Faysal Soysal

Faysal Soysal

YazarÇevirmen
7.6/10
31 Kişi
·
78
Okunma
·
1
Beğeni
·
60
Gösterim
Adı:
Faysal Soysal
Unvan:
Yönetmen, Şair, Çevirmen
Doğum:
Batman, 24 Ekim 1979
Faysal Soysal Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürt yönetmen, şâir ve çevirmen. Lise eğitimini Ankara'da tamamlayan Soysal, 1998'de girdiği Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ndeki eğitimini yarıda bıraktı ve 2003 yılında eczacılık fakültesinden mezun oldu..
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
152 syf.
·Puan vermedi
Sepehri...
Suyun Ayak Sesi şiiriyle ilk sevmiştim, çok farklı bir tarz hissettiren Sepehri, İran modern şiirinin en önemli beş temsilcisinden biridir. Aynı zamanda bir ressamdır. Japonca'nın yanında birçok dil bilir Sepehri... Şiirlerinde dokunduğu, sitem ettiği yerlerde kendi sitemlerimi bulmuştum. Zaten hayatımıza dokunan olayları veya kişileri kendimize daha yakın buluruz. Sürekli elmayı konuşması, kurbağa yer vermesi... dikkat edilmeyene dikkat çekmesini, Suyun Ayak Sesi adlı şiirindeki "gözleri yıkamalı başka türlü görmeli..." fikrini çok net biçimde görebiliyoruz.  Kendisinde bulduğum marjinalliğinden etkilenmemem elde değildi. Hayranlığımı incelemisini yaptığım bir kitabında belirtmiştim(#69011683).
Hayatıma birebir olmasa da ciddi bir etki eden Lösemi'yle yaşamını yititir Sepehri, en çok ölümüyle dokunmuşta bana. Kıskandığım, paylaşamadığım yazarlardan...

Garcia Lorca...
Pablo Neruda sayesinde tanımıştım, Neruda onun şiirlerini ve şairliğini çok över. Neruda anılarını konuştuğu "Yaşadığımı İtiraf Ediyorum" kitabında da onu bir başlık altında anlatır. Zaten onu merak etmem bu kitap sayesinde olmuştu. Hemen kitaplarına baktım, okudum. Sanırım Sepehri İspanya'da yaşamış büyümüş olsaydı bir Lorca doğardı ondan. Birbilerine çok yakın buldum. Daha doğrusu hissettim, farklı üslup ve tarzları olsa dahi birbirine yakın olduğunu söyleyebilirim. Garcia'da dikkatimi çeken ve hayatımı etkileyen durum ise "Ağustos Böcekleri"dir. Ağustos Böcekleri çok sevdiğim, çocukluğumu hala onda yaşadığım bir hayvan. Nerde görsem mutlaka yakalar, biraz oynar-sever sonra serbest bırakırım. Ve tabi fotoğraflarını çekmeden bırakmam. Galerimin önemli bir çoğunluğunu onların oluşturması, annemin beni "deli" diye nitelendirmesine vesile olmuştur.
Garcia, ağustos böceklerine birkaç kez yer verir, hatta bir şiirinin başlığıdır. Kendime yakın bulmakta haklıydım. Tebessüm olmuştu yüzümde bu şiiri görünce... Garcia rejim karşıtı yazılarının bahane edilişiyle sürekli baskı altında olan biridir.
Neruda'yı o kadar etkilemesinin sebebi gerçekleri savunmasından, halk mücadelesi tarafında olmasından kaynaklıdır.
Ve ne hikmetse ben gibi Ağustos Böcekleri'ne ilgi duyan bu güzel şair Ağustos ayında İspanya İç Savaşı'nın başlangıcında 38 yaşında iken milliyetçiler tarafından kurşuna dizilip katledilmiştir...
Garcia'nın sitemini anlarsanız sizi mutlaka etkileyecektir.

Kitabı onları anlatarak anlatmak istedim. Bu şekilde kitabı daha iyi anlayacağınızı umuyorum. İki güzel insanın seçme şiirlerinden oluşan bu kitap sizde mutlaka farklı bir tad bırakacaktır...

Özgür kalın...
152 syf.
Biri Gırnata'nın Endülüs'ünden, diğeri İran'ın Kaşan'ından, iki yalnız adam; Federico Garcia Lorca ve Sohrab Sepehri..

Federico Garcia Lorca,
Federico Garcia'yı tanımama bu kitap vesile oldu ve yüzeysel de olsa hayatını merak edip baktım. İnişli çıkışlı bir hayatı olmuş. Fikirlerinden ötürü kaç kez hapis hayatı yaşamış. Şiirlerinde yaşama coşkusu, doğa sevgisi ve hüzünlü duygular ağır basıyor. Yaşadığı dönemin sistemine baş kaldırışı ile büyük yankılar uyandırmıştır. Salvador Dali'nin de yakın bir arkadaşıdır. Ölümü de korkunç bir şekilde olmuştur. İspanya İç Savaşı'nın başlangıcında 38 yaşında iken milliyetçiler tarafından öldürülmüştür. Kitaptaki şiirleri okunmaya değer. Farklı bir tarzı var ve şiirleri kendini sevdiriyor doğrusu. Yazılarını daha fazla okumayı düşünüyorum.

