Hikmet Kıvılcımlı

Hikmet Kıvılcımlı

Yazar
9.3/10
179 Kişi
·
591
Okunma
·
91
Beğeni
·
4184
Gösterim
Adı:
Hikmet Kıvılcımlı
Unvan:
Doktor
Doğum:
Priştine, 1902
Ölüm:
Belgrad, 1971
Babası Priştine'de posta telgraf müdürü Hüseyin Bey, annesi Münire Hanım'dır. 17 yaşında gönüllü olarak Kurtuluş Savaşı'na katıldı,Yörük Ali Efe çetesinde Kuvayı Milliye gönüllüsü oldu, Köyceğiz Kuvayı Milliye Askerî Kumandanlığı görevinde bulundu. Liseyi Vefa Lisesi'nde okuduktan sonra sınavla İstanbul Tıp Fakültesi'ne girdi. Öğrencilik süresince direniş faaliyetlerini sürdürdü, Kurtuluş, Aydınlık gibi TKP yayınları yoluyla giderek komünist fikirlerle tanıştı ve 1920'lerin başında Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi oldu. 1925'de TKP'nin Beşiktaş Akaretler'de gerçekleştirdigi 2. kongrede TKP Merkez Komitesi'ne seçildi. Merkez Komite içerisinde gençlik sorumlusu olarak görev aldı. Aynı yıl Aydınlık gazetesinde ilk yazıları yayınlanmaya başladı. 1925'ten hayatının sonuna kadar kadar sürekli kovuşturmalara, işkencelere maruz kaldı ve toplam 22,5 yıl hapis yattı.

1925 yılında Kürt ayaklanmaları ile çıkan Takrir-i Sükun çıktıktan sonra İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı ve 10 yıl kürek cezası aldı. 1 yıl hapis yattıktan sonra çıkan afla serbest kaldı. 1927 yılında Vedat Nedim Tör ve Şevket Süreyya Aydemir'in partiden ayrılması ve parti arşivini polise teslim etmesi ile diğer parti üyeleriyle birlikte tutuklandı. 3 ay tutuklu kaldı.

1929 yılında İsmail Bilen'in (Laz İsmail) İzmir Davası'ndaki provokasyonu nedeniyle 4,5 yıl yeni bir mahkûmiyet aldı 1938 yılındaNazım Hikmet'le birlikte yargılandığı Donanma Davası'nda 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı, 12 yıl yattıktan sonra tahliye oldu. 1954 yılında legal Vatan Partisi'ni kurdu. 1965 yılında Tarihsel Maddecilik Yayınları'nı kurdu ve yönetti, Marx, Engels ve Lenin'in eserlerinden birçok çeviriler yaptı ve yayınladı, Das Kapital'in bir bölümünü çevirdi. 1967'de İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği'ni (İPSD) kurdu. İktisattan antropolojiye, Marksist düşüncenin tarihsel ve kuramsal gelişiminin açıklanmasına ve Türkiye'de bir işçi sınıfı devriminin strateji ve taktik sorunlarına kadar çeşitli konularda çok sayıda telif eseri ve Aydınlık, Türk Solu, (kendisinin kurduğu) Sosyalist, Ant gibi dergilerde makaleleri yayınlandı. En önemli eserleri olan Tarih Tezi kitabını 1965, Yol: TKP'nin Eleştirel Tarihi kitabını da 1932 yılında yayınladı.1971 yılında ağır hasta olduğu için yoldaşları tarafından tedavi için yurt dışına çıkarıldı. 11 Ekim 1971'de Belgrad'da öldü.
Cennet, gerçekte komünel yaşam; cehennem, medeniyetin sınıflı toplumu olarak düşünülmelidir. Kuranda tümlük içinde bakılınca bu yorum yerli yerine oturur...
Kur'an herkese, hemen her ayette akılları kullanmayı, iyi işleri öğütler durur. Çünkü peygamber daima aklını kullanır. Kullanmayanları azarlar, onlar adına üzülür ve onlara derinden acır.
Karl Marks’ın en sevdiği söz, Lâtin şairi Terentius’un şu cümlesiydi:
“İnsanım! İnsancıl olan hiçbir şey bana yabancı kalamaz.”
Allah: determinizm, bilim yüklüdür.
Rad Suresi
Rad: gök gürültüsü demektir.
Kur'an'a göre ayetler sözlü ve sözsüz (Allah'ın) güçlü işaretleridir. Sözlü olanlar peygamberlere gelen vahiylerdir. Sözsüz olanlar doğa olaylarıyla Allah'ın kendisini hissettirmesi yorumlayışıdır.
68-
İbrahim-Lut-Nuh-Musa ve benzeri örnekler de sık sık hatırlatılır. Amaç hep Kur'an'ın gönderildiği toplumu yozlaşmaktan-zalimlikten ve yok olmaktan kurtarmak, uzun ömürlü kılmaktadır.
Kur'an ve peygamberi geçmişten ve yaşadıkları çağdan en keskin dersi alacak kadar cesur ve devrimcidir: Oportünizme yer vermez:
113- "Sakın zulm edenlere en ufak bir meyil duymayın (yılışmayın) sonra size ateş dokunur.
367 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Önce bir soru..

