Handan Akdemir

Handan Akdemir

ÇevirmenEditör
8.5/10
423 Kişi
·
1.043
Okunma
·
0
Beğeni
·
215
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
196 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Şermin Yaşar'ın tatlı diliyle, sıcacık hikayeler okudum.
Öyküler fazlasıyla bizden ve samimi,yazarın dilini çok sevdim.
Elinize aldığınızda bırakamayacağınız bir yandan da bitmesin diye dua edeceğiniz bir kitap. Sizi her öyküde zaman tüneline götüren, kimi kalbinizin derininde bir hüzün hissettiğiniz kimi gülmeden edemediğiniz , kimi zamanda sizi düşündüren muhteşem bir kitap.
On altı yaşında bir genç kızın babasını hiç görmemesi ve yıllar sonra onun eve geliyorken annesinin çok olağan bir şekilde "Gelirken ekmek al." cümlesindeki şaşkınlığı tabiri caizse fevkaledenin fevkindeydim efendim..
Yalnız kitapta favori öyküm "Bize Bi Çay " oldu. Çok romantikti be...
Okuma tarzınız ne olursa olsun bence herkese hitap eden bir kitap mutlaka okunmalı.
harikaydı efendim. Tek kelime ile harika..
İyi okumalar...
Başımıza bir iş geldiğinde, bunu aksilik olarak kabul edebiliyor ve sineye çekiyoruz; bu aksilik ikinci kez geldiğinde, geldi mi üst üste gelir diyoruz, üçüncüsü tekrar ettiğinde her şey de senin başına geliyor diyerek rahatlıkla kanaat bildiriyoruz, sonraki tekrarlardaysa başına bu kadar çok şey geliyorsa, demek ki tüm bunları hak ediyor diyoruz.
196 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
İçimizden biri .. o kadar benden bizdensin ki
Gözüm kapalı her kitabini okurum dediğim nadir yazarlardansin Şermin Yaşar..
O hikâyeleri okurken başkan ne yaşadın sen yiaaa hadi bee yok canım daha neler dediğim o kadar çok oldu ki sıkılmadan başucu kitabı yaptım seni keşke bitmeseydin ..
Hüznün ortasında kocaman bir tebessümsun..
Okuyun be valla
İçiniz açılır
Azıcık güler çokça ağlarsınız ama okuyun okuyup da okutturun
196 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Şermin Yaşar' dan yine harika bir öykü kitabı. İçinde birbirinden güzel onsekiz yeni anlatı barındıran kitapta, her bir hikâye sizi alıp geçmişinize anılarınıza götürüyor. İçinizde geçmişinizde buna benzer hatıraları yaşamış olma duygusu, sizi kitaptaki hikayelere daha da yaklaştırıyor.
208 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
“... sanırım bundan sonra da kendi içime doğru inip orayı daha derinlere, en dibine kadar araştıracağım. Bu benim için yeni bir bilinmeyen yer, muhtemelen de son sınırım olacak.
Kaç yaşında olursam olayım, nerede olursam olayım.”
.
Sevdiğiniz bir yazarın, kendini anlatması ve bunu okuyabilmek çok kıymetli. Onun aklının odalarında gezintiye çıkmak gibi. Evet eserlerinde de bunu yakalayabilmek mümkün ama aracı olan ‘karakterler’ var. Kendini doğrudan anlatmasında ise bir çıplaklık söz konusu. Özellikle samimiyetine inandığınız taktirde, bir dost ile sohbet ediyormuş; bir büyüğünüzden nasihatler dinliyormuş gibi oluyorsunuz~
Haruki Murakami de öyle.
‘Koşmasaydım yazamazdım’ daki yüreklendirici ifadeleri, ‘mesleğim yazarlık’ta da devam ediyor.
Kendinden yola çıkarak aslında bize yeni kapılar açtırıyor.
