Gökçen Ezber

Gökçen Ezber

YazarÇevirmen
8.0/10
283 Kişi
·
1.167
Okunma
·
1
Beğeni
·
502
Gösterim
Adı:
Gökçen Ezber
Tam adı:
Selami Gökçen Ezber
Unvan:
Türk Yazar, Çevirmen
Gökçen Ezber lisans eğitimini 2001 yılında İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda tamamladı. 2004 yılında, Prof. Saliha Paker danışmanlığında yazdığı ve 1990’lı yıllarda Türkiye’deki editörlerin ve çevirmenlerin yazın dizgesi içindeki konumlarını incelediği teziyle, Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde yüksek lisans derecesini aldı. Yine Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde çeviribilim doktorasına başladı, fakat daha ufuk açıcı gördüğü edebiyat ve İngiliz filolojisi alanına geçiş yaparak, İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında doktora eğitimine yeniden başladı. 2001 ve 2009 yılları arasında, İstanbul Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık ve İngiliz Dili ve Edebiyatı anabilim dallarında araştırma görevlisi olarak çalıştı. Gökçen Ezber, 1998 ve 2005 yılları arasında kırkın üzerinde kitap çevirdi. Aynı dönemde, çeşitli gazete ve dergilerde kitap eleştirileri ve şiir çevirileri yayınlandı. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda başladığı doktora çalışmasını, çağdaş İngiliz romancı Alan Hollinghurst’ün romanlarının Queer kuramlar çerçevesinde bir inecelemesi olan teziyle 2012 yılında tamamladı. Türkiye Konferans Tercümanları Derneği üyesi olan Gökçen Ezber halen konferans tercümanı olarak çalışmaktadır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
240 syf.
·9 günde·9/10 puan
'Hollanda'nın Mona Lisa'sı'' olarak tanımlanan, Felemenkli ressam Jan Vermeer'in 'İnci Küpeli KIz' adlı resminin hikayesi olan kitabı keyifle okudum. Benim gibi tarihi kişiliklere ve romanlara meraklıysaniz kitabı beğeneceğinizi düşünüyorum. Kitapta Johannes Vermeer'in asla dillendirilmeyen aşkı ve ev yaşantısından örnekler var. Ressam Vermeer, on çocuğuna, eşine ve kayınvalidesine resim yaparak bakmaya çalışan iyi bir ressam. Evin hizmetçisi Griet'i ev halkından gizli olarak ressamın asistanlığını ve modelliğini yapıyor . Kitaba dair en vurucu noktalardan biri ise ; hizmetçi Griet'in ve Vermeer'in neredeyse hiç konuşmadan birbirilerine olan aşklarını ilan etmeleri...
On altı yaşındaki Griet'in gözünden,1660'lı yılların Hollandasını öğrenebilir ve ressam Vermeer'in en ünlü resimlerinden birine ilham veren genç kadının hayalleri ve ressama ve hayata bakış açısını görebilirsiniz.
240 syf.
·89 günde·Beğendi·10/10 puan
Chevalier, romanı yazma ilhamını 19 yaşındayken odasının duvarına asılan Vermeer'in "İnci Küpeli Kız" tablosunun posterinden almış. Yazar, "Vermeer'in tablolarındaki kadınlar bir sır taşıyor gibi gizemli bakıyorlar, birçok hikaye düşünüldü fakat hiçbiri söylenmedi bugüne kadar. Ben bu hikayelerden birini söylemek istedim" diye açıklıyor....tek kelimeyle 10 ..çok başarılı bir kitap yazımı karakterleri dolanmadan hikayeyi bize aktarışı ..kitabın içine giriyor orda kalıyorsunuz ..bence böyle sıra sizde.........
240 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap bilindiği üzere “Hollanda’nın Mona Lisa’sı” olarak tanımlanan, Felemenkli ressam Jan Vermeer’in “İnci Küpeli Kız” adlı portresinden esinlenerek yazılmıştır.

