Hayati İnanç

Hayati İnanç

Yazar
9.4/10
121 Kişi
·
247
Okunma
·
245
Beğeni
·
12.746
Gösterim
Adı:
Hayati İnanç
Unvan:
Hukukçu, Yayıncı, Yönetici
Doğum:
Denizli, 1961
Hayati İnanç 1961, Denizli doğumlu. Lisansını 1984’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Avukatlığın yanı sıra yayıncılık, yöneticilik, denetçilik, öğretmenlik ve sunuculuk yaptı. "En değerli iş insana yatırım" diyerek; klasik eserlerden edindiği heyecanı, her yaştaki gençlerle paylaşmak hayat tarzı oldu. TRT de "Can Veren Pervaneler" programını sunmaktadır.
"Umarsan bir nevâziş açdığı bin zahm için ammâ
Bu insâniyyet ey dil gamze-i cânâneden gelmez"

"Sinende açtığı bin türlü yarayı bir günde pansuman eder diye ümit edersin ama heyhât! O insanlık, sevgilinin gamzesinden gelmez."
Hayati İnanç
Sayfa 85 - Babıali Kültür Yayıncılığı
Allahü Teâlâ hakiki yârdır. Aşk, Allahü Teâlâ içindir. Aşkta kavuşma olmaz, aşk sonsuzdur
Aşkta üç kahraman vardır daima başrolde olan: âşık, mâşuk, rakip. Gül, bülbül, diken yani. Ferhat, Şirin, Hüsrev.
...
Hep vuslat rakibe, hasret âşığa düşer.
Kanuni'nin dediği gibi;
"Cümlenin maksudu bir, amma rivayet muhtelif"
Herkes ayrı dert ile yanıyor ama tasvirleri farklı oluyor.
210 syf.
·Beğendi·8/10
Gece gece analiz yazmaya güç yetiremem, ama denk geldiğim kitap Can Veren Pervaneler ise, kaldı ki müellifi de Hayati İnanç ise birkaç kıymetsiz düşüncemizi paylaşmadan durmak olmazdı.

İlkin, kitabı bırakıp Hayati hocayı araştırın. Sohbetini, üslubunu, ilmini, en hası da mütevazi yanını bir görün. Saatlerce konuşsun da bitmesin denilecek insanlardan olduğu kanaatindeyim. Diğer yandan divan edebiyatına olan yürekten aşkı ona kitabını kalemle değil, yüreğiyle yazmayı da nasip etmiş. Aslen avukat. Onu mesleğini icra ederken hayal etmek de kalbe dokunur. Geç tanısam da iyi ki tanıdım demekten kendimi alıkoymam. (Sosyal medya hesabının biyografi kısmına yazdığı not bile şahsiyetini ilan ediyor: "İnancım o ki, söz hayâtîdir.")

Esere gelirsek...
Divan edebiyatının inceliklerini, yazılanların derinini ve onun toplumsal bağlantısını sohbet ediyor gibi, az sonra çay soğuyacak fakat ne gam havasında anlatıyor. Hiçbir şey olmazsa bile kitabı edinip yakınınızda bulundurunca belli aralıklarla şiirler, gazeller ezberleme imkânı oluyor. Bu bile huzur veriyor.

Tavsiye ehli için dursun.
210 syf.
Bir beyit bir kişinin hayatını (Hayati İnanç) ne denli değiştirebilir ki? Buyrun öğrenelim.

