Gülce Arman Bayrakçı

Gülce Arman Bayrakçı

Çevirmen
7.2/10
215 Kişi
·
622
Okunma
·
1
Beğeni
·
73
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
488 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Önce söylemeliyim ki, Brenda Joycenin Dewarenne serisinin 3cü kitabı olan şu kitabın bundan önceki 2 kitapla bir alakasl yok..evet aralarında soy olarak bağlantı var ama.diğer ikisi 11ci yüzyıl, bu kitapsa 16cı yüzyıl İngilterenin Elizabeth dövründe yaşanıyor..yani serinin bundan önceki kitaplarını olumadıysanız okumanızı tavsiye ederim..

Bu kitapta baş karakterlerin hayatı İngiltere kraliçesi Elizabeth'in ellerindedir. Yine diğer kitaplar kimi olaylar öyle kurulmuş ki "her şey bitdi, uçurumdan aşağı düşüyoruz " derken aniden her şey değişmeye, güzelleşmeye başlıyor..
Yazarın anlatım dilini seviyorum..akıcı bir dili var, serini bıkmadan bitirme hevesindeyim.
384 syf.
·6 günde·7/10
Distopyalara bayıldığımı artık daha ne kadar dile getirmeliyim bilmiyorum. Yine konuya bayılıp hızla okumaya başladım. Spoiler vermeyeceğim çünkü spoiler içeren ve uyarı bile yapmadan tüm yorumunu spoiler üzerine kuran okurlardan nefret ederim.

Kitap her distopya gibi gelecek bir zamanda geçiyor. Bu defa on altı yaşına girilen testte başarısız olan çocuklar Çark adında bir adaya sürgün ediliyor. Bu türe aşina olan insanlar bilir. Genelde hep bir test olur. Artık bu test meselesinden sıkılmadığımı söylesem yalan olur. Ama test olmadan da insanları ayırıp, kitabı yürüten yazar çok nadir galiba.

Alenna, küçükken anne babasının tutuklanıp götürülmesine tanık olmuş bir kız. Bizim ana karakterimiz. Açıkçası karakter beni kendisine o kadar bağlamadı. Kendisinde bir parıltı göremedim. Ama yine de kitabı okuttu. Diğer karakterlerle istemsiz yaptığım kıyaslamalar yüzünden de ısınamamış olabilirim.

Devam kitaplarını şimdilik okumayı düşünmüyorum. İlk kitap akıcı bir dili ve iyi bir konusu olmasına rağmen altı gün boyunca elimde süründüğü için sorunun benim okuma isteksizliğimde olduğuna inanıyorum.

Kitabın tanımında kızımızın adada karşılaştığı kişilerden bahsediyor ama ben onlara isim olarak değinmek istemiyorum. Hepsini düşünerek şunu söyleyebilirim ki yan karakterler beni kitaba daha çok bağladı. Sırf onları merak ettiğim için okumaya devam edebilirim.

Tüm distopyalardan hafif esintiler alınıp ortaya yeni bir kurgu çıkarılmış gibi. Çark'ın dilimler halinde olması, testte başarısız olanların sürülmesi, ülkedeki başbakanın baskısı... Buna rağmen kitap kendisini okuttu. Dozunu düşürmedi. İlk kitap için çok iyi bir girişti. Kendisinden uzaklaştırmadığı için distopya severlere tavsiye edebilirim. Özellikle benim yaptığımın aksini yapıp aynı türdeki başka kitaplarla kıyaslama yapmazsanız keyif alabileceğiniz bir roman olacağına eminim.
384 syf.
·3 günde·7/10
Aksiyonu hiç durmayan bir genç yetişkin distopyası. Yazar bence Albert Camus un Sisifos Söyleni kitabına hayranlığından dolayı bu seriye başlamış. Okuduğum genç yetişkin distopyalarının toplamı gibi Açlık oyunları, Labirent, Uyumsuz.. tüm serilerden biraz biraz içinde barındırıyor.

