Hayri Özdemir

Hayri Özdemir

Yazar
8.5/10
12 Kişi
·
21
Okunma
·
4
Beğeni
·
1142
Gösterim
Adı:
Hayri Özdemir
Unvan:
Yazar
Doğum:
1975
Köşe yazarı, şarkı sözü yazarı ve besteci, oyun yazarı. Eserleri: Ateş Yolu (2015), Tacizin Bedeli (2018).
Kendinizi yaratılanların en üstünü görüyorsunuz. Bir de kalkıp kibrin büyük bir günah olduğunu savunuyorsunuz.
"Elimizdekilerin kıymetini çogu zaman kaybetmeden anlamayız, boşa geçmiş bir ömre vaktinden sonra ne istersen ekle sonucu artık değişmeyeceğin bir haldesindir. Senin içinde bulunduğun durum da budur."
İlahi emir para, pul, şan, şöhret, genç, yaşlı dinlemiyordu; vade dolduğu zaman geri dönüş kaçınılmazdı.
Ecel, yaşarken başına kötü bir durum gelmeden kimsenin aklına getirmediği, getirmek dahi istemediği bir kelimeydi. Ne kadar soğuk, ne kadar yalnızlık hissi yaratan bir sözcüktü.
Etrafta hissettiği kokular çiçeklerden değil, annesindendi. Hiç bir çiçek anne kadar güzel kokmuyordu.
Ben, evet, bir Tanrı'nın varlığına inanıyorum ama dinler konusunda maalesef aynı şeyleri söyleyemem.
"Yavuz neden? Neden benim kızımın başına geldi bu? Kimseye bir kötülüğü olmadı ki çok zor buldum onu,bu kadar kolay kaybetmeyi kabullenemiyorum."
Dünyada yapılan hiç bir şey karşılıksız kalmaz. Herşey yerli yerine oturur. Bundan ne kaçış vardir ne de kurtuluş. Herkes yaptığının karşılığını bulur.
"Tövbe"... Ne kadar mukaddes bir kelime... Her şeyin başlangıcı, her günahın affı, her haramın helali tövbe...
272 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bir cinayet ile başlayan olaylar örgüsünde;tüm dinlerin ortak olduğu bir konu olan Deccal 'ın önünü kesmek isteyen tarikatlar bu konuda başarılı olacak mıydı? Melike cinayeti ile pentegramın,Kur'an ayetlerinin ve satanistlik nasıl olmuşta bir araya gelebilmişti? Cinayeti araştıran Komiser Cemil insanların bu yüzyılda ,Tanrı ve Şeytan için yapılan kurban ayinlerinin gerçek olmadığı düşüncesinde ne kadar haklı çıkacaktı.Dinler Tarihi Öğretim Görevlisi olan Nisa 'nın yolu bu esrarengiz cinayet ile nasıl bağlanmıştı?
Kitabı okurken heyecanlandım,kurgusu ve sade anlatımı ile sizi de saracağına eminim.Her sayfasında size bilgi veren bu eseri biraz mistik bulacaksınız.Bu tarz bir polisiye eseri bir Türk yazardan okumak bana inanılmaz bir gurur yaşattı.Kesinlikle elinize ve yüreğinize sağlık kalemdaşım...
Sizden bir ricam olacak lütfen ikinci baskıda kitabınız editör desteği almasını ve arka kapak yazısının kitaptan bir kesit olmasını sağlayın...Bu eser bunu fazlası ile hak ediyor.Umarım ikinci kitabınız devamı niteliğinde olur.Ben şimdiden okumak için sabırsızım...
272 syf.
·33 günde·Puan vermedi
Öncelikle Hayri bey teşekkürlerimi sunuyorum. Değerli kitabını bana hediye ettiği için.
Kitapla ilgili düşüncelerime geçmeden evvel kitabı neden bu kadar uzun sürede okudun sorusunun yanıtını vereyim. Genellikle pdf kitaplar okuyorum Ateş Yolu'nu da başucu kitabım yaptım.
Bu kadar aslında zıt gibi görünen konuların birbirine o kadar güzel bağlanmış olmasına şaşırdım. İnanılmaz tahminler yürüttüm ve şoklardayım diyebilirim.
Melike,Sunay,Rasim,Remzi ve Jonathan'ın arkadaşlıklarından başlayarak ilerler.
