Gustav Von Hochwachter

Gustav Von Hochwachter

9.3/10
3 Kişi
·
5
Okunma
·
0
Beğeni
·
109
Gösterim
Adı:
Gustav Von Hochwachter
Unvan:
Alman Asker
Bu güzel toprak parçası Türk olarak kalacak mı? Tüm kalbimle bunu diliyorum. Birkaç yıl çalıştığım ve ikamet ettiğim bu ülkeyi ve insanları seviyorum. Buranın insanları için yaşadıkları zorluklar bir uyarı olsun ve bir an önce barış anlaşmasından sonra kendisine kalan bu ülkeyi yeni baştan inşa etsin ve parti kavgalarını, nifakları bir yana bıraksın.
Savaşın birinci aşaması taarruz gücünü kaybeden Osmanlılar için kapanmıştı . Böylesine kendine güvenen ,gururlu bi ordunun paramparça olmasının altında yatan nedenleri incelemek yerinde olur
Yarım saat aramadan sonra Paşa'yı en ilerideki tabyadan sargı yerine giden yol üzerinde buldum. Ağzımdan tek kelime çıkmıyordu, ona sadece bakabiliyordum; o anda bu muhteşem adamı ne kadar sevdiğimi ve ona ne kadar bağlandığımı anladım.
(Alman subaydan, 3.Kolordu Komutanı Gazi Mahmut Muhtar Paşa için )
Her tarafta köyler yanıyor. Tüm cephede top gürlemeleri duyuluyor. Soğuktan donmuş, üstü başı ıslak yaralıların görünüşü de moral bozuyor. Cankurtaran yetmiyor. Yaralı tedavi yerleri yok .
Açlıktan yere yığılanlari kolera hastası sanıyorlar; adamın ölüp ölmedigini kontrol etmeden, kireç kaymağını üstüne serpiyorlar. Kireç göz çukurlarını yakıyor. Hayattan artık bişey bekleyemenlerin bu dehşeti bir dakika görmesi yeter !
Herkesin morali, hava koşullarından, kötü giyecekten. özellikle berbat ayakkabılardan ve günlerden beri süre gelen açlıktan dolayı çökmüş durumda. Yeteneksiz subaylara teslim edilmiş olan bu talihsizler, taarruzun ilk anlarında düzensiz ve hesapsız ateşle tüm mermileri harcayıp tüketmişlerdi
Kerpiç bir kulübenin önünde durdum. İçerisi asker ve yaralı dolu; müthiş havasız. Zavallılar günlerdir tek bir lokma yemediklerini söylediler. Kırklareli'nden aldığım büyük somun ekmeğin yarısını onlara verdim. Bu kadar insanın nesine yeter? Cephenin gerisindeki sefaleti daha iyi anladım
Bir saat sonra Saray'daydım (Kırklareli ilçesi) Jandarma binasında yardım edecek birilerini bulacağımı ümit ediyordum. Herkes gitmiş. Elimden bir şey gelmiyor, kaçanların ardı arkası kesilmiyor. Savaşı kaybettiğimizi anlıyorum .
Kabahatin, bu elverişsiz şartlarda Türk askerini cepheye sürenlerde olduğuna inanıyorum. Ne için savaşa gittiğini anlamadan, eline tutuşturulan silahın tertibatını bilmeksizin, günlerce kendisinin diye görmediği bir memleket yollarında aç susuz sürüklenen, sıcak iklimden gelen bu Anadolu çiftçisinin maneviyatını da düşünmek gerekir.
Kendi başına terk edilmişler, ayakkabı benzeri bir şeylerle çamurun içinde yalpalayarak ilerleyerek, soğuk geceyi sırılsıklam, korunaksız geçirdikten sonra, gün doğumu ile cepheye gidiyorlar. Bir saat ateş altında çarpıştıktan sonra fişeği tükeniyor.
Koskoca bi imparatorluğun düştüğü zavallı durum! Ve buna sebep olan;

Basiretsiz siyasiler,
İş bilmez komuta kademesi .

Vatanın müdafaası yerine siyasetle uğraşan askerlerin koca imparatorluğu düşürdüğü vahim bi tablo.

Kendini hala büyük sanan ama gerçekte bütün gücünü yitirmiş hasta bi imparatorluğun düştüğü vahim tablodan günümüz Türkiyesi'nin alması gereken çok ama çok ders var. Yanlış balkan politikası ve sonuç ortada. Günümüz de ise yanlış Ortadoğu , Suriye politikası ve sonuç ortada: boşa harcanan milyarlarca dolar ve yüzlerce şehit. Ülke yönetiminde hayalperestligin ve gereksiz maceraların bizleri ne duruma soktuğunu hem tarihte yaşıyoruz hemde maalesef günümüzde. Allahtan yapilan tüm yanlışlar içinde şimdiye kadar yapılan tek doğru hareket zeytindali operasyonu. Zararın neresinden dönersek kârdir. Mutlaka bu kitabı bizi yönetenler okumalı !!!
1.Balkan Savaşında, Osmanlı ordusu içinde görev alan bir Alman Subayın savaş esnasında tuttuğu notlardan oluşan kitap, savaşın Edirne civarındaki cephesinin fotoğrafını çekiyor. Özellikle askerlerin açlık ve giyim bakımından durumlarını anlattığı yerler içinizi acıtıyor. Benim için önemli yerleri alıntı bölümünde paylaştım. 500 yıllık Osmanlı coğrafyasının 2 yıldan kısa zamanda nasıl elimizden çıktığını anlıyorsunuz.

600 yıllık İmparatorluğun asil evlatları, günlerce aç, soğuk ve yokluk içinde savaştılar. Kitabı okurken bir an bile o durumu gözünüzde canlandırdığınızda içiniz ürperecektir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gustav Von Hochwachter
Unvan:
Alman Asker

Yazar istatistikleri

  • 5 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.