Birleşik Kuzey İttifakı'nın uysal vatandaşlarından genç Alenna çocukken ailesinin tutuklanmasına tanık olduktan sonra bir yetim olarak toplumla uyumlu yaşayıp göze çarpmamayı öğrenmiştir. Ancak on altı yaşına girdiğinde ülkedeki tüm yaşıtlarına uygulanan ve potansiyel suçluları belirleyen testte başarısız olur. Bu testi geçemeyenlerin kaderi bellidir: Çark adındaki adaya sürülmek.

Kitap hakkında şöyle bilgiler vermek lazım..
Kanada, Meksika ve Birleşik Devletler birleşip karmaşık bir ulus haline gelerek Birleşik Kuzey İttifakı adıyla yeni bir devlet kurmuştur. Bu birleşime karşı çıkan vatandaşlar saldırılar düzenleyerek toplumun düzenini bozmaya başlamıştır. General Ronald Harka bu isyana son vermiş ve Başbakan olmuştur. Harka, düzeni bozanları HKPT (Hükumet Kişilik Profil Testi) adı verilen testle tespit edip Hapishane Adası Alfa adındaki adaya göndermiştir. HKPT; kişinin suç faaliyetlerine olan eğilimini yıllar öncesinden öngören bir testtir. Test damar yoluyla vücuda gönderilir, beyin taranır ve kişinin suç faaliyetine eğilimi varsa "Başıboş Ruhlar" olarak tanınır ve adaya gönderilir.

Adada yaş sınırı 18 olarak bilinmektedir. Adada kameralar mevcuttur ama ada sakinleri tarafından çoğu parçalanmıştır. Ada sakinleri adaya Çark der. Pasta dilimlerini andırdığı ve altı bölgeden oluştuğu için. Turuncu, mor, kırmızı ve sarı bölgeler Keşiş ve yandaşlarına ait. Yandaşlar psikopat vahşilerdir ve körü körüne Keşiş'e taparlar ayrıca mavi bölgeyle savaş halindedirler. Mavi bölge halkı sakin bir yaşam sürmek ve adadan kurtulmak isteyenlerin bölgesidir. Gri bölge geçişi yasak bölgedir. Gri bölgeye geçmek neredeyse imkansızdır. Ayrıca adada Arayıcı Makineler denilen bir çok kolu olan uçan robotlar mevcuttur. Bu makineler adadaki çocukları topluyor ve götürüyordur.
Spoiler vermek istemediğimden dolayı devamını anlatmayacağım.

Kitapta anlatılan Sisifos Efsanesi'nden alıntı:
"Bir kayayı hiç durmadan bir dağın tepesine yuvarlamak zorunda kalan Sisifos'un efsanesiydi.
Tepeye her yaklaştığında kaya elinden kaçıyordu. Bu nedenle Sisifos her şeye yeniden başlamak zorunda kalıyordu. O, tanrıları kızdırdığı için ceza olarak sonsuza kadar bu döngünün içinde kalmaya mahkum edilmişti.
İşin sırrı Sisifos'un mutlu olduğunu düşünmekte. Eğer Sisifos mutluysa o zaman hikaye de üzücü bir hikaye değildir. Bize lanetlenmiş gibi görünse de belki kendisi o kayayı dağın tepesine yuvarlamaktan mutludur. Eğer Sisifos kayayı kaybederse veya onu tepeye taşımayı başarırsa belki de hayattaki tüm amacını kaybedecek!"
504 syf.
·8/10
Bana göre yazar:
'Bir kitap daha yazam.
Tam bir popo olan erkek baş karakteri adama çevirem.
Biraz da kadın baş karakterden insanları soğutam.
Ohh konuyu da uzattıkça uzatam."

Yahu bırak adam olduğu gibi kalsın, sen koskoca Hardin'i al evinin adamı, çocuklarının babası yap. Tıpta devrimler yarat, imkansızlıkları mucizeye çevir. Kitabı fantastik türüne neden sokuyorsun yazar abla.

