Hamide Kenar

Hamide Kenar

Çevirmen
9.0/10
2 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
1
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
156 syf.
·5 günde·10/10
Sevgili Ayça hocamızın, ablamızın kurduğu minik kitap kulübümüzde okumaya karar verdiğimiz bir kitaptı Beyaz Zambaklar Ülkesinde. Atatürk'ün okulların müfredatında mutlaka bulunması gerektiğini düşündüğü bir kitabı okuyup tartışacak olmak en başından heyecanlandırmıştı beni.
Okudukça anladım sevgili Atatürk'ün bu vatanı nasıl bir disiplinle, düşünce yapısıyla kalkındırdığını, kurtardığını, çağdaşlaştırdığını...
Finlandiya; birçok yönden geri kalmış, iki ülkenin egemenliği altında olan bu az nüfuslu soğuk ülke nasıl oldu da imrenilerek bakılacak , her anlamda kalkınmış, muhteşem bir ülke oldu?
Eğitim!
Bir ülkede sadece eğitimle bile değişebilecek şeylerin sayısız olduğunu gösteren ,aydınlatan ve şüphesiz okurunu sorgulamaya yönlendiren muhteşem kitap...
Yeni ufuklar açan, yaşadığımız topraklar için yapabileceklerimizi açıkça ortaya seren, her bölümünde ayrı bir kimliğe bürüneceğiniz, yöneticilerin ve halkın her kesiminin içinde olduğu ,kafanızın içinde şimşekler çaktıran yapıt...
Kitabın bir kısmında geçen ve beni etkileyen hikayeyi de buraya bırakıyorum.
Köylerin birinde iki kulübe var. Kulübelerin birinde kör bir yaşlı kadın ve bu kadının on yaşındaki kız torunu yaşıyor. Diğerinde ise ayakları olmayan yaşlı bir adam. Fakir oldukları için ortaklaşa bir gazeteye abone oluyorlar. Küçük kız her gün postaneden gazeteyi alıyor ve kör ninesini ayakları olmayan yaşlı adamın yanına götürüp onlara gazeteyi okuyor. Bu hikayeden sonra şöyle yazıyor kitapta:
"Bu yüzden halkın alt tabakası bile gaflet uykusuna dalmadan ve kuru bir ağaç dalı gibi çürümeden, fikir üretme yeteneklerini geliştirmektedirler"