati yaşamak yerine onları kaybetmeyi tercih etmelerinin nedenini bir türlü anlamıyorum. Hep ayı hikaye. Sahip olduklarımızın değerini onları kaybettiğimiz zaman anlıyoruz. Zaman da bu değerlerden biri.”
Syf:349

Harika bir fantastik kurgu okudum. Bazen çizgimizin dışına çıkıp farklı kitaplar okumaya cesaret etmek lazım. Bunu bir kere daha anladım. Sevgili Rukiye Şahin ile bir çorbacıda konuşacak ortak noktamız olsun istedik. Onun hediyesi bu kitap. Ve kesinlikle benim için çok hoş ve ilginç bir bakış açısının kapısını aralamış oldu. Seçtiği tüm kitapları okuyacağım zamanla.
Çok zengin içeriğe sahip bir kitap. Kahraman’ın bir yazar olması sebebiyle yazarların kendi iç dünyasına da ışık tutuyor aslında.

Kahramanımız fantastik olarak başka bir dünyaya geçiş yapıp seyahat ediyor gibi görünse de aslında kendine, içine seyahati .. Çocukluğuna doğru yolculuğa çıkıyor.
Çünkü küçükken çok basit gibi görünen olaylar büyüdüğümüzde hayatımıza farklı bir anlam yüklüyor. Yazarın röportajını okudum kitap bitikten sonra. Şöyle diyor:
“Hepimiz hayatlarımızı çocukluğumuzdan kalma anıların üzerine inşa ediyoruz; acıyla, kayıpla ve mutlulukla başa çıkmaya çalışıyoruz.”
Kitabın alt metinleri öyle kuvvetli ki.
Böyle bir kitap için harcanan emeği hayal bile edemiyorum . Bu anlamda editöre de bir teşekkür etmek lazım.
Kayıp bir hikaye.
Adını bile unutan hikayesini geçmişini unutan insanlar.
Kayıp orman, dalavere köprüsü, serseri pansiyonu, gözyaşından denizler, illüzyonlar, kayıp şeyler krallığı gibi ilginç simgeler üzerinden verilen mesajlar çok güzel. Hayal dünyasında cirit atacağınız bu kadar da olur mu diyeceğiniz bir kitap.
İnsanların neler uğruna nelerden vazgeçebileceği fantastik bir kurgu ile anlatılmış.
Bir bakımdan baba oğul, bir bakımdan aile, bir bakımdan sevginin hikayesi..
Ve en önemlisi kaybedilen zamanın ne kadar kıymetli olduğunun hikayesi.

“Gözlerini öfkeyle kulenin içinde gezdirdi. Bu dayanılmazdı. Boşa harcanan yaşamları görebiliyordu. Postanede, dişçiyi beklerken, otobüs durağında harcanan saatleri hissedebiliyordu. İnsanların asla karşılık bulamayacağı halde birini severek geçirdiği yılları, verimsiz işler yaparak geçirdiği ayları, yaşamaya başlamak yerine boşluğa bakıp hayatta ne yapmaları gerektiğine karar vermeye çalıştıkları sonsuz anları görebiliyordu.( sayfa: 349)”
Unutmak ve hatırlamak iç içe..
Sonuna kadar merakınızı had safhada tutacak bir kitap..
Ve sonuna doğru duygulandım. İlla bi gözüme toz kaçacak kitap okurken:)
Velhasıl hiç susmayabilirim en iyisi kesinlikle tavsiyedir okuyun derim:)
Ufak bir not; yazarın durmuş saatler koleksiyonuna sahip olduğunu onlarla kurduğu bağı kitabı okurken hissedebiliyorsunuz.
272 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Aslında kitabı bitireli birkaç gün oldu. Ama kendimi toplayıp yorumunu yazabilmem için biraz daha süre gerekiyordu. Şu an kendimi yorum yapmaya hazır hissediyorum.

Sevdiklerini kaybeden kişilerin yaşadıklarını anlatan kitapları pek fazla sevmem. Yani sevmemek değil de tercih etmemek desek daha doğru olur. Çünkü okurken kendimi bir anda karakterin yerine koyarak empati kurmaya başlıyorum. Sonuç ise peçetelerle dolu bir final.

Kitabı gerçekten çok beğendim. Kendimi iki kardeşin de yerine rahatça koydum ve resmen onlarla birlikte yola devam etmeye çalıştım. Sayfalar ilerledikçe büyüdüm, acım ise hala kalbimde kaldı.

