Fatma Sarıkaya

Fatma Sarıkaya

Çevirmen
8.8/10
16 Kişi
·
41
Okunma
·
0
Beğeni
·
95
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
402 syf.
·15 günde·6/10
Öncelikle kitabın ana konusu Müslümanların 1877-78 Türk-Rus savaşı, Balkan savaşları ve
1. Dünya savaşı sırasında zorla göç ettirilmeleri ve bu göçler sırasında çeşitli sebeplerle ölmeleri yada öldürülmelerini gerçek veri ve raporla ortaya koymaktır. Doğu ve Batı analizi yaparken aynı zamanda bu bölgelerde kritik rol alan şehirlerdeki kayıplara ve tahribata sık sık yer vermekte.
Bu savaşların hepsinde genel olarak müslümanlar yurtlarından edilmiş ve bir zamanlar osmanlı toprakları olan kısımlar zamanla sadece Hristiyan nüfusun yaşadığı alanlar haline getirilmiştir. Bu durum sonucunda da milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Yazar sadece Hristiyanlar bu savaşlarda katledilmiş söylemine karşı çıkıyor aslında.
...
Kitabın durum kritiklerini beğenmekle birlikte yeterince objektif bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Özellikle Türkiye'nin Doğu bölgesini anlatırken zaten Ermenileri' de Türkler den çok kürt aşiretleri katletti sömürdü..vb söylemlerini tekrar etmesi bana fazla taraflı bir anlatımın olduğu izlenimini verdi. Zaten Osmanlı devletinde çeşitli ırktan insan beraber yaşardı ve ırk ayrımı yoktu; herkes osmanlı kabul edilir ve dini kimlik daha öndeydi topluluklar arasında. 1915'te Ermeniler imparatorluğun zayıflığından faydalanıp ayaklanırken, toplumsal kargaşanın olması çok muhtemeldi. Böyle tablo da Kürtleri 'bazıları hariç' diyerek olaylardan sorumlu tutmasını çok doğru bir değerlendirme olarak göremedim. Ama genel olarak sözde Ermeni soykırımına karşı bir tavrı var.
...
Milyonlarca insanın yanında bide gelecek nesille kalacak olan tarihsel mimari dokularımizin tahrip edilmeside hatta yok edilmeside bi o kadar önemli bir konu. Buna da sık sık deginmektedir.
402 syf.
·16 günde
Osmanlı topraklarında sistematik olarak kıyıma uğrayan Türklerin içler acısı durumlarını anlatan bir kitap. Ölen Hristiyanları anlatan pek çoktur fakat katledilen Türkleri anlatan pek yoktur. O yüzden bu eser değerlidir. Ayrıca yazar olayları tarafsız bir bakış açısı ile ele alıyor. Okumanızı tavsiye ederim.
402 syf.
Savaş nerede ve ne şartlar olursa olsun sivil kayıpların önüne geçemiyor. Siyasetin karıştırdığı her toprak parçası üzerinde yaşayan insanlar için cehennem haline geliyor. Günümüzde de yaklaşık ayni coğrafyada yaşanan savaş dramı ve etkilenen insanlar bize bunu canlı örneklerle ne yazık ki öğretmiştir. Ölüm ve sürgün kitabı, Osmanlı üzerine çalışan araştırmacı Justin Mccarthy tarafından kaleme alınmıştır. Kitabın teması ise Osmanlı müslümanlarının 1821-1922 arasında yaşadıkları etnik kıyım. Kitabı ilginç ve okunası kılan da bu yönü. Maalesef akademi alanında iyi lobi faaliyetlerinde bulunamadığımız dünya o dönemde yaşanan ve hala suçlandığımız hadiselere hep tek taraflı bakmıştır. Bu kitapta tamamen farklı pencereden bakılmış.
Ölüm her haliyle kötüdür. Ölümün istatistiğini tutmak da acının yazılı olmayan değerine saygısızlık etmek gibidir. Ancak söz konusu istatistikler çarpıtıldığı için bu çalışmanın kıymetli olduğunu düşünüyorum.
Kitap Doğu ve Batı kısımlarını ayrı ayrı ele alarak, milliyetçilik akımlarının nasıl ve ne zaman başladığını, komitecilik faaliyetlerini, fikirde kalmayan özgürlük düşüncelerinin terörize edildiğini anlatıyor. Rakam ve belgelerle ortaya koyulan gerçeklerle görüyoruz ki o dönemde en çok acıyı çeken ve kayıp veren etnik köken gözetilmeden öldürülen müslümanlar olmuştur.
Herkesin yanlışları vardır. Objektif düşünce bu yanlışları kabullenmeyi gerektirir. Yapılan yanlışları kabul ederek, müslümanlara yapılanların tekrar değerlendirilmesi açısından okunması gereken önemli bir kitaptır.
402 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabı özel kılan nokta çoğunlukla görmezlikten gelinmiş bir konuya ışık tutması ve anlatığı konuları belgelerle kanıtlaması. Tarihler yazılırken ölen insanlar eğer batılı değilse çoğunlukla önemsenmemesi ve bundan bahsetmeye ihtiyaç duyulmaması karşısında yazar bu kitabında özellikle Kafkasya, Balkanlar Doğu ve Batı Anadolu 'da müslümanlara yapılan ölüm ve sürgünleri anlatıyor. En düşük rakamların bile 5 milyondan fazla olduğunu bu rakamların savaş sırasında ölenlerin dışındakileri kapsadığıni anlatıyor. Neden insanlar bir bölgede şu kadar Hıristiyan öldü diye sürekli konuyu gündemde tutuyorken (ki gündemden tutulup araştırılıp gerçekten anlatılmalı burada bir sorun yok) sorun aynı duyarlılığın müslümanlara da gösterilmemesi. Çünkü insan bir dine yada millete mensup olması gerekmiyor en önemli hakkı olan yaşam hakkına sahip olması için. Bence insanların insanca yaşayabilmesi için BÜTÜN İnsanlara aynı duyarlıkla yaklaşılması gerekir. Tarihe ilgisi olmayanların bile okuması gerektiğine inandığım bir kitap.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 41 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.