Hasan Öztürk

Hasan Öztürk

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
7
Okunma
·
2
Beğeni
·
287
Gösterim
Adı:
Hasan Öztürk
Unvan:
Türk Oyun Yazarı, Yazar
Doğum:
Gemlik, Bursa, Türkiye, 25 Ocak 1942
Oyun yazarı. 25 Ocak 1942, Narlı köyü / Gemlik / Bursa doğumlu. Narlı Köyü İlkokulu (1954), Bursa Ticaret Lisesi (1963), Ankara İktisadi ve Ticarı İlimler Akademisi (1969) mezunu. Bir süre banka memurluğu (1965-67), sonra serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik (1968-90) yaptı. 1991’de emekliye ayrılarak yaşamını profesyonel yazar
olarak sürdürdü.
Yazılarının bir bölümünü yayın danışmanlığını da yaptığı Taksimetre adlı aylık dergide yayımladı. Beş oyunu ile çeşitli yarışmalarda ödüller aldı. Koridor ve Hücre adlı eseriyle 1996-97 Yunus Nadi Senaryo Armağanını kazandı.
Sevdiğinin peşinden mi gitmek gerekir yoksa seni seveni peşinden götürmek mi? İlk bakışta ne kolay bir soru. Biraz düşününce aslında ne zor! Yıllarını feda etmeden cevabını söylemek kimin haddine.
Onun peşinden gidiyorsun , öyle mutlusun ki! Dünyalar senin. Ama yetmiyor. Yeni şeyler isteriz hep. Biz ona gönlümüzü vermedik mi? Gençliğimizi , geleceğimizi . Bazı şeyler istemek hakkımız değil mi? Elbette . Odayı yavaş yavaş kaplayan zehirli gaz gibi isteklerimiz kaplar bedenlerimizin can damarlarını. Ve aynı hızla söner yaşam ışığımız. Evrende yaşanacak yeni dünyalar ararken varlığımızın kaynağını yok edişimizi göremediğimiz gibi .Ve suçlu bellidir .Evlilik aşkı öldürür. Ya da aşk karın doyurmazmış…
Ve peşinden sürüklemek. İhtişamlı bir dünyadır bizi bekleyen. Dudağımızdan çıkan her söz vazgeçilmez kurallardır. Öyle basite almayın. Hükmetmeyi reddetmek kimin harcı. En büyük tutkumuz değil mi? Artı güven duymak. Çünkü onun merkezinde sen varsın. Onun her şeyisin.
Vazgeçilmezsin. Alternatifin yok. Ama bir zaman sonra hükmettiği toplumu korkuyla esir alanların bir defacık olsun küçük bir çocuğun rahatlığını yaşayamadıkları gibi sen de yaşam pınarlarının serap olduğunu görürsün. An an artar susuzluğun. Kurur kalbinin aşkla beslenen tüm damarları. Bir geri dönüş olsa... olsa…
İşte meydan , hadi verin cevabınızı...
Albert Einstein'in özel izafiyet teorisine göre zaman izafi, rölativdir. Yani görecelidir. Zaman hıza, harekete ve mekân-uzaya bağlıdır, Herkesin hızına göre bir zamanı vardır. Tabii bu farklılığı belli bir hıza ulaştığında fark ediyorsun. Örneğin ışık hızının ( ışık hızı yaklaşık 300.000 km/s'dir. ) % 87'si kadar hızla hareket eden bir kişi için zaman, yeryüzünde yaşayan kişinin zamanına göre iki kez daha yavaş akacaktır. Işık hızının % 99'u kadar hızla hareket eden bir kişi için geçen zamana karşılık dünyadaki geçen zaman on kattır. Örneğin yirmi yaşndaki iki kişiden biri ışık hızının % 99'una ulaşan bir araçla uzayda on yıl seyahat etsin. Bu kişi dünyaya otuz yaşında bir görünümle dön-
düğünde dünyadaki kişinin yüz yirmi yaşında olduğunu görecektir. Özel izafiyet teorisi zamanın herkes için, her yerde aynı olmadığını ve aynı hızla geçmediğini göstermiştir. Kısaca, Albert Einstein "Eğer bir bilgin, doğa olaylarını evrensel sistemlere uygun olarak tanımlamak istiyorsa; zaman ve uzay ölçülerini değişmez değil, değişici nitelikler olarak göz önünde bulundurmalıdır." demiştir.
Özel izafiyet teorisi daha sonraları bilim adamlatınca yapılan birçok deneyle ispatlanmıştır ve herkesin bulunduğu yere ve hıza göre bir zamanı yaşadığı anlaşılmıştır. Tam Işık hızına ulaşıldığında ise zaman durur. Ulaşılması ütopik olsa bile ışık hızını geçtiğinde de zaman geriye akar. Özel izafiyet teorisi bizim ortak yaşadığımızı zannettiğimiz zamanın aslında farklı iki kişi için hareketlerinin hızına göre farklı
hızda aktığını ve bunun yanında değişik mekânlarda yaşayan kişiler için bile farklı boyutlarda bulunduklarından zamanı birbirlerinden bağımsız yaşadığını ispatlamıştır. Özel izafiyet teorisinden sonra artık eşzamanlık yani aynı andalık geçersiz bir para gibidir.*
Ayrıca sevenin sevdiğinin yanında zamanının hızIi geçmesi ve mutluluk duyması, bununla beraber sevilen kişinin sevmediğinin yanında mutsuzluğu yaşaması ve zamanının yavaş akması da eğer görebildiğimiz takdirde ruhen de şaşılacak derecede farklı
hızlarla hareket ettiğimizin ve zamanları-bütünlük içinde ayrı bir boyutta da- farklı yaşadığımızın göstergesidir. Görünen fiziki yapımız hıza, harekete ve mekân-uzaya bağlı olarak farklı zamanları yaşarken bunun yanında bir ikinci zaman akışını hissedip kabulleniyorsak ve yadsınamaz bir gerçekse, o zaman bu fiziki yapımızı tamamlayan ruhi yapımızın bağımsız mekan-uzay ve zaman yaşayarak var olduğunu kabul ederiz. Ve öylece ışık hızına varacak hızları da aramaya gerek yok.
Hasan Öztürk
Sayfa 87 - Kanes yayınları
"... 1811 yılında Mehmet Ali Paşa tarafından kalede bir şenlik düzenlenir ve tüm Memlûk emirleri bu kutlamaya davet edilir.Sarayda hazırlanan bir pusu ile Mehmet Ali Paşa 450'den fazla Memlûk emirini Arnavut askerlerine öldürtür. Böylelikle Mehmet Ali Paşa 'nın hakimiyeti siyasi alanda pekişmiştir. "
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hasan Öztürk
Unvan:
Türk Oyun Yazarı, Yazar
Doğum:
Gemlik, Bursa, Türkiye, 25 Ocak 1942
Oyun yazarı. 25 Ocak 1942, Narlı köyü / Gemlik / Bursa doğumlu. Narlı Köyü İlkokulu (1954), Bursa Ticaret Lisesi (1963), Ankara İktisadi ve Ticarı İlimler Akademisi (1969) mezunu. Bir süre banka memurluğu (1965-67), sonra serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik (1968-90) yaptı. 1991’de emekliye ayrılarak yaşamını profesyonel yazar
olarak sürdürdü.
Yazılarının bir bölümünü yayın danışmanlığını da yaptığı Taksimetre adlı aylık dergide yayımladı. Beş oyunu ile çeşitli yarışmalarda ödüller aldı. Koridor ve Hücre adlı eseriyle 1996-97 Yunus Nadi Senaryo Armağanını kazandı.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 7 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.