Hiç değilse mutlu son okuduk, oda eh işte olsun. Canım Hardin'im yaa, seni ne hallere soktular :(
816 syf.
·Beğendi·9/10
En beğendiğim kitap oldu bu seride. En azından Hardin in daha düzgün şekilde çabaladığını gördük çok şükür Haydi gelsin 4. kitap. Mutlu olun artık be
488 syf.
·3 günde·7/10
Güzel bir serinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. Kitap, şu sıralar içinde bulunduğum okuma isteksizliğime çok iyi geldi, kitabı 2 günde bitirdim.

De Waranne Serisi gözümde çok başarılı bir seri olmasına rağmen serinin 2 kitabı beni hayal kırıklığına uğratmıştır: Yemin ve maalesef yorumunu gireceğim Oyun beklentimin altında olan kitapları oldu.

Benim için kitabın hem olumlu hem olumsuz yönü baş karakterimiz Liam O'Neil oldu. Liam, seride Cliff ile beraber beni delirtmeyen erkeklerden biriydi. Katherine için yaptıkları, çektiği zorluklar ile kendini sevdirdi. Fakat kitabın büyük bölümünde Liam, birliktelik için Katherine'yi aşırı zorluyor. Korsan olduğu için ondan beklenilen davranış bu yönde olsa da Liam'ın kıza biraz daha sabırlı yaklaşmasını isterdim.

Brenda Joyce gerçekten bambaşka bir kaleme sahip. Yazdıklarıyla tekrara düşmeyen nadide yazarlardan biri. Bir kez daha başarılı bir kurgu göze çarpıyor. Olayların ardı arkası kesilmiyor. Yalnız olay açısından "Gülün Sözü" gibi bir kitap beklemiştim. Ülkemizde kitabı çevrilmeden önce okumuş olanlar kitabı aşırı beğendikleri için böyle bir beklenti oluşmuştu. Yine de dediğim gibi, bu kurgu diğer historicallere 10 basar.

Katherine tam bir eski dönem kadını. Hayattaki tek amacı soylu ve iyi bir eş ve aile hayatı. 488 sayfa boyunca bu isteği bir süre sonra beni delirtmeye başladı. Bir de erkek beğenmiyor hanımefendi. İlle soylu biri olacakmış, soylu geliyor onda da bir sebepten ötürü beğenmemezlik yapıyor. Her erkeğin hangi amaç olursa olsun Katherine ile uğraşması da sıkmaya başlıyor.

Her zamanki gibi Pegasus'u da kınıyorum. Bundan önce çıkan Gülün Sözü, Oyun'un sayfa sayısı kadardı ve 29.90 idi. Şimdiki kitap 34.50 olmuş ve internetten alış veriş yapamadığım için maalesef bu parayı verdim. Yorumlarda da dedikleri gibi galiba sayfalara altın serpiştiriyorlar. Ne kadar gitmeyeceğim desem de fiyatlar sağ olsun başta CNR Fuarı'nı bekleyim dedim ama standlarına baktığımda anca 1 tane kitap gördüğüm için kendilerine güvenemedim. Bir de verdiğim paraya değse. Kitapta fazla imla hatası mevcuttu. Örneğin "ismini" yazacağına "simini" gibi saçma sapan şeyler çokça vardı.

Sonraki kitabın fiyatını korkuyla bekliyorum ve yeni bir seri ile başlarlarsa "Francesca Cahill Serisi"ne başlamalarını umuyorum.

