Ferit Çelgin

Ferit Çelgin

ÇevirmenEditör
8.5/10
158 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
222
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
232 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Alexsandre Dumas, romantizm akımın temsilcilerinin öncülerinden. Daha çok macera türünde yazdığı kitaplarıyla tanındı. Üç silahşörler, monte kristo kontu ve sonunda siyah laleyide eklemiştir.

17.yüzyılın Hollandasında geçen bir hikaye, siyaset, dram ve aşk gibi çeşitleri konuları barındırıyor. Ayrıca lale yetiştiriciliğinde meşakkatlerini anlatmaktır.

Kitabın dili akıcı ve sürükleyici. Bir solukta okunacak eserlerden. Keyifli okumalar....
639 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Etkileyici ve imkansız bir aşk hikayesi. Çok sevmelerine rağmen engelleri kaldıramıyorlar. Hayatımızda bunun gibi kaç olay var dimi.
İmtihanlar, zorluklar en çok da engeller. Her zaman yanı başımızda.
Kitap asla sıkıcı değil. Akıcı bir dil ile yazılmış bana göre. Tabi klasik okumaya düşkün olmayanlar zorluk çekebilir.
Tavsiyee
405 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Tek kelimeyle harikaydı. Kitabı kütüphaneme eklediğimde asla bu kadar seveceğimi düşünmemiştim. Kitaptaki ana karakter Heathcliff daha önce hiç okumadığım kadar iyi tasfir edilmiş. Heathcliff'in kötü bir insan olmadığına inanmak için kitabın son sayfalarına kadar kendimle inatlaştım. Kötü olmadığına, hayatın onu kötü olmaya zorladığına var gücümle inanmaya çalıştım ama bu inancımı en sonunda ne yazık ki kaybettim.

Kitabın sayfalarını çevirdikçe içimde çığ gibi büyüyen hüznü anlatmam mümkün değil. Sona yaklaştıkça kendimi zorla yavaşlatmaya çalıştım ve nihayet kapağını kapattığımda çok büyük bir boşluğa düştüğümü söylesem yalan olmaz.

Uğultulu Tepeler 'in yazarın tek kitabı olması zaten edebiyat dünyası için bence büyük bir kayıp. Ama her şeye rağmen Emily Brontë ' nin kalemi ile tanışmış olmak çok büyük bir şans.
544 syf.
·Puan vermedi
Nedendir bilmem ama Tolstoy'un ve Dostoyevski'nin kitaplarını okurken tüm kahramanları aynı anda yaşayabiliyorum. Sanki içimde olabilitesi olan bütün karakterlere can vermişler gibi hissediyorum. İşte bu roman da bunu derinden hissettiğim eserlerden bir tanesi. Özellikle savaş meydanının tasvirinde bacağı kopan bir asker anlatılıyor, inanır mısınız kitabın o kısmını okurken bacağım sızladı vücudum kaskatı kesildi. Bunu bir insana bugünün teknolojisiyle çekilen herhangi bir film hissettirebilir mi? Açıkçası şüpheliyim! Tolstoy açıkçası hünerini muazzam tasvir ve olay akışı ile okuyucuyu kitaba alıp olayla berabrr seyre girmesini sağlıyo bi an bakmışsın ben nerden buraya geldim..
Velhasıl Tolstoy= Zamannn..
691 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Dostoyevski'nin Türkleri və İslamı sevmediğini öğrendikten sonra büyük hayal kırıklığına uğradım açıkçası ama başladığım için bitirmek istedim. Kitaba gelecek olursak genel olarak onun dönemini ve geçim sıkıntısını ele almış. Geçim sıkıntısının insanın başına neler getireceğini bilginin ve bilgisizliğin önemini ele almış .. Genel olarak güzel bir roman.. :)
691 syf.
·9 günde·10/10 puan
Evet. Yaklaşık 1 dakika önce kitabı bitirdim ve zihnimde oluşturduğu sarsıntı henüz geçmiş değilken yazmaya başlıyorum.
Kitaplığın rafında beni, daha doğrusu hacminin korkusunu üstümden atmamı, bekleyişi dün gibi.
Kitapları daha önce okumadığım için kendime kızmayı bıraktım. Çünkü ne zaman ihtiyacım olursa kitapların o zaman elime geçtiği kanaatindeyim artık.
Çok şey söyleyemeyeceğim sanırım. Fakat her satırında olağanüstü bir gerçekliğin varlığı, kurgunun kusursuzluğu, bu kadar çok karakter olmasına karşın her karakterin sonla bağlantısının olması, bu kitabı kendimce kusursuz yapan özelliklerden yalnızca birkaçı. Film izliyormuş tadı veren betimlemeleri nasıl unuturum?!
Ve son sayfalarda Raskolnikov'un rüyasında gördüğü Asya'da başlayıp Avrupa'ya yayılan ve insanların aklını yitirmesine sebep olan salgın hastalık, yukarıda bahsettiğim kanaatimin kanıtıdır.
Okumazsam çok şey kaçırırmışım dediğim kitaplardan oldu :)
Teşekkürler Fyodor Dostoyevski
691 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Dostoyevski nin okuduğum ilk kitabı..
Bir kitap bu kadar mükemmel olur hiç pişman olmadığım her satırını yaşadığım bir kitap oldu gerçekten de böyle bir kitaba ihtiyacım varmış...

Bir insanın neler yapabileceğine tanıklık ettiğimiz bu kitap beni alıp petersburg'a götürdü .

Şuan ikinci bölümdeyim daha ama inanılmaz bir şekilde kitaba neredeyse aşık oldum.
Şuana kadar okuduğum kitaplar içerisinde beni etkileyen sayılı kitaplardan birisi bu oldu..

Okunması gerçekten gereken bir kitap bu kitabı okumayan çok şey kaybeder diyorum ve tüm okurlara keyifli okumalar diliyorum...
686 syf.
·26 günde·10/10 puan
Tadı damağımda kalan bir şaheser. Ustanın kaleminden çıkan en iyi eserlerinden birisi. Gerek kendine has betimlemeleri gerekse okuyana 1800'lü yılların içinde hissettiren havası... kesinlikle her bireyin okuması gereken bir kitap. Bunun yanı sıra psikolojik yönüyle de bireyin kişisel gelişimine dokunan tarafından söz etmemek çok büyük bir ayıp olurdu. Eseri okuduktan sonra, YouTube üzerinden veya farklı bir yolla yaklaşık 3 saatten oluşan filmini de izlemenizi tavsiye ederim. Elbette kitap kadar güzel değil ancak ben kendi adıma beğendiğimi söyleyebilirim.