Gençosman Denizci

Gençosman Denizci

Yazar
8.6/10
92 Kişi
·
180
Okunma
·
14
Beğeni
·
1448
Gösterim
Adı:
Gençosman Denizci
Unvan:
Türk yazar
Doğum:
Rize, Türkiye, 1964
1964 yılında Rize'de doğan yazar, ilk, orta ve liseyi doğduğu şehirde okudu. 1993'te Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. 1992 yılından beri İstanbul'da yaşayan yazarın asıl mesleği, Serbest Muhasebecilik Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetçilik olup, maliyet muhasebesi uzmanıdır. Evli ve üç çocuk babası olan Gençosman Denizci, aynı zamanda amatör şairlerdendir.
Okullarda 'İnsan Sevgisi' adı altında dersler okutulmalı. Camilerde ' İnsan Sevgisi' konulu vaazlar verilmeli. Memleketimizin yetişmiş, aklı başında olan bilim insanları 'İnsan Sevgisi' adı altında toplantılar düzenlemeliler, toplumu aydınlatmalılar.
Gün geçmiyor ki çevremizde, yazılı ve görsel basında 'kadına şiddet' konulu bir haber duymayalım, okumayalım, yaşamayalım...
Gerçi işlediği günahın bedelini bu dünyada kısmen ödemişti. Bu yüzden, kendince aklanmış olduğuna kanaat getiriyordu.
2006 yılında, İstanbul Beylikdüzü’nde öldürülüp yakılan 13 yaşındaki Nigar Şahin’in Anısına...
Kardeşi gibi sevdiği bir tanıdığının, o yıl henüz 13 yaşında olan Nigar adındaki kızı İstanbul Beylikdüzü'ndeki evlerinin önünden bir akşamüstü kaçırılmıştı. Aradan birkaç gün geçtikten sonra acı haberi gelmiş, tüm aile perişan olmuştu. Daha çocukluğunu bile yaşayamadan canavar ruhlu alçak veya alçaklar tarafından hunharca katledilmişti, şair ruhlu minik kızları.
Tarihi eser kaçakçılarına ömür boyu hapis verilmeliydi aslında. Zira Türkiye'ye ait olan söz konusu eserleri çalanlar, vatana ihanet suçu işleyenlerle eşdeğerdi Başkomiser Fatih'in nezdinde.
İnsan olan, insana değer veren hiç kimse cinayet işlenmesini arzu etmezdi ama ne yazık ki dünyanın üzücü bir gerçeğiydi, cinayet olayları.
352 syf.
·3 günde·10/10
Bir Anadolu Polisiyesi olan "Buz Yürekler" adlı eserin devamı olan bu kitap, sade ve anlaşılır yazım dili ile sayfalar arası geçişi hızlandırırken, İstanbul'un tarihini ve mekanlarını orada geziyormuşçasına önünüze seriyor. Yazarın manevi konulardaki hassasiyeti karakterlerine de yansımış. Facebook'ta konusu kitaplar olan bir sayfadan da bahsetmeden geçmemiş yazarımız. Sosyal bir yara olan kan davasının işlendiği bu eser bu konuya tekrar dikkat çekiyor...

Kitaba gelecek olursak,
Liseler arası inovasyon yarışmasına büyük bir proje hazırlayan Erdoğan Bilgin'in kan davalı olan babasının hapiste olması ve babaannesi ile yaşadığı semtten taşınma kararı almaları ile olaylar zinciri başlıyor. Genç mucit Erdoğan'ı okulu ve öğretmenleri desteklerken, projesinin gizli kalması için ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Devrim niteliğinde ki bu buluşun peşine düşecek leş kargaları ise projenin kokusunu almışlar ve bu uğurda ne gerekiyorsa onu yapmaktan çekinmeyeceklerini ortaya koymaya başlamışlardı. Erdoğan ve babaannesi Safiye teyze ise kan davalılarının ve hapiste olan aile bireyinin dışında ki her şeyden habersiz hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlardı...

