Gülbün Türkgeldi

Gülbün Türkgeldi

Editör
7.8/10
206 Kişi
·
892
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
343 syf.
·4 günde·8/10
“İçimde, mor salkımlı bir ev var, Beşiktaş taraflarında idi. Çocukluğum, o evde geçti, gittim, aradım, bulamadım, yanmış... Onu yazacağım.” - Halide Edip Adıvar

Adıvar`ın birkaç kitabını okuduktan sonra hayatını merak etmiştim. “Mor Salkımlı Ev” kitabının ilk anı kitabı olduğunu ve yazarın çocukluk günlerinden 1918 yılında kadar olan dönemi anlattığını öğrenince kitabı okumaya karar verdim. İyi ki okumuşum.. Hem kendi kaleminden hatıratlarını okuyorsunuz hem de kişiliğinin nasıl oluştuğunu öğreniyorsunuz.
Sade bir dili var, İki bölümden oluşuyor anlayamadığınız farsça, Arapça gibi yabancı sözcükler olduğunda sayfanın altından öğrenebiliyorsunuz. Adıvar`ın kitaplarını okumak istiyorsanız bu eserinden başlamanızı öneririm.
343 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İlk olarak, annesini küçük yaşlarda kaybetmiş bir kız çocuğu karşılıyor bizleri. Bu küçük kız, bir yandan Mevlevilik tesirinde ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir anneanne, diğer yanda isealafranga bir babanın etkisi altında ilk çocukluk dönemini geçiriyor. Fakat benliğini henüz tam idrak edemediğinden üçüncü bir kişiymiş gibi bahsediyor kendinden. Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/morsalkimliev/
312 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
Halide Edib'in çocukluk anılarından Birinci Dünya Savaşının son bulma dönemini anlattığı bu kitap beni gerçekten çok aydınlattı. O dönemki sosyal hayat, yazarın büyüdüğü ev, aldığı eğitim, karakterinin oturması, çevresinde olup bitenler bize aslında çok uzak değil. Sadece bir asır öncemiz ve ben hala bugün bile o zamanlarının mirasını taşıdığımızı düşünüyorum.
Aile yapısı çok farklıymış bir kere. Kadının toplumdaki yeri inanılmaz derecede acı verdi bana. Hala daha ileriye götürebiliriz ama ben yine de Atatürk'e ve o dönem yaşadığı çağdan çok ileri olan arkadaşlarına minnet duyuyorum.
Halide Edib'in aldığı eğitim bizimkilerle kıyas kabul etmeyecek kadar önde, okuduğu kitaplar çok seçkin, kendini yetiştirmesi apayrı,ortamında adı geçen insanlar hep bildiğimiz, duyduğumuz önemli kişilikler.
Onun düşünce dünyası, onun vefası, anneliği, vatanseverliği her türlü değeri çoktan hak etmiş. Belki de Osmanlı ölürken, içlerinden çıkan böyle seçkin insanlar sivrilmeseydi o zaman hiç Türkiye doğmazmış. Ona ve o dönemin insanlarına daha fazla önem vereceğime geç kalmışlığımı telafi edeceğime söz vererek kitabı kapattım.
343 syf.
·Puan vermedi
Halide Edip'in yetiştiği çağı, kültürü, büyüdüğü ortamı geçirdiği süreci anlamak gerçekten iyi bir tecrübe oldu. Bir kere daha bir sanatçıyı iyi algılamak için günlük, anı veya biyografi okumanın önemini kavradım. Dili sadeleştirklmemiş, Can yayınları kelimelerin anlamlarını dipnot olarak vermiş. İsmi geçen hemen herkesle ilgili açıklayıcı dipnot var. Mutlaka faydası var ama yorucu olduğunu düşünüyorum. Şimdi daha iyi kavradım Halide Edip'in Sinekli Bakkal'ı nasıl, hangi alt yapıyla yazdığını.
300 syf.
·2 günde·8/10
Hayattaki tek gayesi, insanların hürriyet içinde yaşaması ilkesini benimsemiş olan bir kadın. Eğitim ve insanca yaşamayı tabiatımızın bir kuralı, kültürün ebediyeti için bir yaşam kaynağı olarak görmüştür. Yeri gelince bir öğretmen, yeri gelince bir asker veyahut bir hastabakıcı olmuştur. O gerçek bir Türk kadını idi.

