Evliya Çelebi

Evliya ÇelebiSeyahatname'den Seçmeler yazarı
Yazar
8.0/10
436 Kişi
2.328
Okunma
285
Beğeni
13,1bin
Görüntülenme

Hakkında

Evliya Çelebi, 25 Mart 1611'de İstanbul'da doğan en ünlü Türk seyyahtır. En önemli eseri Seyahatname'dir. Evliya Çelebi'nin babası Derviş Mehmed Zilli, I. Süleyman'dan I. Ahmed'e kadarki padişahların kuyumcubaşılığında bulunmuş ve seferlere katılmıştır. Çelebi ailesi aslen Kütahyalı olup, fetihten sonra İstanbul'a yerleşmiştir. Evliya Çelebi, çok iyi bir öğrenim gördü. Önce mahalle mektebine gitti. Daha sonra Şeyhülislam Hamit Efendi Medresesi'ne girdi. Burada yedi yıl okuduktan sonra saraya özgü bir okul olan Enderun'a devam etti. Okul öğreniminin dışında özel hocalardan Kur'an, Arapça, güzel yazı, musiki, beden eğitimi ve yabancı dil dersleri aldı. Kur'an'ı ezberleyerek hafız oldu. Evliya Çelebi, öğrenimini bitirdikten sonra sarayda görev aldı. Yaptığı işlerle padişah ve devlet ileri gelenlerinin beğenisini kazandı. Bu yüzden çok yüksek görevlere getirilmesi düşünülüyordu. Evliya Çelebi'nin düşünceleri ise çok farklıydı. Daha küçük yaşlarından itibaren içinde müthiş gezi arzusu vardı. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak istiyordu. Bu yüzden sarayda fazla kalamadı. Kendisinin anlattığına göre bir rüya üzerine meşhur gezilerine başladı. İlk gezisini, İstanbul ve çevresine yaptı. Daha sonra İstanbul dışına çıktı. Artık, gezileri birbirini izliyordu. Tam elli yıl boyunca durmadan gezdi. Gezdiği yerler arasında o zamanki Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan hemen hemen bütün yerler vardı. Evliya Çelebi, bu gezileri sırasında çok ilginç yerler gördü. Yeni insanlarla tanıştı. Birçok olayla karşılaştı. Karşılaştığı ilginç olayları okuyucuya anlatarak kitabına renk kattı.Gezileri sırasında birçok kez ölümle burun buruna geldi. Savaşlara katılarak hem savaşları hemde o yerleri anlattı. Gezmek için gittiği son yer Mısır oldu. 1682 yılından sonra vefat etti. Evliya Çelebi'nin bugün bile önemini taşıyan en önemli ve ölmez eseri Seyahatnamesi'dir. Seyahatname'nin ilk sekiz cildi, Arap harfleriyle (1898-1928); son iki cildi, Türkçe (1935-1938) olmak üzere on cilt halinde yayınlandı. Daha sonra tamamı Türkçe olarak basıldı. Bazı bölümleri İngilizce ve Macarca'ya çevrildi. Evliya Çelebi'nin seyahate karşı duyduğu ilgi, çocukken babasından, yakınlarından dinlediği öykülerden, söylencelerden ve masallardan kaynaklanmaktadır. Seyahatname adlı eserinin girişinde seyahate karşı duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında Peygamber'i gördüğünü, ondan 'şefaat ya Resulallah' diyecek yerde şaşırıp 'seyahat ya Resulallah' dediğini, bunun üzerine Peygamber’in ona gönlünce gezme, uzak ülkeleri görme olanağı verdiğini yazmıştır. Bu rüya üzerine 1635′te, önce İstanbul'un bütün yörelerini gezmeye, gördüklerini, duyduklarını yazmaya başlamıştır. 1640′da Bursa, İzmit ve Trabzon yörelerini gezmiş, 1645′te Kırım'a Bahadır Giray'ın yanına gitmiştir. İlişki kurduğu kimi devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıkmış, savaşlara, mektup götürüp getirme göreviyle, ulak olarak katılmıştır. 1645′te Yanya'nın alınmasıyla biten savaşta, Yusuf Paşa'nın yanında görevli bulunmuştur. 1646′da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşa'nın muhasibi olmuştur. Doğu illerini, Azerbaycan'ın, Gürcistan'ın kimi yörelerini gezmiştir. Bir dönem Revan Hanı'nı mektup götürüp getirmekle görevlendirilmiş, bu nedenle Gümüşhane, Tortum yörelerini dolaşmıştır. 1648′te İstanbul'a dönerek Mustafa Paşa ile Şam'a gitmiş, üç yıl o civarda gezmiştir. 1651′den sonra Rumeli'yi gezmeye başlamış, bir ara Sofya'da bulunmuştur. 