Hayri Yıldırım

Hayri Yıldırım

Yazar
8.8/10
6 Kişi
·
28
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.025
Gösterim
Adı:
Hayri Yıldırım
Unvan:
Türk Hukukçu, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Tarsus, 1957
Ölüm:
Türkiye
1957 yılında Tarsus’ta doğdu. Liseye kadar Tarsus’ta okudu. Dokuz yaşında geçirdiği ağır bronşit hastalığı sırasında ağabeylerinin yönlendirmeleriyle yoğun kitap okumaya başladı.

1974-1975 döneminde Ankara’daki İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulu’na devam etti. 1975-1982 yıllar arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu ve bu okuldan mezun oldu.
1978 yılında arkadaşlarıyla birlikte “Sanatta Kalem” dergisini çıkarttı.
1982-1983 yıllarında Avukatlık stajını Ankara’da yaptı ve serbest avukatlığa başladı.
1984 yılında Tuzla Piyade Okulu’na devam etti.
1984-1985 yıllarında askerlik hizmetini Kars’ın Göle ilçesinde (öğrenciliği sırasında bir ağır ceza yargılaması ve hakkında verilen olumsuz siyasi rapor nedeniyle) “sakıncalı” yedek subay olarak yaptı.
1985’de banka avukatlığına başladı. 2009 yılına kadar, banka avukatlığı, Müdür ve Hukuk Müşaviri olarak çalıştı.
2006-2008 yıllarında Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısının TBMM Komisyonunda Türkiye Bankalar Birliği’ni temsilen görev yaptı.
2009 yılında sağlık ve ailevî nedenlerle emekli oldu ve serbest avukatlığa ve eğitimciliğe başladı.
1978 yılında Kalem, 1994-1998 yıllarında “Yeni Hayat”, 2002-2003 yıllarında (1. Dönem) “Türk Yolu”, 2006-2007 yıllarında (2. Dönem) “Türk Yolu” dergilerinin yayınlanmasına katkıda bulundu.
Çalışma hayatı boyunca dergilerde Bilge Orhunlu ve Mete Savcı takma adlarıyla birçok makale yazdı. Bu zaman içinde ileride yayınlamayı tasarladığı kitapların çalışmalarını yaptı.
Ayrıca İstanbul Barosu, Mersin Barosu ve diğer bazı dergilerde meslekî konularda hukuk ve siyaset üzerine makaleler yayınladı.
1983 ve 1986 yıllarında iki defa evlendi, üç çocuğu oldu.
2011 yılının Ekim ayında yalnız olarak Mersin’e yerleşti.
Halen Mersin’de serbest avukatlık yapmakta ve tasarladığı kitapları tamamlayıp yayınlamaya çalışmaktadır.
O ulu Türklerin biz bugünkü torunları da diyebiliriz ki gücü ne olursa olsun, insan kuvveti, Türk gönüllerimizdeki Türklük sevgisini bitiremez. Bu sevgiyi ne dışarının büyük düşmanlarının, ne bunak müstebitlerin, ne sütü bozuk soysuzların, vatansızların ve ne de iğrenç dalkavukların gayretleri değil, ancak üzerimize çökecek gök yahut altımızdan yarılacak olan yer, yani Tanrı gücü yok edebilir...
16 muhayyel Türk devletinin 16 bayrağı da tamamen hayali, uydurma ve yakıştırmadır. Bir kere, eski Türkler de bayrak yok, tuğ vardır. Bayrak, tuğun gelişmesiyle daha sonraki yüzyıllarda doğmuştur. Yine bilindiği gibi eski Türklerde bir tek milli bayrak değil, türlü türlü bayraklar vardır. Osmanlı Türklerinin bayraklarından çoğu bilinmektedir. Her askerî birliğin, her korsanın, her kumandanın ayrı bayrağı olduğu malûmdur. Tek millî bayrak fikri yavaş yavaş gelişmiş ve bizim bugünkü bayrağımız bu son şeklini Sultan Abdülmecid zamanında almıştır.
Hayri Yıldırım
Sayfa 184 - Togan Yayıncılık
Takvimin yaprakları altında Türk büyüklerine isnad olunan sözlerde de gelişigüzel tasarruflar olmuştur. Son zamanlarda sık sık görülen, Bilge Kağan'a ait Türk milleti titre ve kendine dön sözü de uydurmadır. Bu söz sadece 'Türk milleti! Düşün' şeklindedir ve Bilge Kağan'ın ağzından söylenmiş olmakla beraber Yulığ Tegin tarafından yazılmıştır.
Ne yazık ki okumuyoruz;ancak ahkam kesiyoruz.Ne yazık ki bilgi sahibi olanlar bir şey konuşunca da ,"abartma" diye tepki veriyoruz!Dikkat edin,Türkiye'nin son elli yılı ;boş tartışmalar ve çekişmelerle ve halkı bunlarla oyalayarak geçiştirilmiştir.Hele son yirmi yıl,sanki her sorun çözümlenmiş gibi bir türban kavgasına hasredilmiştir.Eğer bir uyanış olmayıp böyle devam ederse,ne yazık ki bundan sonra da böyle olacağa benzemektedir.Niçin? Çünkü kimse bilgilenmiyor.Bilgilenmek isteyen de sadece kendi dogmalarına uygun bilgileri alıyor.Herkes okumadan ahkam kesiyor.Çoğu bilmeden konuşuyor.Okuyan yok ama konuşan çok.Bilgi yok ama kanaat çok! Uğur Mumcu ne kadar doğru söylemiş:"Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar" diye!
“Türk’ü sevdim, seveceğim.Ama bunun sonunda ızdıraplar varmış, felaketler varmış, hatta karşılaşılacak türlü kahpelikler doluymuş.
Hepsi kabul!”
-Nejdet Sançar
Avrupanın karanlık tarihini anlatan,anlatmasının yanında aslında bildiğimiz ve unutturulmaya çalışan konulara yol gösterici bir harita diye düşünüyorum. Barbarlığın süslü hikayelerle insanlara sevdirildiği konulara göz atmak boynumuzun borcudur. İnsanların cadı diye iftira atılıp yakıldığı, kurt adamların sadece hayal ürünü olmadığı gerçeğini okumamız gerek.
Avrupanın Karanlık Çağ dediğimiz dönemlerdeki Eğitim ve Bilim alanında herşeye kapalı olduğu, İnsalık dışı İşkencelerin, cinayetlerin yapıldığı, O-Zamanki... Hak dini olan Hiristiyanlığı nasıl bozup, kendi elinde bir silah olarak kullanıp, Doğuda yaptığı Soykırımlar ve Katliamların anlatıldığı faydalı bir eser.
Medeniyet diye dayatılan batının aslında bir zamanlar duş dahi almadığını, daha b*kunu tezleyemeyen, b*k kokusunu parfümle kapatmaya çalışan, b*k kafasına düşmesin diye şemsiyeyi icat eden ve daha birçok barbarlık ve medeniyet dışı işlere sahip olan bir medeniyet olduğunu görünce o zamanki İslam diyarlarındaki medeniyetin, özellikle Osmanlıdaki, has medeniyet olduğunu anlayacaksınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hayri Yıldırım
Unvan:
Türk Hukukçu, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Tarsus, 1957
Ölüm:
Türkiye
1957 yılında Tarsus’ta doğdu. Liseye kadar Tarsus’ta okudu. Dokuz yaşında geçirdiği ağır bronşit hastalığı sırasında ağabeylerinin yönlendirmeleriyle yoğun kitap okumaya başladı.