Elbetteki yukarıda ifade ettiğim sözler Halide Edib Adıvar'ın üstün kişiliğinden çok küçük bir parçadır. Nitekim bu vatansever kadın yazarımızı hiçbir ansiklopedi yazamaz, hiçbir insan tam anlamı ile anlatmaya kuvvet bulamaz. Anadolu kadınının emsalsiz örneklerinden biriydi. Fikir ve düşünceleri; insanların madden ve manen esaretten kurtulmasına yönelikti, bunun devamında ise fennin ve ilmin ışığında ülkeye ve tüm Dünya insanlığına faydalı bir şahsiyet bırakmaktı. Çoğu zaman günlük hayatımızda kadınların hep ikinci sınıf vatandaşı muamelesi görüldüğünü yaşamış ve tatmışızdır. İşte O güzel insan bir asır önce, bunun ne kötü bir haslet olduğunu, insani vasıflarımızın önüne bir set çeken çirkin bir canavar portresini meydana getirdiğini hep haykırmıştır. Mor Salkımlı Ev adlı yapıtta ise, yazar doğumundan 1916 yıllarına kadar yaşamış olduğu ve yapmış icraatleri anlatılıyor tüm çıplaklığıyla.

Adıvar, gerek 2.Abdülhamit gerekse milli Mücadele kokusunun yaklaştığı yıllarda İstanbulda doğmuştur. Tahsili ve talebelik hayatı çok değerli insanlarla geçmiştir. Yahya Kemal Beyatlı, Ziya Gökalp, Tevfik Fikret gibi güzel Türk edebi insanlarının yanısıra Bertrand Russell gibi çağın yabancı münevver insanlarla da tanışmıştır. Şöyle ki bir gezisinde Russell'in evinde 1 hafta misafir kalmıştır. Sanat ve edebiyata önem verdiği için İngiliz ve Fransız ecnebileri ile hep yakın oldu. Balkan Harbinde kurmuş olduğu Teali-i Nisvan Cemiyeti ile yaralı kahraman askerlere hem hastabakıcı hem de bir şefkatli anne olmuştur. Lübnan ve Şam gezilerinde ise yetim kalmış Arap, Türk, Kürt ve Ermeni çocukların hayatlarını idame ettirmesi için yurtlarda görevli oldu. Onların eğitim ve barınmalarına hep öncü oldu. Hayatı hep mücadele ile geçerek, insanlara eğitimin, ilmin ne kadar değerli bir hazine olduğunu anlattı. İlk kocası ünlü matematikçi Zeki Salih Bey'dir. Ne kadar büyük bir saadet! Böyle müthiş bir kadına ancak ve ancak böyle bir bilim adamı eşlik edebilirdi.

Bu eserde genel olarak yazar; 2. Abdülhamit'in despot bir lider olduğunu, yapmış olduğu icraatleri eleştiriyor. Bunu yazılarında da dile getiriyor ve hatta çoğu ölüm ve tehdit dolu mektuplar alıyor bu yüzden. Belki böyle söylenmekle dini zayıf bir insan karikatürü mü çıkmış oluyor? Hayır, hayır. Bilakis yazar kitabın çoğu yerinde dine, dinlere ne kadar önem verdiğini bahsediyor. Hayatının her deminde hem ilmi çalışmaları hem yardımseverliği hep din istikametinde olduğu, öbür dinlerinde( kutsal kitaplar) mutlakiyette barışı savunduğunu söylüyor. Fakat aynı bizde olduğu gibi -gerici- sıfatının her sosyal toplumda yıkıntıya imkan sağladığını, her dinde kokuşmuşluğa ve çürümüşlüğe yol açtığını anlatıyor. Adıvar; padişahın bireysel şahsından ziyade; birileri tarafından kullanılıp, esas vatansever Anadolu halkını duymazdan geldiği için hep bir eleştiri yapmak zorunda kalmıştır.

Kurtuluş Savaşı'nda ve diğer harplerde bütün yükü omzuna almış Anadolu Kadınlarını ve bu berrak, güzel , gurur verici İstiklalimizin bireylerini biz okuyuculara aktaran Halide Edib Adıvarı saygı ve rahmetle anıyorum...
343 syf.
·27 günde·9/10
Kitap çok yoğun bir dönemime denk geldiği için elimde uzun süre kaldı ancak her satırını zevkle okudum diyebilirim. Yakın tarihimize Halide Edib ile tanıklık etmek, çocukluk dönemini, yetişme yıllarını anlamak, eski İstanbul'u onun hatıraları ile canlandırmak çok çok güzeldi. Sahaftan aldığım 3.basım olan kitap aynı zamanda eski Türkçedeki kelimeleri de öğrenmeme yardımcı oldu. Okuduğum ilk Halide Edip kitabı olması açısından faydalıydı çünkü yazdığı diğer kitaplar için bilgilendirmeler içeriyor. Herkesin mutlaka okuması gereken hatta en az bir kez daha okunmayı hak eden bir kitap.
256 syf.
·7/10
Peyami'nin anlatımıyla; İhsan ile Ayşe'nin ekseni etrafında dönen bir roman. Bu romanda geçmişe gidecek, geçmişteki izleri takip edeceksiniz. Bazı şeyler var ki, kurgudan ziyade gerçekte de yaşanmış olaylar. Mâlum; Kurtuluş Savaşını anlatan romanlardan biri bu roman.

