H. Nur Erkızan

H. Nur Erkızan

YazarÇevirmenEditör
7.9/10
18 Kişi
·
74
Okunma
·
1
Beğeni
·
479
Gösterim
Adı:
H. Nur Erkızan
Tam adı:
Prof.Dr. Hatice Nur Erkızan, H. Nur Beyaz Erkızan
Unvan:
Felsefe Profesörü
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden 1987 yılında mezun olmuştur. 1992 yılında University of Essex'de yüksek lisans, 1997'de University of Bristol'de doktora yapmıştır. Halen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı'nda görev yapmaktadır.
Birinin ülkesini sevmesi, onun insanlarına sevgi ve şefkat duymadı harika bir şeydir. Ama sevgi ve şefkat neden sınırlarda durmalıdır? Neden...
Seçimlerimiz ve onların kendi yaşamımız ve diğer yaşamlar üzerindeki etkileri üzerinde düşünmekle yükümlüyüz.Yükümlülüğümüzü kendi yaşamımız ve ölümümüz ile sınırlamak bencilliktir
Uğur De Molinari
Uğur De Molinari Aristoteles Yazıları - Varlık, Bilgi ve Yaşam Üzerine'yi inceledi.
175 syf.
Aristoteles'in Bilgi, Varlık ve Hayat üzerine değerlendirmelerini irdeleyen bu anlaşılması zor anlatımları çözümlemeye çalışan oldukça nitelikli bir eser.

Özellikle Aristoteles'in bilgi üzerine yaptığı analizlerin çözülemezliği orada dururken, kitabın ''acaba nasıl bir açıklama getirmişler?'' diye sorarak okumaya başladım. bu yüzden varlık ve hayat olgularından önce bilgiyi işleyerek başlayayım.

Aristoteles, kişisel nesneleri asıl olarak kabul edip, varsayması ve onları töz olarak değerlendirip, terimsel bilginin de tözü incelediğini iddia etmesine rağmen bilginin asıl içeriğinin kişisel değil, genel ve tümel durumlar olduğunu kabul etmesi bilgi üzerine insanı ikileme düşüren ve bir türlü çözümlenemeyen tutumlarından biridir. Bu yüzden hem Aristoteles okumalarında hem de fakülte öğretiminde Aristoteles'in bilgi felsefesi pek işlenmez, es geçilir.

Aristoteles'e göre duyumsama olmazsa bilgi, algılama ve anlama olmaz. dolayısıyla bilginin aranması gereken yer ile duyumların yettiği yerleri ayırır. Bu noktada Platon'u olumlama söz konusudur aslında. onun idealist düşüncelerinin biraz olsun yere basmasını sağlamıştır diyebilirim.

Hayat üzerine ise hemen hemen herkesin bildiği, duyduğu şeyler işlenmiştir kitapta da. Aristoteles'e göre tüm insanlar mutluluğu arar. Ethics kitabında; ''Mutluluk ya da insansal iyi ruhun mükemmel olana uygun biçimde ya da çeşitli mükemmellikler arasında en iyisine uygun olarak etkinliğidir. Bu etkinlik yaşam boyu sürmek durumundadır.'' der. yaşam boyu olgusuyla bir eğitim sürecini anlatır bize aslında. yani erdemin, mutluluğun ve iyi olanın okul olgusu aracılığıyla öğretilmesi gereken kavramlar olduğunu düşünür. bu da dediği gibi duyuların işlevinin önemini göstermesi açısında oldukça tutarlı bir söylem. doğru mudur? tartışılır. -ki hala tartışılıyor. bu konuda bir netlik hala oluşturulabilmiş değil. doğruluğu konusunda şahsi fikrim olumsuz. kitapta bu noktada sergilenecek bir tavır göremedim. oldukça objektif bir şekilde anlatılmış Aristoteles. fikir, okuyucuya bırakılmış.

Varlık konusunda ise Aristoteles, bu kavramı her şey vardır olarak cevaplar. hatta var olmayan bile vardır der. sadece var olan diyerek soruyu sınırladığımızda bunu tözde değerlendirir. ve konuyu yine var olmayanın varlığına bağlar. İşte bu duruş kendisinden sonra gelecek olan filozofların büyük tartışmalar yürüttüğü konuların başında geliyor.

Aristoteles bu olgular dışında töz ile de bir çok soru işareti ve tartışma konusunu bir kitle imha silahı gibi toplumların ortasına bırakmış ve kenara çekilmiştir. ve bugün hala bu sorunları çözmek için uğraşmaktayız.
Uğur De Molinari
Uğur De Molinari Aristoteles Yazıları - Feminizm ve Aristotelesçi Feminizm Üzerine'yi inceledi.
187 syf.
yerli bir yazarın kaleminden çıkan ve ilk defa bu kadar dolu bir felsefe ve kuram içerikli kitap okudum. oldukça başarılı bir eser yaratmış Erkızan. Kitabın bu ilk incelemesinde kendisine teşekkür etmeliyim diye düşünüyorum.

Kitabın ana işleyişi iki adım üzerinden gidiyor. ilk adım filozof kadınların düşünce tarihi içerisindeki yerini insan hakları ve tarihsel konumlarını ele alıyor. İkinci adımda ise Aristoteles ile feminizmin ilişkisini çeşitli deliller ve bilgiler ışığında değerlendiriyor.

