Gözde Zahireci

Gözde Zahireci

Çevirmen
9.1/10
32 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
16
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
520 syf.
·31 günde·7/10
Jack London'un Beyaz Diş kitabından sonra okuduğum ve bitirdiğim ikinci kitabı. Martin Eden... Martin Eden, kitap kurtlarına, şair ve yazar adaylarına daha çok hitap edebilecek bir kitap. Zira hikaye sıfırdan başarılı bir yazar ve şair olmuş Martin Eden'in sürükleyici hayatını anlatıyor. Evet. Kitap çok sürükleyici ve içine çekiyor sizi. Bir yazarın, yazar olma hikayesi ne kadar çekici olabilir diyebilirsiniz. Demeyin.. Yanılırsınız.
Martin Eden'e gelecek olursak... Martin, sürekli denizcilikle ilgilenmiş, güçlü kuvvetli, cahil ve sıradan bir insan başlarda. Aşık olduğu Ruth ile karşılaşıncaya kadar. Martin'in sonradan sevgilisi olan Ruth Martin'in bence hayvani çekiciliğine dayanamayıp ona aşık olur ve Martin'i içerisinde bulunduğu toplumsal sınıfın(burjuva) bir bireyi yapmak için uğraşmaya başlar. Bunun yolunu da Martin'i okumaya sevk ederek yapar. Ancak Martin Eden zaten içinde okuma ve yazma ateşi bulunmaktadır. Ruth o ateşe sadece bir gazete parçası atmıştır. Martin sırf Ruth'a uygun bir eş adayı olabilmek ve onun seviyesine ulaşabilmek için yemeden, içmeden, uyumadan ve fakirlik içinde okumaya başlar. Sonrasında yazma başlar. Başlar başlamasına ama Martin'i kimse anlamaz ve kabul etmez. Martin yazdığı şeyleri dergilere gönderip para kazanmaya çalışır. Uzun bir süre başarılı olamaz yaptıklarında. Sonradan tam her şeyden vazgeçtiği sırada talih Martin'e göz kırpar ve Martin dünyaca ünlü bir yazar haline gelmiştir artık. Ama bu durum Martin'i hiç mutlu etmez. Zira yazdığı her şey çok öncesinden dergilerin yayınlamadıkları şeylerdir. Ne olmuştur da bir anda yazıları birer "eser" olarak kabul edilmiştir. Martin burada hayatın belki de fakirlikten sonraki acımasız yüzüyle karşı karşıya gelmiştir. Ünlü bir yazar olan Martin artık sınıf atlamıştır ve yeni toplumsal sınıfındaki insanların ikiyüzlülüğü onu çok üzmüştür. Zamanında onu terk eden Ruth bile ona dönmeye çalışmıştır. Kitap kısaca böyle..
Kitap gayet akıcı. Martin'in düşünce dünyasının gelişimini görebiliyorsunuz ve hatta bu dünya artık öyle bir hal alıyor ki bazı yerlerde işin felsefi kısımları sizi birazcık sıkabilir. Ama sakın kitabı bırakmayın zira sıkılacağınız bölümler uzun değil. Dili gayet sade. Hızlı okunabiliyor ve sizi yormuyor. Velhasıl kesinlikle okunması gereken kitaplardan Martin Eden. İyi okumalar.
520 syf.
·4 günde·10/10
Martin sıradan bir roman kahramanı mı?
Tabiki hayır! Her okuyucunun kendisinden bir şeyler bulmasını sağlayacak hepimizin içinden bir parça Martin.

Burjuva sınıfında yer almayıp, denizcilik yapan ve aşık olan bir insan Martin.
Aşık olunca değişen ama sadece aşkı için onca şeyi yapan bir insan Martin.( Para için hayatın zevklerinden vazgeçenleri anlamayan, zevkleri terk etmenin sadece ama sadece aşkla olacağını düşünen bir insan Martin.)
Değiştiği halde burjuvaya dahil olamayan, hor görülen bir insan Martin.
Eserler yazıp dergilere, gazetelere gönderen ancak hepsine ret mektubu alan bir insan Martin.
En önemlisi de sorgulayan sorgulatan bir insan Martin...

Hep aynı Martin' ken, aynı Martin olarak hissederken , aynı Martin olarak yaşarken, aynı Martin olarak düşünürken ; yaşam koşulları değişince neden Martin' e olan bakış da değişiyor? Oysa o açken de aynı Martin'di, eser yazarken de aynı Martin'di...

Sonunu merak ettiğim için hızlı okumak istediğim ama Martin'den ayrılmamak için ağırdan aldığım çok ama çok güzel bir kitaptı. Mutlaka herkes Martin Eden' i okumalı!

Keyifli okumalar:)
520 syf.
·23 günde·Beğendi·Puan vermedi
bu kitabı ilk aldığımda fazla merak ettim ve merak edilecek bir kitap olduğunu ilk sayfalarını okurken anladım
fazlasıyla betimleme eğer iyi bir okursanız mahallesine caddesine her bir nesnesine kadar kitabı gözünüzde canlandırabilirsiniz tabi bazı yerleri fazla betimlemeli ama olsun
Martin Eden nın hayat hikayesini anlatıyor yazar. hayatında ki zorlukları ,ailesini, aşkını, yazarlığını her şeyi anlatıyor ben okurken sanki bütün o yaşadıklarını izleyen bir ruh gibi kitapta dolaştım her duyguyu yaşadım denilebilir
sizde okuyun sizde yaşayın derim
520 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Dişlerimi fırçalayıp buluşmaya gittiğim,kahvaltı soframa dahil ettiğim,o okurken benim de daha çok okuyasım geldiği eşsiz adam Martin Eden.

Kitap çok güzeldi,azmi,sabrı,vazgeçmeyişi,aşkı beni kendine bağlayan;hem bir çırpıda okumak isteyip bir yandan da bitirmek istemediğim bir kitaptı ama bitti.Dahası ne oldu biliyor musunuz? Boşluğa düştüm.Şimdi Martinsiz onun o şevki olmadan nasıl hayatıma tekrar döneceğim?(halbuki kendisinin de hayattan zevk almayı bıraktığı kısımda aynı şeyi yaşamıştım,içim sıkılmıştı o kısmı okurken ama bir o kadar da haklıydı.)

Kitabı okuduktan sonra çok yükseğe koyduğunuz,ulaşılamaz gördüğünüz insanlar bir anda gözünüzden düşüyor.Bazılarının ne kadar da içi boş olduğuna şahit oluyorsunuz.Bir insanın eğer isterse okulsuz üst kültür seviyelerine gelebileceğini görüyorsunuz. İnsanların ne kadar menfatçi olduğunu,başkaları ne der'e nasıl da takıldıklarını,seni sen olduğun için sevenin değerini anlıyorsunuz..

Bir de şu şarkı sözü aklıma gelmeden de edemedi:

" önceden ulaşmak için uyumadan hayal ettiğin,
artık elini sürmediğin eski geçkin heveslerin.."


[Bence tekrar okunur,her kitaba böyle şans vermem ama bu başka.Eminim birkaç yıl sonra alabileceğim haz da başka olur.]