Hatice Kübra Tongar

Hatice Kübra Tongar

Yazar
8.1/10
1.014 Kişi
·
3.340
Okunma
·
539
Beğeni
·
13212
Gösterim
Adı:
Hatice Kübra Tongar
Unvan:
Türk Pedagog
Orta öğrenimini Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi`nin süper lise bölümünde tamamladı. Lisans eğitimini ilahiyat ve sosyoloji üzerine yaptı. Lisans süresince, dalının uzmanı eğitimcilerden 1000 saatlik çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda ihtisas dersleri aldı. Çocuk gelişimi üzerine edindiği bilgi ve deneyimi annelerle paylaşmak için 2007 yılında kadincakararinca.com internet sitesini kurdu. Bu adres aracılığı ile her gün binlerce anneyle buluştu. Yazı yazmak, ilkokul yıllarında başlayan kompozisyonlarla birlikte, hep hayatında oldu. Makaleleri çeşitli dergilerde yayınlandı. Çocuğa dair birçok projede metin yazarlığı yaptı. Türkiye`nin ilk interaktif çocuk CD projesi olan "Muallim Çocuk"un metinlerini yazdı. 2009 yılında Minik Bebeğime Afiyetle isimli kitabı, 2011 yılında 10 kitaptan oluşan Masal İstediğin Gibi Bitsin seti, 2013 yılında 0-1 yaş bebek bakımını anlatan Anneciğim Beni Tanıyor musun? isimli kitabı ve 2014 yılında 1-5 yaş çocuğunun gelişimini kaleme aldığı Anneciğim Ben Büyüyorum isimli eseri yayınlandı. Halen ulusal radyo ve televizyon kanallarında çocuk eğitimi programları hazırlayıp sunmaya, Moral Dünyası ve Çocuk ve Aile Eğitimi dergilerinde aileye dair sayfalar hazırlamaya, Moral FM radyosunun kurumsal metin yazarlığını yapmaya ve Allah`ın biricik emanetleri olan İsmail Enes ve Ahmet Eymen`e hakkıyla emanetçi olabilme duasında bulunmaya devam ediyor.
İnsanlar hata yapar, hatalar konuşulur, sonuçları yaşanır, bedelleri ödenir ama hiçbir insan bağırılarak küçük düşürülmeyi hak etmez. Hele ki karşımızdaki küçük bir çocuksa...
Hata yapmak insana mahsus bir hal olmasına karşın, kendimizden insanüstü bir mükemmellik bekliyoruz. Bu nedenle de yanlış yaptığımızı düşündüğümüz her an derin suçluluk duygusuna saplanıyoruz
Ne zaman ki ebeveynler televizyonu kapatıp kitap okumaya başlarlar, çocuk da - hiçbir söze gerek kalmadan - kitapların dünyasına merak duymaya başlamış olur.
"Çocuklarınızı kendi zamanınızın öğretilerine göre değil, içine doğdukları zamanın gerçeklerine göre yetiştirin."

Hz. Ali
%39 (68/176)
·Puan vermedi
Nasrettin Hoca’nın bir fıkrası vardır hani. Oğluyla yolda giderken önce oğlunu bindirir eşeğe, kendi yürürken. Etraftakilerin ayıplamasıyla kendi biner, oğlu yürür devamında. Bencil diye söylenenleri duyar da devamında, oğluyla beraber binerler eşeğe. Bu sefer de merhametsiz olmuştur hoca diğerlerinin nazarında. En son çare ikisi de yürürler eşeğiyle yan yana. Enayi damgası yerler nihayetinde. Duymuşuzdur mutlaka bu fıkrayı. Ben bu ve diğer türevi kitapları okurken aklımda hep bu fıkra, sesli sesli güldüm adeta:))

İki masum, samimi ve riyasız çocuğun emanetçisiyim. Hiperaktivite sendromu öntanısı ile birkaç muayane çabası ile normal olduğu müjdelenen, yaramazlıkları fıtratının gereği kabul edilen 5 ve 2 yaşında iki oğlum var hamdolsun. Hangi sosyal ortama gitsem ‘’ Allah yardımcın olsun’’ diye dualar hediye edilen, herkesin çeşitli çözüm önerileri sunduğu minik bir çete. Geçen aylarda dedesinin koca lcd ekran televizyonunu patlatan, dün apartmanın girişindeki komşunun camına ‘merak ettim anne nasıl kırılacak koca cam’ diyerek taş fırlatan minik bir çete.

