Fritjof Capra

Fritjof Capra

Yazar
8.6/10
17 Kişi
·
31
Okunma
·
10
Beğeni
·
676
Gösterim
Adı:
Fritjof Capra
Unvan:
Amerikalı Fizikçi, Yazar
Doğum:
Avusturya, 1 Şubat 1939
Fritjof Capra (d. 1 Şubat 1939), Avusturya asıllı ABD'li fizikçi.

1966 yılında Viyana Üniversitesi'nde "Yüksek enerji fiziği" konusunda doktorasını verdi. Fransa ve ABD'de, çeşitli üniversitelerde teorik fizikle ilgili dersler vererek, bu alanda araştırmalar yaptı, yazılar yazdı. Bu çalışmalarla birlikte, teorik fiziğin felsefi etkilerine eğildi ve modern fizik - doğu mistisizmi ilişkilerini irdeleyerek, her okuyucunun anlayabileceği sade bir dille kaleme aldı. Aynı doğrultuda birçok ülkede konferanslar verdi. 1975 yılında yayınladığı Fiziğin Tao'su adlı yapıtı, en çok satanlar listesine girdi. Capra, Berkeley'de Kaliforniya Üniversitesi'nde dersler vermektedir.
Bu çürüme döneminin ardından dönüm noktası gelir. Uzaklaşmış olan kudretli ışık geri döner. Hareket vardır, ama zoraki
değildir... Hareket doğaldır, kendiliğinden doğar. Bu nedenle
eskinin (yeniye) dönüştürülmesi kolay olur. Eski bir kenara bırakılır ve yeni benimsenir. Her ikisi de zamana tabidir; bu yüz,
den hiçbir zarar meydana gelmez.
Fritjof Capra
Sayfa 6 - İnsan Yayınları, Dördüncü 2018
''Psikedelik raporlarında en çok rastlayacağın metaforlardan birisi tabiatta suyun deveranına dair olanıdır. Evrensel bilinç okyanusun -sıvı, farklılaşmamış bir kütle-, yaratılışın ilk aşaması ile dalgaların oluşumunun bir benzeridir. Bir dalga tek bir varlık olarak görülebilir ve hatta dalganın okyanus, okyanusun da dalga olduğu aşikardır. Son tahlilde bağımsızlık diye bir şey söz konusu değildir.
Çoğu çocuk ,15 milyondan fazla insan her yıl açlıktan ölürken,bir diğer 500 milyon insan ciddi bir şekilde kötü beslenmek durumundadır. Dünya nüfusunun %40 ına profesyonel sağlık hizmetleri ulaşmış değil; yine de gelişmekte olan ülkelerin silahlanmaya harcadıkları para ,sağlık hizmetlerine ayırdıkları paranın üç katıdır.
İzafiyet kuramına göre uzay, üç boyutlu bir özelliğe ve zaman da, bundan bağımsız bir varlığa sahip değildir. Einstein, zaman ve uzayın birbirleriyle ayrılmaz bir bütün olduklarını ve «uzay-zaman» denilen bir dört-boyutlu sürekliliği oluşturduklarını göstermiştir. O halde, İzafiyet kuramı çerçevesinde, uzay hakkında konuştuğumuzda, zaman hakkında da yine aynı anda konuşmamız gerekmektedir. Bunun tersi de geçerlidir: Zaman denildiğinde, akla hemen uzay da gelmelidir. Bunun haricinde Newton'cu modelde olduğu gibi zamanın sürekli ve evrensel bir akışından söz edebilmemiz de imkânsızdır. Çünkü gözlemlenen bir olaya göre farklı hızlarda hareket eden farklı gözlemciler, aynı olayı değişik bir zaman sıralamasına tâbi tutacaklardır. Böyle durumlarda, bir gözlemci için aynı anda oluşuyormuş gibi gözüken olaylar, bir başka gözlemci için farklı zamansal bölümlendirmelere sahip olabilirler. Bundan dolayı, uzay ve zaman öğelerine sahip olan her ölçüm, mutlak geçerliliğini yitirmektedir. Yani İzafiyet kuramıyla, Newton'un geliştirdiği ve fiziksel fenomenlerle olguların temelini oluşturan «mutlak uzay» kavramı ortadan kaldırılmıştır. Aynı paralelde «mutlak zaman» kavramı da hükmünü kaybetmiştir. Artık uzay ve zaman, belirli bir gözlemcinin incelediği bir fenomenin ya da olayın açıklanmasında kullandığı basit bir anlatım öğesi olarak algılanmaktadır.
''Peki buharlaşma hakkında ne diyorsun?''
''O daha sonraki safha, suyun buharlaşmasını ve bulutun oluşumunu düşün. Aslında temeldeki birlik fiili bir dönüşümle gölgelenip örtülmüştür ve bulutun okyanus, okyanusun ise bulut olduğunu fark etmek için az buçuk fizik bilgisi yeterlidir. Hatta buluttaki su, hakikatte yağmur şeklinde okyanusla yeniden birleşir.
Asli kaynakla bağlantının tamamen unutulmuş göründüğü nihai ayrılış genellikle, aslında okyanustan buharlaşmış olan bir kar tanesiyle temsil edilmiştir. İşte burada, görünüşte kaynaklar hiçbir benzerliği kalmamış son derece teşekkül etmiş, son derece bireysel, bağımsız bir varlıkla karşı karşıyasınız. Bu noktada asıl ihtiyaç duyacağımız şey, kar tanesinin okyanus, okyanusun da kar tanesi olduğunu bilmemizi sağlayacak su hakkında biraz karmaşık bilgidir. Ve okyanusla yeniden birleşebilmek için kar tanesinin yapısını ve bireyliğini teslim etmesi gerekir; o adeta kaynağına dönmek için benliğini öldürmelidir.''
‘’Kartezyen(beden ve zihin) ayırımı’’ diye yazıyordu Heisenberg, ‘’ Descartes’ı takip eden üç yüzyıl boyunca insan zihninin derinlerine sinmiştir ve gerçeklik problemine yönelik gerçekten farklı bir tutumu onun yerine geçirmemiz uzun zaman alacaktır.’’
Çoğu çocuk on beş milyondan fazla insan her yıl açlıktan ölürken, bir diğer beş yüz milyoninsan ciddi bir şekilde kötü beslenmiş durumdadır. Dünya nüfusunun yüzde kırkına profesyonel sağlık hizmetleri ulaşmış değil; yine de gelismekte olan ülkelerin silahlanmaya harcadıkları para, sağlık hizmetlerine harcadıklarından üç kat daha fazladır.
Bohm’u hareket noktası, ‘bozulmamış bütünlük’(ezeli bütünlük) fikri olup, amacı da kozmik ilişkiler ağında mündemiç olduğuna inandığı düzeni, daha derin bir ‘tezahür etmemiş’ düzeyde açıklamaktır. Bu düzene ‘zımni’ veya ‘katlanmış’ (enfolded) adını vererek onu, her parçasının bir anlamda bütünü ihtiva ettiği bir hologram benzetmesiyle ifade eder. Şayet bir hologramın herhangi bir parçası aydınlatılırsa, her ne kadar bu hologramın bütününden daha az ayrıntı görecekse de, görüntünün tamamını yeniden kurmak mümkün olabilir. Bohm’a göre gerçek dünya aynı genel ilkelere ve bütünün, parçalarının her birinde mündemiç bulunduğu prensibine göre teşekkül etmiştir.
Bohm hologramın, atom-altı düzeydeki zımni (implicate) düzen için bir model olarak fazlasıyla statik kaldığının farkındadır. O atom-altı gerçekliği temelde dinamik olan mahiyetini nitelemek için ‘holo-movement’ terimini icad etmiştir. Onun görüşüne göre holo-movement, maddi kainatın bütün suretlerinin (forms) kendisinden feyezan ettiği dinamik bir fenomendir. Yaklaşımının amacı, bu holo-movement’da mündemiç olan düzeni nesnelerin yapısıyla değil; daha ziyade hareketin yapısıyla ilgilenerek, böylece kainatın hem birliğini hem de dinamik tabiatını hesaba katarak incelemektedir.
534 syf.
·4 günde·8/10
Sağlık, felsefe, ekonomi, fizik ve pek çok alanda enteresan bilgiler var. Biraz yorucu olsa da öğrenecek çok şey var diyerek okumaya devam ediyorum. İlgilisi içinse baş ucu kitabı olacak nitelikte. Özellikle Biyolojik-Tıbbi Model bölümünü okumak gerekiyor, pek çok tabuyu yıkan bir bölüm.
534 syf.
Capra bize o kadar güzel şeyler gösteriyor ki kitabında bir anda tüm bildiğiniz doğrular yerinden oynuyor. Bir Bilim Sosyolojisi için heralde okumanız gereken naçizane kitaplardan. Kitaptan size geri kalan şey mutlak bir doğru olmadığı ve tüm doğruların yerini bir gün başka bir doğrunun alacağıdır. Newton, Einstein, Kopernik veya Galileo hepsinin doğruları bir gün yerini başka bir doğruya bıraktı o halde bilim dediğimiz şey aslında yanılmaz ve değişmez değildir.
534 syf.
·10/10
Mekanistik Dünya görüşüne eleştiri getiren Dönüm Noktası kitabı, Capra'nın kardeşi tarafından "Mindwalk" ismiyle sinema filmine çevrilmiştir. Filmin kitabı yansıtan en önemli kesiti tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Filmin ilgili kesitini izlemek için aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