http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2017/02/oyun-yorum.html
384 syf.
·Beğendi·7/10
Güzel bir başlangıç kitabı olduğunu düşünüyorum. Bunun sebebi bu tarz kitapları zaten bilmemiz. Farklılığı bu yazılan dünyaya bizim ayak uydurabilmemiz ve sıkılmamamız zaten. Hadi Spoiler vererek başlayalım.
Alenna adında bir kızımız var. Henüz 10 yaşında annesi ve babasının ölüm haberiyle sarsılan Alenna Showcross’dan bahsediyoruz. Ardından 16 yaşında HKPT yani Hükümet Kişilik Profil Testi uygulanıyor kendisine. Birleşmiş Kuzey İttifakı (ABD-Kanada-Meksika) tarafından yapılan bir deney bu.
Hemen akabinde Hapishane Adası Alfa denilen yere gidelim, yapılan testten başarısız olanların gönderildiği ve yaklaşık 2 yıl ömürlerinin kaldığı bildirilen yer. Burada bazı karakterler var ama isimlerini vermeyeceğim.
Gelecekte gene adamızdan bahsedeceğimizden şimdi de bahsetmenin mahsuru yok. Adada 6 bölge var. 4 bölgeyi (turuncu, mor, sarı, kırmızı) Keşiş denilen biri yönetiyor; 1 bölgeyi Mavi bölge ki orada bizim kızında olduğu Matthieu Veidman yönetiyor. 1 bölge de Gri Bölge. Orasının yeri özel, okurken göreceksiniz.
Keşişin kim olduğu (s.280) sizi bayağı şaşırtacak. Finalde öyle. Zaten final kitaba devam etme sebebim olacak. Biraz da bana devam kitaplarını merak ettiren Menekşe bunda etkili oldu demezsem haksızlık yapmış olurum.
Eh ne diyelim keyifli okumalar. Şimdi hevesle devam kitabına girişeceğim, bakalım ne kadar pişman olacağız..
544 syf.
·7/10
Baş karakter çok eğlenceli ama keşke herkesle vıcık vıcık arkadaş olmak zorunda hissetmeseydi. Ayrıca bir at adamla evlenmek mi? Salona ilk girdiklerinde şok olmuştum. Bu, bir kitabı ilginç kılmazsa başka ne kılabilir ki? Yine de bana potansiyel biraz harcanmış gibi geliyor, daha iyisi olabilirdi.
488 syf.
·3 günde·7/10
Okuduğum ilk iki kitaba göre daha iyiydi ancak en iyi olduğunu söyleyemem.
Brenda'nın yazdığı karakterler içinde en az birinin beni çıldırtması gerekiyor galiba. Bu sefer Liam iyiydi ancak Kate beni yordu.
Ve kitabın ortasında yaşanan Kate'nin Liam'ın açıklamasını dinlememeye bu kadar direnmesi gözümde düşürdü kitabı. Kate her şeyi bilseydi de roman uzayabilirdi ancak sanırım yazar öyle düşünmemiş.
Brenda Joyce'nin okuduğum üçüncü kitabı. Seriyi bitirmeyi düşünüyorum ancak bu şekilde devam ederse zorlanabilrim.
504 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Serinin en çok beğendiğim kitabı oldu açıkçası. Bu kitapta favorim kitabın sonlarına doğru Hardin oluyor. Hardin çok değişti. Daha doğrusu değişmek için çok uğraştı ve başardı.
3. kitabın sonu kötü bitmişti Hardin ve Tessa'nın aile sorunları ile çok uğraşmıştık ve yıllardır saklı olan sırlar çıkmıştı. Ama bu kadar ailevi sorunları okumak dan bıkmıştım doğrusu. Ama bu kitap güzeldi .
Tessa ve Hardin'in asla birbirlerinden uzak durabileceklerine inanmazdım. Ve Tessa'nın bu kadar soğuk olabileceğine... Ama iyi ki öyle oldu. Öyle olmasaydı sonu da öyle bitmezdi. Hardin'in Tessa için nasıl değiştiğini okumak çok güzeldi. Asla evlenmeyeceğine eminken sırf Tessa'ya olan hisleri yüzünden bunu kabullenmesi çok dokunaklıydı. Bu kitap gerçekten güzeldi. İyi okumalar...
Puanım 10

Yazarın biyografisi

Adı:
Gülce Arman Bayrakçı

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 622 okur okudu.
  • 24 okur okuyor.
  • 402 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.