Giriş Yap

Faruk Nafiz Çamlıbel

Yazar
8.3
563 Kişi
2.447
Okunma
492
Beğeni
18,7bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

18 Mayıs 1898 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Orman ve Maadin Nezareti memurlarından Süleyman Nafiz Bey, annesi Fatma Ruhiye Hanım’dır. İlk ve ortaöğrenimini Bakırköy Rüştiyesi ile Hadika-i Meşveret İdadisi’nde tamamladı. Şiire çocuk yaşlarda başladı. Yazarın ifadesine göre ilk şiiri “Saat”, "Çocuk Dünyası" adlı bir dergide yayımlandı (1914). Bir süre tıp öğrenimi gördükten sonra okuldan mezun olmadan ayrıldı ve gazeteciliğe başladı. 1917-1918’de Ati Gazetesi’nin yazı işlerinde çalıştı. 1922’de gazetenin temsilcisi olarak Ankara’ya gitti. 1922’de Kayseri Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. Kayseri’ye yolculuğunu, "Han Duvarları” adlı uzun şiirinde anlattı. Şiiri, Osmanzade Hamdi Bey'e ithaf etti. Kayseri’de kaldığı iki yıllık dönemde Millî Mücadele’nin havasını çok yakından yaşadı. Geleceğin ünlü şairi Behçet Kemal onun Kayseri Lisesi’nde öğrencisi oldu. Şair, Kayseri Lisesi’nin marşını da kaleme aldı. 1924’de Ankara Erkek Muallim Mektebi'nde edebiyat öğretmenliğine geçti; ardından Ankara Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Ankara Kız Lisesi Marşı'nın güftesini yazdı. 1932’ye kadar yaşadığı Ankara’da cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etti. 1924’te “Çoban Çeşmesi”, 1928’de “Suda Halkalar” isimli kitapları yayımladı. 1928’de Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati'nin başkanlığındaki “Şark Vilâyetlerini Tedkik Heyeti”'nde bulunarak Sivas, Erzincan, Gümüşhane, Trabzon, Erzurum illerini ve dönüşte Kastamonu'yu gördü. Bu yolculuk, onun edebî yaşamında bir dönüm noktası oldu. Memleket şiirleri yazmaya yöneldi. 1931’de Ankara Kız Lisesi’nde coğrafya öğretmenliği yapan Azize Hanım ile evlendi. Bu evlilikten İsmet ve Yeliz adında iki çocuğu dünyaya geldi. 1932-1946 arasında İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı. Vefa, Kabataş Lisesi ve Amerikan Kız Koleji edebiyat öğretmenliklerinde bulundu. 1933'te Onuncu Yıl Marşı’nın sözlerini Behçet Kemal Çağlar ile birlikte kaleme aldı. Ankara ve İstanbul’daki öğretmenlik yıllarında çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler, fıkralar yayımladı. Mizah dergilerinde “Deli Ozan” ve “Çamdeviren” takma adlarıyla mizahi manzumeler yazdı 1946’da siyasete atıldı ve 1946'dan 27 Mayıs 1960'a kadar Demokrat Parti İstanbul milletvekili olarak TBMM’de görev yaptı. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından tüm milletvekilleri ile birlikte kısa bir süre Yassıada'da, daha sonra da Celâl Bayar ve diğer Demokrat Parti milletvekilleri ile birlikte Kayseri Kapalı Cezaevi'nde tutuklu kaldı. 16 ay sonra aklanarak serbest kaldı. Serbest kaldıktan sonra siyasete dönmek istemedi. Son yıllarını Arnavutköy’deki evinde geçirdi. Yassıada’da arkadaşlarıyla birlikte yaşadığı baskıyı “Zindan Duvarları” adlı bir şiir ile anlattı ve şiiri kitap olarak yayımladı. Eşinin ani ölümünün ardından çıktığı Akdeniz gezisi sırasında Samsun vapurunda Kaş - Fethiye arasında seyrederken 8 Kasım 1973 günü bir gezi sırasında hayatını kaybetti. Cenazesi, 11 Kasım 1973 tarihinde Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilmiştir. Öğretmenlik yaptığı Kabataş Lisesi’nde 2005 yılında Faruk Nafiz Çamlıbel adına bir müze açılmıştır.
Unvan:
Türk Şair, Siyasetçi, Öğretmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 18 Mayıs 1898
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 8 Kasım 1973

İncelemeler

Tümünü Gör
284 syf.
·
9 günde okudu
·
Puan vermedi
2022/3. Kitap: Han Duvarları Faruk Nafiz Çamlıbel'den okuduğum ilk kitap... Han Duvarları; 282 sayfadan oluşan coşkunun hâkim olduğu bir şiir kitabı... Faruk Nafiz Çamlıbel'in adı, Han Duvarları ile özdeşleşmiştir. Ders kitaplarında da yer verilmiş olan Han Duvarları'nın bu kitaba isim olarak tercih edilmesi isabet olmuştur. Bestelendikten sonra dillere pelesenk olan şiirlerin şariri olan Faruk Nafiz Çamlıbel'in şiirlerinde bir destansılık vardır. Aşk şiirlerinde bile yer alan bu destansılık okuru saracak düzeydedir. Kitap boyunca okuru zinde tutan bir ritim taşıyan Han Duvarları, Çamlıbel'in şiir evrenine giriş için iyi bir tercih olabilir. Kitaptan bazı alıntılar: "Fakat pek de faydasız oldu sanma gidişim" (32). "Mevsim seninle kol kola gelmezse gelmesin" (36). "İşte ben bekliyorum, göğsüm açık, bağrım açık; Hançer ol, göğsüme saplan; ecel ol, karşıma çık" (49). "Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin Sana kâfir dediler, diş biledim Hakk'a bile" (62). "Bir müjde taşır her gün uzaktan bana rüzgâr; Elbet gelecek, gelmedi, bir beklediğim var" (70). "Sakın bir söz söyleme... Yüzüme bakma sakın! Sesini duyan olur, sana göz koyan olur. Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın, Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur" (181). "Ben ne yaza hasretim, ne bahara düşkünüm, Bunları sevdiren şey hep seni andırması" (190). "Kevser olsan da şifasın bana, zehir olsan da" (276). Şiir seviyorsanız ve hâlâ okumadıysanız mutlaka okumalısınız.
Han Duvarları
8.4/10 · 2.045 okunma
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.32