Kayınvalidemin artık bizi eve kabul etmekte zorlandığı:-‘’Terörist kızım bunlar, psikolog mu psikiyatrist mı bir götür yarın’’ dediği...
Kayın pederimin -‘’ Bunlara okumak lazım kızım, nazar bu nazar’’ dediği...
Genetiğinin suçlandığı, her çeşit önerinin itinayla denendiği ( terapi cd leri, enerjısı yüksek suni gıdalardan kaçınma .. vs vs ) iki yaramaz.

Öğrencilik yıllarımda bir hadis okumuştum ‘’ Çocuğun yaramazlığı zekasındandır’’ mealinde. Ve yıllarca dualar biriktirmiştim halisane ‘yaramaz ve zeki’ çocuklarımın olmasına vesile. Şimdi bu yorgunlukla Rabbimin ''Mucib'' ismini tefekkür edip gülmeye çalışıyorum ben de.

Kütüphanemde yerini alan, yeni nesil annelere hitaben kopyala yapıştır misal yazılan okuduğum 6. kitap bu. Tıp kitapları dışında diğer kitapları vakit israfı kabul eden eşimin 10 yıl sonra ilk hediyesi kitap olarak. Muhtemel kütüphaneme hiç bakmadığı için diğer benzerlerini de göremedi. Ancak artık kitaplardan çare arayacak hale geldiyse dedim kendime; önyargısız okumak lazım elbet.

Artık kıdemli anne olarak mevki atladığımı düşündüğüm şu hengamede; müsadenizle, hoşgörünüze sığınarak kendi fikirlerimi yazmak istiyorum ben de.
Elbet katıldığım, alkışladığım doğru tespitlerin yanı sıra; yazarı da tenzih ederek…

Yarım bıraktım çünkü, okurken kendimi morbid obez hastalara elindeki katı diyet listeleriyle ‘’yemek yemeyeceksin’’ diye ahkam kesen robot drlar gibi hissettim. Kişisel gelişim kitapları misal kesin hükümler sıralayıp, mükemmeliyetçilik ilahına tapan yeni nesil anneleri fırsat bilip geliştirilen yeni ticari kapan olarak görüyorum bu tarz kitapları. Ve en az 6 kitabı da bitirdiği halde, dün camdan atlamak üzere zıp zıp zıplayan oğluma bas bas bağıran ben; bu kitapların amaca hizmet ettiğini düşünmüyorum. Zira her çocuk ayrı bir âdem, her âdem binlerce alem. Ve çözümler de binlerce. Ki zaten çözüm aranacak bir patolojı olarak görmek te ayrı bir patolojı sanki. Kuralların, hedeflerin, düsturların fıtriliği bozduğunu, samimiyeti gölgelediğini düşünüyorum artık.

Dün AVM'de yeni panik bir anne gördüm tam da anlatmak istediğime tercüman. Minik oğlu önden yürüyor biraz, arkadan kurulmuş robot gibi 24 saatlik kurulu kamera hassasiyeti ile kitabın ezberlettiği şeyleri tekrarlıyor titizlikle hem de defalarca, o anın keyfini çıkarmak yerine :
-‘’Efe, sana güveniyorum. Sen iyisin. Sen yapabilirsin.
Ben sana güveniyorum. Sen başarabilirsin.. sen başarılısın..
Efe SEN Yaparsın..’’
….

