Fikret Yalçınkaya

Fikret Yalçınkaya

Çevirmen
8.6/10
24 Kişi
·
52
Okunma
·
0
Beğeni
·
53
Gösterim
Adı:
Fikret Yalçınkaya
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
115 syf.
Kapitalizmin pençeleri arasındaki hayattan herkese merhabalar..
Bu İncelemeyi yazmadan önce, kendime şöyle köpüklü bir türk kahvesi yaptım, kervansaray.
Hatta köpüğü daha bi çok olsun diye maden suyundan yaptım. (: İçtim ve içtikten sonra kimse benden para istemedi. Oysa aynı kahveyi dışarda ₺40-₺50 den aşağı icemezdim. Üstelik oturacağım yerde daha önce hiç tanımadığım bir çok kişi oturup kalkmış olacaktı. Neyse, detayları geçiyorum (:

https://i.hizliresim.com/gPDWyR.jpg
Bu resmi az önce Twitter'da gördüm. Şöyle yazıyordu:
“Kapitalizm, 'nenemin kıyafeti' olarak görüp giymekten utandığınız ve bu yüzden 10 liraya almayacağınız elbiseyi, 14 bin liraya aldıracak kadar aptallaştıran bir sistemdir.“
Aptal mıyım ben diye düşünürken, resimdeki kıyafetin hemen hemen aynısını aldığımı hatırladım. Oysa gerçekten o kıyafetin aynısını anneannem vermiş olsaydı, zannediyorum almazdim. Yada alsam bile giymezdim. Kim bilir belki de üstünde etiketi yok markası yok diye... Ama hatıra olarak saklardim, hatıralara çok önem veren biri olarak.. (:


"O şimdiailesine, rakiplerine, düşmanlarına, arkadaş ve
dostlarına, oturduğu caddedeki ve diğer insanlara karşı üstün sınıfsal bir yapıya sahip olduğunu göstermeye çalışıyor, bu iddiayı tüm pratik yaşantısıyla kanıtlamaya çabalıyor. Hatta o yanlış faraziveler bile üretmekte ve yanlışın hakimiyeti için maddi ve manevi yatırımlara devam etmektedir. Öyle ki bir araba için normal gıda ihtiyacını hergün eksiltmekte, bu lüks ihtiyacı için özel bir gayretle tasarrufta bulunmaktadır. En zorunlu besin maddeleri
ihtiyacını lüks ihtiyaçlara feda edilebilmektedir.
Ona göre, onun yaşam felsefesine göre, insanlar
sizin midenizin ihtiyacını bilemezler. O halde bu
ihtiyaçlarınızdan fedakarlık yapmanız zorunludur."
Bu dizelerde bir çoğumuzun kendine çıkarması gereken bir pay var. Eminim bu incelemeyi okuyan herkesjn cebinde kredi kartı koleksiyonu vardır. Çalışanlar, bir yerde icsi veya memur olanlar, ay sonunu zor getiriyordur. Neden? Çünkü ihtiyaç.
Hayır, insan ihtiyacı kendisi icat etti. Ve ne yazık ki, bu tüketicinin elinde olan bir durum değil, sürekli üretilen projelerin oynadığı bir kukla oyunu.
Oysa Kuklacı'da proje bitmez biz kukla olmayı kabul ettiğimiz sürece..
Ve İnsan üretilen malda, üretilen eşyada çok düşük bir tüketim payı sahibi olduğunu hissettiği zaman,
sömürüldüğünün farkına ve bilincine varmaktadır.

İnsan diyor Ali Şeriati, Putu kendisi yaptı ve yine
kendisi taptı. Burada ki put kavramına bir parantez açsak, içine neler girmez merak ettim doğrusu.
Evet,"şüphe yok ki, bu memlekette aç olanlar en çok
çalışanlardır. Bununla şerefiyle çalışan, hırsızlık,
yan kesici lik, aldatma, dalkavukluk, rüşvet,
nüfuz sömürücülüğü, kadın ticareti, insanı kısa
yoldan seçkin kılacak herhangi ber şeyi
yapmayan namuslular..."
Kim diyebilir ki, beli bükük., çöp tenekelerinden
artık toplayan çıplak bedenli, yalın ayaklı,soluk yüzlü, ürkek bakışlı binlerce ihtiyar insandır? Bunların insan haklarından yararlandığını kim söyleyebilir? Onlar ki
kapitalistlerin yükselen saraylarındakiköpeklerin bulduğunu bile bulamıyorlar. dediğinde, benim gözümde joker filmindeki o zengin toplumun görüntüsü canlandı, diyebilirim..
Sömüren, şerefi cebindeki paraya bağlı olan zihniyetin görüntüsü...
Kapitalizmin ruhu tüm benliğimizi modası ile sarmisken, ihtiyaç fazlamiz bize bişeyler söylüyor.
Ancak hayatın bu gürültüsü ve kosturmacasinda hiç kimse onu duymuyor. O ise , bize bıyık altından gülüyor; dalga geçiyor. Neyse biz yırtık ve kirli kotlarimizla şıklığımızı tamamlarken, o, ayakkabı ve çanta uymuyor diyip ayrıca bizi ikaz ediyor (:
Oysaki,menfaati putlaştıran, kişisel çıkarı ilahlaştıran
acımasız ve vahşi bir kültürün ürünüdür bunlar.

Son olarak, ekonomik dengenin sağlandığı, Afrika'nin Avrupalaştığı, Tüm insanların eşit seviyede olduğu, zengin fakir kavramlarının lugatımızdan silindiği adalet terazisi gibi bir dünya diliyorum.

Çok da bişey istemedim sanki.. 🤭

Kitapla kalın..
80 syf.
·1 günde·6/10
Kitap eski bir kitap. Söylenenleri o zamanki döneme ve dünyanın 50 yıl önceki durumuna göre algılayabilmek gerek.

Bu zamana göre pek cazibesi kalmasa da Ali Şeriati'yi Ali Şeriati'i yapan o nokta vuruşlar hâlâ mevcut.
Örneğin:

Bir sosyalist bir kapitalist olmaya çalışır.

İnsanoğlu ırkı, kabileyi, sınıfı, grubu, mevkiyi ve aileyi üstünlüğün ana faktörleri olarak toplumsal gerçekler haline getirdi.
Böylece de İnsanı bir ümmet kılan, batıl dinlerin tesirinden uzak muvahhid bir mümin kılan tüm faktörleri ret ve inkâr ederek, şirki adım adım örgütleştirdi.

Hükümetmeyen İslâm, İslâm olmadığı gibi, İslâm'ın hükmetmesine rızasısı olmayanlar da Müslüman olamamışlardır.

Emperyalistlerin dışsatımlarını garantileyebilmek için ödeyebileceğimiz tek şey bizim yok sulluğumuz, mahrumiyetimiz ve sefaletimiz olacaktır.

sözleri etkileyiciydi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fikret Yalçınkaya

Yazar istatistikleri

  • 52 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 36 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.