Bu tür kitaplarda sayfaları çevirirken gerçekten çok zorluk çekiyorum. Benim için bu türdeki kitaplar kesinlikle çerez kitap kategorisine girmiyor, giremiyor. Ne zaman kendimi kaptırmadan okuyacağım desem yine aynı sonuca varıyorum.

Yazarın dilini beğendim. Olayları su gibi anlatışına bayıldım. Sıkıldığım bir bölüm olmadı. Yazar, konuyu muhteşem bir şekilde ele alıp her şeyi sindire sindire yazmış, okuyucuya da bu sayede daha iyi ulaşmış. Karakterler sanki sizin çevrenizden birileri gibi. Hani öyle bir benimseme ve tebessümle bu kitap okunuyor.

Bir puan kırmamın sebebi de yazarın bana attığı o tokat gibi bölüm. Elim ayağım boşaldı, ağlamayacağıma emin olduğum kitap bir anda beni gecenin bir vakti ağlatmaya başladı. Kitabı elimden bırakıp oturup ağladım. Kendime gelemeden kitabı tekrar açıp böyle bir detayı nasıl kaçırdığımı aradım ve düşündüm. Aslında bir puan değil de yaklaşık bir dört beş puan kırasım var sırf o lanet gerçek yüzünden.

Ama işte bazen bütüne önem verirken detaylar gözden kaçabiliyor. Yazar bana bunu da öğrettiği için sadece bir puan kırdım.

Ölen aile bireylerinden sonra arkada kalan çocukların anlatıldığı kitap türlerini seviyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. Biraz Eğer Yaşarsam (If I Stay) serisi izlenimi yaratmasını bekledim ama bu kitap ve şu an söylediğim seri gerçekten de farklılar. O seride de ağlamıştım ama bu bence tamamen benim sulu gözlü olmamdan kaynaklanıyor. Belki siz okuyunca ağlamaz, hatta etkilenmezsiniz bile. Ama gerçekten sevdiği insanları kaybeden ve yaşama tekrar tutunmaya çalışan insanların hikayeleri beni çok çok fazla etkiliyor. Tercih etmiyorum demiştim yorumun başında ama gördüğümde de okumadan duramıyorum.

Bu kitaba gerçekten bir şans vermenizi çok istiyorum. En Yakın Uzak benim asla unutamayacağım hatta geri dönüp yeniden okuyacağım bir kitap olarak başucumda duracak.
208 syf.
·Beğendi·9/10
“Bütün çocuklar karanlıktan korkar”

Mafalda’nın hikayesi böyle başlıyor. Mafalda dokuzuncu yaşının sonlarında küçük bir kız çocuğu ve karanlıktan korkuyor; ancak onun karanlığı geldiğinde diğer çocuklar gibi tekrar ışığa ulaşma şansı olmayacak, bu yüzden karanlıkla barışmanın bir yolunu bulması gerekiyor.

Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe kitabı bir hastalık sebebiyle görme yetisi yavaş yavaş kaybeden ve altı ay sonra tamamen karanlıkta kalacağını bilen bir kız çocuğunun hayatla verdiği mücadeleyi anlatıyor.


Şişman kedisinin ona yol arkadaşlığı yaptığı okul yolunda her gün selamladığı bir kiraz ağacı var ve Mafalda ona varana dek attığı adımları sayarak ne kadar uzağı görebildiğini hesaplıyor. Her geçen gün azalan mesafe aslında onun hayat için olan sevincini sorgulamasına sebep oluyor.

Arkadaşlığa en çok ihtiyaç duyduğu çocukluk çağında Mafalda; ve onu olduğu gibi kabul etmenin yanı sıra onunla vakit geçirmenin oldukça keyifli olduğunu fark edecek yaşıtları yok. Bu yüzden kendisini oldukça yalnız hissettiği dönemlerde kiraz ağacına biraz daha bağlanıyor.

Küçük bir kızın gözünden dostluğu, bağları ve güzellikleri görüyoruz bu kitapta.