Peki ne çözüm buldun sen derseniz??
Her çocuk özeldir ve artık sınırlarımı kaldırdım ben de. Çözüm aradığım bir problem olarak görmek yerine, onları o şekilde kabullenip, içimden geldiği gibi, samimane, sevgiyle … hal diliyle …

Artık ben de ayakkabılarımı çıkarıp yağmurda ıslanıyorum onlarla. Evin duvarları her renk boya. Ben de dün çizdim kocaman bir ay duvara. Ben de ‘’kral şakir’’ izliyrum tv de artık. Ben de zeytin çekirdeklerini tükürüp yarış yapıyorum. Kızdığımda bağırıyorum da, içime yapmacık atmaktansa. Bazen kıçlarına elimle şaplak da atıyorum. Ama sonrasında kocaman sarılıp öpüyorum. Nihayetinde öfke de, kızgınlık da, affetmek de, sakinleşmek de fıtri duygular( – abartmadan ELBETTE-) . İleride zaten bu duygularla tanışacaklar diye düşünyorum. Ve bugünleri bir daha hiç yaşayamıyacağım ben, bunu biliyorum.

Bir de, yeni okuduğum bir hadiste; ‘’BENİM’’ çocuklarım diye övünürken, emanetçisi olduğunu unutup, sahiplik iddiasıyla tüm hisseyi kendine veren moda annelere hitaben –biri de benim muhtemel- diyor ki: ‘’Terbiyenin onda dokuzu duadır. ‘’ Rab sıfatıyla her şeye Malik, Kadir, Alim RABB’E halisane anne duası..

Son olarak oğlumun ifadesiyle…
Robot X, haydi birleşşşş:)))))
Sevgiler, saygılar, selamlar ..
184 syf.
·Beğendi·10/10
ADETLERLE DEĞİL AYETLERLE ÇOCUK
EĞİTİMİ

Anne baba adayı olan herkesin okuması gereken bir kitap...

Pek çok anne-baba çocuğunun yoğrulması gereken bir hamur olduğunu düşünerek ebeveynlik yapmaya başlar. Çocuğunu şekilsiz bir hamur, kendini ona istediği şekli verecek bir sanatkâr zanneder. Oysa her çocuk dünyaya kendi şekliyle ‐yani kendi fıtratıyla ‐ gelir. Anne babaya düşense, çocuğunun fıtrat programını korumak ve kendi fıtratını ortaya koyabileceği alanı ona açmaktan ötesi değildir.

İşte bu kitap; mahremiyet eğitiminden haz öteleme eğitimine, çocuk beslenmesinden öfke kontrolüne kadar pek çok önemli eğitim başlığını adetlerin değil, ayetlerin ön gördüğü yöntemlerle siz ebeveynlerin istifadesine sunuyor. Tüm ebeveynleri, çocuğunun boş sayfalarını yazma telaşından çıkarıp, zaten yazmış olan Kudret'in (cc) satırlarından ayet ayet okumaya davet ediyor.
176 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Çocuk !!!
Bedeni ve mantık yaşı büyük olmayan ama bizlerle aynı ruhu taşıyan, daha temiz bir kalbe sahip olan kişi... Herkesin geçirdiği evrenin adıdır çocukluk.

Yazar kitabında hep annelere seslenmiş lakin ben kabul etmiyorum. Çocuk anne ve babanın en ortak ilgi alanıdır ve her iki veliyi de alakadar eder. Kitapta çocuğa bağırma dışındaki diğer seçenekler güzel bir dil ile anlatılmış, lazım olana altın niteliğinde bilgilerdir bunlar. Her ebeveynin okuması bilmesi gereken hususlardır. Çünkü çocuk deyince akan sular durulur.

Şu hayata bırakabileceğimiz yeğane mirasımızdır evlatlarımız. Bizler hanlar, hamamlar yapabilecek insanlığa üniversiteler, vakıflar bırakabilecek güçte değiliz. Lakin çok saygın, terbiyeli, vatanını milletini seven evlatlar yetiştirip insanlık yararına fayda sağlayabiliriz.

