Fatma Nur

Fatma Nur

Yazar
9.8/10
17 Kişi
·
30
Okunma
·
6
Beğeni
·
157
Gösterim
Adı:
Fatma Nur
Tam adı:
Fatma Nur Çeboğlu
Unvan:
Yazar
Aynı zamanda THY'de kabin memuru olarak çalışmaktadır.

Kaynak: https://www.instagram.com/fatmanurceboglu/
'' Bazı hayatlar, zamanlar zamanlar içinde aşk ile bağlıdır birbirine ve çağlar içinde yankı bulan, eski bir çare ile zincirlidir ötekine... ''
Fatma Nur
Sayfa 391 - Siyah Kuğu Yayınları
Aşk böyle birşey mi diye düşündü kendi kendine... Tek isimle uyuyup, aynı isimle uyanmak... Konuşmadığı ve aklını vermek zorunda olmadığı her an aynı ismi düşünmek...
Fatma Nur
Siyah Kuğu Yayınları
onların çocukluğunda bir yasa çıkmıştı:devlet çocukları yasası bu yasaya göre sokakta dilenen çalışan çocuk kalmadı çünkü devlet hepsine el koydu. bu çocuklara analık babalık etti devlet özenle yetiştirdi Artık Türkiyede sokakta çocuk yok.Bu sistem bizde yıllarca böyle sürüp gidecek!”
Fatma Nur
Sayfa 165 - müptela
“Büyükler sanır ki çocuk olmak kolaydır. Oysa bilmiyorlar, çocuk aklının olup bitene akıl vermeye çalışırken büyüklerden daha çok yara aldığını...”
Fatma Nur
Sayfa 341 - Müptela
Karanlıktan korkanlara,
Ayın ve yıldızların ışğı sönsün!
Ayazda pes edip üşüyene,
Güneş bir daha doğmasın!
Umudumu kesersem hayallerim yansın!
Ve...
Eğer bir gün vazgeçersem rüyalardaki anne yüzü solsun!
'' Kutsal peri kalbimi, karanlık lanete bağışladığım için mi bitmeyen bu işkence duygusu? - Anora-
Fatma Nur
Sayfa 302 - Siyah Kuğu Yayınları
Karanlıktan korkanlara,
Ay'ın ve yıldızların ışığı sönsün!
Ayazda pes edip üşüyene,
Güneş bir daha doğmasın!
Umudumu kesersem, hayallerim yansın!
“Karanlıktan korkanlara, ayın ve yıldızlarım ışığı sönsün!
Ayazda pes edip üşüyene, güneş bir daha doğmasın!
Umudumu kesersem, hayallerim yansın!
Eğer bir gün vazgeçersem rüyalarımdaki anne yüzü solsun! “
Sema Hoca yüreği sıkışarak bakışlarını yukarı ranzaya dikip, “Bu son cümle yoktu?” deyip cevap bekledi ama alamadı ve tam da bu sırada, yetimhaneden Devlet Çocukları Vadisin’ne geçirtilmiş Ahmet’in Kerim’e yönelttiği soru dondurdu bu kez yüreğini:
“Ya annemizin yüzünü hiç bilmiyorsak?”

Ve bu paragrafın sonuna kalbimi bırakıyorum.
Fatma Nur
Sayfa 187 - Müptela
360 syf.
Bu kitap daha birkaç hafta önce çıktı. Sağolsun yazarı diğer kitaplarını çok sevdiğim için bu kitabını da hediye etmek istedi. Kitap çok güzeldi. Bu birinci kitabı ve seri olacakmış gibi duruyor. Kitabın adının Devlet Çocukları olması sizi yanıltmasın. Aslında hayali bir projeymiş bu Devlet Çocukları. Yazarımız ise bu hayali projesiyi kurgulayıp bir kitap yazmış. Ama keşke bu proje hayal olarak kalmasa ne güzel olurdu. Sokaklarda dilenen çocuklar olmazdı.:(((
Kitap resmen sürükledi elimden bırakamadım. Hatta şu an ikinci kitap ne zaman gelecek diye heyecanla beklitorum. Gel gelelim kitabın içeriğine.
--------------------SPOİLER-----------------------