Türkiye tarihinde 'düşünce suçlusu' olarak, yani silahlı bir eylemi olmadan, sadece okuduğu, yazdığı, konuştuğu şeyler yüzünden hüküm giyen insanlar içinde en fazla hapis yatan kimdir?

Şimdi sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, her zaman yaptığım gibi.

İslam'ı gerçek bir komünistten okumanın hazzını iliklerime kadar yaşadım.

Allah fikrinin Allah'a inanmayan bir ateistten okumanın sarsıntısını yaşadım.

Tarihi, insanın tarihini, evrimi, doğayı bilmeden inanılan din futbol takımı tutmaktan farksız, savunulan ideoloji o aşağılanan 'din'e inanmaktan farksız.

Sorunun cevabı Doktor Hikmet Kıvılcımlı.. 22,5 yıl hapis yatmış.

100'ün üstünde kitap yazmış..

Bu kitabı okuduğunu iddia eden insanların yorumlarına bakıyorum, teki, gereksiz bir kitap demiş, bir diğeri ateistlere de müslümanlara da yaranamamış demiş, teki, çok zorlama olmuş demiş..

Hayatının 22,5 yılını hapiste geçirmiş bir aydını değerlendirme şekline bak. Neyi zorlasın, kime niye yaranmaya çalışsın. Ulan adam senin yaşın kadar hapis yatmış gerzek herif. Okusana yazılanları, anlamaya çalışsana, sindirsene, ders alsana..

Bir kitabı okurken neye dikkat ediyoruz? Yazarına, kapağına, gelmişine, geçmişine..

Peki kitabı okurken veya okuduktan sonra merak ediyor muyuz kim yazmış bu sözleri. Niye yazmış. Derdi neymiş...

Keşke yazmasaymış diyeni bulsam da desem ki, keşke okumasaydın. Keşke okuyucunun kitap seçebildiği gibi kitap da okuyucu seçebilseydi..

Kendi fikrine uymayan bir metinle karşılayınca feveranı basan adam kitap okusa ne olur, okumasa ne olur.

Ama her gün biraz daha iyi anlıyorum ki çoğunluk grileri sevmiyor.. Siyahlar ya siyah ol diyor ya da beyaz.. Ki siyah olursan seni seveyim, beyaz olursan rahat rahat küfredeyim. Üçüncü bir şeyden bahsedersen eli ayağına dolaşıyor. Kafası karıştığı için seni kafası karışık olmakla suçluyor. Siyaha yakın bir gri isen dönek olmakla suçluyor, beyaza yakın bir gri isen doğru yolu bulacak olan potansiyel bir siyah olarak görüyor.

