Filiz İnceoğlu Öztürk

Filiz İnceoğlu Öztürk

Çevirmen
8.4/10
290 Kişi
·
1.121
Okunma
·
0
Beğeni
·
51
Gösterim
Adı:
Filiz İnceoğlu Öztürk
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
328 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Kemik Bahçesi ile birlikte on ikinci Tess Gerritsen kitabımı bitirmiş bulunuyorum. Bu on iki kitaptan onu Rizzoli&Isles serisinden kitaplarken, ikisi seriden bağımsız tek kitaplardı. Kemik Bahçesi de bu kitaplardan yani Rizzoli&Isles serisi dışındaki kitaplardan biri. Yazara asıl ününü kazandıran kitaplar bu seriye ait olduğu için, genel itibariyle seri dışındaki kitaplar biraz daha az beğeniliyor. Kemik Bahçesi de bana göre serideki kitaplar kadar iyi değil ancak buna rağmen genel polisiye kitap ortalamasının da üstünde. Ayrıca Kemik Bahçesi'nin ilk kısımlarında az da olsa tanıdık bir ismi de görüyoruz: Adli Tabip Maura Isles'ı.

Kemik Bahçesi'nde olaylar geçmişle gelecek arasında ilerliyor. 1830'lu yıllar ve günümüz. 1830'lu yıllarda tıp fakültesi öğrencisi Norris Marshall çıkıyor karşımıza. Eğitim masraflarını karşılamak için bir kadavra tacirine yardımcı olan Norris, görev aldığı hastanedeki hemşire ve doktorun ölü bulunması ile birlikte bu cinayetlerin bir numaralı zanlısı konumuna gelir. Norris bu işten ancak kendisiyle birlikte katili gören diğer kişiyi bularak sıyrılabilecektir. Günümüzde ise Julia Hamill yeni taşındığı son derece büyük ve eski evinin bahçesinde toprakla uğraşmaktadır. Julia toprağı kazarken sert bir şeye çarpar: Bir kafatası. Olay yerine gelen Maura Isles bu olayın bir cinayet olabileceğini söyler ve çok uzun bir süre önce meydana gelen olayların gün yüzüne çıkarılması için araştırmalar başlar.

Kemik Bahçesi kurgu açısından beğendiğim bir kitap oldu. Diğer Tess Gerritsen kitaplarına oranla daha durağan başlasa da ardından yine sürükledi, şaşırttı, bilgilendirdi. Kemik Bahçesi'nde özellikle tıp okulunda anlatılan otopsi ve cerrahi müdahale kısımlarına bayıldım. Normalde bu tarz kısımlar beni çok fazla etkilemezdi ancak bu kitapta yer alan otopsi bölümleri özellikle midesi hassas kişileri fazlasıyla etkileyecek nitelikte, oldukça gerçekçi. Kitapta geçmiş ve gelecek bağlantısı olduğunu söylemiştim, geçmiş olayların anlatıldığı bölümler bugüne oranla fazla ancak ben günümüzdeki olayları daha çok görmek isterdim. Kitabın geçmiş bölümlerinde Norris'in tıp okulundaki arkadaşlarından birinin ismi Oliver Wendell Holmes. Gerritsen bu kitabında tarihte gerçekten yaşamış birisine yer vermiş ve bu karakter aracılığıyla o dönemin önemli sorunlarından biri olan lohusa ateşi hastalığına değinmiş. Oliver Wendell Holmes önemli bir hekim, aynı zamanda şair. Kitabın sonunda da yazarın notu kısmında bahsedildiği gibi Holmes'un devrim niteliğindeki son derece basit önerisiyle sayısız hayat kurtarıldı,  bu öneri de doktorların ellerini yıkaması gerektiğiydi. Tess Gerritsen bu kitabında aynı zamanda o dönemin toplumsal yapısı ile ilgili noktaları da aktarıyor. (Özellikle toplumsal eşitsizlik gibi noktalar...)