1667-1670 arasında Avusturya, Arnavutluk, Kandiye, Teselya, Gümülcine, Selanik yörelerini gezmiştir. Kaynaklara göre, Evliya Çelebi'nin gezi süresi 50 yılı bulmaktadır. Evliya Çelebi'nin yaptığı bu geziler yalnız gözlemlere dayalı aktarmaları, anlatımları içermekle kalmaz, araştırmacılar için önemli inceleme ve yorumlara da fırsat verir. Seyahatname'nin içeriği, sadece belli bir çalışma alanını değil, insan düşüncesinin ortaya çıkardığı bütün başarıları kapsamaktadır. Bu özellikten dolayı Evliya Çelebi'nin eseri değişik açılardan bakılarak değerlendirilir. Evliya Çelebi'nin eserini üslup bakımından ele aldığımızda, Evliya Çelebi'nin, o dönemdeki Osmanlı toplumunda, bilhassa Divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalmadığını görmekteyiz. Divan edebiyatında düzyazı ayrı bir yaratı eseri kabul edilir, şiir gibi süslü, ayaklı-uyaklı bir biçimle ortaya konmaktaydı. Evliya Çelebi, bir yazar olarak, bu geleneğe uymadı, günlük konuşma diline yakın, kolayca söylenip yazılan bir dil benimsedi. Bu dil akıcı, sürükleyici, yer yer eğlenceli ve alaycı bir dildir. Evliya Çelebi gittiği yerlerde gördüklerini, duyduklarını yalnız aktarmakla kalmamış, onlara kendi yorumlarını, düşüncelerini de katarak gezi yazısına yeni bir içerik kazandırmıştır. Burada yazarın anlatım bakımından gösterdiği başarı uyguladığı yazma yönteminden kaynaklanmaktadır. Anlatım belli bir zaman süresiyle sınırlı kalmaz, geçmişle gelecek, şimdiki zamanla geçmiş zaman iç içe bulunmaktadır. Bu özellik anlatılan hikayelerden, söylencelerden dolayı yazarın zamanla istediği gibi oynaması sonucudur. Evliya Çelebi belli bir süre içinde, aynı zamanda geçen iki olayı, yerinde görmüş gibi anlatır, böylece zaman kavramını ortadan kaldırmış olur. Seyahatname adlı eserde, Evliya Çelebi'nin gezdiği, gördüğü yerlerle ilgili izlenimler sergilenirken, başlı başına bir araştırma konusu olabilecek bilgiler, belgeler ortaya konmaktadır. Bunlar arasında hikayeler, türküler, halk şiirleri, deyimler, masallar, maniler, ağız ayrılıkları, halk oyunları, giyim-kuşam, düğün, dernek, eğlenceler, inançlar, karşılıklı insan ilişkileri, komşuluk bağlantıları, toplumsal davranışlar, sanat ve zanaat varlıkları önemli bir yer tutmaktadır. Evliya Çelebi insanlarla ilgili bilgilerle birlikte, bölgenin evlerinden, cami, mescid, çeşme, manastır, han, saray, kilise, konak, hamam, kule, kale, sur, yol, havra gibi farklı yapılarından da söz etmektedir. Bunların yapılış tarihlerini, onarımlarını, yapan kişiyi, yaptıran kişiyi, onaran kişiyi anlatır. Yapının çevresinden, çevrenin havasından, suyundan söz eder. Böylece konuya bir canlılık getirerek çevreyle bütünlük kazandırmış olur. Seyahatname'nin bir diğer özelliği de değişik yöre insanlarının yaşam biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs eşyalarına, çalgılarına kadar ayrıntılarıyla geniş yer ayırmasıdır. Eserin bazı bölümlerinde, gezilen yörenin yönetiminden, eski ailelerinden, oyuncularından, önde gelen ünlü şahıslarından, şairlerinden, çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir. Evliya Çelebi'nin eseri dil bakımından da önem taşır. Yazar, gezdiği yerlerde geçen olayları, onlarla ilgili gözlemlerini aktarırken kullanılan sözcüklerden de örnekler verir. Bu örnekler, dil araştırmalarında, sözcüklerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından yararlı olmuştur. Bazı yabancı sözcüklerin söyleniş biçimi halk ağzına göre olduğundan bir dilci için bu durum bir yöre ağzının oluşumunu anlamaya yarar.
Unvan:
Osmanlı Seyyah, yazar
Doğum:
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu, 25 Mart 1611
Ölüm:
1682