Gizli bir aşk, gizemli bir hikaye. Okunmaya değer bir eser. Biraz ağırdan alsamda aslında bir solukta okunacak değerli bir kitap.
240 syf.
·1 günde·9/10 puan
İlk defa ortaokuldayken okuduğum ve bayıldığım bu kitabı; aradan neredeyse 10 yıl geçtiğinden mütevellit, farklı açılar ya da detayları yakalayıp daha da zevk almak adına ikinci kez okudum.
Johannes Vermeer'in muazzam tablosundan -kitabın kapağında görülen- esinlenilmiş, olağan bir ortaya çıkma öyküsü.
Her şey getto bir bölgede yaşamını sürdürmeye çalışan bir ailenin kızı Griet'in, başarılı bir ressamın ve kalabalık ailesinin evinde yatılı olarak çalışmasıyla başlayıp devam ediyor...
Griet'in o eve alışma süreci ve sonrasında alışılmadık bir şekilde orayı benimsemesinden ötürü kaçmaya çalışması, ruhen çöküşü-yükselişi ve psikolojisi çok etkileyici şekilde yansıtılıp, betimlenmiş.

(Filmi ise kitabın güzel olduğu kadar kötü.)
248 syf.
·2 günde·7/10 puan
Kitabı okudum, okurken hayal ettim ve hayal edilen çoğu duygunun müstehcen olduğunu farkettim... Şiirlerinde çoğunlukla kadınlardan bahsetmiş... Ara ara öğüt verici denemeler de içermekte... Yaşlı bir müzisyen adamın kadınlar, ruh olayları içerisinde geçen ve kısır döngüye giren - ben-sel araştırmalar içeren şiirleri yer almakta...
Ben bu kadar açık kelimeler kuramadım sanırım... Ara ara nü çizimler ve karikatür portreler içermekte...

Okuyun okutun ama yaşça büyük olmak şartıyla...
240 syf.
Okunabilecek hoş bir Kitap.
Ressam J. Vermeer ve Griet'in imkansız olan aşkını anlatan güzel tarihi bir kitap..

(Aralarında ki sessizlik sonsuza dek sürse de gözler  ve bakışlar herşeyi açıklıyordu)
.
.

