Ethem Emin Nemutlu

Ethem Emin Nemutlu

Yazar
7.5/10
810 Kişi
·
2.459
Okunma
·
100
Beğeni
·
13073
Gösterim
Adı:
Ethem Emin Nemutlu
Unvan:
Türk Yazar
Ve Aristo'nun deyimiyle: "Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek... Sevmek zevktir ama yalnız sevilmenin hiçbir zevki yoktur."
"Biz," derdi annem, " babanla günlerce yemeden içmeden kupkuru tahtalar üzerinde yattık, hiçbir şeyimiz yoktu, ama birbirimize yetecek sevgimiz vardı..."
Bir soru sor kendine: "Ölüme hazır mıyım?"
"Sorgu sual olduğunda yüzüm ak mı? Cevabım var mı?
Buna hazır mıyım?"
Sor kendine...
Çünkü ölüm geldiğinde çaresizsin ama ölümden sonra çare sizsiniz..
Unutma, çare sizsiniz..
Sor kendine...
Boş düşünceler, boş kalan insanda ürerler Nasıl ki bakteriler müsait ortam bulduklarında çoğalırsa, boş kalan İnsanın beyni de boş düşünceler üretir. Yani gerçek olmayan insanın hem kendisini hem de karşısındakini üzen düşünceler Öncelikle içindeki boşluğu dolduracaksın mesela içini ısıtacak bir ayeti okumak gibi.
176 syf.
Ninem uyuyamadığımda ,başım ağrıdığında ya da çok üzüldüğümü gördüğünde dualar okurdu hep . Verilmiş sadakalarımızı hatırlar, mutlu olurdu sonra da. Mahallemizde dul bir teyzemiz vardı, Esma teyze; ninemin okuyarak başımdan çevirdiği ekmek ve tuzu ona götürürdüm. O da bana her seferinde akide şekeri verirdi. Yıllar geçti ama o akide şekerinin tadını hiç unutamadım. Allah rahmet eylesin geçenlerde vefat etti Esma teyze. (#36861365)
Ninem bütün bu olan biten kötü şeylerin ardından en az yedi kere Ayetel Kürsi okur, onlarca kez üflerdi. Hatta duvardan atlamaya çalışırken düştüm de bir keresinde; dizlerim kan içindeydi. Annem yaramı silip temizlerken- ki seneler sonra bile halen annem temizler yaralarımı, ninem ise okuyarak üflemekle meşgul olmuştu.
Cenazesi olan evlerde ellerine Yasin dağıtılan kadınlar sırayla duaları takip ederlerdi. 7 'si, 40' ı 52' sinde evlerde bir sürü Yasin kitapları olurdu.

8- 9 yaşlarındaydım. Evimizin tam karşısındaki camide verilen Kur'an kursuna gidiyordum. Kur’an'a geçmek için tüm çocukların yarıştığı, önce arap harflerini sırayla okunuşlarını ve kurallarını öğrenerek.. Ninem mutlu olsun diye tüm çocuklardan önce geçmiştim. Cenaze evlerinde kadınlara dağıtılan Yasinlerden birini ben de aldım da tüm Yasin takip edenlerin, maşallah ,aferin bakışları altında sessizce okudum.

Ninem ile birlikte gittiğim kaç evde bir ölü uzanırken şişmesin diye üzerine bıçak makas konduğu çenesinin bağlandığı yatağın başında gözyaşları içinde duaların okunduğuna , dileklerin kabul görüleceğine inanılan Salat-ı terficiyelere 4444 defa okunmasına , Mevlidlere, ve Yasinlere kaç kere tanıklık ettim.

