Gregory Abu'l - Farac

Gregory Abu'l - Farac

Yazar
9.0/10
2 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
Gregory Abu'l - Farac
Tam adı:
Bar Hebraeus (Ebü'l Ferec İbnü'l İbri)
Unvan:
Tarihçi
Doğum:
Malatya, 1226
Ölüm:
Meraga, İran, 30 Temmuz 1286
Abu-l Farac ya da Bar Hebraeus veya Ebü'l Ferec İbnü'l İbri, 13. yüzyıl Anadolu'sundaki Selçuklu yönetiminde bulunan Melitene'de yaşamış felsefeci, tarihçi, şair, gramer uzmanı, müfessir, ilahiyatçı ve dönemin Süryani Katolikos'u. Bazı kaynaklar ondan "Rönesans Adamı" olarak bahseder
(Aristo) kitap okuduğu zaman ara sıra uykuyu büsbütün unutmuş görünürdü. Her kelimeye ehemmiyet verir ve onun kuvvetini itina ile araştırırdı. Bir sual sorulduğu zaman süratle cevap vermez, cevabını bir süre sonra söylerdi... Biri ile münakaşaya girişti mi, kazanıp kazanmamayı düşünmez, fakat hakikatle alakadar olurdu. Yanıldı mı yanlışını itiraf ederdi. Kendisi ile münakaşa eden kimse hakikati anlatırsa bu hakikati seve seve kabul ederdi.
Gregory Abu'l - Farac
Sayfa 107 - Türk Tarih Kurumu Yayınları
Metîn ol, cesur ol, ölümüm sanki yeni bir şeymiş gibi benim için ifrat derecesinde ağlayıp yas tutma. Ölümün yeni bir hadise olmadığı katiyyetle muhakkaktır.
Gregory Abu'l - Farac
Sayfa 26 - Türk Tarih Kurumu Yayınları
(Devrin büyük tabiplerinden Harranlı Sinan'a) bir tabip geldi. Yaşlı bir adamdı ve muhteşem bir elbise giyiyordu. Sinan onun dış görünüşüne bakarak izzetü ikramda bulundu. Sonra onunla bir takım meseleleri konuşmak istedi. Fakat ihtiyar adam, içi fazlaca altınla dolu bir kese çıkararak "emin ol ki" dedi, "ismimi yazmayı dahi bilmem. Ömrümde bir şey okumadım. Fakat evimde yaşayan kimseler var ve bunlar benim kazancımla geçiniyorlar. Sizden ricam bunların ekmeğini kesmemektir". Sinan güldü ve "peki" dedi. "Yalnız şu talimata riayet etmen icap eder: ciddî hiçbir hastalığı tedavi etme ve sakın bir damarı açmaya teşebbüs etme. Sonra, ishal edici hiçbir ilaç verme". İhtiyar adam yemin ederek hiçbir vakit Oxymel'den daha kuvvetli bir ilaç vermeyeceğini temin etti, Sinan da onun tabiplik etmesine müsaade etti.

Sonraki gün yine tabiplik eden yakışıklı bir genç geldi ve Sinan ona sordu: "tıbbı kimden öğrendiniz?". Genç cevap verdi: "Babamdan". Sinan tekrar sordu: "Babanız kim?". O da cevap verdi: "dün sizinle görüşen ihtiyar adam". Sinan güldü ve ona şu sözleri söyledi: "babana verdiğim talimata riayet şartı ile sen de git çalış".
Gregory Abu'l - Farac
Sayfa 252 - Türk Tarih Kurumu Yayınları
[BU ALINTIYI, BUGÜN HABERİNİ OKUDUĞUM ve METROBÜSTE TACİZE UĞRAYAN KADIN İÇİN PAYLAŞIYORUM. DİKKAT ÇEKEN HUSUS İSE BUNDAN YAKLAŞIK 900 SENE EVVEL YAŞANAN BİR OLAYDA BİLE ADALETİN NE KADAR YERİNDE İŞLEDİĞİDİR.]