Aslına bakarsanız tarihte okuduğumuz filozof ve felsefecilerin bir çoğunun erkek oluşuna karşı bir baş kaldırış diyebiliriz. Çünkü kitapta her ne kadar Aristoteles ana konu olsa da Plihiuslu Axiothea, Theano, Argnote, Myia, Damo, Perictione, Miletoslu Aspasia ve İskenderiyeli Hypatia gibi değerleri hatırlatıyor bize.


Kitaba başlarken açıkçası ''nasıl bir bağ olabilir ki? sanırım zaman kaybı olacak'' diye düşünürken okuduğuma değdiğini görmek mutlu etti. Özellikle kadın filozofların yaşamlarının anlatıldığı, yaşadıkları sorunların işlendiği kısmı için bunu söyleyebilirim.

Ancak Aristoteles ve feminizm ilişiğinin kurulması çok zorlama olmuş bence. net bir söylem olmadığı gibi, herhangi bir veri de yoktur Aristotelesin feminizm ile bağı hakkında. kitapta da zaten Aristotelesin duygu üzerine yazdığı metinler üzerinden giderek bir bağ kurulmuş. Aristotelese göre aklın, duygular olmadan harekete geçmesi imkansız olduğu için kadını duygusal ve bilinçsiz olarak gören erkek filozofların kendisini çürüttüğünü, duygusal olan kadının en ideal düşünce formuna aslında sahip olduğunu iddia ederler Aristotelesin bu çıkarımı ile. Keza bence bunu yakalayıp erkek filozofları kendi silahlarıyla vurmuş olması kitabın en güzel bölümüydü.

kitap beni, adı ikinci planda kalan antik dönem kadın filozoflarıyla tanıştırdı. bunu önemsiyorum. çünkü düşünce dünyasında gerçekten de erkek egemendi ve kadınlar için bir felsefi çıkış noktası gerekiyordu. Bu açıdan çok değerli bir eser.
77 syf.
·Beğendi·6/10
Valerio Massimo Manfredi'ni yazmış olduğu üç ciltlik Büyük İskender kitabında, Aristotales'in hayvanları incelemeye olan merakını okumuştum . Kurgu olduğu kesin ancak unutamadığım bir paragraf var. Bildiğiniz gibi Aristotales Büyük İskender 'in hocası ve İskender doğuya savaşa giderken ,ondan Balkan coğrafyasında olmayan hayvanların ölü veya diri kendisine gönderilmesini istiyor .
Bir çok sahtekar da hayvanların vücutlarına, diğer hayvanların başlarını dikerek Aristotalesi kandırmaya çalışıyor.

Aristotales'i tanıyalım :
Milattan önce 384 yılında Khalkidiko yarım adasında Stagira’da doğmuş . Babası Makedonya kralı Amyntas’ın İskenderin dedesinin doktorluğunu yapmış.

Kendisi Büyük İskender’in hocası olmuş. Bu sebeple Makedonya İstilası bittikten sonra Atinalıların gözünde şüphe duyulan biri haline gelmiştir.

Bu kitap için ilk söyleceyeceğim şey çok ağır felsefe içeriyor.

Kitabın ismi "Hayvanların Hareketleri Üzerine" olsa da ,sonunda canlıların hareket etmelerinin nereden kaynaklandığını araştıran bir kitap .
Dediğim gibi eğer çok derin felsefeden hoşlanmıyorsanız kitaptan pek hoşlanmazsınız . Eğer hoşlanıyorsanız zaten bu kitabı çoktan okumuşsunuzdur.
77 syf.
Felsefe ilgisi olan okurların kitabın adına bakıp içeriği tahmin ettiklerini düşünüdüysem de gözardı edilmesi ihtimaline karşı; kitabın, hayvan hareketlerini sadece derin felsefe dünyasına giriş kapısı yaptığını belirtmeden geçemeyeceğim.

Kitabın yazarının Aristoteles olması itibarıyla içeriğine değil de çeviri ve formuna değinmek gerektiğini düşündüm. Form itibarıyla orijinal metinlerin kitaba dahil edilmiş olması, giriş açıklamaları ve okuma esnasında pratik bir anlama düzlemi oluşturan “Çeviriye İlişkin Notlar” bölümünü de kattığımızda çok derin felsefik birikimi olmayan bir okurun dahi keyifle çıkarımlar yapabileceği bir eser olduğu kanısındayım.

Kitapta en etkilendiğim bölüm ise son bölüm olan “EK 1. Aristoteles’te İnsanın İşlevi” oldu.

Son bölümün ve kitabın son cümlesini de çıktı alıp her gün bakılası olduğunu düşünüyorum, keyifli okumalar.
77 syf.
·9/10
Okumak için ilk kollarımı sıvadığımda, beklentilerim son derece düşüktü aslına bakarsanız, ancak kitap Aristoteles kavramına benim için son derece önemli katkı sağladı. Harekete sahip olmak ve varolmak, hareketin de bir hareketsizliğe ihtiyaç duyması, son derece ilgimi çeken konular olarak zihnimin köşesinde yerler buldular. Bu bakımdan bu kitap benim için son derece değerli bir yer edindi zihnimde diyebilirim.

Yazarın biyografisi

Adı:
H. Nur Erkızan
Tam adı:
Prof.Dr. Hatice Nur Erkızan, H. Nur Beyaz Erkızan
Unvan:
Felsefe Profesörü
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünden 1987 yılında mezun olmuştur. 1992 yılında University of Essex'de yüksek lisans, 1997'de University of Bristol'de doktora yapmıştır. Halen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı'nda görev yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 74 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.