Belki bilenleriniz vardır, kitabın yazarı Hayati Bey, asıl mesleği avukatlık olmasına karşın tam bir divan edebiyatı aşığı bir isim. Bu işe nasıl gönül verdiği ise bizler için ders niteliğinde bence. Kendisi henüz Hukuk Fakültesi öğrencisi iken (1981) bir Yargıtay kararında karşısına çıkan “müncer” kelimesinin anlamını merak eder ve bu arayış esnasında Recâîzâde Mahmûd Ekrem’e ait olan kendi deyimiyle nefis bir beyitle karşılaşır:

"Müncer olur mu yâ Rab bir subh-i inbisâta
Vahdet-gehimde böyle mahzûn geçen leyâlim”

Müncer : Dönüşmek, bir halden bir hale inkılâb etmek, bir süreç sonunda gelinen nokta.
Subh : Sabah
İnbisât : Bast’tan (ferah, rahat; tersi kabz=sıkıntı)
…geh : Mekan eki (nişangâh, tâlimgâh gibi)
[Vahdet-geh: Bir kişilik mekân, yani hücre]
Mahzûn : Hüzünlü
Leyâl : Leyl’ in çoğulu; geceler

[Yâ Rabbî bu hücremde geçirdiğim hüzünlü geceler, gün olur da ferah bir sabaha dönüşür mü?]

Bir kelimenin anlamını ararken diğer kelimelerinde anlamını öğrenip beyti kavrayınca bu işten büyük bir keyif alır ve kendini divan edebiyatına adar. Kitaba gelecek olursak Nabi’den İzzet Molla’ya, Muhibbi’ mahlaslı Kanuni’den, Avni mahlaslı Fatih Sultan Mehmet’e kadar onlarca şairin birbirinden güzel yüzlerce beyiti mevcut. Yazar bunları derlerken yukarıdaki beyitte olduğu gibi genellikle kelime anlamlarını güzelce izah edip sonrasında beyitlerin anlamını veriyor. Sonrasında kendi yorumlarıyla ve ilginç hatıralarıyla da destekleyip bize güzel bir imkan sunuyor.

Peki hediye bir kitap bir okurun hayatını nasıl değiştirebilir? Tabii ki divan edebiyatına olan hayranlığını ve ilgisini arttırarak :)
Kitabı büyük bir keyifle okudum, sizlere gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Bu güzel kitabı bana hediye olarak gönderen sevgili Ümmügülsüm'a da bu vesileyle tekrar teşekkür ediyorum. Biraz geç olsa da kitabı okudum ve söz verdiğim gibi alıntı paylaşırken de elimi korkak alıştırmadım. :))

Ve de son olarak yazarın kendi sesinden bir beyit hikayesiyle veda ediyorum. Keyifli okumalar dilerim. :)
https://www.youtube.com/watch?v=IHKFfqx6Yg8
123 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Çerăğ-ı meclisi pervăne yane yane arar
Murăd ü matlabı sûziş değilse yă ne arar


Bilmem hiç Hayati İnanç Hocanın sesinden şiir dinlediniz mi? Öyle tatlı ses tonu var ki. Kendisi zaten çok sempatik bir adam. Bir de birkaç dize okuduğu zaman hayran olmamak elde değil.

Can Veren Pervaneler serisinin ilk kitabı onunla konuşur gibiydi ve çok sevmiştim. Eh, bir kere o tadı aldık mı seriye devam etmezsek olmaz. İkinci kitaba da hemen başladım ve açık ara farkla ikinci kitabın aşığı oldum!

Tam bir sohbet havasında. Konu bir başlıyor, dallanarak birçok yere gidiyor. O sohbet ediyor, ben dinliyorum sanki. Öyle güzel bir kitap olmuş. Konuya uygun dizeler var aralarda. "Her dizeyi anlamaya çalışmayın" diyor Hayati İnanç. "Sadece tadını çıkarın."

Eski kelimelerle yazılmış şiirlerin sahiden de başka tatları var. Anlayamasak bile kulağa çok hoş gelmesini seviyorum. Zaten o dizeleri anlamak mümkün değil. Hayati İnanç da öyle diyor. "Anlamak için birkaç asırlık ömre ihtiyacım var."