1974-1975 döneminde Ankara’daki İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulu’na devam etti. 1975-1982 yıllar arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu ve bu okuldan mezun oldu.
1978 yılında arkadaşlarıyla birlikte “Sanatta Kalem” dergisini çıkarttı.
1982-1983 yıllarında Avukatlık stajını Ankara’da yaptı ve serbest avukatlığa başladı.
1984 yılında Tuzla Piyade Okulu’na devam etti.
1984-1985 yıllarında askerlik hizmetini Kars’ın Göle ilçesinde (öğrenciliği sırasında bir ağır ceza yargılaması ve hakkında verilen olumsuz siyasi rapor nedeniyle) “sakıncalı” yedek subay olarak yaptı.
1985’de banka avukatlığına başladı. 2009 yılına kadar, banka avukatlığı, Müdür ve Hukuk Müşaviri olarak çalıştı.
2006-2008 yıllarında Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısının TBMM Komisyonunda Türkiye Bankalar Birliği’ni temsilen görev yaptı.
2009 yılında sağlık ve ailevî nedenlerle emekli oldu ve serbest avukatlığa ve eğitimciliğe başladı.
1978 yılında Kalem, 1994-1998 yıllarında “Yeni Hayat”, 2002-2003 yıllarında (1. Dönem) “Türk Yolu”, 2006-2007 yıllarında (2. Dönem) “Türk Yolu” dergilerinin yayınlanmasına katkıda bulundu.
Çalışma hayatı boyunca dergilerde Bilge Orhunlu ve Mete Savcı takma adlarıyla birçok makale yazdı. Bu zaman içinde ileride yayınlamayı tasarladığı kitapların çalışmalarını yaptı.
Ayrıca İstanbul Barosu, Mersin Barosu ve diğer bazı dergilerde meslekî konularda hukuk ve siyaset üzerine makaleler yayınladı.
1983 ve 1986 yıllarında iki defa evlendi, üç çocuğu oldu.
2011 yılının Ekim ayında yalnız olarak Mersin’e yerleşti.
Halen Mersin’de serbest avukatlık yapmakta ve tasarladığı kitapları tamamlayıp yayınlamaya çalışmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 28 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 27 okur okuyacak.