Okurlar

285 okur beğendi.
2.328 okur okudu.
81 okur okuyor.
1.649 okur okuyacak.
91 okur yarım bıraktı.
Reklam

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Evliya Çelebi'nin Bursa Seyahatinden sonra, babasının nasihatleri
Oğul! Sakın ola besmelesiz yemek yeme. Adam yoksul olur. Sırrın varsa en yakınına bile söyleme. İyi adını kötüye çıkarma. Kötüye yoldaş olma. Zararını çok çekersin. Sen daima ileri yürü! Gözüm benim, geri kalma. Ekili tarlaya basma. Dost payına göz dikme. Bir şey koymadığın yere el uzatma. İki kişi konuşurken dinleme. Ekmek ve tuz hakkını gözet. Davetsiz yere gitme. Gidersen, güvendiğin yere, dürüst kimseye git. Sır sakla. Topluluklardan duyduğun sözleri aklında tut. Evden söz taşıma. Dedikodu etme, ahlâklı ol. Herkesle iyi geçin. İnatçı ve kötü sözlü olma. Yaşlılara saygı göster. Senden büyüklerin önünde gitme. Her zaman temiz ol. Haram ve yasak olan şeylere yaklaşma. Beş vakit namazını bırakma. İlim ve erdeminle meşhur ol.
Reklam
Bir diğer fıkra da şudur: Kedinin biri bir damdan diğer dama sıçrarken arada donup kalmış. Sekiz ay sonra bahar gelince, don çözülünce miyavlayarak yere düşmüş.
Sayfa 64 - ERZURUM ŞEHRİKitabı okudu
Sırrı öyle bir sakla ki vücudundaki canın duymasın. Yanlışlıkla ağzına alma ki dilin duymasın
Bir dervişe: Nerden geliyorsun? demişler. Kar rahmetinden geliyorum, demiş. O ne diyardır? demişler. Soğuğu ere zulüm olan Erzurum'dur, demiş. Orada yaz olduğuna rast geldin mi? demişler. Vallahi, on bir ay, yirmi dokuz gün sâkin oldum. Halk hep yaz gelecek, dediler. Ben göremedim, demiş.
Sayfa 63 - ERZURUM ŞEHRİKitabı okudu
Eğer dünya ebedî olacak olsaydı, Hz. Muhammed ölmezdi. Eğer güzellik ebedî olsaydı, Hz. Yusuf ölmezdi.
Evliya Çelebi
Evliya Çelebi
Reklam
Evliya Çelebi
Evliya Çelebi
dayı yat kalk senin zamanında hızlı vasıtaların olmamasına dua et yoksa hiç bir seyahatinde gözlem yapamazdın. Tam Mersin ile ilgili gözlem yapayım diyecektin bi bakacaktın Adana’dasın. Hadi Adana’yı gözlemleyeyim hoooppp mıstık usta dinlenme tesisleri yarım saat mola

Yorumlar ve İncelemeler

Tümünü Gör
160 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
5 günde okudu
Bu güzel kitapla, Osmanlı dönemindeki ilginç olayları, mucizeleri ve Evliya Çelebi'nin birbirinden güzel anılarıyla bahsettiği kıssaları görebileceksiniz. Kitap Evliya Çelebi'nin büyük ciltli Seyahatname'sinden güzel kıssaların derlenmesi. Mükemmelliği dışında pek denecek bir şey yok gibi görünse de, okuduğunuz zaman çok etkileneceksiniz.
Seyyahname
SeyyahnameEvliya Çelebi · Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayıncılık · 20131,103 okunma
288 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
4 günde okudu
Evliya Çelebi 17. Yüzyıl da Osmanlı Devletinde yaşamış ünlü gezgindir. En önemli eseri olan seyahatname de ise gezip gördüğü yerleri kıssa şeklinde kaleme almıştır. Dönemin önemli olaylarını, yapılarını, coğrafyasını kültürlerini ustalıkla kitabında belirten yazar geçmiş dönem hakkında çok önemli bilgiler vermektedir. Anlatımda bazı süslü cümleler olsada genel olarak okurken yormayan bir hava sahip.
Seyahatname
SeyahatnameEvliya Çelebi · Morpa Kültür Yayınları · 01,103 okunma
120 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinin yazılmasına vesile, 1630 yılının aşure gecesi Hz. Peygamber'i rüyasında görüp ''Şefaat Ya Resulullah'' diyeceğine ''Seyahat ya Resulullah'' demesidir. Böylece Peygamberimiz tarafından seyahat ve şefaat ile müjdelenir. Osmanlı topraklarını 40 yıl civarı bir süre dolaşarak şehirlerin camileri, hastaneleri, yiyecekleri, iklimleri ve genel kültürüyle ilgili, hem o zaman hem de şimdi ki zaman için eşsiz 10 ciltlik bir eser yazmıştır. Seyahatname'nin bir çok dile çevirisi yapılmıştır. 100 temel eser arasında yayınlanan bu kitabında seyahati ile ilgili bazı bölümler yer alıyor. Şehirlerimizin tarihçesini Evliya Çelebi'nin mizahi kaleminden okumayı sevdiğimi söylemek isterim.
Seyahatname
SeyahatnameEvliya Çelebi · Etkileşim Yayınları · 2013412 okunma