Eğlenceli diliyle, kısa bir geçmiş turu yapıyoruz kitapla. Kesinlikle tavsiye edilir.
123 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Evet bir Can Veren Pervaneler kitabının daha sonuna geldik... Bir kere bu kitaba başlarsanız bitirmeden bırakamazsınız. Millet olarak eskilerden söz açılınca lafın sonunu getiremeyiz malum. Eh o vakit, kitabı okumaya başlar iseniz bir gün, şöyle bir de çay demleyiverin bari. Kitaba eşlik edersiniz. :)

Eski şiiri şöyle bir sevdirelim, hor görülmüş şiirlerimizi şöyle bir hoş gösterelim temalı verilen konferansların elimize geçmiş hali kitabımız. Biz konferans diyoruz da siz sohbet anlayın onu. :) Sohbetin temellerini elbetteki hani bizim şu anlamadığımız eski şiirler oluşturuyor. Anlattı Hayati bey anladık şükür. Ama ne samimiyet, ne ehlidil. -Araya şaka falan karıştırınca gülüşü hemen zihnimde canlanır.-Kendi gözlerimle görmeseydim, kulaklarımla da dinlemeseydim, belki bana göz de kırpmasaydı bu samimiyet mevzusunu abarttığımı düşünebilirdim. Ancak kendilerini görmek ve bir de vasiyetini kendi ağzından duymak nasip oldu. :) Hemen yeri gelmişken Hayati bey'in vasiyetini sizlerle de paylaşmak istiyorum:

http://www.hayatiinanc.com

bu sitede Hayati İnanç'ın tavsiye ettiği 2 kitap, Peygamberler Tarihi Ansiklopedisinden Yusuf Aleyhisselâm'ın hayatı ve 1 de mektup var efendim. Bunları anlayarak okumamızı vasiyet etmişti kendileri. Şöyle bir de sıralayayım:

1) Mızraklı İlmihâl (Miftahu’l Cenne)
2) Şevâhid-ün Nübüvve
3) Yusuf Aleyhisselam
4) Patrik Gregoryos’un Mektubu

İçim rahatladı. Siz de bilin istedim. :)

Yeraltındaki merhumlarla Hayati İnanç arasındaki sevgi bağını hem dinlediğinizde hem okuduğunuzda anlayacaksınız efendim. O bağ ile sizi de nasıl eskilere bağlıyor göreceksiniz. Sözü fazla uzatmanın lüzümu da yok sanıyorum, eskilere özleminiz varsa buyrun Hayati bey ile birlikte dertlenin. Napalım?
191 syf.
·3 günde·10/10
İlk olarak kitaptan değil de kitabın yazarından bahsetmek isterim.

Kendi geçmişimizin bize emanet olarak bıraktığı beyitleri, şiirleri, gazelleri sırf insanlar öğrensin, anlasın ve başkalarına da aktarabilirsin diye, gerçek işi avukatlık olduğu halde avukatlığa değil de insanlara bu şiirleri ulaştırma derdine girmiş. 10.000 beyiti ezberinde tutan, eşini benzerini bir daha bulamayacağımız gerek anlatım gerekse söyleyişleriyle muhteşem ötesi bir tarzı ile bize 2-3 asır önce yaşayan bizden olan bizim olan şiirlerimizi bize anlatma çabasına giren en değerli insan katagorisinde belkide en başta tutacağımız biri.

Kendimi Hayati İnanç'ın sohbetinde bulunmuş ve onun kitaplarını okuma şerefinde bulunduğum için çok nasîbli hissediyorum.

Sadece dua isterken şöyle demişti: "Bana dua edin, deyin ki 'bu hoca gülerek ölsün...'" Allah (c.c) uzun ömürler versin kendisine....

Kitaba gelecek olursak başlangıcı ve sonu olsun soluksuz okunacak şeyh galiplerin, Fatih Sultan Mehmed'lerin Nabi'lerin Salih babaların bu dünyayı nasıl görmüş şiirlerinde aşkı nasıl anlatmış muhteşem örnekleri ile dolu her kelimeyi ayrı ayrı merak ettiğiniz muhteşem bir eser.