Başkomiser Fatih ise çözüme kavuşturduğu tarihi kaçakçılık dosyası yüzünden zor günler yaşamaya başlasa da hiç beklemediği olaylar ile karşı karşıya geleceğinden habersizdir. Hapishanede gerçekleşen bir ölüm ile hem Başkomiser Fatih'in hem de proje sahibi Erdoğan Bilgin'in nasıl bir ilişkisi olabilir?

Başkomiser Fatih'in zekası ile ipuçları birleştirmesi uzun sürmeyecektir fakat beklemediği son onun için bile neredeyse sürpriz niteliğindedir. Para hırsının insanlara neler yaptırabileceğine, ne kadar kendi değerlerinden vazgeçeceklerini de bu eserde okuyacaksınız...
352 syf.
·2 günde·10/10
Yazar Gençosman Denizci'nin eseri; kahramanı olan Başkomser Fatih'in kansere çare bulan Farmalog Profesör Doktor Gülçin Arıcı'nın etrafında dönen olayları araştırması ile başlıyor...

Birbirinden bağımsız gibi görünen ve İstanbul'da işlenen cinayetlerin arasındaki bağ şaşırtıcı bir biçimde profesörün bulduğu ilaç ile mi bağlantılı?

Bütün dikkatleri üstüne çeken Profesör Gülçin Arıcı'nın formülü ilaç şirketleri ve Avrupa'nın özellikle İngiltere'de bulunan saygın sağlık merkezlerinin iştahını kabartsa da, Profesörün tek hedefi var, oda bu formülün kendi ülkesinde üretilmesi ve dünyaya duyurulması...

İşlenen cinayetlerin arkasından toplanan deliller araştırılırken, Profesörün eşi ile olan anlaşmazlığı ve çocuklarının özellikle kızı Nesrin'in babasına karşı olan tavrı nefrete dönüşüp, annesini savunmak adına gidebileceğinden fazla ileri gitmesine sebep olurken, İngiltere'de yaşayan Kaan ise olaylardan uzak kalmayı tercih etmektedir. Bilmediği ise hem ailesinin içinde bulunduğu durum ve kendine sunulan olanakların karşısında karşılaşacağı ve hiç hesap etmediği gelişmelerdir...

Başkomiser Fatih cinayet soruşturmasını sürdürürken olay zinciri onu İngiltere'ye sürüklemektedir. Scotland Yard 'da görev yapan kadim dostu Kevin ile yapacağı araştırmaları hazırlarken hiç aklına gelmeyecek olaylarla karşılaşıp, Londra'da üst düzey bürokrasinin de karışacağı, kedi fare kovalamasının bir parçası olacağını hiç düşünmemişti...

Kıskançlığın, paranın, hırsın insanları ne kadar ileri götürebileceğini, görünen yüzlerin ne kadar sahte olduğunu bu eserde bir kez daha okuyacaksınız. Katilin ipuçları birleştirirseniz, Fatih Başkomisere yardım edebilirsiniz...

Kurgusu ile son sayfasına kadar sürükleyen eser için yazar Gençosman Denizci Beye teşekkür eder başarılarının devamını dilerim. Bizlere özellikle İstanbul'un tarihi bilgilerini aktarırken çok cömert davranıyor. Bilgilerimizi tazeliyor...
Polisiye seven okurlara tavsiye ederim...
316 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Erzincan, Fırat nehrinde üç küçük çocuğun bulduğu ceset ile başlayan polisiyemiz; İstanbul tarihi eser kaçakçılığı Baş komiseri Fatih ile yolunun kesişmesinin imkansız gibi görünmesi sizi yanıltmasın...

Ünlü arkeolog profesör David Clark yakın dostunun kızı olan Aslı'nın doktora tezini hazırlaması için onu çalıştığı arkeoloji kazı yaptığı sahaya kabul eder...

Baş komiser Fatih ise İstanbul'da ki tarihi eser kaçakçılarına göz açtırmamaktadır. Başarısına başarı eklerken Erzurum' da ki bir sempozyuma davet edilir. Amacı hem sempozyuma katılıp hem de Erzincan'da bulunan savcı dayısını ziyaret etmektir...