Araf'da duran, menzile varmak isteyene yol çok diyen, her renge saygı duyan, her rengi anlamaya çalışan grilere selam olsun..
63 syf.
·1 günde·9/10
içindekiler:

türkiye'de sınıflar ve politika

a-) türkiye'nin sosyal sınıf gerçekliği finans-kapital devrimci güçler
b-) Türkiye'de finans-kapital zümresi ile kapitalist sınıfının ayrılığı
c-) burjuva sosyalizminin nedenleri
d-) finans-kapital'in türkiye ortağı
e-) işçi sınıfı içinde burjuva nüfuzu
f-) orjinal bir sosyo politika
g-) burjuva sosyalizmi ve teori problemi
h-) burjuva sosyalizmi ve pragmatik gerçekçilik
ı-) başkasına çuvaldızı, kendine iğne

işveren sosyalizmi için işçi sosyalizmi

a-) burjuva sosyalizmine evet mi hayır mı?
b-) yalnız burjuva sosyalizmi haklıdır
c-) yalnız burjuva sosyalizmi haksızdır
d-) küçük sakınca, büyük sakınca
e-) proleterya sosyalizmi nasıl üstün gelir?

marks ve engels sınıf çatışmalarını ortaya koydu. bu sınıfların unsurlarını açtılar ve bunların da alt unsurlarını açtılar. yani insanlara kendi sınıfının bilincini ve o sınıfın tarihsel gelişim aşamasında kazandıkları davranışları açıkladılar. peki bu sınıfların türkiye'de karşılığı nedir ve türkiye'de hangi sınıflar mevcuttur? bu gibi sorunların cevabını doktor yıllar önce inceleyip ortaya koymuştur.

türkiye'de sınıf kavramını incelemeden önce tarihsel gelişim sürecinde türkiye'nin nasıl bir ülke olduğu önemlidir. doktor türkiye'nin bir yarı sömrüge olduğunu söylemektedir. hatta kitabın ilerleyen sayfalarında, yarı sömürge ülkelerde tam anlamıyla burjuva sosyalisti bile oluşamaz yarı burjuva sosyalisti oluşabilir diye ekliyor. türkiye'nin finans-kapital'de nasıl bir rol oynadığı ortaya koyduktan sonra, sınıfları açmaya başlıyor doktor.

sınıf,zümre ve tabakaları açıkladıktan sonra türkiye ve diğer başka ülkelere de bel bağlamış "ekonomizm" temelinde oluşan bazı partileri incelemektedir. türkiye'de örneği olan 60 dönemi tip' incelenmektedir ve o dönemde oluşmuş sosyalist burjuvaları işçi partileri içerisinde nasıl bulunduklarını ve bunların konumlarını tek tek açıklamaktadır.

burjuva sosyalizmine evet mi?
burjuva sosyalizmine hayır mı?

bu gibi soruları öğrenmek istiyorsanız, yanınızdan ayırmamanız gereken temel kitap olduğunu düşünüyorum
111 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu eserin okunması bir çok ön yargıların silinmesine ve parababalarının partileri ile İşçi Sınıfının biricik devrimci partisinin birbirine tamamen zıt amaç ve özelliklerini anlamamıza olanak verir.

Ben siyasete bulaşmam, siyasiler hep bizleri kandırıyor diyenler, öncelikle hangi siyasete aldanmaması gerektiğini bilince çıkarmalıdır. Bizim gibi geri bırakılmış bir ülkede, gerek burjuva partilerinin gerekse sol ekspresli sahte muhalif partilerin aslında ortak özelliklerinin halk düşmanlığı olduğunu ve biricik kurtuluş yolunun "Antiemperyalist-Antifeodal-Antişoven" çizgide mücadele yürüten devrimci bir partide cisimleşeceğini ayırtetmek gerekir.