Aşkın tarifleri... gerçek aşkı bulmanın en çok da aşkla yanmanın nasıl olduğunu bundan 3 asır önce yaşayanların dilinden dinlemenin doyulmaz keyfine varacağınız bir kitap. Hocamızın da dediği gibi Türkçeden Türkçeye tercümesi olan klasik şiir edebiyatı ve divan örnekleriyle dolu bir kitap...

Söz Hayati'dir...
210 syf.
·48 günde·Beğendi·10/10
Hayati İnanç ismi zaten kitabın güzel olacağı hissi vermişti bana.Kitabı okurken sanki karşımda Hayati İnanç'ın o gülen yüzü vardı. Beyitleri okuyordu sanki. Okullarda edebiyat dersinde divan edebiyatı anlaşılmaz, zor, kadına şaraba yazılan şiirlerdir diye öğretenlere inat Hayati İnanç divan edebiyatının güzelliğini bizlere anlatıyor. Öğrenmek lazım zira geçmişi özlemişiz besbelli.
123 syf.
Dört üstü dört olur mu safâ cihânda kim?
Merbût-i çâr-mîh-ı anâsır bulunmuşuz.

Dâd alma mümkün idş felekden yâ ne'yleyeyim,
Birkaç zamân içinde müsafir bulunmuşuz.


Diyor Şeyh Galib.
Bana"nasılsın, iyi misin" diye soruyorsunuz, dört dörtlük bir iyilik nasıl olabilir ki?

Dört zıt unsurun bileşiminden insan kılığında geldiğim şu dünyada her şey yerli yerine olsa da,
Ya su rahatsız,
Ya toprak,
Ya ateş,
Ya da hava....
Bu dört mıha(çar mih) çakılmış bulunmaktayım.

Evet, ısrar etsek kapısına dayanasak mutluluk alabilirdik belki ama yapamadık.
Ev sahibinin ikramı ile yetinmek mürüvettendi ve biz misafirdik şurada. Misafir ev sahibinin kuzusu, talepkâr olmak mertliğe yakışmaz.

İkincisi de fazla vaktimiz olmadı be! Ömür kısa, çabucak gideceğiz göz açıp kapayasıya.

Yazardan vasiyet babında tavsiye kitabıda paylaşmış olayım. Şevahid-i Nübüvve diye bir eser var. Efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem, anlatan haza ilaç diyor yazar.

"Can Veren Pervaneler"
Kim gidici değil ki....
174 syf.
·3 günde·10/10
Edebiyatımızın ilk öncülerinden günümüze kadar gelmiş,geçmiş söz üstadlarının eserlerinden seçilmiş çok hususi numuneler bu kitapta yer almıştır.
Divan edebiyatımızın, her yönden örnek alınacak mükemmel eserler hazinesidir.
İngilizler sadece ellerinde bir tane olan Shakespeare e yıllarca hürmet nazarı ile baktı ve bakmaya devam etmekteler. Oysa, yakın tarihimiz nice şairlerin şiirlerine eşlik etmiş bulunmakta. Nabiler,avniler, şeyh galipler, necatiler, zatiler, ziya paşalar, fuzuliler ve ismini sayamadığım onlarca şair. Günümüze en güzel bakmak adına bıraktıkları eserler, hala eskimeden okunmasa hiç duyulmasa ve bilinmese bile ilk günkü sıcaklığını korumakta.
Manevi aşkın en güzel örneklerini taşıyan beyitler nazireler bu ışığın hiç sönmemesi gerektiğini bilinçli gençlere göstermekte.
İstanbul ne kadar bizim ise Fatih Sultan Mehmet Han a ne kadar sahip çıkıyorsak şiirleri bir o kadar bizimdir ve sahip çıkmalıyız.
Sandığın içinde sakladığımız hazinenin üstünde durmakla zengin olmuş sayılmayız bunları okuyarak öğrenerek ve öğreterek geçmişimizi yaad edebiliriz. Razı olmak, sahip çıkmak laf ile değil geçmişin sözlerini günümüze taşıyarak olur. Bu vesile ile Hayati inanç hocamıza teşekkür etme borcumuz var. Bu eserleri bize aktarıp gençler biraz olsun geçmişine bakarak geleceğine yön versin düşüncesinde olduğu için.