Kiraz ağaçlarının, olduğundan farklı davranan arkadaşların, her koşulda birbirine bağlanan ailenin, gri tüylü kedinin, amazon kızlarının gücünün, gökyüzündeki yıldızların, müziğin, karda yapılan yarışların, kitapların, hayatın ve ne olursa olsun hayata tüm gücüyle tutunan insanların anlatıldığı sıcacık bir roman.
272 syf.
·Puan vermedi
Kitabı bu kadar az kişi okuduğu için şaşkınım ama sorun değil belki de böyle daha iyi ;)
Kitaba türkçe öğretmenim sayesinde okumaya başladım.İlk başlarda okuma nedenim kitabın sınavda çıkıcak olmasıydı. Başlarda sıkılıyordum bunu inkar edemeyeceğim ama sonralarda ilgi çekmeye başladı ve elimden düşüremez oldum hatta tenefüste bile okuyordum.Kitabın sonunda öyle bir şey oluyor ki çok şaşırıyorsun ama merak etmeyin spoiler vermeyeceğim :)
368 syf.
·9/10
Liste kitabı aslında hayatımızda kelimelerin ne kadar önemli bur yeri olduğunu hatirlatti bana . Ilk başlarda pek isinamasamda sonra gerçekten çok guzel bir kitap haline geldi . Sizlere de tavsiyem ilk başlarda isinamasaniz bile bir şans daha verin lütfen .
208 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
"Karanlıkta kalınca insanın canı daha çok acıyor çünkü canını yakan şeye hazırlıksız yakalanıyorsun. "

Ah Mafalda! Dediğin gibi bütün çocuklar karanlıktan korkar. Sen de kokuyorsun ve korkmakta sonuna kadar haklısın. Ama biliyor musun Mafalda? "Korkarak yaşamak yaşamak değildir." Korkmak gerekli bir şey Mafalda. Ama önemli olan korkuyor olmana rağmen devam etmek. Asla ama asla vazgeçmemek. Ottimo Turcaret de korkuyor. Ama o senin yanında güvende. Sen de güvendesin. Görmeden orda olduğundan emin olduğun şeyler var. Mesela Estella' nın sana hediye ettiği yıldızlı tişörtü giymiştin. O tişörtü görmesen bile orada olduğunu biliyorsun. Kış geldiği zaman baharın sonsuza dek gitmediğini yeniden geri geleceğini de. Çünkü kış olmadan bahar olmuyor Mafalda. Bunu sende biliyorsun. Hatta daha önemlisi sen baharın kokusunu duyuyorsun. Sen güçlüsün Mafalda. Korktuğun ama korktuğun halde devam ettiğin için. Çünkü bu dünyada herkesin ilerlemeye, devam etmeye cesareti yok. Ve Tilki' nin dediği gibi: ... İnsanlar gerçekleri kalbiyle görebilir. Gerçekte önemli olanı gözler göremez." Asıl görmen gerekeni, senin için vazgeçilmez olanı bulmalısın  Mafalda. Ve biliyor musun ? Şimdi senin sayende ben de benim vazgeçilmezimi arıyorum. Ve inanıyorum ki ben de bir gün senin gibi onu bulacağım. Teşekkürler Mafalda...
272 syf.
·Beğendi·9/10
Bazen uzaklara gitmek istersin ama sadece istersin yada durma tuşu olsa hayatımızı dondursak sonra tekrar devam etsek kaldığımız yerden devam eder peki hayat (?) Kocaman bi soru işareti...
Ben kitaplara kötü demem diyemem benim larıma bakıpta kitap almayın emekle sevgiyle düşünerek içini döktüğün roman hikaye şiir hiç kötü olur mu?
272 syf.
·10/10
Dün akşam itibariyle bitti. İlk 20 sayfada defalarca bıraktım. Bu arada başka kitaplar da bitti ama O bitmedi. Hastane odasına girerken artık başka kurtuluşun yok, gidip başka kitaplarda alamazsın deyip okumada ısrar ettim.
İyi ki de ısrar etmişim.
Mükemmel bir kitaptı.
Ve okurken duygusallığın yazıya dökümü konusunda yok artık diyeceğiniz anları bol bol yaşayacaksınız.
Ve Dylan Thomas.
O konuya girmek bile istemiyorum.
Okuyup yaşamanız en güzeli.
Onu elinizden alamam.
Her kitaplıkta olmalı ve muhakkak herkes okumalı.
Özellikle ailem beni anlamıyor diyenler..
Dylan baş karakter olmasına rağmen hep geri planda bırakıldığını düşünüyorum. O bir abi elbette ki kardeşi üzerine titreyecek ama kitapta üzerine titremeyi diğer karakterler yanlış anlamış. Dylan yokmuş gibi Giff in fikirleri, onun psikolojisi önemliymiş gibi bir anlayış içerisindeler. Bu sebepten ötürü dayanamadım kitabı yarım bıraktım.
208 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Yılın ilk kitabı ile hesabımın da ilk paylaşımını yapmak istedim.
Kitap, altı ay içerisinde görme yetisini kaybedecek olan dokuz yaşındaki bir kız çocuğunun kendi iç dünyasında yaşadıklarını anlatıyor. Ben yer yer hüzünlendim, güldüm, kendi çocukluğumu anımsadım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Esma Fethiye Güçlü

Yazar istatistikleri

  • 216 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 180 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.