Erkek gözünde kadın olmak, yani ev hanımı olmak kolay gözükür. Ne var evi temizle yemek yap sonra at kendini kanapeye akşama kadar uyu... Arada bir çocuk ile ilgilen vesaire... Ama durum hiçte öyle değildir. Ben ev hanımların üzerindeki yükün biz erkeklerin üzerinde olandan kat be kat daha fazla olduğunu düşünüyorum. Allah onları başlarımızdan eksik etmesin ve hepsinin ‘anneler günü’ kutlu olsun.

Kitabı neden okudun derseniz eğer, bence bir çok kitaptan faydalı bir kitap ve çok güzel bilgiler sahibi oldum. Yazarın akıcı dili ve hayattan bazı kesitler sunması, hikayeler ile anlatımını bezemesi daha da okunası bir hal alıp okuyucuyu sıkmadan süreklilik sağlıyor. Kadın erkek herkesin bilmesi gereken bilgilerle dolu hoş bir kitap. Okumanızda fayda vardır.

Sevgi ile kalın.
184 syf.
·4 günde
Hatice Kübra Tongar sosyal medyadan da takip ettiğim nadir yazarlardan birtanesi, üç çocuk annesi ve gerçekten okuyucularına örnek bir yazar diyebilirim, kitabın içeriğine gelecek olursak, her bölümde ayrı konulara değinmiş, besmelenin önemi, Kur'an'ın önemi, çocuklarla çocuk olmanın peygamberimizin çocuklarla olan muhabbeti, yaklaşımı, hadisleri ve çocukları nasıl yetiştirmemiz gerektiğine dair bir çok örnek içeren bir kitap bence her ebeveynin okuması gereken bir kitap, tavsiye ederim iyi okumalar:)
184 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Yazarı sosyal medya üzerinden takip ediyorum ancak kitabını okuyunca daha bi saygı duydum kendisine.
Kitapta, Kur'an ı Kerim'den ayetler ışığında insanın fıtratında bulunan ve bugün bu kişilik fıtratından yola çıkarak doğumundan itibaren nasıl bir birey yetiştirilmesi gerektiği, Peygamberimiz yaşamından örneklerle bizlere güzel bir şekilde sunuluyor. Hatice Hocamızın emeğine yüreğine sağlık. Kitabı özellikle hanım kardeşlerimin okumasının çok faydalı olacağını not düşerek , bayların da faydalanabileceğini belirtmek istiyorum. Tavsiye eder iyi okumalar dilerim.
144 syf.
Hatice Kübra Tongar'ı ve ktiapalarını çok duymuştum kendisiyle tanışmak bu kitabıyla oldu,iyi ki de oldu.
Günlük hayattan örnekleriyle,eğlenceli,sohbet havasındaki anlatımı ile bence herkesin özellikle de çocuğu olanların kütüphanesinde mutlaka olması gereken bir kitap. Namazı, korkutmadan, zorlamadan, gerekçeleriyle ve tüm soruları mantıklı açıklamalarıyla öyle güzel anlatmış ki bir çırpıda ve zevkle okuyup bitiriyorsunuz.
Kitabın kapağına bakıp çocuklar için yazıldığını düşünüp okumamazlık etmemenizi tavsiye ederim.
#OkumakNeGüzelŞey
184 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Kitabın kapağındaki söz çok hoşuma gitti. "Adetlerle değil, ayetlerle çocuk eğitimi." Doğru söze ne denir.

Kitap yalın bir dile sahip ve bölüm bölüm olması daha kolay okunmasını sağlıyor. Her bölümdeki konuya girişte bir ayet paylaşması güzel olmuş. Konuları ayet ve hadisler ile gül kokulu efendimizin örnek kıssaları ile desteklemesi çok iyi.

