Gökçen Art

Gökçen Art

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
Köleler, cariyeler ,gayrı müslimler ve çocuklar şeyhülislama soru sormuyorlar, onları kendi ifadeleri yerine sorularda geçtikleri, aktarildiklari şekliyle, yani dolaylı bir bilginin ışığında tanımaya çalışıyoruz.
Içinde çocukları bulduğumuz pek çok soruda çocuklar sessiz kalıyorlar,ses çıkarsalar bile bu sese kulak verilmiyor. Tıpkı kadınlar, köleler, cariyeler gibi onların hakkında da bir takım erkekler bazen de kadınlar tartışıyor. Cariyelerin sıkça rastlandığı bağlam ise,çocuk dogurmalari halinde efendileri veya eski/yeni sahipleri arasında yaşanan bölüşüm anlaşmazlığı.
Sorularda kadınların şeyhülislama , erkeklere oranla pek sık gitmediğini ve gittiklerinde de çoğunlukla ekonomik sorunları nedeniyle akıl savaştıklarını ( yardim istediklerini)görüyoruz. Kadınların sorularında ağırlıklı olarak boşanma halinde çocuğun bakımı için gereken para,kocanın uzakta olması halinde ihtiyaç duyulan geçim parası ve veraset ile ilgili problemler bulunuyor.
Baba veya bir başka veli tarafından alinmiş ve harcanmış mehir ,kız tarafından ödenemeyince kız bu nikaha katlanmak zorunda bırakılıyor. Örneklerde görüleceği gibi, küçük kız çocuğu buluğa ermeden cinsel ilişkiye zorlanabilir ve bekaretini kaybetmesi onu adet gördüğünde nikâhı fesh etmekten alıkoyabilir. Tüm bunlara ek olarak muteber zorlamayla kıyılan nikahın geçerliliğine dair bir fetva da gördük.
Böyle durumda zorla nikâhlanmış bir kadın daha sonra nikâhı fesh edemez, çünkü kadının boşama yetkisi yoktur.
Islamda nikah gayri meşru bir sisteme bağlanmamış cinsel ilişkiye karşı bir alternatif ve hatta bir tür garanti oluyor. Gayrı meşru ilişkinin istenmemesi her şeyden önce özel mülkiyetin,verasetin dolayısıyla nesebin/soy ağacının belirliliginin islamda çok önemli olmasindan kaynaklanıyor
Lian, kocanın karısına zina suçu isnad etmesine denir. Eğer koca karısından kuşkulanıyor ve iddiasını dört erkekle ispat edemiyor ve çocuğunun nesebini reddetmek istiyorsa bu yola başvurur, hakime gidilir. Hakim taraflardan kanıt ve yemin ister, koca iddiasında ısrarlı ise onları boşar. Lian'in sonucunda evlilik sona erer, çocuğun nesebi o erkeğe yüklenmez.
Inceledigimiz toplumda( diğer pek çok toplumda olduğu gibi) erkek mülkiyetinin varoluşu koşullarından birinin kamusal alanın erkeklere has kılınması oldugunu biliyoruz. Kadınların kamusal alandan kovulup evlere kapatilmalarina, mülksüzleştirilmelerine ek olarak, bedenleri, 'sözleri '( kadının tanikliginin erkeğin tanikliginin yarısı kadar muteber olması gibi),kimlikleri üzerindeki erkek egemenliği ve tasarrufu da kaçınılmazdır. Kadın bedeni üzerindeki tasarrufun en açık göstergesi, kadın üzerindeki namus baskısı veya toplumsal zihniyetteki 'zina ' kavramıdır
İlmiye teşkilatı içinde hanefi islamina göre eğitim görmüş din adamlarının devleti eleştirmesi kolay değildir. Çünkü bu din alimlerinin varoluş koşulu zaten zaten devletin kendisidir . Bu noktadan hareketle ilmiye teşkilatının en yüksek kademesi olan seyhulislamligin halk açısından özerk,sivil olan görünümünün arkasında devletin silahsız eli olduğunu söyleyebiliriz...
Kadın kendi malları veya parası üzerinde istediği gibi işlem yapabilir. Yani tasarruf hakkına sahiptir. Ancak Maliki mezhebi ,kocanın miras hakkını zedeleyeceginden hareketle,kadına malını istediği gibi hibe etme hakkı tanımaz. Kadın evin masraflarına ortak olmak zorunda da değildir. Kadın kocasının diğer eşleriyle aynı evde yaşamaya zorlanamaz. Kendine özel bir mesken isteme hakkı vardir. Giyecek yiyecek ve hizmetçi konusunda ise giyim ve yiyecek geldiği sınıfa ve aileye göre belirlenir..
Dokuz ya da büyük yaştakiler müştehat olma grubuna giren kadınlardır. Bu anlayışa göre, bir erkeğin küçük bir kızla cinsel ilişkiye girmesi, O kızın annesiyle nikahlanmasına yönelik engel oluşturmaz. Bir diğer koşul ise, cinsel ilişkinin anal veya vajinal olarak gerçekleşip gerçeklesmemesidir. Islam vajinal ilişkiyi temel aldığı için bir erkeğin bir kadınla anal ilişkiye girmesi o erkeğin söz konusu kadının kızıyla evlenmesini yasaklamaz...
Öte yandan kadının mizacına dair tanımlarda, kadını toplumsal düzen için bir tehlike olarak görme eğilimi gözleniyor. Kadın öyle bir varlık ki,erkeğin ona zaafı vardir. Öyleyse kadını erkeğin karşısında mümkün olduğunca yetkisiz ve insiyatifsiz kılmak gerekmektedir ki, kadın, erkeği yanlış davranışlara sürüklemesin. Kadın öfkelidir, kadın asidir,zaptu rapt altına alınması zordur, onu denetlemek gerekmektedir. Bu yüzden boşanma yetkisini asla kadına vermeyi düşünmez. Böylelikle hem evlilik kurumunun bekasını ve selametini sağlamıştır, hem de erkeği boşanmanın getireceği ekonomik yükten korumuştur. Bir yandan kadının asiliginden, zor zaptedilir bir varlık olduğundan dem vurulurken ,öte yandan onun ne kadar zayıf, aklının noksan ,şahitliginin güvenilmez olarak kabul edildiğini görüyoruz.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gökçen Art
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okuyor.