Romanla birlikte Eskişehir'e ve Sakarya'ya gideceksiniz. İnönü ve Sakarya savaşlarıyla göz göze geleceksiniz. Arada kitapta yazar tarafından yapılmış tespitleri göreceksiniz. Kitap büyük ölçüde kurgu tabii, roman da olunca kurgu olması doğal.

Kitabı kimi zaman takip etmekte zorlandım. Bunun sebebi, olayların karmaşık bir biçimde anlatılması. Tabii dönemine göre başarılı diyebilirim. Anı gibi yazılması da kitabı farklı kılıyor.

Süprizbozan:
Sonunda her şeyi Peyami'nin kafasında geçenlere bağlanmasını da garipsedim. Olaylar sanki gerçekmiş gibi ilerledi, sonunda da Peyami'nin kafasında geçenler oldu bütün bunlar.
303 syf.
·3 günde·8/10
“Mor Salkımlı Ev” Halide Edib Adıvar’ın anılarını kaleme aldığı iki ciltlik kitabın birincisidir. Bu kitap yazarın çocukluk günlerinden 1918 yılına kadar olan süreyi kapsıyor. İkinci kitap olan “Türk’ün Ateşle İmtihanı” ise 1918-1923 yılları arasındaki dönemi kapsıyor.

Halide Edib Adıvar okumaya önceki günlerde okuduğum “Lord Kinross - Atatürk” kitabını okurken karar verdim. Bu kitapta “Türk’ün Ateşle İmtihanı” kitabından çok fazla alıntı vardı. İlk olarak Türk’ün Ateşle İmtihanı”nı okumaya karar vermiştim. Fakat PAKİZE TÜRKARSLAN ‘in önerisiyle “Mor Salkımlı Ev”i ilk sıraya aldım. Kendisine beni uyardığı için çok teşekkür ediyorum. Eğer Halide Edib Adıvar okumaya karar verdiyseniz ilk okumanız gereken kitap “Mor Salkımlı Ev” olsun.

Kitabın ilk sayfaları hiç ilgimi çekmedi hatta biraz sıkıldım. İlerleyen sayfalarda detaylara takılmaya başladım. Dönemin İstanbulundaki hayat şartları, aile yapısı ve arada geçen Abdülhamid eleştirileri ilgimi çekmeye başladı. Sonrasında tarihi olayların anlatıldığı bölümlere gelince okuma keyfim kat kat arttı.

Selim İleri’nin kaleme aldığı kitabın sonsözünde yer alan bu cümle duygularıma tercüman olmuş. “Şimdi düşünüyorum da, okullarda okuduğumuz tarih kitapları, yaşanmış, acısı ve sevinci tadılmış günleri bize anlatmaktan, aktarmaktan, duyumsatmaktan ne kadar uzak!”

Kitabın hazırlanışı, orijinal metne sadık kalınışı ve eski kelimelerin anlamlarını dipnot düştüğü için Can Yayınları’na ayrıca teşekkürlerimi iletmek isterim. Yeni kitaplarda görüşmek üzere. Herkese keyifli okumalar dilerim.
343 syf.
·Beğendi·8/10
Halide Edip Adıvar ' ın 11 yıl önce okuduğum ilk kitabiydi.Okulda ders arasında koşarak kaçıp gittiğim kütüphanenin tozlu raflarindan büyük bi heyacanla karıştırıp bulduğum bi kitabiydi. Bu yaziyi yazarken 10 yıl oncesine ,o güne tekrar gittim:) Çok ilgimi çekerdi o zamanlarda da eski basim yapraklari okumaktan yipranan kitaplar.Severek bitirip okuduğum sürükleyici bi kitapti.
Çok sevdiğim yazarın en güzel anıları maalesef yarım kaldı. Ben bazı kitaplarımı kütüphaneden alıp okuyan biriyim. Bu kitapta öyleydi. Araya zaman girdi ailevi meselelerden dolayı pek vakit ayiramadim. Günü dolduğu için vermek zorunda kaldım. Ama en kısa zamanda edinip kesinlikle devam edeceğim bir kitap. Halide Edip ' in o güzel eserlerinin nasıl ortaya çıktığını anlattığı bu kitap Adıvar 'ı anlamak için bulunmaz bir saheser. Simdilik elimde bulunan eserlerle devam etsem ıyi olacak. Kitaplı günler dilerim. :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Gülbün Türkgeldi

Yazar istatistikleri

  • 892 okur okudu.
  • 32 okur okuyor.
  • 507 okur okuyacak.
  • 41 okur yarım bıraktı.