Hikmet Kıvılcımlı Usta bu eserde, Proletarya Partisinin teorik ve pratik alandaki mücadelesinin hangi metotlarla ve nasıl başarıya ulaşabileceğinin yolunu aydınlatıyor. Burjuva partileri ile gerçek Devrimci Partinin ne olduğunu, aralarında nasıl uzlaşmaz bir zıtlık olduğunu anlamak açısından yararlı bir eserdir.
246 syf.
·Beğendi·9/10
Özellikle, Korkut boratav'ın 'Türkiye'de kapitalizmin gelişimi' ile beraber okununca ve o zamanların siyaset tarihi de takip edilince özellikle anlamaya başladığımız eser. hep denir alt yapı üst yapıyı belirler diye. ama alt yapısızlığın bu kadar üst yapısızlığı belirlediği de nadirdir her halde.
63 syf.
·Beğendi·10/10
ülkemizde sosyal sınıflar ve partiler çok önem arz ettmektedir hayata yanlış gözlüklerle bakan bir grup sol düşünce ülkemiz tahlilini iyi yapamayınca çok komik durumlara düşmektedir. gericiliğe türbana özgürlük adı altında şaklabanca tam destek veren bu grupların hikmet kıvılcımlı ustayı çok iyi analız etmesi gerekmektedir..
32 syf.
·Puan vermedi
Okuduğumuz bazı kitaplar yada romanlar cilt cilt yazılmış,onlarca emek verilmiş olmasına rağmen okuduktan sonra bize verdiği mesajı yada anlatmak istediğini pek kavrayamamış oluruz.

Bunun bence iki nedeni var;

1.neden:Okuduğumuz kitaba ve kitabın konusuna kendimizi veremeyip,dikkatsizce ve anlamadan okuyup geçmek
2.neden ise:Yazarın seçtiği konuyu tam olarak aktaramayıp,yazmak istediği metnin dışına kendisini iterek sadece yazabilmek için yazmış olması ve bununla bağlantılı olarakta okuyucuya dokunamıyor olması.

İşten bu noktada,Hikmet Kıvılcımlı kendisi gibi bir devrimci aydın olan Hanri Barbüs'ü ve onun devrimci duruşunu,karakterini ve yaşayışını anlatırken tüm detaylardan kaçınmış,olanı olduğu gibi ve netçe dile getirmiştir.
Tamamen somut,maddi hayatın içindeki olayları ve yaşanmışlıkları ile ''Gerçek Aydın'' tanımlamasını yapabilmiştir.

Hikmet Kıvılcımlı'nın kendi hayatı ve devrimci karakteri ayrı bir konunun başlığı ancak kısaca bahsetmek gerekir ise;
Türkiye topraklarında Marksizmi-Leninizmi onun kadar içselleştirmiş,benimsemiş çok nadir insan vardır..Hem devrimci teorik birikimi,hem 22.5 yıl Türkiye zindanlarında geçen hapis hayatı onu,insanlığın kurtuluş mücadelesinden bir an olsun sekteye uğratmamıştır.

Kıvılcımlı,Hanri Barbüs'ten bahsederken de yine kendi memleketimizde ki ''Aydın Sefaletini'' de gözler önüne sererek,bizde kendisine ''Aydın'' tanımlaması yapan ancak özünde ''çeyrek aydın'' bile olamamış bireylerin yüzündeki peçeyi kaldırmıştır.

Bu kitabın okunması büyük yarar sağlar.
Kısa ve öz olması ayrı bir avantaj iken,okuduktan sonra içinde insan,hayvan ve doğa sevgisi barındıran her bireyin bir süre bu kitabın konusu üzerinde düşünmesine sebep olacaktır...
88 syf.
·Beğendi·10/10
Türkiye özeli için, her yaştan insanın okuyarak kavrayabileceği bir başlangıç kitabı. Bilimsel sosyalizm kavramının hakkını vererek onun bilime dayanan yönlerini kabartılandıran, böylece işin "duygusal" değil bilimsel yönüne atıfta bulunan, temellendiren kısa bir kitap.
79 syf.
·1 günde·9/10
içindekiler:

leninizm nedir?
islam ve insan
bilimcil sosyalizmin dev gücü
marksist cücelerin softalığı ve yobazlığı
ileri batı allameleri dışında bilim kimin haddine
devrimin demirden yörüngesi rusya'da
gene sol softalık ve yobazlık
prensipte bükülmezlik kıvraklık
prensip pazarlığı ve ikirikliği yok
marksizmin orjinal gelişimi
öncü proleterya partisi
leninizmin adsız doğuşu
emperyalizmin teorisi
devlet teorisi
pratik taktik ve parola diyalektiği
4 temmuz'dan sonra işler tersine döndü
isyan güzelsanatı
lenin ve türkiye.