Kemik Bahçesi genel itibariyle sevdiğim bir kitap oldu, ancak yazarın en iyi kitaplarından biri olmadığı da aşikar. Tabii bu durum kitabı okurken keyif almama engel teşkil etmedi. Bir sonraki Tess Gerritsen kitabı olarak Kan Gölü'nü okumayı düşünüyorum. Hepinize keyifli okumalar.
328 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Tess Gerritsen’in en sevdiğim ve beni çok etkileyen kitabı için nasıl bir yorum yapacağımı inanın bilmiyorum.Benim için Kemik Bahçesi bir tarafa yazarın diğer kitapları bir tarafa.Gerçekten okuduğum, etkilendiğim ve hiçbir zaman bitmesinin istemediğim kitaplardan birisi diyebilirim. Mükemmel kurgusu,hiç bitmeyen heyecanı ve temposu,soluk soluğa okunacak ve uykusuz geceler geçirmenize değecek bir kitap kesinlikle.Benim için bu kitap efsaneler arasındaki yerini şimdiden aldı bile.Okumanızı önermiyorum, şiddetle öneriyorum.Bu muhteşem kitap hakkında bu kadar konuştuktan sonra kısaca konusunu anlatacak olursam; yeni almış olduğu evin bahçesini düzenlemek için kazı yapan ve kazdığı topraktan bir insan iskeletiyle karşılaşan genç bir kadının bu iskeletin gizemini araştırmasıyla başlıyor bütün olaylar.Kazı sırasında çıkan iskelet bizi 1830’lu yıllarda bir tıp öğrencisinin eğitim giderlerini karşılayabilmek için mezar soyguncularının arasına katılan genç bir delikanlı ve onun yaşadıklarına kadar götürecektir.Genç kadının arka bahçede bulduğu iskelet acaba bizi kime kadar götürecek? Keyifli okumalar…
328 syf.
·Puan vermedi
Tess'in Günahkar adlı romanından daha fazla tıbbi bilginin yer aldığı bu kitap da favorilerim arasında yerini aldı. Kitabı birçok katagoride değerlendirmek mümkün. 1830 yılındaki sosyal yaşamdan, insanlar arasındaki sınıf farkından da bahsediyor aynı zamanda 19.yüzydaki Tıp tarihinden de bahsetmekte. Bilim, sosyoloji, toplumsal, polisiye, gerilim, dram gibi birçok kategoriye girecek kapasitede. Kitap yeni aldığı evin bahçesini düzenlemek isterken kazdığı toprakdan insan iskeletiyle karşılaşan Julia ile başlıyor ve bizi 21.yüzyıldan 19.yüzyıla gönderiyor. Aslında Tess'in kitaplarını tıbbi bilgileri için okumuş biri olarakdan bu kitap tam benlikdi diyebilirim. Ammavelakin bi polisiye veya bi gerilim ortada yoktu açıkçası poliseyeden ziyade kitapta mezar soyuculardan daha fazla bahsetmişti diyebilirim. Polisyenin az olduğu tıbbi bilginin çok olduğu bu eser tıp ile ilgilenenler için ideal bir seçim olacak diyebilirim.Kitabın sonu olsun kurgusu olsun efsaneydi bazen keşke hiç bitmeseydi dediğim olmuyor değil. Hayatımda büyük bir yer kaplayacağı kesin bir gerçek.
"Bir ölüyü parçalara ayırmak hiçbir şeydi: Ölü şikâyet etmez. Esas korkunç olan şey canlı etti."
328 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Tess Gerritsen’den Yine mükemmel bir eser Aşkın, izdirabın, cesurluğun zekice anlatımı Kitaplar İnsanlara çok şey katar sadace nerden baktığımız önemlidir.Öyle usta ellerde işlenmiş ki kitap her sayfasında heyacan ve merakla okuyorsunuz kitabın sonunda yine ters köşeye yatırdı Duygu seline kaptırdı sizinde gözlerinizi buharlatacak Yaşanmış bir ömür ve anıların hikayesi okuyun.
328 syf.
·12 günde·6/10
Tuhaf bir şekilde kalemini en çok sevdiğim yazarın kitabını bu sefer bitirmekte bayağı bir zorlandım diyebilirim. Bir kere yayınevinin yazı puntosu çok küçüktü. Kitap boyutu da standartların üstündeydi. Bir kitabı çabuk bitirmem ya da geç bitirmem bazen yazarın üslubuyla değil de, yayıneviyle ilgili olabiliyor. Yazarın üslubuna değinecek olursam yine dahice bir köprü kurmuş geçmiş zaman ve şimdiki zamana doğru. Olay örgüsü oldukça esrarengiz ve olağanüstüydü. Yine son zamana kadar yazarın attığı düğümleri çözemiyorsunuz.
328 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Julia evinin bahçesinde kemikler bulur, bu kemikler bizi 1800'lü yıllarda işlenen cinayetlere götürür.
Sarah Jio tadında bir Tess Gerritsen romanı olmuş. Geçmiş yıllarda yaşanan aşkın ipuçları günümüze bağlanıyor.
"Spoiler içerir": 1800'lü yıllarda doktorların eldiven giymeden hastaları muayene etmesi, hiç ellerini yıkamadan hastadan hastaya geçmesi ve bu şekilde hastalıkların bulaşması çok ilginç geldi. Asıl komik olan ise doktorların hasta muayenesinden sonra ellerini yıkaması gerektiğini söyleyen doktorun meslekten men edilip akıl hastanesine kapatılması. Tıbbın geçmişi ile ilgili bu bilgiler kitabı daha keyifli hale getirdi benim için.
328 syf.
·2 günde
Norris eğitim masraflarını çıkarabilmek için mezar soyguncuları arasına katılır.Hem soygun yapmak hem bunu ticarete dökmek hemde öldürülen hemşirenin bulunması beni sinire boğarken şok etti.Yarı zamanlı bir işte çalışmak varken neden soygun?Julia,evinin kayalık olan tarafındaki bahçesinde kafatası bulması ile devam eder ve Isles bunun arkasındaki sır perdesini aralamaya çalışması ile devam etmektedir.Keyifli okumalar.
364 syf.
·7/10
Genel olarak bu tür kitaplardan uzak dururum..
Fakat bu kitabi, nasil bir seymis acaba diye elime alip önyargili bir sekilde okumaya basladim.