Annem yaralarımı sarıyor evet ama ninem yaşadığım kötü şeylerden sonra geçmesi için dua okumak için yok fakat biliyorum ki ruhuna okuduğum Fatihalar onun ardından ona iyi geliyor.
Duaların gücüne , iyileştirici şifasına her zaman inanmışımdır. Tıpkı yazarın tam da tüm umutsuzluğunda dualarının mucizeler doğurması gibi.
Dualarında yer alan dostlarımız olsun, keyifli okumalar.
160 syf.
·9 günde·Beğendi·4/10
-Ana karakterimiz Sedat önceden kötü alışkanlıkları olan, eve uğramayan karısını ve çocuklarını görmeyen bir adamdır.
-Bir gün abisiyle birlikte yürüttükleri şirketleri iflasın eşiğine gelir.
-Sedat bu olaydan sonra çok değişir.Eve sürekli gidip gelmeye, karısı ve çocuklarıyla ilgilenmeye başlar.Şirketlerindeki işleri takip eder.
- Fakat sonra abisi Sedat'a bir oyun oynar ve Sedat cezaevine girer.Abiside şirketin tüm paralarını alıp yurt dışına kaçar.
-Sedat cezaevinden can dostları Ali ve Hasan sayesinde kurtulur.
- Sedat o an anlar ki can bağı kuvvetli ise kan bağını yener.Yerle bir eder...
-Sedat ihaneti kanından, dermanı ise canından bulmuştur.
-Ve babasından kalan bir mektup hayatlarını değiştirir...
176 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İlk incelemem olsun dedim bu güzel kitap..
Değerdi/değdİ..
Kitabın başlığıyla içeriği de paralel. Ama öyle bildiğimiz, alıştığımız öğütler/ nasihatlar değil de, yaşanmışlıklar üzerine/ azimle/ duayla nasıl yolların açıldığını sabırla anlatmış yazar. Gerçek bir hikayeden esinlenmiş olması da benim için ayrıca ehemmiyetli. Genç bir adamın başına bu kadar mı artık dedirtecek olaylar gelir ama o hiç yılmaz, kılavuzu da duadır/ helaldir/ dürüstlüktür. Aşkıyla/ işiyle hayatı yaşamış yazar ve tane tane okuyucuya da yaşamış hissini vermiş. Sıkılmadan, su gibi okunulmaya müsait bir kitap. Bunların haricinde benim için ayrıca özel bir anlamı oldu, vesile olan Rabbime şükürler olsun..

Velhasıl: Şiddetle tavsiye etmem okumanızı; bilakis aşkla/ duayla derim ki, okuyunuz.. :)
160 syf.
Her insan hayatında zor dönemler geçirir.
Önemli olan o zor dönemlerde bile isyan etmemek ve “Vardır bunda da bir hayır!” deyip şükretmek gerekir.

Duayı bilmeyen umutsuz kalır.
Sabrı bilmeyen acele eder kendini ecele bırakır.
“Allah var!” dersen imkansız sadece zaman alır...
Duayı bilmeyen umutsuz kalır.
Sabrı bilmeyen acele eder kendini ecele bırakır.
“Allah var!” dersen imkansız sadece zaman alır...
176 syf.
·8 günde·8/10
Dua Gerçekten Kader değiştirirmiydi ?

Kader kelimesinin anlamı “Allah’ın olmuş olacak olan herşeyi bilmesi” demekti. Peki Allah kaderleri bilirken dualarla kaderleri değiştirirmiydi. Kaderinde ne dua edeceğini bilen Allah, o Duanda neler isteyeceğini bilen Allah, peki bunca bilinmeye rağmen duaların kaderleri değişebileceğini düşünmek mümkün değildir değil mi ? Allahın yazdığı kaderi kulun değiştirmesi imkansızdı çünkü Allah kuluna en hayırlı kaderi vermiştir. Çünkü Allah Bakara suresinde buyuruyor ki. “Allah sizin hakkınızda kolaylık ister,zorluk istemez” Kul ise kendi için neyin ‘Hayr’ neyin ‘şer’ olduğunu bilemeyecek acziyete sahiptir. Bakara suresinin bir başka ayetinde ise Allah kullarını şöyle uyarmaktadır: “Olur ki siz birşeyden Hoşlanmazsınız, Halbuki hakkınızda o bir hayırdır. Ve olur ki bir şeyi seversiniz, halbuki hakkınızda o bir şerdir. Allah bilir,siz bilmezsiniz.” Hayrın altında şer ve şerrin Altında hayr yattığını Allahdan başka kimse bilmiyorken Duaların kader değiştirdiğine inanmak kaderleri acaba Allah değiştiriyor mu? sorusunu sormasına neden olur. Halbuki Allah ezelden ebede olacak herşeyin sahibidir ve bilgisi dahilindedir.