Divan edebiyatında harika eserler okumak isteyen için eşsiz bir kitap. Kendi görüşümdür sadece; bizim Ejdadımız aslında çok fazla kahramanlık destanı yazdı gerek sözleriyle gerek kılıçlarıyla. İstanbulun Fethi ve istiklal marşı bunlardan sadece biri...
210 syf.
·199 günde·Beğendi·7/10
Öğrencilik yıllarımda 'Aysel git başımdan, ben sana göre değilim' şiirinden önce daha çok merak ettiğim bir kültürdü divan edebiyatı. Cihana hükmeden otuz altı Osmanlı padişahının otuz üçünün divan edebiyatı ile haşır neşir olduğunu öğrendiğimden beri böyle bir medeniyetin mensubu olduğumdan onur duydum hep. Ancak divan edebiyatının 'mefulü mefailü failatün failün' den ibaret olmadığını, bilinç altımıza yerleştirilenin aksine aslında her beytin, her mısranın arka yüzünde derin mânâlar ihtiva ettiğini, kelimelerin hayati bir değere sahip olduğunu söyleyen Hayati İnanç, Can Veren Pervaneler kitabında bunu çok güzel ifade etmiş.

Kısacası Divan Edebiyatının eğitimde not sistemine dayalı bir şey olmadığını, severek şiiri okumanın lezzetini anekdotlar, manzumeler ve seyrüseferlerle herkesin anlayabileceği bir dil sadeliğiyle, yazarın kendi ifadesiyle 'Türkçenin Türkçeye tercümesiyle akıcı bir şekilde aktarıyor.

Diyor ki 127.sayfadaki Ziya Paşa'nın berceste mısrasında;
"Geçti gün ferdâyı ko sâat bu sâat dem bu dem"
(Dün geçti, yarın gelir mi gelmez mi belli değil, sâat bu sâattir, bu an)

Okumak için geç kalmayın, "Dem bu dem" dir.
210 syf.
·Beğendi·9/10
Hani şair" Vaizin nârı cehennem dediği firkat imiş" diyor ya bizimde nar-ı cehennemimiz divan edebiyatına bigâne olmamızdır. Lisanımızın bütün mana ve ahenk cünbüşüne mâlik olan eski şuerâmız, leblerinden süzülen rakîk kelâmı kemâlata tekmil etmiş, bir tefekkür ve tasavvufla dokumuş bize arz-ı endâm ettirmiş.Yine bize hitaben "o mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler diyerek" hâli pûr meâlimizi ince bir inkişafla ortaya koymuşlardır. Bize düşen bu kitabı okumakla bu deryâya bir giriş yapmak bunu yaparken arifâne bir tecessüs ve iştiha beslemek ve tarihin büyüsüne kendimizi kaptırmaktır. Ne demiş mâna adamı "Ümmid cihandan da büyük, zevk ise mahdûd; / Her saniyesi ömrün, emel efzâ, elem- efzûd...Âşinâsı olmamız temennisiyle...

Yazarın biyografisi

Adı:
Hayati İnanç
Unvan:
Hukukçu, Yayıncı, Yönetici
Doğum:
Denizli, 1961
Hayati İnanç 1961, Denizli doğumlu. Lisansını 1984’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Avukatlığın yanı sıra yayıncılık, yöneticilik, denetçilik, öğretmenlik ve sunuculuk yaptı. "En değerli iş insana yatırım" diyerek; klasik eserlerden edindiği heyecanı, her yaştaki gençlerle paylaşmak hayat tarzı oldu. TRT de "Can Veren Pervaneler" programını sunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 245 okur beğendi.
  • 247 okur okudu.
  • 35 okur okuyor.
  • 399 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları