Henry Corbin

Henry Corbin

Yazar
8.3/10
6 Kişi
·
15
Okunma
·
4
Beğeni
·
448
Gösterim
Adı:
Henry Corbin
Unvan:
Fransız Filozof, Bilim adamı, Yazar
Doğum:
1903
Ölüm:
1978
(Paris, 1903-1978) Fransız doğubilimcisidir. Özellikle İslâm Felsefe ve Tasavvufu üzerinde çalışmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul’da Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nde çalışmalarını sürdürmüş, savaştan sonra Fransız-İran Enstitüsü’nde görev almıştır. Daha sonra L. Massignon’un halefi olarak Sorbonne’da “L’Ecole des Hautes-Etudes”de İslâm araştırmaları yöneticisi de olmuştur. Türkçe’ye çevrilen bu eserinden de anlaşılacağı gibi; İslâm felsefesi konularına yüzeyden veya tepeden bakmayan, özellikle İslâm İrfanı’nın derinliğine nüfuz etmeye çalışan bir bilim adamıdır. Başlıca eserleri: Sohrawardi d’Alep (1939), Imagination créatrice dans le soufisme d’Ibn Arabi (1958), Histoire de la Philosophie Islamique (1964-çevirisi sunulan kitap), L’homme de Lumière dans le Soufisme Iranien (1971) ve En Islam Iranien (1971-1973)’dir.
lbni Arabi bu ifade edilemez olana Saf Nur adını
verdiğinde veya onu Salt Varlık'a özdeş kıldığında bir kopukluk
mu meydana gelmektedir? Bu veya diğer yorumdan
kendisi ile ilgili olarak birçok yanlışın yapıldığı varlığın aşkın
birliğinin (vahdet-i vücud) anlamı çıkar.
Bu ilahi uçurum, bilinmek isteyen ve kendilerinde kendi
bilgisinin nesnesi olmak için yaratıkları yaratan "gizli
hazine"nin sırrını içinde barındırır. Bu ilahi varlığın kendini
açığa vurması (revelation) bir üç dereceli ilahi tecelliler dizisi
olarak gerçekleşir. Bu üç derecenin birincisi ancak ima
yoluyla kendisinden bahsedilmesi mümkün olan ilahi Öz'ün
kendi kendisine tecellisidir.
Onun sisteminin temelinde, deyim
yerindeyse, bütün hikmetlerde, irfanlarda (gnose) olduğu
gibi bilinemez, hakkında bir şey söylenemez ve dile getirilemez
saf bir Öz'ün sırrı yatmaktadır. Tanrısal tecelliler seli
işte bu dipsiz uçurumdan çıkar ve ilahi Sıfatlar kuramı ondan
doğar. ibni Arabi bu noktada Tanrı'ya herhangi bir sıfat
izafe etmeyi yasaklayan negatif teolojinin (theologie apopathique)
yasa ve sonuçlarını kararlı bir şekilde sürdüren lsmaili
ve Oniki imam Şiiliğinin teosofileri ile derin bir uyum
içindedir. Ismaili teosofinin varlığın ötesinde üst-varlık (super-
etre) olarak varlığın kaynağı kavramını devam ettirmesine
karşılık lbni Arabi bu ifade edilemez olana Saf Nur adını
verdiğinde veya onu Salt Varlık'a özdeş kıldığında bir kopukluk
mu meydana gelmektedir? Bu veya diğer yorumdan
kendisi ile ilgili olarak birçok yanlışın yapıldığı varlığın aşkın
birliğinin (vahdet-i vücud) anlamı çıkar.
Kısaca
ibni Rüşd'ün ölümünden sonra manevi lslam'a gerçek
ereğini gösteren
ibni Arabi mi olmuştur, yoksa ibni Haldun
mu? Günümüzün radikal bunalımının uzak nedeni tbni
Haldun'un takip edilmemiş olması olayı mıdır? Yoksa
tersine o çağdaş dünyevileştirmenin lbni Haldun'un programını
gerçekleştirirken ibni Arabi'nin eskiden temsil ettiği
ve halen bugün de temsiletmeye devam ettiği şeyin ortadan
kalkmasına katkıda bulunmasından mı ileri gelmektedir?
Her iki durumda da filozofun karşısına çıkan soru "tanrısal
bilimler"in "insan bilimleri"ne indirgenmesinin insan
kaderine cevap verip vermediği sorusudur. Burada söz konusu
olan sadece İslam felsefesinin kaderi değildir, islam'ın
bu dünyadaki misyonunun kendisi, onun on dört yüzyıl boyunca
bu dünyada yüklendiği tanıklığın geçerliliğidir. tbni
Haldun'un eserinin şüphesiz trajik olan büyüklüğü, bize bilincimizi
bu sorulan sormaya sevketmesi olayında yatıyor
görünmektedir.
Kutsal-Ruh'a özdeş kılınan faal akıl ile insan aklının birleşmesinden anladıkları ve yaşadıkları şeye tamamen yabancı göstermektedir. Onda Kutsal-Ruh fenomenolojisinin yerine bir sosyoloji geçmiş bulunmaktadır: Kutsal-Ruh'un aşkın hipostazı yerine sadece tarihsel insanlıkta içkin bulunan bir evrensel aklı tanıyan bir sosyoloji.
Islam dusunce tarihini kronoloji bakimindan cok başarılı inceleme. Henry Corbin Islam filozoflarını kuran ogretisinden baslayarak Ibn Rüşde kadar incelemiştir. Bu araştırma tarihsel boyutla beraber aynı zamanda problematik bir degerlendirmedir

Yazarın biyografisi

Adı:
Henry Corbin
Unvan:
Fransız Filozof, Bilim adamı, Yazar
Doğum:
1903
Ölüm:
1978
(Paris, 1903-1978) Fransız doğubilimcisidir. Özellikle İslâm Felsefe ve Tasavvufu üzerinde çalışmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul’da Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nde çalışmalarını sürdürmüş, savaştan sonra Fransız-İran Enstitüsü’nde görev almıştır. Daha sonra L. Massignon’un halefi olarak Sorbonne’da “L’Ecole des Hautes-Etudes”de İslâm araştırmaları yöneticisi de olmuştur. Türkçe’ye çevrilen bu eserinden de anlaşılacağı gibi; İslâm felsefesi konularına yüzeyden veya tepeden bakmayan, özellikle İslâm İrfanı’nın derinliğine nüfuz etmeye çalışan bir bilim adamıdır. Başlıca eserleri: Sohrawardi d’Alep (1939), Imagination créatrice dans le soufisme d’Ibn Arabi (1958), Histoire de la Philosophie Islamique (1964-çevirisi sunulan kitap), L’homme de Lumière dans le Soufisme Iranien (1971) ve En Islam Iranien (1971-1973)’dir.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.