Eyüp Çorak

Eyüp Çorak

Çevirmen
7.2/10
5 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
7
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
120 syf.
·10/10
Şölen, Platon’un öteki diyologlarından hiçbirinde görülmeyen şiirsel dili ve kurgu özelliğiyle, öncelikli olarak bir sanat başyapıtıdır. Filozof, gerek konuşmacıların ayrı ayrı övgü nutukları ve gerekse aralarında geçen diyaloglarda, kurgu ve şiir ustalığını ortaya koyarak, Yunanlıların Symposion diye adlandırdığı bu geleneğe tarihi anlamını yüklemiş. Bu baş yapıtta kullanılan üslup, şiirin duygusal ritminden de düşüncenin kavramsal kalıplarından da pay alarak eşine az rastlanır bir eser oluşturmuş.Platon, diyaloğunda konuşturduğu kişilere Eros’un güzelliklerinden, bitimsiz gücünden ve gençliğinden bahsettirmesinin ardından Sokrates’i sahneye çıkarmaktadır ve diğer diyaloglarda olduğu gibi can alıcı fikri, metnin öz düşüncesini hocasının dilinden ortaya koymaktadır. Bu fikri, bilgiye duyulan sevginin insanı ulaştırabileceği nihai nokta, bir tür ermişlik mertebesi olarak tanımlıyorum.

Bu eser, güzellik ve sevgi üzerine yazılmış ilk ve en ömemli çalışmalardan biridir. Platon bu eserinde güzelliğin ve sevginin kaynağını araştırmış, insan varoluşu üzerindeki büyük etkilerinden söz etmiştir. Ona göre insan, güzelliğe ve sevgiye meyilli bir doğaya sahiptir. Bu eserinde güzellik idesine, güzelliğin üzüne, mutlak güzelliğe giden bir süreç, bir aşamalar süreci vardır. Göreli güzellik aşamasından başlayan süreç, sırası ile düşünce, eylem bilgi güzelliğinden geçerek güzelliğin özüne kavuşur.

Symposion üzerine

Symposion Yunan kültürüne özgü bir olgudur. Yunanlıların bir araya gelerek şiirlerle, şarkılarla gönlünü eğlendirdiği, siyasetten sanata her türlü konuda fikir alışverişinde bulunulan bir "birlike yeme-içme" etkinliğidir. Diyaloğun ana konusunu oluşturan Symposion İsa'dan önce 416 yılında gerkçekleşmiştir. Çünkü Atinalı tragedya şairi Agethon'nun kazandığı birinciliği kutlamak için düzenlenmiştir.

Edebi açıdan incelendiğinde Platon'un diyalogları iki kısıma ayrılır. Birinci kısım tartışılan konunun doğrudan doğruya, ilk elden; ikinci kısım dolaylı olarak, ikinci elden aktarıldığı diyaloglardır. Symposion diyaloğu, ikinci türdendir. Symposion bir açılış konuşmasıyla başlar. Apollodoros, Agathon, Sokrates, Alkibiades ve Atina'nın kültür ve politika yaşamından önde gelen başka isimlerin de katıldığı symposionu ve symposionda aşk hakkında yapılmış konuşmaları, Aristodemos'un kendisine anllattığı şekliyle en başından başlayarak anlatır.