Gökhan Gören

Gökhan Gören

Çevirmen
8.0/10
5 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
1
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
220 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Gıcırdayan çark, kayışlar, iğrenç bir tıkaç, bunaltıcı bir ortam ve zekice tasarlanmış acımasız bir mekanizma. Kafka yazdığı için, hangisi hayatın neresi, kim neyi temsil ediyor, kelimelerin arasına gizlenen gerçek ne diyerek okudum kitabı. Hatta "Makine ölümden öncesi mi, sonrası mı?" bile dedim. Varın siz düşünün hangi karakterleri kimlerle ve nelerle özdeştirdiğimi. Ürpertici, garip, insanı tedirgin eden bir kitap ama kendi açıma okurken şaşırmadım. Kitap birinci dünya savaşında kaleme alınmış ve sadece dört kişi ve bahsi geçen iki komutan (birisi ölü) ile birinci dünya savaşını da, diktatörlüğünü de yansıtmıştır. Üstelik kadınların bu durumlarda ne kadar etkili olduğuna da değinilmiştir. Kitabı tavsiye ediyorum, ama geniş bir pencere ile.
220 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Franz Kafka, adalet sistemini sorguladığı bu incecik kitaba o kadar büyük anlamlar sığdırmış ki...
Ceza sömürgesinde, mahkumları vahşice idam ettikleri bir cihaz bulunmaktadır. Bu cihazdaki (tırmık dedikleri) iğneler mahkumun vücuduna batarak, mahkumun da görebileceği şekiller oluşturuyor ve kişinin yavaş yavaş ölmesine neden olmaktadır. Kafka o kadar güzel tasvir etmiş ki, sanki okumadım da irkilerek bir film seyrettim.
220 syf.
·6/10
Ya bu Freud'la Kafka aynı çağda yaşamışlar; hiç görüştüler mi acaba? Kusura bakma Franz; sende epey bi çapraşık ruh hali, bol miktarda buhran ve 2,5 tutam da sadizm kokusu alıyorum. Freud seni muayene etse Oedipus yerine Kafka sendromunu yazardı. Mahkumları dikiş makinesi dişlilerine parçalatmak nedir; Allah aşkına? Engizisyon papazlarına parmak ısırttın yahu.