Hem bilimsel hem de dini boyutuyla çocuk yetiştirmenin inceliklerini ele alan güzel bir eser. Çocukları olan olmayan ya da yakın zamanda olacak olanların mutlaka okuması gerekli. Daha erken okumayı arzu ederdim.

Sadece çocuk yetiştirmeye dair değil, kendi eksiklerimizi bir anne baba olarak, eş olarak da bazı kusurlarımızı bize hatırlatıyor. Bir çok noktada farkındalık oluşturuyor.

Beni en çok etkileyen her zaman olduğu gibi Alemlere rahmet olarak gönderilen güzeller güzeli peygamberimizin çocuklara gösterdiği önem, nezaket, müsahama oldu.
184 syf.
·9/10
Çocuklarınıza süt ile birlikte Kuran'ı Kerim'den öğütler verin. Boyları büyürken kalpleri ve imanları da büyüsün.”
Ömer Muhtar
Böyle demiş Şehit Ömer Muhtar .bu kitap bunu çok güzel açıklamış ve buna güzel örnekler vermiş.. yeri geldiğinde hikayelerle anlatmış. Hatice Kübra tongar Güzel bir sade bir dille yazmış .ilk defa böyle bir kitap okuyorum ve bayağı beğendim .bize ne öğretiyor klasik Anadolu kültürüne ve insanların genel geçer inançlarından farklı olarak ayetlerle bize çocuk gelişiminin anlatıyor açıkçası ayetleri çok güzel seçmiş ve çok güzel konuya bağlamış.
Ha bu arada annelerin okuması daha yararlı olur diye naçizane fikrim.:)
176 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bağırmayan Anneler....

Bir çok yerine post-it yapıştırmakla birlikte altını çizerek epey yordum kitabı. Benim için ders niteliğinde, her cümlesi düşünülüp yazılmıştı. Kitabı uzaklara koyup asla kopya çekmemekle birlikte aklımda neler kaldıysa -bakalım- kitabı anlatmak istiyorum.
Yine bana neler kattığıyla alakalı bir giriş yapacağım. Sonuna kadar okumak istemeyenler için BEĞENDİM- TAVSİYE EDERİM, şimdi şu "beğendim" i açalım;

Hatice K. Tongar sosyal medyadan takip ettiğim biriydi. Her gün attığı gönderilerle bilgilendirici ve hak verdiğim fikirlerini paylaşıyordu. Sonunda kitabını okumaya işte bu sebeple karar verdim: fikirlerini onaylıyorum.

Bağırmayan Anne.. Baba... Abla.. Abi... Öğretmen...
Bağırmayan İnsan.
İyi de neden bağırmıyoruz?
Kitap bunu uzun uzun anlatıyor. Empatimize başvurarak okuyucuya da onaylatıyor. "Evet, doğru bağırmamalıyım"


'Bağırmak en ilkel bir geribildirim. Ve çocuğa hiç bir katkısı olmayan, aksine zararları olan bir tutumdur' desem kim karşı çıkabilir ki? Peki kim kendinden küçük birine bağırmamış şu zamana kadar?

Sırf kendimizden küçük diye bağırma hakkına(!) sahip olmuşuz. Bu insafsızlık. Hele ki canını yakmak?
Çocuklar yaramazlıklarıyla büyükleri çileden çıkarıyor. Ee, bu çocuklar canavar mı?
Dinimizde insanlar ahsen-i takvim suretinde yaratılıyor. -doğuyor-
Bebek=Masumiyet
Bizi çileden çıkartan kim peki? Tüm bu yaramazlıklar....
Yine kendimiz. Çocuğun bile isteye kötülük yaptığını hiç duymadım. Yaramazlık diye adlandırdığımız mesele çocuğun iç dünyasında ne demek? Niyeti ne?

