Fulsen Kılıçerli

Fulsen Kılıçerli

Çevirmen
7.4/10
70 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
26
Gösterim
Adı:
Fulsen Kılıçerli
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
352 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Okudum bitti. Kitaba geçen hafta başladım.. Kafka kalemiyle tanıştığım eser . Aslında yazarın kalemini beğendim. Ama doğru zamanda okumadım. Bir türlü elime alıp okuyamadım. Neyse gelelim kitabın konusuna. Bir sabah K. Uyanıyor ve tutuklandığı öğreniyor. Tutuklanıyor ama hapse gitmiyor. E bu nasıl tutuklanma.. İlk başta umursamaz davranıyor ama daha sonra her gün davayı düşünüyor. Çaresizlik, mutsuzluk içinde olan k. Artık dayanamıyordu. Dava nasıl sonuçlanacaktı.. Neden tutuklandığını bile bilmiyordu.
352 syf.
·Beğendi·7/10
Franz bu kitapta insanların haksız yargılanmasını, ve insanların haklıyken bile nasıl kendini haklı çıkarmak için uğraştığını anlatıyor. Bilirsiniz ki Kafka'nın kalemi zordur.
352 syf.
Josef K. iftiraya uğramış olmalıydı çünkü hiçbir şey yapmadığı halde bir sabah tutuklandı." Bu cümleyle başlıyor Kafka'nın en önemli kitaplarından biri olan "Dava". Cümle o kadar tanıdık geliyor ki insanın ilgisini hemen çekiyor. Bu cümleden kitabın konusunun ne olduğu da hemen anlaşılıyor. Kafka'nın bu kitaptaki tespitlerini okuduğumda bana hiç ama hiç yabancı gelmedi, çünkü günümüzde özellikle son yıllarda bunun canlı canlı örneklerini o kadar çok gördüm ki kitap sanki bugünleri anlatmış gibi. Mesela günümüzde hatta son yıllarda o kadar çok tutuklama yaşanıyor ki artık Kafka'nın dediği gibi "Bir iftiraya uğramış olmalı" gibi bir cümle kurma gereği bile duymuyoruz. Durum o kadar kabullenilmiş ki artık sadece başımıza veya bir tanıdığımızın başına geldiğinde kuruyoruz bu cümleyi. Ondan önce kurduğumuz cümleler genelde şöyle oluyor; "Bir suçu var ki tutuklandı" ya da "Suçsuzsa nasılsa çıkar". Bu cümleler bir "Hukuk Devleti" için çok tehlikleli cümleler. Aslında temel sorunun Bağımsız ve Tarafsız bir yargı olup olmama daha doğrusu bir "Hukuk Devleti" olup olmama sorunu olduğunu bir türlü anlayamıyoruz ve bunu dile bile getiremiyoruz. Çünkü dile getirdiğimizde Josef K.'nın durumuna düşmekten korkuyoruz. Sesimiz ancak başımız yandığında çıkıyor.
Ve ses çıkarmadığımız için de hukuk sistemimiz giderek aşağılara doğru gitmeye devam ediyor.
Hukuk sistemimiz nasıl diye sorsam Kafka şöyle cevap veriyor kitabında; "Bizim hukuk sistemimiz, doğal olarak insanları hem suçsuz yere, hem de yasadan habersiz olarak mahkum ediyor" bu cevap bizim hukuk sistemimizi çok güzel özetliyor.
Yine ülkemizde adalet ne durumda diye soruyorum, Kafka kitabında şu cevabı veriyor; "Bir sürü boş şey arasında adalet kaybolup gidiyor! Ortada hiçbir şey yokken, mahkeme suç yaratıyor". Böylece adaletin olmadığını da çok güzel belirtmiş oluyor bizim için.
Yine Kafka'ya yargıçlar nasıl karar veriyor diye soruyorum; "Burada tüm yargıçları yan yana çizsem ve siz kendinizi şu tuvalin önünde savunsanız, kesinlikle mahkemedekinden daha çok başarılı olursunuz." diye bizim yargıçların savunmaya bakış açısını çok güzel tarif ederek cevap veriyor.
Son olarak Kafkaya yargımızın son yıllarının özetini soruyorum ve şu cevabı alıyorum; "Hiç kuşkunuz olmasın beyler, dolayısıyla da benden söz etmek gerekirse tutuklanmamın ve bugün maruz kaldığım sorgulamanın ardında büyük bir örgüt bulunmaktadır. Yalnızca rüşvetçi gözcüleri, polis şeflerini ve budala sorgu yargıçlarını kullanmakla kalmayıp, ayrıca kendileriyle birlikte çok sayıda uşak, yazman, polis ve diğer ilgililerle, hatta söylemekten çekinmiyorum, belki de işkencecilerle birlikte yüksek yargıçları da içeren bir örgüt. Şimdi beyler bu örgütün anlamı ne olabilir? Bunun anlamı, suçsuzları tutuklayıp haklarında durup dururken ve benim durumumda olduğu gibi, çoğunlukla sonuçsuz kalan davalar açmak."
Ülkemizin son yıllardaki yargının hâlini herhalde bu cümlelerden daha iyi anlatmak mümkün olmazdı. Kafka adeta yıllar öncesinden bugünleri mi görmüş? Aslında bunun için müneccim olmaya gerek yok. Eğer her türlü etkiden uzak, bağımsız ve tarafsız bir yargınız yoksa bugünkü gibi adaletsiz bir durumun ortaya çıkması zaten kaçınılmazdır.
352 syf.
Kafka'nın yaşam öyküsünden derin izler taşıyan bu kitap, etkili bir hukuk sistemi elestirisidir. Hikaye boyunca ortada bir dava var fakat bu davanın ne olduğunu ne sanık ne de avukat bilmektedir. Mahkeme salonlarının kokuşmuşluğundan avukatların değersizliğine kadar her ayrıntıyı işlemiştir Franz K. romanında. Toplumsal statü olarak da iyi bir yerde olan Joseph K.' nın kendisiyle ve çevresiyle olan mücadelesine bakıldığında ise joseph K. Franz K. olabilir mi diye sormadan edemiyor insan...
128 syf.
·3 günde
Kitabın başından sonuna kadar mekan aynı ve her şey tek bir kişi etrafında gelişiyor. Bir sabah böcek olarak hayata gözlerini açan kişi etrafında. Anlamamız gereken tek bir şey var. Sağladığınız fayda bittiği an sen de bitmişsin demektir. Sevdiğin ve seni sevenler içinde geçerli bu. Herkes bu hayatta birbirini bir şekilde tatmin ediyor...Hiç kimse karşısındakini karşılıksız, koşulsuz sevmiyor, sevemiyor...
128 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Okudum bitti. #heraybiryazar etkinliğimizde bu ya Fransız kafka vardı. Ben dönüşüm kitabını seçip okudum. Ben çok beğenemedim. Güzel konulara değinmiş ama bana hitap etmedi. bir sabah uyanıyorsunuz ve bir böceğe dönüştüğünüzde neler yaparsınız? Yazar nasıl yazmış nasıl yerine koyabilmiş merak ettim.
352 syf.
·5 günde
Bir Banka şefi olan Josef K.'nın sabah ansızın tutuklandığını ancak normal yaşamına da devam edebilen K. ,neyle suçlandığı bildirilmediği için önce bunu bir şaka şansa da kısa sürede durumun ciddiyetini kavrar. Avukat Bay Huld ile başlayan çözüm arayışları Ressam Tüccar ve Cezaevi rahibi ile devam eder ancak ne mahkemeye çıkarılır ne de savcılarla görüşebilir.Aslında ortada bir dava da yoktur.
352 syf.
·Beğendi·7/10
Kafkanin adalete bakis acisi benimkiyle ayni.Olay sanki turkiyede geciyormus gibi suruklendim.Iste biz insanlar ne yaptigimizi bilmeden de olsa birgun mutlaka yargilanacagiz,ne yaptigimizi bilsek de bilmesek de cezamizi alacagiz.
128 syf.
·Beğendi·8/10
Franz Kafka bizlere, karşımızdaki insanlara fayda sağlayamayacak bir duruma gelirsek bazı insanların asıl yüzlerini nasıl göstereceğini bu acı verici hikayeyle ustaca anlatıyor. Belki bu çıkar ilişkilerini hayatımızda pek görmüyoruz, belki de görmek istemiyoruz. İşte kitap, bu olası gerçeklerin nasıl da yanı başımızda olduğunu gösteriyor. Mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum.
128 syf.
·Puan vermedi
Franz Kafka ile tanışma kitabım oldu, hatta bununla kalmayıp okuma alışkanlığımı kazandığım yazar oldu diyebilirim. Dönüşüm kitabından sonra birçok şeye daha farklı baktım, verilen mesajları günlük hayattada görmeye çalıştım. Bu kitaptan sonra Kafka'nın neredeyse tüm kitaplarını okudum diyebilirim.