Ana karakterimiz Kerim, güzel annesi Belgin'i kaybeder. Babası da hapse düşünce amcasını yanında kalır. Kuzenleri ile birlikte her gün amcası tarafından zorla dilendirilir. Amcası evde yattığı gibi bir de onları ölesiye dövmektedir. Kerim, Aslı, Vedat, Muzo... Hepsinşn yaralı bir çocukluğu vardır. Bu yaralı da devletin yeni projesi olan Devlet Çocukları Vadisindeki gönüllü insanlar ile sararlar. Devlet o zamanlar sokakta dilenen veya şiddet gören çocukları topluma kazandırmak için bu yasayı oluşturmuştur. Bir gün Kerim, Aslı ve Vedat'ta devlet çocuğu olur. Orada onlar gibi olan bir sürü çocukla karşılaşırlar. Hepsinin hikayesi ve yaraları farklıdır. Ancak yaralarını saracakları yer aynıdır. Devlet Çocukları Vadisinden çıkan her çocuk çok iyi yerlere gelip Dünya'nın her tarafına yayılmıştır. BU KISMI KİTABIN GEÇMİŞ KISIMLARI İLE ALAKALIYDI. ŞİMDİ İSE GÜNÜMÜZ KISMI:
Kerim büyüyüp iş dünyasına atılmıştır. Kuzeni Vedat ile birlikte şirket kurmuşlar ve piyasenin en güçlü şirketleirnden biri haline gelmiştirler. O sırada Bulgaristan'da girdikleri bir ihaleyi kazanmışlardır. Rakip taraf ise bir yıl sonraki ihaleyi kazanmak için bir plan yapmıştır. Bu arada rakip taraf acımasız bir mafyadır ve kadın tüccarlığı yapmaktadır. Tesadüfen o gün ellerine güzeller güzeli Catherine geçmiştir. Kerim Bey'in yanına çok güzel bir kız olan Catherine'yi ajan olarak ,bir iddia üzerine Kerim Bey'e satmışlardır. Tesadüfi bir telefon konuşmasını dinleyen Vedat bu planı öğrenmiştir. Fakat Kerim onu evine getirmiştir ve ona bakmıştır. İkisi de aşkı hiç tatmamıştır. Kerim'in hayatıda onca kadın varken, Catherine görevini yerine getirip onu kendini aşık edebilir miydi? Yoksa başaramazsa olacak sonuca katlanmak mı zorunda kalacaktı? Aşkın olduğu yerde mantık gücünü yitirir. Kerim'e ihanet edip sadece 12 ayda görevini tamamlayıp kendisine verilen söz tutulacak ve gidebilecek miydi? Yoksa ona güvenip,ondan aşkına karşılık mı bekleyecekti? Arkadaşlar ben kitabı çok beğendim. Bence sizde beğenirsiniz. Keyifli okumlar!
360 syf.
·5 günde·10/10 puan
Dram gerçekten sevmiyorum ama o dramın içinde bir parça da olsa umut ve yürekten gelen bağlılık hissi kalbe dokunur şekilde işlenmişse, o dramı seviyorum.
Benim dram anlayışım bu! Ve bu hikaye dram ve romantizm anlayışıma uyuyor.
.
Hikaye çok iyiydi ve beni eskilere götürdü, çocukluğumu hatırladım. Kimsenin doğuştan kötü olmadığını hatırladım... Gerçekten böyle bir proje olsa ne güzel olurdu dedim.
.
Su gibi akıp gitti hikaye. Ama ikinci kitapta biraz aksiyon bekliyorum. Ve o geçmişle geleceğin arasındaki geçişler çok iyiydi. Hiç kafam karışmadı veya bunalmadim. Travmatik olaylar çok dokundurucu şekilde anlatilmisti. Yazarı bilmesem psikoloji okudu sanırdım.
.
Uzun lafın kısası çok çok beğendim
Okuyun!
360 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Bir yasa düşünün ki sokakta yaşayan, zorla dilendirilen tek bir çocuk bırakmamış. Hepsinin devlet tarafından ince ince özenle işlenmiş birer hazine olmasına neden olmuş, çok güzel yerlere gelmelerini sağlamış.

