Greta Breedlove

Greta Breedlove

Yazar
7.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Adı:
Greta Breedlove
Unvan:
Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
206 syf.
Kitapla ilgili inceleme yaparken aynı zamanda birkaç fâidesi olacak bilgi de vermek istiyorum müsaadenizle. Yıl olmuş 2021. Artık neremize nasıl bakım yapmalıyız bunu konuşmak istemiyorum. Ama bu bakımları sürdürürken neleri tercih edip nelerden uzak durmamız gerektiği hakkında birkaç -ŞAHSİ- fikrimi belirtmek istiyorum. Cildimizi ilgilendiren alışverişlerde son 4-5 yıldır İÇERİK OKUMAYA çalışarak almaya gayret ediyorum.

Bunun uzmanı olmadığım için, eczacı, dermatologlar ve uzmanlardan istirham ederek size kabaca şöyle izah edebilirim: bir ürünün içinde rol alan en yüksek madde içindekiler kısmında ilk sırada yer alır, sonrasında sırasıyla azalır. Listede eğer parfüm varsa, parfümden sonra sırada yer alan maddelerin yüzdelik dilimleri çok düşük olacaktır. Misal vermek gerekirse, X maddesiyle reklam olan bir ürünün içerik listesindeki yeri parfümden sonra yer almışsa, X maddesinin etkisini çok beklememek gerekir. (Bunlar biraz da PR çalışmaları için kullanıyor: misal C vitamini veya hyalüronik asit gibi; etken maddenin ham hali piyasa bazında yüksek olunca seyreltip veya etkisi düşürülüp kullanılıyor.)

Neyse, bazı kimyasalların ciltte etkisi olumlu olabilmekle beraber bazı kimyasallar var ki, hayatımızın her alanında neredeyse varlar ve biz onları cildimizde, saçımızda, ağzımızda kısacası her yerde kullanıyoruz. Burada kimya dersine girmeden dünyada en çok zararı bilinen birkaç kimyasaldan bahsetmek istiyorum:

*Sülfat kardeşler: En çok karşılaştıklarımızdan biri, Sodium Lauryl Sulfate (SLS) ve Sodium Laureth Sulfate (SLES) diye geçenler. Sülfatların vücudumuzdaki değerli nemi ve koruyucu bariyerleri ortadan kaldırarak cildi daha fazla tahriş ettiği bilinmektedir. En çok şampuanlarda görülüyor sanıyorum. (Evet bence bir koşu gidip kullandığın şampuanın arkasında ilk sırada yazana bakabilirsin, üşenme.)

*Isopropyl palmitate , PEG (polyethylene glycols), vazelin, parafin vs. gibi ürünleri yaz yaz bitmez.

Aaa.. Neredeyse her gün kullandığımız roll-on/stick/deodorant vs. koltukaltı ürünlerinin bir numaraları aktörünü anmadan olmaz: ALÜMİNYÜM.

Kanserden, alzaymır'a kadar yolu var. Bu konuyu Osman Müftüoğlu şöyle açıklamış:

https://www.hurriyet.com.tr/...-kullanmali-25168324

Peki neler yapabiliriz?

Çoğunluğun aksine, vücudumuza, kanımıza neyin karışıp karışmadığını önemsemeye başlayabiliriz. Öncelikle kendi cilt tipimizi belirlememiz gerekiyor. Cildimiz yağlı mı kuru mu karma mı bunları bilmeliyiz, sonrasında alerjik olduğumuz şeyler varsa bunları tespit etmeliyiz. Bunları dikkate alarak, doğada veya eczanelerden, aktarlardan veya içeriğine güvenebileceğimiz yerlerden temin edeceğimiz ürünlerle bunu idame ettirebiliriz. Bu konuda kadınların biraz daha ilgili ve farkındalık sahibi olduğunu düşünsem de aynı zamanda kimyasalın doğaya verdiği zararı da göz önüne alarak doğamıza katkıda bulunabiliriz. Açıkçası ben bunlara ne kadar meraklı olsam da kapitalist dünyanın sağladığı hız ve kolaylıktan dolayı bazen göz ardı edebiliyorum. Bu konuyu önemseyen insan sayısı da azınlık olduğu için olabilir. Konuyla direkt bağlantısı olmasa da burada bilinçsizce aldığımız kozmetik ürünlerinin sıfır atık olma yolunda da büyük bir engel olduğunu söyleyebiliriz.

Evet kitaba gelecek olursak da temelde bazı bildiğimiz şeyleri tasnifleyerek ayrıntılara girebilmiş yazarımız. Kozmetik deyince genelde akla gelen nedense ruj, fondöten gibi şeyler olsa da "cildi ve saçları güzelleştirmeye, diri tutmaya yarayan her türlü kokulu maddenin ortak adı" diye söylüyor sözlüğümüz. Burada işin özü aslında sağlıklı olabilmek.

Kitabın içeriği 12 bölüme ayrılmış ve önceliğinde yazarımız da genel bir dustür belirlemiş. Ürünler nasıl alınır, temin edilir, nasıl saklanır, yağlar nedir nerede kullanır belirtmiş. Nasıl saklamamız gerekir diyerek aynı zamanda geri dönüşüm ürünlerinin kullanılmasına da yer vermiş. (İlgi duyanlar bu projeyi inceleyebilir: http://zerowaste.gov.tr ) Sonrasında ise sırasıyla saç, yüz, masaj, çeşitli sargılar, cilt bakımları, bitkisel banyo törenleri (ki en sevdiğim), el-ayak bakımından diş bakımına kadar neler üretebiliriz açıklamış.

Bana biraz çılgınca gelse de güneş kremi bile hazırlamasını anlatmış. Aaa... Bak bu da göz ardı edilmemeli: sadece yazın deniz kenarında değil, her zaman yaz-kış spf içeren bir güneş kremi kullanmamız gerektiğini de belirtmek isterim. (NEDEN derseniz, güneş ışınlarının, korunmasız ciltle temasında birçok olumsuz durum ortaya çıkabilir. Bu olumsuz durumlara; cildin yaşlanma etkisini hızlandırması, kırışıklık oluşumunu tetiklemesi, leke oluşumuna yol açması, cildin nem seviyesini düşürmesi gibi örnekler sayılabilir. Cildi, bu zararlı etkilerden korumak için güneş kremi kullanmak şarttır, diyor çok bilenler.)

ÖZETLEMEK gerekirse ne yediğinize dikkat ettiğiniz gibi ne sürdüğünüze de dikkat edin.

Kozmetolojiye, bitkisel içeriklere merak edenlerin hoşuna gidebilecek bir kitap olduğunu söyleyebilirim.


İyi okumalar,
Merve the kokoş
18.01.2021

Yazarın biyografisi

Adı:
Greta Breedlove
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur okudu.