Handan Yalvaç Arıcı

Handan Yalvaç Arıcı

YazarÇevirmen
7.7/10
27 Kişi
·
136
Okunma
·
4
Beğeni
·
892
Gösterim
Adı:
Handan Yalvaç Arıcı
Unvan:
Türk Yazar
Unutmayın, insan hava üflemek için yaratılmamıştır; o sükunet içinde oturup kendi içindeki hakikati keşfetmek için yaratılmıştır. Bana göre başkalarını bilen birisi zekidir. Ama kendini bilen birisi aydınlanmıştır.
Sürekli varlık-yokluk güzergahında dolaşmanın en büyük sebebi en sevdiklerinin ölümüne tanıklık etmesiydi. İnsan sevdiklerini kaybedince ya da ünlü filozof Epiktetos'un deyimi ile sevdiklerini yerine iade edince kişinin varları ve varlıkları azalıyordu.
İnsanı muhatap alan vahiy doğru yolun ne olduğunu ve neticesinde alınacak ödülü, yanlış yolun ve sonunda karşılaşılacak cezayı bildirdikten sonra sorumluluğu muhataba vermiştir. Muhatabını hataya düşmemesi için sürekli düşünmeye ve anlamaya davet etmiştir. (Sayfa 7)
88 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yeni tanışmaya başladığım, muazzam eserlerin bulunduğu İran edebiyatından keşke daha fazla yazarın eseri Türkçeye çevrilsede ve daha fazla yazar okuyabilsek. Kitabın başında Şems-i Tebrizî Divanından bir bölümle açılış yapılıyor.

Muhteşem bir yazın kültürü olan İran edebiyatını okurken kültürel olarak da fazla yabancılık çekmiyoruz. Okuduğum kitaba gelince içinde içinde 6 tane öykü var. Yazar düş ve gerçeği öylesine harmanlanmış ki hangisi düş, hangisi gerçek zor ayırdına varıyorsunuz. Kelimeleri öyle güzel cümleler haline getirmiş ki hayran olmamak elde değil.

Mesela" Yolun iki kıyısındaki çınar ve kavak ağaçları, henüz dökülmemiş yapraklarından karanlığı silkeliyorlardı." bu ne güzel, ne doyurucu anlatımdır. Keşke daha uzun olsaydı dedirtti.

Farsça her zaman beni cezbetmiştir. Olmadı öğrenmek için çalışmalara başlayacağız.

Kitapla kalın efenim :)
88 syf.
İran edebiyatına ait bir eser, kitap hakkında üzerinde durulacak bir konu varmı bilmiyorum , öykülerden oluşan kısa bir kitap , sıkılmadan okunuyor. Bize İran kültürüne dair ipuçları veriyor, belki farklı bir ülkenin edebiyatını okumanın zenginliğini de sağlıyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap değil ama birgün denk gelirseniz benim gibi okuya bilirsiniz.
88 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Şans eseri elime bir kitap alıyorum ve bir daha bırakamıyorum.Sadece elimden değil aklımın en sevdiğim yeri olan ruh halleri kütüphanesindende bırakamıyorum.Oraya konuşlandı tamda Yourcenar'ın Doğu Öykülerinin yanına.Hayatımda Doğu Öykülerinden daha güzel hikayeler okuyamayacağıma karar vermiştim ama bu hikayeler beni haksız çıkardı.Tamda Borges'in Babil seçkisine girebilecek türden ve bence hepsinden üstün.Bazı kitapları kıskanıyorum,kimseyle paylaşmak, benden başka kimsenin okumasını istemiyorum.Buna engel olmam imkansız olduğu içinde kitap hakkında olumsuz görüşleri okuyunca seviniyorum.Bu kitapta onlardan birisi diğerleride Franny ve Zooey ve Gün Ortasında Karanlık.Mümkünse kimse okumasın.
88 syf.
·21 günde·Beğendi·Puan vermedi
FURUĞ'UN ÖYKÜSÜ
...
Nasıl anlatmalı? Bir kalbin içini izlemek gibiydi. İran edebiyatının fantastik ve otantik tadı bir kaç kısa öyküyle beraber damağımda kaldı. Rüyadan rüyaya sürüklenir gibiydim. Birden sabah, birden geceydi, birden yaz ve birden kış....
Mevsimleri dolaşarak, zamanı yudumlayarak, karar vermenin eşiğinde gibi tatlı bir huzurla okudum. İran edebiyatından okuyup beğendiğiniz kitaplar varsa tavsiyelerinizi benimle paylaşabilirsiniz. Cok sevinirim.
Herkese güzel ve kitaplarla dolu geçen bir hafta dilerim.
88 syf.
·2 günde
Şans eseri elime bir kitap alıyorum ve bir daha bırakamıyorum. Muhteşem bir yazın kültürü olan İran edebiyatını okurken kültürel olarak da fazla yabancılık çekmiyoruz. Okuduğum kitaba gelince içinde içinde 6 tane öykü var. Yazar düş ve gerçeği öylesine harmanlanmış ki hangisi düş, hangisi gerçek zor ayırdına varıyorsunuz. Kelimeleri öyle güzel cümleler haline getirmiş ki hayran olmamak elde değil.

Mesela" Yolun iki kıyısındaki çınar ve kavak ağaçları, henüz dökülmemiş yapraklarından karanlığı silkeliyorlardı." bu ne güzel, ne doyurucu anlatımdır. Keşke daha uzun olsaydı dedirtti.
88 syf.
İran edebiyatınin bir yazarı ile tanıştım bugün. Ön sözünü Onar Kutlar'ın yazdığı ve arka kapağını ise Füruzan kaleme almıştır. Yazar öykülerini bazılarını Yaşar Kemal ile Erdal Kıran ithaf ettiği bir kitap. Öyküleri çoğu İstanbulda yazılması beni çok şaşırttı. Öykülerde bir Sadık Hidayet tadı hissettim. Hayal ve gerçekler, zaman akışı karışıyor birbirine. Kitapta 6 öyküden oluşuyor. En çok Fürug Öyküsünü ve Mühür hikayelerini beğendim. Şiirsel bir ifadesi var kitabı. Kitapta hep bir gizem var ve sizde kendini kaptırıyor kendini. İyiki Celal Hosrovşahi bizi kazandırmışlar. Kitabın daha da okunmasını için mutkaka okuyun.
88 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Bu kitabı uzun süredir arıyordum. Açıkcası beni Furuğ’un öyküsü cezbetmişti ama diğer hikayeleri de bir o kadar güzel ve naif. Bir solukta okunan keyifli bir kitaptı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Handan Yalvaç Arıcı
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 136 okur okudu.
  • 62 okur okuyacak.