Nasıl yazar olduğuna, neleri nasıl yazdığına dair detayları anlatıyor. Edebiyat ödülleri hakkındaki düşüncelerini, okuyucuları ile olan iletişimini ve mevcut sistemin çarklarında var olmayı da..
.
Pek güzeldi~
.
Ali Volkan Erdemir’in çevirisi hakkında yorum yapılabilir mi bilmiyorum.. Japon edebiyatını bana sevdiren isimlerden olduğu için,yine yeniden kendilerine şükran duyduğumu belirteyim!
196 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Şermin Yaşar’dan okuduğum ilk kitap. Elinize aldığınız ilk dakikadan, okumaya başladığınız ilk sayfadan itibaren daha önce niye okumamışım dedirttiren bir his karşılıyor sizi. Okuduğunuz her öykü öyle içten ve öylesine bizden ki kendinizden, ailenizden, çevrenizden ve en önemlisi hayattan bir parça buluyorsunuz. Bazı karakterler can buluyor kendinizi görüyorsunuz. Kâh ağlıyor, kâh gülümsüyorsunuz. Soğuk kış akşamlarında içinizi ısıtıyor okuduklarınız. Yüreğinize dokunuyor öyküler. En bilindik kederlerimizi, incinmişliklerimizi, hayal kırıklıklarını kısacak öykülerine sığdırıp, insan ruhunun derinliklerine iniyor. Damağınızda güzel tatlar bırakıyor.
Yazarın öyküleri içimizden birinin satırlara dökülmüş haliydi. Kitap bittiğinde çok beni etkileyen öyküleri: Gelirken Ekmek Al, Bize Bi’Çay, Tüh!!! oldu.
Okuduktan sonra iyi ki okumuşum dediğiniz bir eser olacağına şüphem yok :)
196 syf.
·1 günde
Türk edebiyatı öykü yazarlarının içinde çok ayrıdır bende Şermin Yaşar. Kendisini uzun yıllardır sosyal medyadan da takip ettiğimden olsa gerek çok samimî ve içten bulurum. Bizden biridir. Aile hayatı ,anneliği, hayata bakış açısı ,tatlı dili ve sevecenliği ile örnek aldığım idolümdür kendisi. Haliyle de ilk kez okumuyorum kitaplarını.
Bu kitap da yıne bir öykü kitabı. 18 öyküden oluşan kitabımızın her bir sayfasını yine büyük bır hüzünle okudum. Şermin 'e "okurken ağladık" desek "valla ağlamanız için yazmadım" der biliyorum ama öyle içten hayat hikayeri ki her biri, kendinizi bulmamanız mümkün değil.Çoğu hikayeler hüzünle ilerlerken sonlarındaki tatlı süprizler tebessüm ettirdi beni.
Bu soğuk yağışlı tatil gününde içimi ısıttığı dokunaklı hayat hikayeri ve kahramanları ile tanışın derim. Her birinin aslında ne kadar bizden insanlar olduğuna ,sıradan insanların hikayelerinin hiç de sıradan olmadığına şaşıracaksınız.
Keyifli okumalar
196 syf.
·2 günde
Hani Gelirken Ekmek Al diyebildiğimiz insanlar vardır rahatsınızdır onlara karşı samimiyet vardır. Bu kitapta öyleydi benim için sıcacık öykülerden oluşan okudukça insanın, evet bu olaylar hep günlük hayattan geliyor AA evet bu da benim başıma gelmişti dediğimiz türden 18 kısa öykü. Yediden yetmişe tavsiye...
208 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Enfesti... Tabi benim için. Bir yazarın kendi hayat hikayesine dokunuşu, yaşayışı, duydukları ve duyurdukları...
Murakami’nin kitaplarını pek sindirerek okuyabildiğim söylenemez ama bakış açısı, yakınlığı ve samimiyeti, yazarı sevmemi sağladı...
Sırf Murakami’yle tanışmak için okunur.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1.043 okur okudu.
  • 105 okur okuyor.
  • 817 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.