Giriş Yap

Heinz Kimmerle

Yazar
6.8
4 Kişi
9
Okunma
1
Beğeni
167
Gösterim
Açlara önderlik etmek için yukarıya çıkan adamlar... bizimle, büyücülerimiz, herhangi bir gizemli güçlere sahip insanlar olmanın bilinciyle konuştular. Sonunda insanların inançsızlığını anlamaktan acizdiler... Bu önderler, halkın suratına sıçmak için yukarıya tırmanırlarken, halkın onların götlerini gördüğünü ve tiksintiyle ve kahkahalarla onlara sııt çevirdiğini nereden bilebilirlerdi ki?
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Senin sesinle, ey tam-tam! Atıyorum beyazların dünyasının yaldızını Ve yeniden buluyorum Afrikasını doğduğum zamanın, koruyucu ruhların. Davulcu, tam-tam Oynak yap beni, Bük kollarımı Döndür kalçalarımı. Kullan ayaklarımı. (...) Afrikanin hâzinesi, Hüzün için vur. Tam-tamı çağlatarak, Afrika'nın hâzinesi, İnanç için vur. Tam-tamı ağlatarak, Tam-tamı çağlatarak, Tam-tamı kızdırarak. Vur, Kulübede vur. Vur. Vur, Alanda vur, Vur. Vur, Beşiğin yanında Vur. Vur, Mezar m başında Vur. Vur, Ölümün ötesinde Vur. Vur, Vur her zaman, Vur Vur, Vur tam-tam, Vur.
1 yorumun tümünü gör
Batılı ve Afrikalı filozoflar arasındaki işbirliğinin kültürlerarası bir felsefe üzerinde çalışma çerçevesinde gerçekleşmesi, iki taraf için de daha uygun bir yol gibi görünüyor. Bu çerçeve, kültürel özelliklerin ötesinde bir evrensel doğruluğu varsayan bir kültürlerötesi felsefenin, yapılamaz olduğu anlamına geliyor. Kültürel özellik ortadan kaldırılamaz; her felsefe için kurucudur. Bu yüzden, kültürlerarası diyalog'ta ortaklıklan ve farklılıktan ortaya sermek gerekir. Hedef birlik değil farklılıkların biraradalığıdır. İşbirliğinin yanı sıra, taraflardan her biri kendi özgün geleneğini koruyabilmeli ve geliştirebilmelidir
Bu arada ben, “Felsefe Nedir?” öz sorusunun yanıtlanamayacağından yola çıkıyorum. Bir yanıt vermeye çalışıldığında totolojiye düşülecektir: Felsefe, Felsefecilerin yaptığı, zaman içinde felsefeciler topluluğu tarafından, Felsefe olarak kabul edilen şeydir. Bir üniversite dalı olarak Felsefenin günümüzdeki görünümü, güçlü bir biçimde batılı akademik gelenek tarafından belirlenmiştir. Felsefeye daha çok kültürlerarası bir gözle bakılarak, dünyanın öteki bölümlerinin Felsefeleri ve başka gelenekler konuşmaya katıldıklarında, uluslararası Felsefe söylemi değişecektir.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Kara Kadın Çıplak kadın, kara kadın! Giyinmişsin yaşamın kendi olan renginle, güzellik olan biçiminle! Gölgende büyümüştüm, ellerinin yumuşaklığı örtmüştü gözlerimi. Sonra, yazın ve öğlenin sıcağında, birden buldum seni adanmış toprak, kavrulan yüksek bir tepenin üstünde Ve güzelliğin uçan bir kartalın çakışı gibi çarpıyor yüreğime. Çıplak kadın, kara kadın! Olgun yemişin sıkı eti, kararmış şaıabın acıdan koyulaşan renginde, ağzımı şiirlere iten ağız Arı çevrenli çayırlık ürperiyor Doğu-yelinin tutkusu okşayışıyla Tam-tam oymalı çevrenin üzerine gerili gergin deri, inildiyor Fatih'in parmakları altında Senin derin içten sesin kutsal ezgisidir en Yüce olanın. Çıplak kadın, kara kadın! En ufak bir solukta dinginleşiyor yağ, yanşçının böğrü üstündeki yağ, Mali Prensi'nin böğrü üstünde Gök-tuşlu ceylân, çiğ damlaları derinin gece göğünde yıldız O bağışlamaz usun tatlan, çilli derinde al altın yansımalandır. Saçının kara gölgesinde kara sevdam aydınlanır doğan güneşiyle gözlerinin. Çıplak kadın, kara kadın! Yiten güzelliğini türkülüyonım, ölümsüz bir kalıba sokuyorum onu Kıskanç bir kader seni yaşamın köklerini beslemek için döndürmeden küle
Reklam
·
Reklamlar hakkında
22 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.27.30