Greg Gibson

Greg GibsonSon Sözü Genom Söyler author
Author
8.5/10
27 People
114
Reads
6
Likes
1,545
Views

Greg Gibson Quotes

You can find Greg Gibson quotes, Greg Gibson book quotes, the most impressive sentences and paragraphs on 1000Kitap.
Tek kutuplu, çift kutuplu duygusal rahatsızlıklar
Majör depresif bozukluk daha da beterdir. Adına normal denilebilecek hiçbir şeye benzemeyen bariz bir işlevsizlik ile kendini gösterir. Melankoliden daha beter, kederden daha derin ve biraz once değindiğimiz belirtilerin şiddetlenmiş hallerinden daha da fazlasıdır. Hastalığın atipik dönemleri -ki bunlar daha yaygın görülür aşırı yeme ve aşırı uyku ile kendini gösterse de ağır paraliz ve aşırı hassasiyetle de sonuçlanabilmektedir. Normalde sakin olan insanlar sokakta bir kişi onlara çarptıklarında ya da kuyrukta beklerken önlerine biri geçtiğinde nedensiz bir asabiyetle tepki verirler. Herhangi bir şeye olumlu hislerle tepki verememe dönemleri iki haftadan bir ya da iki aya kadar sürebilir. Günümüzde bu tür durumlara hemen her zaman ilaçlarla müdahale edilmektedir. Tipik melankolili major depresyon, daha önce hiçbirimizin tecrübe etmediği bir keyifsizlik ve depresyon haliyle tanımlanır; anoreksi eğilimi ve uzanıp yatmak haricinde hiçbir şey yapamamayla sonuçlanan bir düşünce süreci yavaşlığı tipik göstergelerdir.
Sayfa 128 - Türkiye İş Bankası Kültür YayınlarıKitabı okudu
Alışkanlıklar değişmeli
Dengesizlik.Oransızlık.Eşzamanlılığın bozulması. Kararsızlık. Uyuşmazlık. Adına ne derseniz deyin ama temel sorunumuz, modern yaşam biçimimizin milyonlarca yıllık genetik mirasa ayak uyduramamasıdır. Hepçil beslenme alışkanlığımız pek çok türe kıyasla bizi çok daha fazla patojen ve toksine maruz bırakmakta, yağ ve şeker metabolizmasını düzenleyen sitokinler ve diğer sinyal moleküllerinin oluşturduğu hassas ağın üzerinde baskı oluşturmaktadır. Yer değiştirmelerimiz sonucunda metabolik sistemimiz, maruz kaldığı geniş bir iklim ve besin aralığı nedeniyle bölgeye özgü uyarlanıma zorlanmıştır. Her türlü baskı, memeli evrimi süresince şekillenmiş olan metabolik genetik ağımızın dengesini bozmaktadır. Gelişmiş ülkelerde yaşayanların üçte birinden fazlası şu an, diyabet ve kalp rahatsızlıklarının da dahil olduğu hastalıklı bir metabolik sendrom riski altındalar. Birkaç bin kuşak boyunca meydana gelmiş şiddetli düzensizliğin yarattığı etkiyle başa çıkabilecek yeni bir dengeye ulaşmak için belki yüz binlerce değil ama on binlerce kuşak gerekeceği kesindir.
Sayfa 77 - Türkiye İş Bankası Kültür YayınlarıKitabı okudu
Reklam
Yaşamınız boyunca DNA'nızın başına kötü şeyler gelmektedir. Güneş ışığındaki ultraviyole ışınım yan yana konumdaki T'leri birbirine bağlar. Bu durum düzeltilmezse bir sonraki hücre bölünmesinde kod değişecektir. Benzer şekilde, besin yoluyla vücuda giren her türden toksin, tütün dumanındaki kimyasallar, diğer kanserojen maddeler çifte sarmalın köşesine bucağına ulaşarak onu parçalar ya da kimyasal açıdan değişime uğratırlar.
Modern yaşamla genetik arasındaki kültür çatışması hastalanmamıza yol açar.
hastalık ortaya çıkmaktadır zira insan, gezegendeki diğer tüm türler gibi, bitmemiş bir senfonidir. Belki de bizler diğerlerinden daha bile fazla bitmemiş durumda, modern dünyayla arasındaki denge tamamen kaymış ve hatta kendimizle pek de barışık olmadığımız bir konumdayız.
Sayfa 2 - Türkiye İş Bankası Kültür YayınlarıKitabı okudu
Herhangi bir anda, yaşları 25 ile 45 arasındaki kadınların yaklaşık yüzde 4'ü ve erkeklerin yüzde 2'si klinik depresyonludur.
Sayfa 133Kitabı okudu
Reklam
Bir genin değişik bir biçiminin sorun yaratıp yaratmayacağı bütünüyle popülasyona özgüdür.
Aslında, çoğu durumda, bir gen ile bir hastalık arasında ilişki bulunduğunda bunun nedeni genin bir şekilde bozuk ya da eksik olmasıdır.
Çalkantılı Ruh Hali Salgını
Herhangi bir anda, yaşları 25 ila 45 arasındaki kadınların yaklaşık yüzde 4'ü ve erkeklerin yüzde 2'si klinik depresyonludur. Bu değerler sakınımlı tahminlerdir. Mahallenizdeki ya da işyerinizdeki birinin her güne neşeyle başlayabilmek için var gücüyle mücadele ettiğini şüpheye yer bırakmaksızın ifade etmektedir. Bunalım yaşayanların sayısını elde etmek için bu sayıyı beşle çarpın; çıkan sayının iki katını aldığınızdaysa, yaşamı boyunca en az bir kez güçten düşürücü depresyon döneminden geçenlerin sayısını bulmuş olursunuz. Bildiğimiz kadarıyla, bu hastalık etnik ya da sosyoekonomik sınır tanımamaktadır.
Sayfa 125 - Türkiye İş Bankası Kültür YayınlarıKitabı okudu
HIV'in tam olarak anlaşılmasının neden bu kadar zor olduğunu sorarsanız ikna edici üç olasılıkla karşılaşırsınız. Birincisi, virüsün tam da kendisini yok edecek şeye, yani bağışıklık sistemine saldırmasıdır. İkincisi, hem kamuflaj hem de şekil değiştirme ustası olduğundan karşı saldırıları hünerle savuşturur. Üçüncüsü, virüsün insan için yeni olmasıdır. Bu nedenle insanlar, virüsle birlikte yaşamayı sağlayacak etkin bir stratejiyi (genetik açıdan) oluşturacak zamana sahip olamamışlardır.
Sayfa 120Kitabı okudu
207 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.