Dua nedir peki Kaderi değiştirmeyen bir dua ne işe yarar?
Dua, Kulluğun bir görevidir. Duanın bir ibadet olduğunu göz önünde bulundurursak bunu sadece Allah’ın rızasını gözetmek gayesi ile yapmak gerekir. Çünkü Hakim olan Yalnız Allah’tır. İnsanın başına gelecek olan türlü sıkıntılarında belalarında yada verilen nimetlerinde ona şükür hamd ve sığınma yalnız Allaha olmalıdır. Dua, insanı Rabbine yaklaştırır. Rabbine yakın olan da Başına gelecek olanların sebeplerini Onun için en hayırlısı olduğunu bilir. Bu bilinmeye karşılık Rabbine sığınması da, ona hikmetlerin neden olduğunun gerçeğini gösterir. Buna en güzel örneklerden birtanesi de Yakub peygamberdir. Yakub Peygamber en çok sevdiği biricik oğlu Yusuf a.s mı kaybetti Bu acı onun gözlerini ağlamaktan kör etti ama Rabbine olan teslimiyetini hiç bırakmadı.
Allah sordu Yakub Aleyhisselam’a
Biz sana Yusuf’u niçin geri verdiğimizi biliyormusun?
Yakub Aleyhisselam ise bilmiyorum Ya Rabbi dedi.
Ve Allah buyurdu:
Çünkü Sen bütün umudunu bize bağladın.
İşte Teslimiyet ve duanın gücü buydu. Allah biliyor ama kul bilmiyor. Kul teslim oluyor ve Allah aldığı her şeyi en güzel haliyle tekrar geri veriyor. Peki Teslimiyet ve Allah'a itaat bu kadar güzelken Duasız hangi dil teslim olabilir ki. Dua olmadan Rabbi'ne sığınacak ne bulunabilir ki.

İşte tamda böyle bir hayatın içinde 22 yaşında olan Aslan Babası tarafından terk edilir. Annesiyle bir başına kalır ve hayatın gerçek yüzünü daha 22 yaşındayken öğrenmiş olur. Birikmiş kiralar ödenmemiş ve kesilmiş doğalgaz su elektrik. Ve bu hayatın içinde doğruyu yapmaya çalışan Umudunu Allah'a bağlayan bir genç. Hayatta doğru yolu bulup zorda olsa yürümek ve buna inanmak yolun sonunda doğruya çıkmasına neden olurdu her zaman. Aslanda böyle yaptı. Kendine Allahın kullarına kaldıramayacağı yükü yüklemeyeceğini bilip başına gelen her şeyin Allahdan geldiğini bilip ona teslim oldu. Yapacaksın Aslan dedi. Başaracaksın. Eğer Allah sana bu kaderi verdiyse kaldıracağını altından kalkacağını bildiği için verdi. Yoksa Allah neden Ben kuluma kaldıramayacağı yükü yüklemem desin.
Ve öylede oldu. Bir sene içinde Teslimiyet onu çok güzel noktalara getirdi. Bütün borçlarını kapattı. Kirasını, kesilmiş Elektrik su doğalgaz faturalarını ödedi. Hırsız damgası yedi ama yine de kendi doğru bildiği yoldan inancından hiç şaşmadı.
Ve sonunda her şey istediği gibi oldu. En kötü zamanlarında Annesine bir söz vermişti. Anne çok para kazanacağım ve seni umreye göndereceğim diye. Ve sonunda öyle yaptı. Bir zamanlar Aslanı ayak işlerinde koşuşturup yüzüne dahi bakmayanlar, en kötü yanında telefonlar aradığında telefonlarına çıkmayanların şimdi Aslanı defalarca arayıp ayağına kadar gittikleride oldu. Bu hayatın bir gerçeği idi. Eğer beklenti Allaha ise. Herkesi önüne sererdi Allah yeter ki Teslimiyet Allaha olsundu.
Peki bu nasıl olmuştu. Bu sadece bir dua ile olmuştu bu duaya kendisi öyle inanmıştı ki. Hayatını düzene soktuktan sonra gelmişti duası Aklına nasıl gerçekleştiğini bir kez daha anlamıştı. Birde Eylül vardı tabiki. Lise Aşkı. Bir türlü unutamadığı dualarının arasına ona da yer verdiği.
Not: Düşünün şimdi, Ya dua olmasaydı, kime dökerdik içimizi, insanın insanı birkaç dinlemeye tahammül etmediğinde bile Saatlerce Kulunu dinleyen bir Rabbin var. Bu hamd ve teslimiyet için en güzel sebeptir.
En güzel Dualar dilinizde, En güzel Kader ömrünüzde olsun.
Hayırlı okumalar…
160 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Eveeet. Bir kitabin daha sonuna geldik.. Ne yalan söyleyeyim. Kitap çok çekmedi beni. Yani bir heyecan, veya bir merak duygusuna kapılmadım okurken...
Lakin kitap da geçtiği gibi.. Bu hayatta ne olursa olsun, ne yaşarsak yaşayalım, kalplerimizi hep iyi niyet le tutmalıyız.. Bazı iyilikler hiç tanımadığımız veya beklemediğimiz insanlardan görürüz... Herşeyin bir zamanı var. Kitap da geçtiği gibi..