Fırat nehrinde bulunan kimliği belirsin kadın cesedi, Baş komiser Fatih'in ilgisini uyandırmıştı.Töre cinayetinin yaygın olduğu yörede acaba yine hangi masum kızımızın kanına girildi diye düşünen cinayet masası acaba yanılıyor muydu?...


Elde edilen veriler ile bir adım yol alamayan jandarma ve emniyet cesedi morga kaldırmaktan başka bir yol bulamamıştı...


Baş komiser Fatih bu olaya dahil olup, nefes almadan soruşturma yapmaya ve bulduğu ipuçları ile adım adım katile yaklaşmaktaydı. Acaba elde ettiği deliller onu doğru kişiye mi yönlendiriyordu?


Kitabın geçtiği İstanbul ve Erzincan şehirlerinin tarihi dokuları hakkında geniş bilgi sunan bu eser sıkılmadan okuyup, bilgi tazeleyeceğiniz bir kitap olmuş.Kitap bir ilk eser olmasından dolayı yazım hatalarına sahip. Editesini yapan editör bir çok hata yapmış olsa da,kitabı büyük bir merak ile okudum. Yazarın dili sade ve akıcı. Takip edeceğim bir Türk yazarın daha olmasına da ayrıca çok sevindim....
336 syf.
·6 günde·10/10
Gençosman Denizci'nin kitaplarını okumayı seviyorum. Sebebi ise yarattığı karakterlerin ailemizin içinden birileriymiş hissini verebilmesi. Komiser Fatih babacan duruşu ile hayatımıza varlığı ile dağ gibi dik duran baba figürüne güzel bir örnek olurken ekibinde geçen isimleri okurlarından seçmesi ve birçoğu ile selamlaşmış olmamdan dolayı tanıdık gelmesi, beni rahatsız etmese de belki diğer okurlara ekiptekiler sayı ve isim olarak fazla gelebilir fakat kurgunun içindeki ipuçlarını takip ederlerse bu durumu kolaylıkla bertaraf edebilirler...

Eserde verilen bilgiler, bütünlüğü bozmuyor aksine bilgi dağarcığımızı tazeliyor. Vechi Hürkuş ve ülkemizde bulunan Toryum madeni ile ilgili bilgiler yerinde olmuş. ASELSAN mühendislerinin ölümleri ise bu esere ilham kaynağı olsa da yıllardır sırrını koruyarak, bu şekilde kalmaya devam edecek gibi görünüyor...

Eserin konusu ise,
MİLELSAN Akıncı Tank Projesi'nin mühendisi olan Mehmet Çalışkan artık yolun sonuna gelmişti. Beklemediği ise etrafını saran çemberin daralıp, onuda içine alacağıydı...

Bir intihar olarak kayıtlara geçen "Sır Ölüm"ün perdesini aralamaya çalışan Komiser Fatih ve ekibinin yeni üyeleri, beklemedikleri diplomasi engeli ile başa çıkmaya çalışırken bu ölümün arkasından gelen şüpheli ölümlerin gerekçelerine ulaşmak için çalışmaktadırlar...

Yazar, Gençosman Denizci'den aldığım bilgiye göre bir sonraki eserinde aksiyonun üst seviyede olacakmış. Umarım yeni eseri için çok beklemeyiz...
352 syf.
·4 günde·5/10
#20şubatyorumu