Gregor ailesinin ve patronunun ona verdiği tepkiden sonra böceğe dönüştüğünü kesin olarak kabul eder. Toplumsal ilişkilerin değişmesinden kaynaklanan sorunları eleştirel biçimde işlemiştir. Modern topluma ilişkin eleştirilerini en çok ekonomik etkenleri ön plana çıkaran yabancılaşma açısından ele aldığı tespit edilmiştir.
Çünkü yabancılaşmanın kaynağında daha çok ekonomik nedenlerle bireyin kendi emeğine ve özüne yabancılaşması temalarına yer verilmiştir.
Gregor Samsa aynı zamnda sanayi toplumunun yalnız ve çaresiz üyesi olarak sunulmaktadır. Pazarlamacı olarak çalışmaktadır.

Temsilcinin gregora biçtiği değer modern toplumlardaki bireyin toplum içindeki konumuna karşılık gelmesidir. Modern toplumlarda birey yerine getirdiği fonksiyonu ile özdeşmektedir. Insanın değeri yaptığı işe eş değer görülerek onun insan olarak varlık itibari göz ardı edilmektedir. Kapitalist bir sistemin çalışanı olan Gregor'un üzerinde anne, baba ve kız kardeşinin sorumluluğu bulunmaktaydı. Gregor'un işsiz kalması aile bireylerinin ona verdiği değerinde azalmasına neden oldu. Gregor fiziksel değişim geçirmeden önce ezik olsada ailenin geçimini sağladığı için birinci plandaydı.

Aile ilişkilerinde para belirleyicidir. Modern toplumlarda her şeyin önune geçtiği toplumsal ilişkileride doğrudan etkilediği mesajı verilmektedir. Kız kardeşi ekonomik bağımsızlığını kazanır bununla birlikte onunda tutumu değişir.

Ele alınan yabancılaşma bireyin kendine yabancılaşması. Insan duyguları açısından böcekleşir.
Ben okurken çok keyif aldım ve sürükleyici bir şekilde okudum Kafka'nın gerçek hayatında izler taşıyor. Okuyacak olanlara keyifli okumalar...