Kitap 10/10
Film 8/10
240 syf.
·Puan vermedi
Griet soylu bir ailenin yanında hizmetçi olarak işe başlar. Madam çocukları ve eşi Sör Jan ona diğer hizmetçilerin yanında bir oda ayarlarlar. Jan sanatçıdır ve evin üst katında kendine ait bir stüdyosu vardır genellikle zamanının çoğunu orada resim çizmekle geçirir. Madam Griet’e stüdyoyu gösterir ama içeri girmez çünkü eşi Jan oraya kimseyi almıyordur. Grietten orayı da temizlemesini ister. Griet temizlerken Janla karşılaşır. Jan Grieti görünce afallar ve değişik duygular hisseder. Kaç aydır eline boya almayan Jan onu görünce ilham gelir ve çizmeye başlar. Bunu duyan Janın annesi çok sevinir. Ve Jan hizmetçi Grietten öylece olduğu yerde kalmasını ister. Grietin bir elinde bez cam siliyordur o arada. Elindeki bezi yere atar ve öylece durur. Jan çizmeye başlar ve Grietin çıkabileceğini söyler. Diğer gün temizlemeye gelen Griet stüdyoda bir manken ve onu çizen Janı görür. Kendisinin durduğu yerde aynı pozu vererek çiziyordur. Buna sevinir ve Jan Griete gülümser onunda izlemesini söyler. Bu arada Eşi Madam bunları çok kıskanır ve sinirlenir. Grietin görüştüğü bir delikanlı vardır , Peter. Kasapta çalışıyordur. Ara ara görüşür ve yürürlee Grietle. Fakat Peterın ve kasabanın kulağına Grietle Janın resim için çalıştığı gider. Bunun dedikodu olmasının asıl sebebi Grietten bir önceki hizmetçi ile Janın bir ilişki yaşamış ve ortada gayrimeşru bir çocuk olmasıdır. Peter bunu Griete söyler ve Griet çok alınır. Diğer günler Jan ve Griet stüdyoda çalışmaya başlarlar. Griet bir yandan boyaları efendisi Jan için karıştırıyor bir yandan da pencereden dışarı bakıyordur. Jan Griete bulutların ne renk olduğunu sorar , bakış açısını anlamak için. Griet önce beyaz der ama sonra dikkatlice bakınca sarı, yeşil, mavi.. Bütün renklerin karışımı diye yanıt verir. Griet bulutlara bakarken Jan da Grieti inceliyordur içinde bir kıvılcım hisseder. Ve ondan sonra Grieti tek başına tablo olarak çizmek istediğini söyler. O akşam Janın tablo alıcısı misafiri gelir. Grieti çok beğenir ve onu kendisine almak istediğini söyler. Griete karşı bir şeyler hisseden Jan bir bahane uydurarak teklifini geri çevirir. Bunun üzerine Madam şüphelenir. Jana daha yakın olmak için inci küpelerini takar ve ona bakar. Jan eşine bu küpenin ona çok yakıştığını söyler lakin aslında o küpeleri Grietin kulağında hayal eder. Ve tablosunda bunuda kullanmak ister. Diğer gün eşi dışardayken Janın annesi inci küpeleri gizlice alarak Griete verir. Griet küpeleri alarak stüdyoya Janın yanına gelir ve karşı sandalyeye oturur. Jan Grieti çizer ve tamamladıktan sonra eşi küpelerinin alındığını öğrenir bir anda odaya ağlayarak girer. Tabloyu görmek istediğini söyler. Jan buna karşı çıksada kadın alır bakar ve iğrenç der. Beni niye çizmedin diye söylenirken eline makas alıp tabloya doğru yönelir. Jan eşini durdurarak tabloyu kurtarır ve eşi Madam bu kızı derhal kov der. Griet odadan çıkar. Ertesi gün sabahı diğer hizmetçi Griete elinde bir mendil verir. Bunu sör Jan vermiştir. Mendilin içinde kendisini çizerkenki mavi başlığı ve inci küpeler duruyordur. Griet onları alarak oradan ayrılır. Tabloyu alıcı almıştır ve karşısına asıp inceleyip izler. Nefretle ve iç çekişle... Çünkü Grieti beğenmiş ama kız ona yüz vermemiştir.
410 syf.
·2 günde·7/10 puan
Kitabı bir çocuk romanı olarak ele alacağımı şimdiden belirtmek istiyorum.
Dili çok sade, açık bir roman ve hızlı bir okuma sağlıyor. Çevirisi de güzel yapılmış, okurken zorlanmadım. İş Bankası çevirisini de aynı çevirmen yapmış(Gökçen Ezber) bunu da belirtmiş olayım.

Sineklerin Tanrısı'nı okuduğumda çok etkilenmiş ve bu romandan etkilenerek yazıldığını duyduğum için almıştım bu romanı yıllar önce. Yine benzer bir macera romanı olan Robinson Crusoe'dan aldığım tadı hatırlayarak okumaya başladım ama maalesef aynı tadı alamadım, belki küçük yaşlarda okumak daha keyif verebilir. Yine de gördüğüm olumlu ve olumsuz yanlarını paylaşmak istiyorum sizlerle.

Kitapta verilen mesajlardan bir tanesi birlik olmanın, dostluğun önemi. Verilen karakterlerin yaş ve kişilik özellikleri birbirinden farklı fakat çok güzel bir bütünün parçasılar. Birlikte ne kadar işlevsel oldukları ve her birinin gruba katkılarının önemi güzel vurgulanmış olay örgüsü içerisinde.