Her şey vaktini bekler,
Ne gül vaktinden önce açar,
Ne güneş vaktinden önce doğar,
Bekle senin olan sana gelecektir!

- Mevlâna
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Gerçek bir olaydan olması beni daha çok etkiledi. Bir insanın öz abisi bu kadar mı yapar dedirtiyor insana.. Sayfaları merakla ve kızgınlıkla okudum. Altını çizdiğim çok fazla satır oldu her bir satırına ayrı ayrı bayılarak okudum. Bir insan ne kadar kötülük yaparsa sonu da bir o kadar kötü oluyor. Niyetini her zaman iyi tutarsan sonunda hep iyi şeyler senin başına geliyor.
Olmaz deme asla olur! Unutma ki Allah isteyince, kuşlar filleri yener azizim..
176 syf.
·2 günde·6/10
Kitabı eline aldığınız gibi bitiyor zaten. Yazar karşınızda ve size anlatıyor gibi hissediyorsunuz, samimi bir dille yazılmış, sanki olayın içindesiniz gibi de sürükleyici. Kısa ve öz bir anlatıma sahip. İnsan hem imtihandan geçip hemde yılmadan çabaladığında hedeflerine nasıl ulaşıyor, bunun güzel bir örneği. Ve tabii ki olmazsa olmaz önemli kriter "dua"nın gücünü de anlıyorsunuz.
173 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Aslında yazar romanı anlatırken hayatı genç yaşına rağmen yılmadan yıkılmadan tepeden tırnağa kuran genç bir çocuğun Allaha guvenci ile hayatını anlatırken sade ve akıcı dili ile romana okuyucusunu teşvik ediyor.
176 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Merhabalar gönlü güzel insanlar.
Hiç oyalanmadan direkt lafa girmek istiyorum.
Bu kitap beni inanılmaz etkiledi. Bu kitabı okuduktan sonra Aslan sayesinde pes etmemeyi ve Allah'a karşı nasıl bir güven içinde olmayı öğreniyorsunuz.
Aslan için kâh güldüm kâh ağladım.
Aslan 22 yaşında evin direği olmak zorunda kalıyor.Çünkü babası onları bırakıp gidiyor. Aslan'ı ve annesini borç harç içinde bırakıp gidiyor...
Ondan sonra Aslan'ın hayatı otomatik yol alıyor.
Ha bir de birilerinin oyuncağı olup hırsız damgası yiyor. Ve kimse onu işe almıyor.
Ama sonunda Aslan pes etmeden çok güzel işler başarıyor .
Ve aklı hayali almayacak şeyler onun kapısını sabrının ödülü olarak çalıyor.
O sıralarda lise aşkı Eylül'e duyduğu özlem ve daha bir çoğu...
Kesinlikle okumalısınız.
Bu kitabı okuduktan sonra Aslan gibi olmaya karar verdim. Siz de öyle olacaksınız.
İyi okumalar dilerim .