Yazarın okuduğum ilk kitap amma velakin ben sıkı bir polisiye gerilim okuyucusu olarak kitabı polisiye olarak okuyamadım.
Kopuk kopuk olaylar,katil son sayfada bir anda ortaya çıkıyor ondan katili bulmak imkânsız.
Daha doğrusu ben polisiye okurken birkaç kişi hep aklımda olur bu kitapta hiç şüpheli sıfatında bile kimseyi düşünemedim.
Kısacası beğenmedim
316 syf.
·Beğendi·8/10
İsmine aldanıp ay nekadar soğuk bir isim demeyin okudukça neden öyle olduğunu anlayacak ve isime fazla takılmayacaksınız aynı zamanda kitapta kullanılan tarihi yerlerin mekanı yazarın sırf yazmak için yazmadığını araştırarak yazdığını öğreneceksiniz. Polisiye sevenler için okunmaya değer bir kitap...
316 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Gerçekten okuduğum en iyi türk polisiye romanlardan biri.Konusunu anlatmayacağım çünkü anlatırsam zaten anlamış olursunuz o yüzden heyecanı size bırakıyorum.Fatih başkomiser cinayeti harika şekilde çözüyor ve azimli bir karakter.Kesinlikle tavsiye ediyorum.Prof. Clark yanlış ata oynadı
336 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10
Yeni tanıştığım bir yazar Gençosman Denizci, ancak geç kalmışım diye kendime kızdım, dili, uslubu akıcı, yormuyor, su gibi akıyor...
Sır Ölüm, Aselsan’da çalışırken ve arka arkaya intihar(!) eden mühendislerimizi anlatıyor... olaylar olduğu zaman da çok dikkatimi çekmişti, canım Duygu’nun tavsiyesi üzerine aldım ve ben de çok beğendim...
Spoiler vermemek adına daha fazla birşey yazmak istemiyorum, Başkomiser Fatih’in diğer maceralarını da en kısa zamanda okuyacağım...
336 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
#SırÖlüm
#Kitapyorumu

Okuduğuma sevindiğim, bittiğine üzüldüğüm bir eser. Öncelikle tek bir cümlede kitabı değerlendirmek istiyorum.
“Anlatılmaz, okuyarak yaşanır.”

Bazı konular vardır araştırılmadan dosyaları arşivlere kaldırılan ve herkesin sessiz kaldığı, sustuğu veya susturulduğu..

Milelsan mühendislerinden Mehmet Çalışkan’ın ölümü de akıllarda şüphe uyandıracak türden.

Cinayet mi? İntihar mı?

Fatih Komiser ve ekibi yine iş başında.
Gizemli olaylar,şüpheli ölümler ...

Tüm ipuçları ve deliller birleştiğinde olaylar nasıl gelişecek?
Hepsi ve daha fazlası Gençosman Denizci kalemiyle Sır Ölüm kitabında.

Yazarımızın kitabı derin araştırmalar yaparak yazdığı aşikar bir gerçektir. Kitap karakterlerine verilen okuyucu isimleri çok naif bir davranış kendi adımı gördüğümde çok mutlu oldum.
Yazarımız kurgusuyla, kaleminin akıcılığı ve muhteşem bir finalle ters köşe yaparak
heyecanı zirveye taşıdı.

Böylesi başarılı bir eseri bizlerle buluşturduğu için kendisini tebrik ediyorum.
Okuyun, okutturun
Tavsiyemdir.
316 syf.
·6 günde·7/10
Nurhan Ablam kitap hakkında gerekli incelemeyi çok güzel yapmış.Benim görüşüm ise gerçekten kitabın kapağında yazdığı gibi ''Bir Anadolu Polisiyesi''.Biraz basit kaçmış ancak okunabilecek bir eser.Hem katilin peşinden koşuyorsunuz hemde tarih öğreniyorsunuz.

Türk polisiye yazarlarımızın şu yaşadıklarımızı,gerçekleri yazması çok hoşuma gidiyor.Nurhan Ablam tecavüz konularına dikkat çekiyor.Bu kitapta ise tarihi eser kaçakçılığı ve töre cinayetleri bir tokat gibi yüzümüze vurulmuş.Bu yönlerini çok seviyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gençosman Denizci
Unvan:
Türk yazar
Doğum:
Rize, Türkiye, 1964
1964 yılında Rize'de doğan yazar, ilk, orta ve liseyi doğduğu şehirde okudu. 1993'te Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. 1992 yılından beri İstanbul'da yaşayan yazarın asıl mesleği, Serbest Muhasebecilik Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetçilik olup, maliyet muhasebesi uzmanıdır. Evli ve üç çocuk babası olan Gençosman Denizci, aynı zamanda amatör şairlerdendir.

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 180 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 79 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.