Bir diğeri gözlem yapmanın ne kadar elzem olduğu. Gözlemler sayesinde sorunlara çözümler üretilebilir ve yeri geldiğinde bu gözlemler hayat kurtarabilir. Yani her daim algılarınız açık olsun çocuklar diyor yazar.
Yine bilgi ve kitap okumanın hayat kurtardığı mesajı da var(Jack).

Betimlemeler kitabın olmazsa olmazı. Doğa her detayı ile bize verilmeye çalışılmış, çocukların ilgisini çekecek ve onlara yeni bakış açıları, yeni bilgiler kazandıracak tasvirlere sıkça yer verilmiş.

Diğer taraftan çocuklara hitap eden kitapların inançları işlemesini çok doğru bulmuyorum. Mercan Adası'nda ise buna sıkça rastlıyoruz. İncil'in güzellikleri, tanrıya sığınma, inanmamanın büyük bir günah olduğu gibi çok fazla mesaj var. Mesela, yerlilerin tamamı günahkar ve kötü karakterler olarak verilmiş ancak misyonerler sayesinde Hristiyanlığı kabul edip birdenbire affedici, merhametli karakterlere bürünüyorlar. Bizden olmayanlar kötü ama bizden olanlar kardeşimiz! Misyonerlik de övgüler alıyor kitapta fazlaca. Bunu yalnız Hristiyanlıktan bahsettiği için söylemiyorum, tüm inançlar için aynı yaklaşımı savunuyorum.

Herkese keyifli okumalar. Kitap, sevgi ve sağlıkla kalın...
240 syf.
·4 günde
Hollanda'nın Mona Lisa'sı olarak tanımlanan "İnci Küpeli Kız"' adlı resminin hikayesi olan kitabı keyifle okudum. Aynı zamanda eski Holanda tarihi hakkında ve Jan Vermeer'ın resimleriyle ilgili birçok bilgi vardı. Mesela sütçü kız resmini daha önce görmüştüm ama onun evlerindeki hizmetçilerden biri olduğunu bilmiyordum. Kitabın arkasında, kitapta öyküsü anlatılan resimlerin fotograflarının konulmasıda ayrıca çok hoş olmuş. Hem tarihsel, hem kültürel bilgiler veren ve imkansız bir aşkı anlatan bir kitap

Yazarın biyografisi

Adı:
Gökçen Ezber
Tam adı:
Selami Gökçen Ezber
Unvan:
Türk Yazar, Çevirmen
Gökçen Ezber lisans eğitimini 2001 yılında İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda tamamladı. 2004 yılında, Prof. Saliha Paker danışmanlığında yazdığı ve 1990’lı yıllarda Türkiye’deki editörlerin ve çevirmenlerin yazın dizgesi içindeki konumlarını incelediği teziyle, Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde yüksek lisans derecesini aldı. Yine Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde çeviribilim doktorasına başladı, fakat daha ufuk açıcı gördüğü edebiyat ve İngiliz filolojisi alanına geçiş yaparak, İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında doktora eğitimine yeniden başladı. 2001 ve 2009 yılları arasında, İstanbul Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık ve İngiliz Dili ve Edebiyatı anabilim dallarında araştırma görevlisi olarak çalıştı. Gökçen Ezber, 1998 ve 2005 yılları arasında kırkın üzerinde kitap çevirdi. Aynı dönemde, çeşitli gazete ve dergilerde kitap eleştirileri ve şiir çevirileri yayınlandı. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda başladığı doktora çalışmasını, çağdaş İngiliz romancı Alan Hollinghurst’ün romanlarının Queer kuramlar çerçevesinde bir inecelemesi olan teziyle 2012 yılında tamamladı. Türkiye Konferans Tercümanları Derneği üyesi olan Gökçen Ezber halen konferans tercümanı olarak çalışmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 1.167 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 503 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.