Fırat Mollaer

Fırat Mollaer

YazarEditör
7.8/10
6 Kişi
·
31
Okunma
·
10
Beğeni
·
256
Gösterim
Adı:
Fırat Mollaer
Unvan:
Yazar
Yüksek lisansını Siyasi ve Sosyal Bilimler, doktorasını Genel Sosyoloji ve Metodoloji programlarında tamamladı. Doktora ve post-doktora çalışmaları için çeşitli yurtdışı burslarıyla Lancaster, Columbia Üniversiteleri’nde araştırmacı olarak bulundu. Siyasi, sosyolojik, felsefi ve edebi düşünceyle ilgilenmekte; çalışmaları siyasal-sosyal teori, siyasal düşünceler, modern Türkiye’de siyasal düşünceler, post-kolonyal teori ve kültürel çalışmalar etrafında toplanmaktadır. Bu alanlarda, çeviri, makale, kitap, sempozyum, konferans, seminer, okuma grubu ve dersler gibi yayın ve etkinlikler gerçekleştirmesinin yanı sıra gazete ve bloglarda yazılar kaleme aldı. Eserleri: Ruhun Metafizik Ayaklanması (2006), Anadolu Sosyalizmine Bir Katkı (2007), Türkiye’de Liberal Muhafazakârlık ve Nurettin Topçu (2008), Muhafazakârlığın İki Yüzü (2009, ikinci baskı 2015), Çağdaş Üç Tarz-ı Siyaset Üzerine Eleştiri Yazıları (2012, Türkiye Yazarlar Birliği “Yılın Fikir Adamı” ödülü), Kimlik Politikaları (ed.) (2014), Modernlik Kehânetleri (2015).
Siyah ancak beyaz gibi olduğunda insan yerine konulmaktadır, ancak o zaman bile bir siyah olduğu asla unutulmadan ve unutturulmadan.
Cesair'e göre Avrupa'nın Hitler karşısındaki tutumu ikiyüzlüdür 20. yüzyılın o ayrıcalıklı hümanist burjuvası farkında olmaksızın içinde Bir Hitler taşımaktadır. Hitler Onun kötü ruh'u içindeki şeytanıdır. Ona küfür ederse kendisi ile çelişir. Çünkü Hitlerde affedemediği şey suçun kendisi değil, insanlığa karşı olması değil, insanın küçük düşürülmesi değil, beyaz adama karşı işlenmiş bir suç olmasıdır Beyaz adamın küçük düşürülmesidir. Yani o vakte kadar yalnızca Cezayir araplarına Hindistan'ın kulilerine Afrika'nın zencilerine reva görülen sömürgeci muamelelerin bu sefer Avrupa'ya uygulamasıdır.
Renan, Fano'nun eserlerini Kaleme aldığı tarihten yaklaşık bir yüzyıl önce yaptığı Ulus nedir? başlıklı meşhur konuşmada ulusların bir "tarihsel Hata" ya dayandıklarını ve unutmanın ulus yaratılmasında çok önemli bir etken olduğunu ileri sürmüştür. Bu nedenle bu tarih araştırmalarındaki ilerlemeler genelde Ulus için tehlikelidir. Tarih araştırmaları gerçekten de tüm siyasi oluşumların başlangıcında yatan şiddet olaylarını aydınlatır...birlik her zaman vahşice gerçekleştirilir imha ve terörün sonucu unutmayı bilmenin herkes için faydalı olacağını da ekliyordu Renan. Bununla birlikte modern Fransız ulusunun düşünürü ulus inşası hakkında daha radikal noktalara taşınabilecek bir düşünceyi de öylece bırakmıştı. ulus unutarak ulus olur: saklı kılmak da ulus inşasının ayrılmaz bir parçasıdır.
Sartre'ın Yeryüzünün Lanetleri'nin önsözünde ki şu ünlü çağrısı Bernasconi'yi doğrular niteliktedir. Biz Avrupalılarda bizde sömürgesizleştiriliyoruz. yani her birimizin içinde var olan sömürge kanlı bir operasyonla çıkartılıyor. Cesaretimiz varsa kendimize bir bakalım ve ne hale geldiğimizi görelim.