1156 Yılında Malatya'da bir Ermeni papaz henüz yeni nişanlanmış bir kızı kiliseye götürmüş, onunla zina etmek istemiş, zavallı kız bağırmaya başlayınca avucu ile ağzını tıkamış ve [muhtemelen zavallı kız, papazın yaptıklarını ifşa edeceğinden] maalesef kızı boğarak öldürmüş. Daha sonra papaz, kızın kulaklarını ve parmaklarını kesmiş, küpelerini ve yüzüklerini çalarak, saklamış ve sonra cesedi bir elbiseye sararak mezbahın içine koymuştu. Biraz zaman sonra kızın akrabası ve ana babası onu aramaya başlayınca sokakta oynayan çocuklar kızın kiliseye girmiş olduğunu söylemişlerdi. Papaza aynı sual sorulunca "evet" dedi "kiliseye girdi, fakat beni görerek utandı ve bir dakika durmadan telaşla çıkıp gitti". Bunlar da papaza inandılar ve dönüp gittiler. Ancak bunlar şehirde araştırmalar yapıyor ve akrabalarının evlerine uğrayarak kızlarını bulmaya çalışıyorlardı. [Bu araştırma esnasında papazın fail kişi olduğundan iyice şüphelenmiş olmalılar ki] kızın ailesi bu mülevves [iğrenç] adamın şehir kapısından çıkmakta olduğunu gördüler ve onu yakalayarak hâkime götürdüler. Papaz dayak yedikten sonra cinayeti itiraf etti ve kızın cesedini ve kulakları ile parmaklarını gösterdi. Bütün şehir halkı toplandılar ve matem tutarak kızı gömdüler. Sonra mülevves adamın derisini yüzdüler, âzasını kestiler, sonra cesedini yaktılar. [Ebu'l-Ferec Tarihi, C.II, s. 395-396]
Gregory Abu'l - Farac
Sayfa 396 - Türk Tarih Kurumu Yayınları
Sokrat hakkında deniliyor ki, bu adam kendini son derece mahrumiyet içinde yaşattı. Çalışmayı severdi; fakat maddî zevkleri ve eğlenceleri sevmezdi. Bir ev içinde değil, bir çukur içinde ikamet ederdi. Adamın biri kendisine:
- çukur çökerse ne yaparsın? Dedi. O da şu cevabı verdi:
- çukur çökerse yeri çökmez.
Gregory Abu'l - Farac
Sayfa 107 - Türk Tarih Kurumu Yayınları
346 syf.
·20 günde·Beğendi·9/10
Bar Hebraeus, Malatyalı bir Süryanî din adamıdır. Zamanla "mafriyanlık" (Yakubîlikte patrikten sonra en büyük ruhânî şahsiyet) makamına kadar yükselmiştir. Süryaniceden başka Arapça, Farsça ve Latinceyi iyi bir derecede bilmektedir. Ayrıca iyi bir doktordur ve hatta fizik, teoloji, tarih, dil bilgisi, tıp gibi bilimlere dair eserler bırakmıştır. Bu kadar çok yönlü bir din adamının bizi ilgilendiren eseri tarihle ilgili olan eseri "Kethabha Dhe-Makhtebhanuth Zabhne" yani dilimize geçmiş haliyle Abu'l-Farac Tarihi'dir. Bu eser 3 kısımdan oluşan bir dünya tarihidir. İlk kısım Dünya'nın yaratılmasından 1286 senesine kadar meydana gelen siyasî olaylardan müteşekkildir. İkinci kısım kilise tarihi ile ilgilidir. Üçüncü kısım da Süryani kilisesini ve Doğu'daki durumlarını ihtiva eder.

Türkçe'ye ilgili eserin sadece ilk kısmı tercüme edilmiş durumda. Yani Dünya Tarihi kısmı... 2 cilt halinde neşredilen bu kısımda Türk-İslam Tarihi hakkında son derece kıymetli bilgileri tespit etmek mümkündür. İslam'ın ilk yılları, halifelikler, Selçukluların ilk zamanları, Türklerin Anadolu'ya akın ve fetihleri ilk cildin bizi ilgilendiren temel konularıdır. 2. Cildi henüz okumadığım için onun hakkında şimdilik buraya bir şey yazmayacağım.

Eser siyasî tarihi ele almasına rağmen hiç sıkıcı değil. Zira vakaların arasına gündelik hayattan örnekler serpiştirilmesi okuyucunun ilgisini çekiyor. Bu bakımdan eserin asıl hitap ettiği kesim tarih araştırıcıları olsa da konuya ilgisi olan kişiler de rahatlıkla ve çok sıkılmadan eseri okuyabilir. Çevirisi de gayet başarılı. Böyle bir eser, hazırlayan ve Mehmet Akif'in damadı olan Ömer Rıza Doğrul hoca çok büyük bir hizmet yapmış. Allah ondan razı olsun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gregory Abu'l - Farac
Tam adı:
Bar Hebraeus (Ebü'l Ferec İbnü'l İbri)
Unvan:
Tarihçi
Doğum:
Malatya, 1226
Ölüm:
Meraga, İran, 30 Temmuz 1286
Abu-l Farac ya da Bar Hebraeus veya Ebü'l Ferec İbnü'l İbri, 13. yüzyıl Anadolu'sundaki Selçuklu yönetiminde bulunan Melitene'de yaşamış felsefeci, tarihçi, şair, gramer uzmanı, müfessir, ilahiyatçı ve dönemin Süryani Katolikos'u. Bazı kaynaklar ondan "Rönesans Adamı" olarak bahseder

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.