Kitap hakkımda çalışıldığı,araştırılmalar yapıldığı o kadar net ki. Günümüz eserleri gibi çalakalem yazılmış bir eser değil. Kesinlikle okumaya değer.
Ayrıca yazarımızı övmek için söylemiyorum ama gerçekten ilk eser için sağlam bir kalem olduğu belli.
Yazım hataları mevcut olmakla birlikte naçizane beni rahatsız eden bir şeyi paylaşmak isterim. Dikkate alırsanız sevinirim. PC yerine bilgisayar yazarsanız çok daha memnun olurum. Tabi şahsi fikrimdir.
Seyfullah,Deccal,Wiccallar' araştırma ödevi yaptım kendime.
Tekrar çok teşekkür ederim. Kaleminize sağlık.
272 syf.
·74 günde·6/10
Kitabı okuduğum tarihler hayatımın en değişik tarihine denk geldi. Bundan dolayidir ki 3 aylik gibi bir zaman diliminde zar zor okudum.
Kitabin konusu ve kurgusu güzel. Ben beğendim. En azindan değişik bir olay örgüsü okudum. Tam paranormal değil ama bu eksende ilerliyor. Konusu ve kiliseyle ilgili verilen bilgiler çok dikkatimi çekti.
Lilith efsanesini öğrendiğimde onuncu sinifa gidiyordum. O zamandan beri çok severim bu efsaneyi. Hatta o üç meleğin ismini kitapta görmek beni lise günlerime döndürdü.

Kitapta bazi hatalar da var. Özellikle bilinen geçmiş zaman üzerine kurulan bir cümle duyulan geçmiş zamanla bitebiliyor. Bu yönünü sevmedim, yazar bu konuda daha sonraki eserlerinde daha da dikkatli olacaktir.
Bunun yaninda bazi sahneler çok tiyatraldi. Amerikan filmi izliyormuş gibi oldum.
Ayrica "Nisa" karakteri bence çok sevimsiz ve ukalaydi. Ondan hiç hoşlanmadım.
272 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Yaradilis inancina gore Tanri ve Seytan'in hic bitmeyen mucadelesinin 2000'li yillarin basinda Izmir'deki bir kilisede cinayete sebebiyet vermesiyle basliyor hikaye...
Bir taraftan mistik ogeler ve dini inancalar; ote yandan somut bulgularla cozulmeye calisilan bir cinayet.
Okunmasi, takibi ve dili oldukca keyifli bir kitap. Ama en guzeli, bu keyifli Grange kurgusunu bu sefer Paris sokaklarinda degil, Izmir sokaklarinda takip edebilmek oldu.
Elinize, kaleminize saglik.
272 syf.
·32 günde·Puan vermedi
Yazar Hayri Ozdemir'in kurgusu Izmir'de geçen polisiye kitabini büyük bir heyecanla, merakla ve keyifle okudum. Kurgu gerçekten müthişti. ciddi bir arastirmayla yazilmis ve büyük emek verilmiş bir kitap oldugu belliydi. Bu kitap bir polisiyeden çok daha fazlasiydi diyebilirim. Satanist bir grubun üyesi olan Melike çok önemli bir günün öncesinde seyfullah kilici ile öldürülür. Polis cesedini, klisede katil tarafindan hazirlandigi belli olan bir pentagram uzerinde bulur. Ayrica bir de ayet yazilmistir cesedin yanina. Izmir Cinayet Büro'nun gözü pek komiseri Cemil, bu cinayeti soruştururken inanmadığı ve bilmediği bazi gerceklerle de yüzleşecek, dinin insanlarin uzerindeki yadsinamaz etkisiyle karsilasacaktir. Öldürülen kizin babasi ise nur cemaatinin yedileri olarak bilinen yonetici kadrosundan biridir. Inançli bir baba ve satanist kizi... Celiskilerle dolu bir cinayet ve onu çözmeye calisan bir komiser... Olay gecesi rüyasında Seyfullah kılıcını gören ve alti yil öncebir öğrencisi gozleri onunde kaçırılan bir ilahiyat fakultesi hocası... Bu cinayet vakasiyla baslayan bir aşk.. Bilinmezlerle dolu gizemli bir cineyet....hepsi birbiriyle baglanti olaylardan oluşan bu kitabi bir solukta okuyacaksiniz. Bu türün meraklılarına siddetle tavsiye ediyorum.