Sizce de harika bir yasa olmaz mıydı?

Belgin yetimhanede büyümüş bir kız çocuğu iken oradan ayrılıp kendi yuvasını kurar. Ama hiç de istediği gibi olmaz. Yuva diyeceği  yer, kocası Tahsin yüzünden kendisi ve oğluna bir cehennem olur. Pisliğin teki olan Tahsin'in Belgin'i duvardan duvara atıp öldürmesi üzerine 6 yaşındaki Kerim, ne yazık ki annesini kara toprağa, babasını ise hapishaneye yollar. Kerim'in yalnız kalması üzerine komşusu sahip çıkmak ister. Ancak amcası Turgut bu durumu kabul etmez. Kerim'i kendi evine alıp kendi çocukları Muzo,Vedat ve Aslı'yı nasıl dilendiriyorsa onu da dilendirir. Vicdandan, merhametten yoksun olan bu iki adamı okurken kanım resmen çekildi. Kitap başında sinir krizleri geçirdim.

O dönemde devlet yeni bir yasa çıkarmış, sokakta yaşayan dilendiren ne kadar çocuk varsa hepsini Devlet Çocuk Vadisi adında bir yerde topluyor ve çok güzel eğitimler verip iyi yerlere gelmeleri için özenle işliyor.  Turgut gelecek olan paranın suyunun çekileceği endişesiyle çocuklara bu durumu öyle korkunç anlatıyor ki, bu küçük çocuklar polise sığınacakları yerde onlardan kaçıyorlar. Bir gün böyle hep beraber dilenirken polislerin onları yakalamaya çalışması üzerine kaçma girişiminde bulunuyorlar ve ne yazık ki Muzo, bir arabanın altında kalarak hayattan ayrılıyor. Yakalanan Vedat ve Aslı Devlet Çocuk Vadisine götürülüyor Kerim ise kaçıp amcasının yanına dönüyor. Fakat dayaklar yiyerek ceza olarak karın altında bir geceyi sokakta geçiriyor.  Öyle ya hayat işte.  Bu olay Kerim'in kuzenleri gibi Devlet Çocuğu olmasını sağlıyor.

Kitap iki zaman arasında gidip geliyor. Ama bu zamanlar öyle güzel birbiriyle harmanlanmış ki asla kafanız karışmıyor. Kerim çok iyi bir iş olurken Devlet Çocuğu olan herkes harika yerlere gelmiş. Kerim'in iş için gittiği Bulgaristan'da yem olarak sunulan Catherine,onun acı dolu hayatı ve Kerim ile olan gönül bağı...Kitabı okurken ne kadar da şükretmem gerektiğini tekrardan hatırladım. Böyle harika bir projenin yasa olarak gelmesi için elimden geleni yapabilirim.