Ve Sohrab Sepehri,
Kendisini ilk 'Suyun Ayak Sesi' şiiri ile tanımış ve ilk okuduğumda bende bırakmış olduğu etkiyle hemen diğer şiirlerine bakıvermiştim. Sohrab'ın hiç kimseye benzemeyen bir üslubu bir kalemi var. İran'ın Modern Edebiyat Şiiri'ne dahil olan birkaç şairden biri kendisi. Kimseye şairliğini ispatlama çabası yok. Daha doğrusu hayata dair bir çabası yok sanki. Zira kitapta da son bölümde hayatında kısaca bahsedilirken böyle bir söylem vardı. Canı sıkıldığında heybesini alır ve bir başına yollara revan olur, bir dağ başında oturup şiirlerini yazar. Garip ve sessiz bir hâli varmış. Şiirlerinde tabiat büyük bir yer tutar. Mânâ alemini tabiatla bütünleştirip önümüze sunar. Güzel tasvirler yapar. Ölümü ise lösemi nedeniyle olur. Yüreğime dokunan nadir şairlerdendir Sohrab. Şairliğinin yanısıra ressamdır da. Şiirlerine dökemediği içini, bazen de resime dökermiş Sohrab. Kesinlikle okunması gereken bir şair diye düşünüyorum.
Kitabın içeriğinden çok şairlere değinmemin sebebi, öncelikle şairler hakkında ufak da olsa bilgiye sahip olunup bu nazarla şiirlere yaklaşılmasının daha sağlıklı olacağını düşünmemdir.

Kitap sonunda ise, İran'ın Modern Edebiyat Şiiri öncülerine yer verilmiş. Kısaca yaşamından ve şiirlerinden alıntılar mevcut.
Velhasıl, benim için gayet keyifle okunabilecek bir kitaptı. Hele ki İran'ın edebiyatına, sinemasına, müziğine.. ilgisi olan benim için, iyiki okudum, diyebildiğim bir kitaptı. Tavsiye ediyorum.

Kitapla kalın..
335 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10 puan
Eğer Tarkovski hakkında bir kitap okumak istiyorsanız bu kitap yeterli olacaktır. Tarkovski'nin filmlerini ayrı ayrı analiz etmek yerine onun kendi dünyasını yapısal ögelere ayırarak bir bütün olarak veriyor.

Tarkovski'nin sanata bakışı, Rus sinemasındaki yeri, etkilendiği ve etkilediği yönetmenler ve yazarlar ;hakkında detaylıca bilgileri birinci bölümde buluyoruz.

İkinci bölümde özellikle onun son filmi olan Kurban özelinde: senaryo yazma sürecinde etkilendiği öz kaynaklar, filmi oluşturan ögeler (zaman,resim,duvar tasvirleri,ikonalar,yazgı,dekor,renkler,kurgu,plan,oyunculuk,ses ve diyalog) hakkındaki bilgiler onun filmlerinden bir çok örnek verilerek anlatılıyor.

Üçüncü bölümde Tarkovski'nin deruni dünyasına giriyoruz. Hakikat, İnanç, İman ve İnançsızlık, Son İnançlı Kişi, Facia Karşısında, Kıyamet ve Umut bölüm başlıkları ayrıntılı sahne çözümlemeleri içeriyor.
Tarkovski'nin olmazsa olmazları onun dünyasını oluşturan ögeleri: Anne, aşk, ev, ayrılık ve yalnızlık, rus olmak, karakterler, doğanın yaşamı, canlı olmanın sessizliği, hatıralar, .çocukluk, hastalık ve ölüm bölümler halinde aktarılıyor.

Tarkovski ve Kurban filmi incelemesi okumak isteyenler:
http://www.turkcealtyazi.org/...0/the-sacrifice.html
152 syf.
·Puan vermedi
Şiirler oldukça kaliteli ve içtendi bu yüzden beğendim ve okumanızı tavsiye ederim.

Kitabın içeriğinde yalnızca Federico Garcia Lorca,'nın şiirleri yok birçok şair ve şiirleri var . Özelliklede bu yüzden okumalısınız.
152 syf.
İki şair Sohrab Sepehri ve Garcia Lorca dan seçki yapılmış bir kitap. Son sayfalarda İranlı şairlerden örneklemeler verilmiş aynı zamanda. Sekiz Kitap bu linkteki kitapta, bu kitabın Sohrab' a ait şiirleri var. Fakat çevirisi bu kitabın daha hoş. Tabi diğer kitap bütün şiirleri belirtmek isterim. Garcia Lorca' ya gelince bütün şiirleri kitaplarını alırsanız burada ki seçkileri orada görebilirsiniz.

İyi okumalar dilerim...
152 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Eser iki Doğulu şairin şiirlerinden oluşuyor. Birisi Endülüs’ün yetim çocuğu Federico Garcia Lorca diğeri İranlı Sohrap Sepehri. İkisi de döneminde siyasal ve sosyal kitleler tarafından hakir görülmüş ve de dışlanmış.Neden mi ?
-Çünkü onlar insanı sahip olduğu yalınkat düzenden ve tabular dünyasından sıyırıp,dünyanın ona dayattığı gerçekliğin doğasının gerçekliği olmadığını haykırdılar.Akdenizdeki çöl bir hayli okunası bir şiir kitabı. İçinde Doğu ve Batı mitlerine dair barındırdığı imgesel ifadeler şiirin dilini çok güçlü kılmış bunun yanında konu sınırlaması olmadan insana ve tabiatına ait tüm konuları kimi zaman realist kimi zamansa romantik bir yaklaşımla ele almış

Yazarın biyografisi

Adı:
Faysal Soysal
Unvan:
Yönetmen, Şair, Çevirmen
Doğum:
Batman, 24 Ekim 1979
Faysal Soysal Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürt yönetmen, şâir ve çevirmen. Lise eğitimini Ankara'da tamamlayan Soysal, 1998'de girdiği Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ndeki eğitimini yarıda bıraktı ve 2003 yılında eczacılık fakültesinden mezun oldu..

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 78 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 61 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.