272 syf.
·8/10
(Hafif spoiler içerir. Meraklanmayın can alıcı noktaları söylemedim. Hatta bazı yerlerde üstü kapalı eleştirdim)
Telefonumu yaptırmak için dışarı çıktım. Dükkan sahibinin bir saat sonra geleceğini öğrenince de yandaki kahveye geçip şu incelemeyi yazayım dedim. Şansıma kahvede ödül töreni mi ne varmış. İçeride yer bulamayınca mecbur soğukta dışarıda bir masada çayımı yudumlarken yazmaya başlıyorum incelememi.
Kitabı ilk elime aldığımda kitaptaki beğeni algımı baya düşürmüştüm. Ne de olsa yazarın ilk kitabıydı ve bu yüzden çok da iyi olmaması çok doğal bir şey olacaktı. Ama daha ilk bölümdeki Supernatural tarzı bir bölümle başlaması kitaba olan tüm bakış açımı hızla değiştirdi. Daha okuduğum bu ilk bölümde yazarın ne kadar güzel ve profesyonel bir şekilde yazdığını hayranlıkla okudum. Hele bir de olayların yabancı bir kültürde değil de direk bizim kültürümüzde bizim sokaklarımızda geçmesi kitaba beni daha bir ısındırdı. Ne de olsa bayadır Türk yazarların kitaplarını okumayınca, özlemişim bizden birinin yazdığı bir kitabı okumaya. Yazar kitabında bir sürü inancı harmanlamış. Bu da yazarın neden kitabı 3 yılda yazdığını gösteriyor. Ne de olsa baya araştırma yapmak gerek bu inanışları öğrenebilmek için. Benim de baya bilmediğim inanışlar varmış ve kitap sayesinde bunları öğrenebildim. Kitapta bir hoşuma giden olay da yazarın uzatmak için bazı bölümler eklememesi. Çoğu yazarın yapmış olduğu bu hatayı bu yazarda görmedim. Ne de olsa kitap 250 sayfa civarıydı ve istenirse 500 sayfa da yazılabilirdi ama uzatmak için yazılsaydı kitap şuan ki gibi güzel olur muydu tartışılır.
Kitapta bazı hatalarda gördüm. Biraz da bunlardan bahsedeyim.
- Bir yerde iki polis bir eve incelemeye gidiyorlar. O sıra hiç zile basmadan balkondan girmeye çalışmaları çok da mantıklı gelmedi. Ne de olsa aradıkları kişi ta 6 yıl önce öldüğü sanılan biri. Ev el değiştirme ihtimali o kadar büyük ki. Önce zile bassalardı daha mantıklı olurdu bence.
-Başka bir yerde iki kız bir evde iki tane arkadaşlarının cesetlerini buluyor ve o sıra polis o eve baskın yapınca çok soğukkanlı bir şekilde isterseniz içeriye bakın diyebiliyorlar polise. Heralde aynı manzarayla ben karşılaşsam dilim tutulur belki de bayılabilirdim.
-Üçüncü husussa başkomiserle hoca hanımın daha bir gün bile geçmeden aşırı samimi olmaları çok da mantıklı gelmedi. Heleki hoca hanımın erkeklere karşı tutumunu sonraki sayfalarda öğrendiğimizde daha mantıksız hale geldi bu durum.
-Bir de katil kitap boyunca çok silik bir karakterdi. Hatta karakter bile diyemeyiz. Tipti desek daha doğru olur. Agatha Christa kitaplarındaki gibi yapılıp bizim katili bulmamız sağlanabilirse daha hoş olabilirdi belki. Bu haliyle hiçbir şekilde şüphelenmedim o kişinin katil olmasından.
Tabi bu bahsettiği hatalar kitabın önüne geçmemiş. Bir de yazarın ilk kitabı olmasından mazur görülebilir.

Biraz da dilinden bahsedeyim. Dili sade ve akıcıydı. Zaten bir polisiye kitabında da ağır bir dille pek karşılaşamayız. Bence alıp kitabı okumalısınız. Başta da belirttiğim gibi sakın yazarın ilk kitabıdır bu diye önyargıyla yaklaşmayın. Bence yazdıklarıyla Ahmet Ümit'i ya da başka bir polisiye yazarını pek de aratmamış.