2. kitabı dört gözle bekliyor, herkese tavsiye ediyorum.
432 syf.
!!!!!!!!!!!!!!!!!
Neden bu kitabın sadece 2 okuma aldığını merak ediyorum. Sizi temin ederim ki gerçekten harika bir kitap. Ben birçok kitap okurum bazen sırf meraktan bazen de benim ilklerim olsun diye... Golconda bunların hiçbirine girmiyor. 2 yıl önce tesadüfen bir kitap fuarında üç kitabını da birden aldım. Satıcıları bilirsiniz. Sırf satmak için elinize tutuştururlar. Size bir şey söyleyeyim mi? O üç kitap bir haftada bitti. Ve ben aynı seriyi tam dört kere bitirdim. Hani herkesin çok sevdiği bir kitap olur ve her seferinde sanki ilk defa okumuşcasına okur ya? Golconda da benim için öyle. Belki yayın evinden belki yazarının bilinmemesinden... Nedenini bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki; Bu kitabı herkes okumalı. Böyle diyorum ama kitabın konusunu da söyleyeyim. Kabul ediyorum. Kitabın ilk 50 sayfası saçma. Diğer iki kitabın incelemesi bölümüne yazacağım konusunu ve içeriğini. Ama vampir, kurt adam, peri, cadı aklınıza gelebilecek her şey... Böyle kitaplardan zevk alanlar bu kitabı hemen okusun. Bu kitap en az diğer kitaplar kadar okunmayı hak ediyor. Sonuna kadar okuduysanız beni çok mutlu etmişsinizdir...;))
360 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Vicdan mahkemesi ile yüzleşeceğimiz bu kitapta aslında hayatta ki gerçekleri görüyoruz. Kerim,Vedat, Aslı ve diğerleri hepsi Devletin Çocukları olarak bir şekilde hayata bağlanırken dünyanın her yerinde adaletin aynı olmadığını görüyoruz. Kerim' in zekası ve güzel kalbine hayran kaldığım aşikar. Her karakteri hissederek okuyacağınız harika bir kitap.
420 syf.
- Tür: Fantastik
- Karakter türleri: vampir, peri, cadı, büyücü, kurt adam,şeytan...
Birinci Kitap:
Yüzyıllardır süren bir aşk... Sonsuza kadar karanlığa hapsolmuş bir vampir olan Tival... Ona ışığını vadeden peri Şua... Böylesine iki zıt kişinin bir arada olması mümkün mü? Aşk bazen en güçlü lanetleri bile kırabilir. Her şey o kadar iyi giderken beklenmedik olaylar yollarını ayırıyor hem de çok uzun bir süre... Yolları tekrar kesiştiğinde birbirinden habersiz bambaşka iki kişidir ikisi de... Birbirlerini tanımasalar bile, bir kalp tanır sevdiğini... Bazı şeyler ortaya çıktığında aşk mı ağır basacak yoksa intikam mı?
İkinci Kitap:
Her mutluluğun bir engeli vardır ama bir çok engel olabilir mi? Artık her şey çözülüyor... Çözülüyor çözülmesine de , geçmişe ait gizlenen gerçekler kafaları karıştırıyor. Bağlanmış bir kalp yüzünden , mühürlenmiş kaderleri... Geçmişin gölgeleri peşlerini bırakmıyor. Ya onlar için kavuşmak diye bir şey yoksa? Yine de bu kadar uğraşmaya değer mi?
* Sanki biraz kitap arkası yazılara benzedi? Emin olun kendim yazdım;)))
432 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yeryüzüne kanı ilk kez akıtan Habil ve Kabil'in, kutsal kitaplarda geçen hikayesinden uyarlanarak yazılan yeni bir efsane...
.
Kardeşini öldürüp karanlıkta ve kana susamışlıkla lanetlenen Kabil, Soyundan gelenleri lanetten kurtarabilmek için bir anlaşma yapar. Ama anlaşmayı yapan taraf düşündüğü umduğu gibi dürüst değildir.
.
Kutsal kitaplardan alıntıların olduğu, araştırmalar yapılıp ona göre kurgulanmış harika bir hikaye. Ufak tefek kusurlar olsa da akıcı diliyle bu açık kapatılmış.

Fantastik sevenler ve farkı arayanlar için güzel bir hikaye
360 syf.
·Beğendi·8/10 puan
#okudumbitti#devletçocukları