Ne yalan söyleyeyim bazi yerleri klasik romantik komedi filmlerini andirsa bile yine de eglenerek okuyabileceginiz bir kitap..

Beklentilerimin üzerinde ciktigi icin begendim diyebilirim..
328 syf.
Rizolli ve İsles serilerine göre tempo biraz düşük de olsa kitabın kurgusunu beğendim. Geçmişle bugün arasındaki geçişler de başarılı bence. Sadece kitabın ara ara birkaç sayfasında geniş zaman kipini kullanması biraz rahatsız edici geldi bana. Genel anlamda kurgu sağlam, dil akıcı, kitap güzel...
Kitapta daha çok Isles,olaylara kafayı gömerek bir çözüm arıyor,rizzoli ise tamamen farklı o ise başını kaldırmış etrafına bakıyor her zaman ki gibi.
Isles kokunuzdan bile hasta olduğunuzu,nasıl tedavi edileceğini söyleyebiliyor(?) Eğer biraz düşüncelerinizden şüphe duymak istiyorsanız okunası bir kitap olabilir.Şimdi ben konuyu iki cümle ile özetlerim ama o zamanda heyecanını yitirir.Çok fazla bilinmedik ve göze çarpacak kelimeler var bu da,kitaba ayrı bir hava katıyor artı olarak.

Yazarın biyografisi

Adı:
Filiz İnceoğlu Öztürk

Yazar istatistikleri

  • 1.121 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 491 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.