https://www.akademikkaynak.com/...-gorus-hakkinda.html

Ayrıca kitabın özetine aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.
https://www.akademikkaynak.com/...e-donum-noktasi.html

Yazarın biyografisi

Adı:
Fritjof Capra
Unvan:
Amerikalı Fizikçi, Yazar
Doğum:
Avusturya, 1 Şubat 1939
Fritjof Capra (d. 1 Şubat 1939), Avusturya asıllı ABD'li fizikçi.

1966 yılında Viyana Üniversitesi'nde "Yüksek enerji fiziği" konusunda doktorasını verdi. Fransa ve ABD'de, çeşitli üniversitelerde teorik fizikle ilgili dersler vererek, bu alanda araştırmalar yaptı, yazılar yazdı. Bu çalışmalarla birlikte, teorik fiziğin felsefi etkilerine eğildi ve modern fizik - doğu mistisizmi ilişkilerini irdeleyerek, her okuyucunun anlayabileceği sade bir dille kaleme aldı. Aynı doğrultuda birçok ülkede konferanslar verdi. 1975 yılında yayınladığı Fiziğin Tao'su adlı yapıtı, en çok satanlar listesine girdi. Capra, Berkeley'de Kaliforniya Üniversitesi'nde dersler vermektedir.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 83 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.