Kitapta çok güzel bir örnek var, çocuk evi süslemek için mutfakta bulduğu haşhaş kavanozunu etrafa serpiyor. Anne bağırmamayı seçip "Neden böyle yaptın?" diyor ve aldığı cevap şu şekilde, "Evi süsledim senin için Anneciğim."
Bu şekilde düşününce ortada bir "yaramazlık" durumu kalmıyor.

Çocukların "yaramazlık" diye adlandırdığımız davranışlarının altında yatan bir çok nedenden biriydi bu.

•Neden bağırıyoruz?
•Bağırmak ve disiplin anlayışı?
•Ödül-Ceza?
•Bağırmayıp ne yapacağız?
•Bağırmanın çocuklar üzerindeki etkisi?
•Çözüm yolları - Örneklemeler

Gibi sorulara -ve daha fazlasına- kitapta cevap bulabilirsiniz. Yararlı ve okunması lazım bir eser. Her noktasına katılıyor ve Bağırmayan bir insan olmaya niyet ediyorum.
184 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabın her bir satırı çocuk eğitimine ayet penceresinden bakarken, aynı zamanda bu yolda durmaya çalışan biz anne-babaların yardım çağrısı hükmünde kaleme alındı. (yazarın)

Günümüz insanı sürü psikolojisi ile ilerlemektedir. Ve galiba biraz tembelliz araştırmayı öğrenmeyi pek beceremiyoruz. Kulaktan dolma ve tabi evimizin olmazsa olmazı televizyonlardan öğrendiğimiz batı kültürü bizi asıl almamız gereken vaziyetten uzaklaştırıyor ve biz bunu bilinçsizsiz bir şekilde uyguluyoruz. Sonra bu yolda yürürken bilmediğimiz bir kültürü takip ederken kendi kültürümüzü de unutup büyütüğümüz çocuğun saçma bir hal almasına neden oluyoruz. Allah korusun (Amin)

Yazarın biyografisi

Adı:
Hatice Kübra Tongar
Unvan:
Türk Pedagog
Orta öğrenimini Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi`nin süper lise bölümünde tamamladı. Lisans eğitimini ilahiyat ve sosyoloji üzerine yaptı. Lisans süresince, dalının uzmanı eğitimcilerden 1000 saatlik çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda ihtisas dersleri aldı. Çocuk gelişimi üzerine edindiği bilgi ve deneyimi annelerle paylaşmak için 2007 yılında kadincakararinca.com internet sitesini kurdu. Bu adres aracılığı ile her gün binlerce anneyle buluştu. Yazı yazmak, ilkokul yıllarında başlayan kompozisyonlarla birlikte, hep hayatında oldu. Makaleleri çeşitli dergilerde yayınlandı. Çocuğa dair birçok projede metin yazarlığı yaptı. Türkiye`nin ilk interaktif çocuk CD projesi olan "Muallim Çocuk"un metinlerini yazdı. 2009 yılında Minik Bebeğime Afiyetle isimli kitabı, 2011 yılında 10 kitaptan oluşan Masal İstediğin Gibi Bitsin seti, 2013 yılında 0-1 yaş bebek bakımını anlatan Anneciğim Beni Tanıyor musun? isimli kitabı ve 2014 yılında 1-5 yaş çocuğunun gelişimini kaleme aldığı Anneciğim Ben Büyüyorum isimli eseri yayınlandı. Halen ulusal radyo ve televizyon kanallarında çocuk eğitimi programları hazırlayıp sunmaya, Moral Dünyası ve Çocuk ve Aile Eğitimi dergilerinde aileye dair sayfalar hazırlamaya, Moral FM radyosunun kurumsal metin yazarlığını yapmaya ve Allah`ın biricik emanetleri olan İsmail Enes ve Ahmet Eymen`e hakkıyla emanetçi olabilme duasında bulunmaya devam ediyor.

Yazar istatistikleri

  • 539 okur beğendi.
  • 3.340 okur okudu.
  • 238 okur okuyor.
  • 2.058 okur okuyacak.
  • 58 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları