Hasan Nazif el-Mevlevi

Hasan Nazif el-Mevlevi

10.0/10
1 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
1
Gösterim
Adı:
Hasan Nazif el-Mevlevi
Doğum:
1793
Ölüm:
1861
Mora Yenişehri’nin Oganlı karyesinde 1208 hicrî senesinde dünyâya gelmişdir. Babası hadîs ulemâsından Hacı Halîl Efendi’dir. Hayret edilecek kadar zekî ve istidâdlı olduğundan kısa zamanda birçok ilimleri tahsîl ederek Azîz Efendi Medresesine müderris olmuşdur...Birçok ehlullahın hayâtında gördüğümüz gibi Nazîf Efendi de ilim tahsîl edip ilmiye mesleğinde yüksek bir pâye ve şöhret kazanmasına rağmen bir türlü mutmain olmayıp tarîkat-ı aliyyeye intisâb etmişdir...İntisâbının hikayesi şöyledir :

Bir vesîle ile Anadolu'ya seyahat eden Hasan Nazîf Dede, dönüşde Konya’ya da uğrar. Hazret-i Mevlânâ'nın türbesini ziyâret edince kalbinde bir aşk ateşi parlar ve o sırada Hazret-i Mevlânâ Dergâhında postnişîn olan Muhammed Saîd Hemdem Çelebi’ye intisâb eder. Yenişehir’e döndükten kısa bir müddet sonra tekrar Konya’ya giden Hasan Nazîf Dede, Sultan Veled Medresesi’nde ikâmet eder ve Hemdem Çelebi'nin emriyle Nesib Dede’nin murâkabesinde mevlevî usûlüne göre seyr-i sülûkunu yani çilesini tamamlar...Çilesini tamamladıktan sonra Yenişehir’e dönen Hasan Nazîf Dede, manevî bir işâretle tekrar Konya’ya gider ve Muhammed Saîd Hemdem Çelebi Hazretleri tarafından kendisine hilâfet verilir ve irşâda memur olarak tekrar memleketine gönderilir...

Yenişehir’de Küstem Nehri’nin kenarına bir köprü bir de mevlevîhâne inşâ ederek irşâd faaliyetlerine başlayan Hasan Nazîf Dede, 1270 senesinde Beşiktaş Mevlevîhânesi'nin şeyhi Said Dede Hakk'a yürüyünce bu dergâha postnişîn tayin edilmişdir...Dokuz sene kadar bu dergâhda postnişînlik vazîfesi icrâ ettikden sonra 1278 senesinde 71 yaşında Hakk'a yürümüşdür...Nazîf Dede diğer dedegân gibi dergâhın hazîresine defnolunmuşdur ancak Beşiktaş Mevlevîhânesi yıkılınca kabr-i şerîfi önce Maçka’ya beş sene sonra Maçka Mevlevîhânesi de yıkılınca oradan da Eyüp’de Bahâriye’deki Mevlevîhâne'ye nakledilmişdir ki pek hazîn bir hikâyedir...

Bahâriye Mevlevîhânesi Şeyhi diye meşhûr olan Hüseyin Fahreddin Dede,Şeyh Nazîf Dede'nin oğludur...

Şeyh Nazîf Efendi, âlim, şâir ve pek zarîf bir zât imiş. Hem şiir ve edebiyatda hem de mûsıkîde üstâd imiş...Bir dîvânçesi ve seyr ü sülûka dâir bir eseri vardır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Kitap dizgisi, baskısı problemsiz, sonuna minik bir lügat eklendiği gibi, ayrıca divançe ve şarkıların beyitlerinin geçtiği ssyfa sonlarında da dipnotlar olarak da manaların karşılıkları geçilmiş. Seyri suluk ile ilgili makalesi Ta'rifu's Suluk, hem günümüz Türkçesi ile hemde latinize Osmanlı Türkçesi olarak da bulunmakta. Mevlevi Şeyhi Nazif Dedenin kısa hayat hikayesine takdim bölümünde yer verilmiş. Son dönem Osmanlı Tekke Edebiyatı konusunda hazineler kütüphaneleri süslüyor, bunları toplumla buluşturan böyle örneklerin artmasını bekliyoruz. Hasan Nazif el-Mevlevi eserini hazırlayan Gülbeyaz Karakuş hanımefendiye teşekkürler

Yazarın biyografisi

Adı:
Hasan Nazif el-Mevlevi
Doğum:
1793
Ölüm:
1861
Mora Yenişehri’nin Oganlı karyesinde 1208 hicrî senesinde dünyâya gelmişdir. Babası hadîs ulemâsından Hacı Halîl Efendi’dir. Hayret edilecek kadar zekî ve istidâdlı olduğundan kısa zamanda birçok ilimleri tahsîl ederek Azîz Efendi Medresesine müderris olmuşdur...Birçok ehlullahın hayâtında gördüğümüz gibi Nazîf Efendi de ilim tahsîl edip ilmiye mesleğinde yüksek bir pâye ve şöhret kazanmasına rağmen bir türlü mutmain olmayıp tarîkat-ı aliyyeye intisâb etmişdir...İntisâbının hikayesi şöyledir :

Bir vesîle ile Anadolu'ya seyahat eden Hasan Nazîf Dede, dönüşde Konya’ya da uğrar. Hazret-i Mevlânâ'nın türbesini ziyâret edince kalbinde bir aşk ateşi parlar ve o sırada Hazret-i Mevlânâ Dergâhında postnişîn olan Muhammed Saîd Hemdem Çelebi’ye intisâb eder. Yenişehir’e döndükten kısa bir müddet sonra tekrar Konya’ya giden Hasan Nazîf Dede, Sultan Veled Medresesi’nde ikâmet eder ve Hemdem Çelebi'nin emriyle Nesib Dede’nin murâkabesinde mevlevî usûlüne göre seyr-i sülûkunu yani çilesini tamamlar...Çilesini tamamladıktan sonra Yenişehir’e dönen Hasan Nazîf Dede, manevî bir işâretle tekrar Konya’ya gider ve Muhammed Saîd Hemdem Çelebi Hazretleri tarafından kendisine hilâfet verilir ve irşâda memur olarak tekrar memleketine gönderilir...

Yenişehir’de Küstem Nehri’nin kenarına bir köprü bir de mevlevîhâne inşâ ederek irşâd faaliyetlerine başlayan Hasan Nazîf Dede, 1270 senesinde Beşiktaş Mevlevîhânesi'nin şeyhi Said Dede Hakk'a yürüyünce bu dergâha postnişîn tayin edilmişdir...Dokuz sene kadar bu dergâhda postnişînlik vazîfesi icrâ ettikden sonra 1278 senesinde 71 yaşında Hakk'a yürümüşdür...Nazîf Dede diğer dedegân gibi dergâhın hazîresine defnolunmuşdur ancak Beşiktaş Mevlevîhânesi yıkılınca kabr-i şerîfi önce Maçka’ya beş sene sonra Maçka Mevlevîhânesi de yıkılınca oradan da Eyüp’de Bahâriye’deki Mevlevîhâne'ye nakledilmişdir ki pek hazîn bir hikâyedir...

Bahâriye Mevlevîhânesi Şeyhi diye meşhûr olan Hüseyin Fahreddin Dede,Şeyh Nazîf Dede'nin oğludur...

Şeyh Nazîf Efendi, âlim, şâir ve pek zarîf bir zât imiş. Hem şiir ve edebiyatda hem de mûsıkîde üstâd imiş...Bir dîvânçesi ve seyr ü sülûka dâir bir eseri vardır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okuyacak.