Son olarak kitabı okumama vesile olan Funda Ergenekon ve kitabın yazarı Hayri Özdemir'e teşekkür ederim. Funda Ergenekon'un "beleş kitap baldan tatlıdır" iletisindeki altta yapmış olduğum yorumlardaki yüzsüzlüğüm sayesinde Hayri Özdemir kitabını bana hediye etmişti.
Unutmadan bir şey daha belirtmek istiyorum. Kitaptaki yazım hataları dikkatimi çekti. Tabi burada yazarı değil basımevindeki editörleri suçlamak istiyorum. Hiç mi kitabı inceleyip de düzeltmeler yapmıyorlar yahu!
Son olarak incelememi yazarın benim için yazmış olduğu şu iki dizeyle bitirmek istiyorum.
Sanmaki Allah seni ateşlerde yakar
İnsan cehennemini kendi eliyle hazırlar.
Sonun sonu olarak da, yazarın başka kitap yazmayı şimdilik düşünmediğiyle ilgili bir duyum aldım. Umarım kısa zamanda bu fikrinden cayar ve bizlere ikinci romanını sunar.
272 syf.
·Beğendi·9/10
Oldukça güzel bir polisiye roman. Konya'da 6 sene önce Nur cemaati mensubu bir kız kaybolur. Tam 6 sene sonra Melike adında satanist bir kız Topkapı sarayından çalınan bir kılıç ile İzmir'de bir kilisede ölü bulunur. İzmir emniyetinden komiser Cemil konu ile ilgilenmektedir. İşin içinde eski inançlar, Baphomet, satanist ayinler ve pek çok şey vardır. Ancak burada ilahiyatçı olan ve Nurdan'ın kayboluşuna şahit olan Nisa'nın pek çok yardımı olur. Ancak katil hiç beklenmedik biridir. Keyifle okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
312 syf.
·Puan vermedi
Yağmur KILIÇ, gözlerini yetimhanenin soğuk koridorlarında dünyaya açmış bir yetimdir. Hayatı boyunca yetimhanede büyümüş olmanın verdiği bütün olumsuzluklara göğüs germiş ve ayakta kalmayı başarmıştır. Mesleğinin zirvesine doğru yol alırken geçmişindeki gizemi çözmek için bütün hayatını etkileyecek bir karar vermek durumunda kalır.
Yetimhaneye neden düşmüştü? Ebeveynleri kimlerdi ve neredeydi? Başkomiser Fatih’in hayatındaki rolü neydi?
Yağmur sorularının cevabını bulabilecek miydi?
“Çocukluğumdan bu yana bende kalan kötü bir alışkanlık var, nedir biliyor musunuz?” dedim yüzlerine bakarak, ikisi de dikkat kesilmişti.
“Hayır, bilmiyorum” diyerek cevap verme nezaketini gösterdi Fatih.
“Uğradığım tacizleri sayarım” dedim.
İkisinin de yüzündeki şaşkınlığı fark etmemek mümkün değildi.
“Şu ana kadar 20.328 kez” dedim.
İkisi de bunu hiç beklememiş hatta Gülşah sağ eliyle açık ağzını kapatmak durumunda kalmıştı.
“Bu olamaz” dedi Gülşah; sanırım kendisiyle kıyaslamış olmalıydı.
“Oldu” dedim gayet sakin sesimle.
272 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabın yazarı olan Hayri Bey' le bir vesileyle tanıştım. Kitabi bana hediye etti. Başlarda çok yoğun olduğum için kitabı okuyamadım ve dolabımın üzerine bıraktım. Kitabi okuyup bitirdikten sonra kendime kızdım neden daha önce okumadım diye. İnanın sınavlarım olmasına rağmen uykusuz kalma pahasına kitabı okumaktan kendimi alamadım. Son derece sürükleyici bir kitap.Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Hayri Bey' e sonsuz teşekkürler.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hayri Özdemir
Unvan:
Yazar
Doğum:
1975
Köşe yazarı, şarkı sözü yazarı ve besteci, oyun yazarı. Eserleri: Ateş Yolu (2015), Tacizin Bedeli (2018).

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 21 okur okudu.
  • 31 okur okuyacak.