Sosyolojik terbiyenin ilk şartı, kelimeler cangılında soğukkanlı ve aydınlık olmaktır... Çehresini görmediğimiz firavunlara taş atmaktan, ancak kelimesinin büyüsünü çözdüğümüz zaman kurtulabiliriz.
Siyasal bilinç olmadan fiziksel gücün yarattığı mucizelere inanarak hiçbir gerçek ilerleme kaydedilmez.
"Y.Lanetlileri"s.137
288 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Martinik' de Fransız sömürgesi bir ada ülkesinde doğan ve hayatı Fransız hayranlığıyla şekillenen fanon; asimilasyon politikalarinin gerekliliğine inanır. ,
" anne bak zenci korkuyorum...! Uyarımıyla "negritude" kavramıyla yüzleşen fanon; "ne siyah olmak istedim ne beyaz sadece insan olmak istedim" aforizmasıyla zihinlere kazınır. Cezayir bağımsızlık hareketi ile simgeleşen fanon;
Siyah Deri Beyaz Maskeler ve Yeryüzü Lanetlileri adlı eserleriyle Avrupa merkezciliğe karsi duruşunu belirginleştirir ve
Frankofon dünyanın kitaplarinı polis zoruyla toplayarak "saklamak" zorunda kalacağı bir hayalet hâline gelir.
Bir taraftan " şiddet düşkünü" biri olarak adlandırılan Fanon , bir başka taraftan üçüncü dünya milliyetçisi ve peygamberi olarak tanımlanır. Postkolonyal teorinin merkeziliğinden, evrensel hümanizmanın Fanon'nuna kadar geniş bir alanda simgeleşir.
Marx' dan Hegel' e Sartre ' den Freud' a kadar birçok Avrupa merkezci kuramcının teorilerini üçüncü dünya ülkeleri ve kolonyal dünyanın gözünden anti emperyalist bakış açısıyla okuyan Fanon yapısökümcü bir kimliğe dönüşür.
Edward Said, Ali Şeriati , Homi Bhabha, Ranajit Guha gibi birçok postkolonyal teorisyeni ve düşünürü etkilemiş olan Fanon, evrensel bakış açısıyla ve " ruhunda ölümün yanı sıra yerel ve özgün kültürel kaynaklarının toprak altına gömülmesiyle aşağılık kompleksi yaratılmış her insan..." söylemiyle tanınma sorunu yaşayan halkların adeta sözcüsü olmuştur. Fonon'u anlatan ve sorunsalını ayrıntılı bir şekilde ele alan değerli bir çalışma.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fırat Mollaer
Unvan:
Yazar
Yüksek lisansını Siyasi ve Sosyal Bilimler, doktorasını Genel Sosyoloji ve Metodoloji programlarında tamamladı. Doktora ve post-doktora çalışmaları için çeşitli yurtdışı burslarıyla Lancaster, Columbia Üniversiteleri’nde araştırmacı olarak bulundu. Siyasi, sosyolojik, felsefi ve edebi düşünceyle ilgilenmekte; çalışmaları siyasal-sosyal teori, siyasal düşünceler, modern Türkiye’de siyasal düşünceler, post-kolonyal teori ve kültürel çalışmalar etrafında toplanmaktadır. Bu alanlarda, çeviri, makale, kitap, sempozyum, konferans, seminer, okuma grubu ve dersler gibi yayın ve etkinlikler gerçekleştirmesinin yanı sıra gazete ve bloglarda yazılar kaleme aldı. Eserleri: Ruhun Metafizik Ayaklanması (2006), Anadolu Sosyalizmine Bir Katkı (2007), Türkiye’de Liberal Muhafazakârlık ve Nurettin Topçu (2008), Muhafazakârlığın İki Yüzü (2009, ikinci baskı 2015), Çağdaş Üç Tarz-ı Siyaset Üzerine Eleştiri Yazıları (2012, Türkiye Yazarlar Birliği “Yılın Fikir Adamı” ödülü), Kimlik Politikaları (ed.) (2014), Modernlik Kehânetleri (2015).

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 63 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.