.
"Karanlıktan korkanlara,
Ayın ve yıldızların ışığı sönsün!
Ayazda pes edip üşüyene,
Güneş bir daha doğamasın!
Umudumu kesersem hayallerim yansın!
.
Herkese Merhaba
.
Bugün sizlere okurken yüreğime dokunan ve özellikle kitabın ilk sayfalarında göz yaşlarıma hakim olamadığım bir kitap bırakıyorum. Kitabın baş karakteri Kerim'in annesine seslenişi, içinin kanaması için kendini duvara vurması ve dahası.
Yazarın kalemi sade ve akıcı olmasına rağmen kurgusu inanılmaz güzeldi. Ben kitabı okumadım, yaşadım ve fazlasıyla hissettim... Yüreğim acıdı, içim yandı
Ihlamur çayı ve yeşil sabun kokusunu hissettim. Ahhhhh Kerim...ve diğerleri.
Gelelim kitabın konusuna
.
Belgin daha küçük yaşta yetimhaneden ayrılarak kendi yuvasını kurar. Nereden bilebilirdi ki evleneceği insan ayyaş ve pisliğin teki. Zamanla Kerim olur ama değişen bir şey yok. Tahsin yine aynı ayyaş ve sürekli şiddet uygulayan bir adam. Günlerden bir gün yine zil zurna sarhoş gecenin bir vakti eve gelir ve başlar Belgin'i dövmeye. O gece Belgin'in son haykırışları olur... Henüz altı yaşında annesini toprağa, babasını da hapise gönderen Kerim için mücadele başlar. Amcası da babası gibi şerefsiz çıkar ve kendi çocuklarıyla birlikte Kerim'i de dilendirir. O yıllarda da devlet çocuk koruma yasası çıkar ve sokakta dilenen ve yuvasız kalan çocukların hepsine devlet sahip çıkar. İşte asıl hikâye bundan sonra başlar...
.
Devlet Çocuk Vadisin'de Kerim'in tanıştığı Şevket Köse hocası ve sonrasında yaşanan güzel dostluklar. Yıllar sonra bile birbirini unutamayan ve her biri okumuş güzel mesleklerde çalışan; Mert, Leyla, Can, Ahmet, Mirvan, Aslı...
.
Özellikle Kerim büyük, hatırı sayılır bir iş adamı olur ve zamanla da iyicene yükselir. Türkiye'den- Bulgaristan'a uzanan iş serüveni ve bu kadar başarının içinde güzel bir aşk başlangıcı. Ama kitabın sonunda Kerim ve Melis olmadı.. Okuyanlar anladı bile Kitabın devamını sabırsızlıkla bekliyorum can yazar Fatma Nur Çeboğlu.
.
Çok severek okuduğum kitaplardan biri oldu, yazarın sıcacık sohbeti eşliğinde ve kendisini tanıdığım için ayrıca çok mutluyum. Kalemin hiç tükenmesin @fatmanurceboglu
İçtenlikle tavsiye ederim
432 syf.
Üçüncü Kitap:
Geçmişte hikaye olarak anlatılan şeyler... Aslında hepsi gerçek ve gelecekler... Geçmişi gölgeleriyle birlikte artık durdurulamayan bir savaş başlayacak... Bu savaşta herkes tarafını seçecek ve ölümle yüzleşecek... Kader ağlarını örerken kalpleri birbirine bağlı iki kişi ölüme karşı gelebilecek mi? Serinin son kitabında geçmişte yaşananlar anlatılıyor ve hiç umulmadık şeyler ortaya çıkıyor... Peki Tival ve Şua'nın kaderi değişebilir mi? Seride değişen olaylar ve karakterlerin hissettiklerini içinizde hissedeceksiniz...
* Tek isteğim bu kitabın yayılması.
432 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Fazla bilinmeyen bir seri, hatta hiç bilinmeyen bir seri desem çok doğru olur. Yıllar önce birinci ve ikinci kitabı çok beğenerek okumuştum. Yaşın getirdiği olgunlukla aynı etkiyi vermedi maalesef. Kitaplığımda tekrardan görünce okumak istedim. Birinci ve ikinci kitabı severek okudum. Üçüncü kitap için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, bu yüzden çoğu sayfaya göz attım sadece. Çok fazla yan karakterler vardı, ve onların olayları fazlaydı. ana karakterlerden uzaklaşılmış. Bu yüzden sıkıcı buldum. Gereksiz uzatılmıştı ikinci kitapta bitmeliydi bence ama Türk bir yazara göre (fantastik konulu) iyiydi. Çok fazla Türk fantastik okumadım, tavsiye verebilirsiniz. Seri yarım kalmasın diye okudum, bir daha okurmuyum zannetmiyorum. Belki ilk iki kitaptaki altını çizdiğim yerlere bakarım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fatma Nur
Tam adı:
Fatma Nur Çeboğlu
Unvan:
Yazar
Aynı zamanda THY'de kabin memuru olarak çalışmaktadır.

Kaynak: https://www.instagram.com/fatmanurceboglu/

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 30 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 16 okur okuyacak.