içindekileri eklememdeki başlıca sebep kitabı okuyacak insanlar içinde ne yazıp ne yazdığını, doktor'un nelere değindiğini görmeleri ve ilgi alanlarına göre kitaplara erişmelerini sağlamaktır. doktor' lenin'i anlatmadan önce marks'ı ve ayrışmaz bir bütünü olan engels'i anlatmaktadır. marks ve engelsin açtığı o ışıklı yolu tek anlayan ve uygulayan kişi lenin olmuştur.

lenin marksizmi anladığı sırada, çarlık "osmanlı" gibi gerici ve baskıcı bir haldeydi. o baskıcı dönemde lenin'in abisi ve diğer narodnik hareket üyeleri ülke'nin bunalımda olduğunun farkındalar ve çözümün belli bir "x" kişisini öldürmekte olduğunu düşünmektedirler. çar 2. nikolay'a lenin'in abisi ve narodnik tayfa silahlı bir eylem düzenlemekte fakat bu eylem başarısız olunca, lenin'in abisi asılmaktadır.

bunu gören lenin; "hayır" dedi, "başka yol tutacağız, yol bu değil" dedi. ve halkın dostları kimlerdir eserinde bunu uzunca anlatmaktadır. bir kişiyi devirdikten sonra sömrügenin biteceğini ezilmenin son bulacağını düşünen tayfaydı narodnik hareket. anarşizm ile temellenmiş bu narordnik hareketi doktor detaylı bir şekilde bilimcil sosyalizm ışığında açıklamakta.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hikmet Kıvılcımlı
Unvan:
Doktor
Doğum:
Priştine, 1902
Ölüm:
Belgrad, 1971
Babası Priştine'de posta telgraf müdürü Hüseyin Bey, annesi Münire Hanım'dır. 17 yaşında gönüllü olarak Kurtuluş Savaşı'na katıldı,Yörük Ali Efe çetesinde Kuvayı Milliye gönüllüsü oldu, Köyceğiz Kuvayı Milliye Askerî Kumandanlığı görevinde bulundu. Liseyi Vefa Lisesi'nde okuduktan sonra sınavla İstanbul Tıp Fakültesi'ne girdi. Öğrencilik süresince direniş faaliyetlerini sürdürdü, Kurtuluş, Aydınlık gibi TKP yayınları yoluyla giderek komünist fikirlerle tanıştı ve 1920'lerin başında Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi oldu. 1925'de TKP'nin Beşiktaş Akaretler'de gerçekleştirdigi 2. kongrede TKP Merkez Komitesi'ne seçildi. Merkez Komite içerisinde gençlik sorumlusu olarak görev aldı. Aynı yıl Aydınlık gazetesinde ilk yazıları yayınlanmaya başladı. 1925'ten hayatının sonuna kadar kadar sürekli kovuşturmalara, işkencelere maruz kaldı ve toplam 22,5 yıl hapis yattı.

1925 yılında Kürt ayaklanmaları ile çıkan Takrir-i Sükun çıktıktan sonra İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı ve 10 yıl kürek cezası aldı. 1 yıl hapis yattıktan sonra çıkan afla serbest kaldı. 1927 yılında Vedat Nedim Tör ve Şevket Süreyya Aydemir'in partiden ayrılması ve parti arşivini polise teslim etmesi ile diğer parti üyeleriyle birlikte tutuklandı. 3 ay tutuklu kaldı.

1929 yılında İsmail Bilen'in (Laz İsmail) İzmir Davası'ndaki provokasyonu nedeniyle 4,5 yıl yeni bir mahkûmiyet aldı 1938 yılındaNazım Hikmet'le birlikte yargılandığı Donanma Davası'nda 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı, 12 yıl yattıktan sonra tahliye oldu. 1954 yılında legal Vatan Partisi'ni kurdu. 1965 yılında Tarihsel Maddecilik Yayınları'nı kurdu ve yönetti, Marx, Engels ve Lenin'in eserlerinden birçok çeviriler yaptı ve yayınladı, Das Kapital'in bir bölümünü çevirdi. 1967'de İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği'ni (İPSD) kurdu. İktisattan antropolojiye, Marksist düşüncenin tarihsel ve kuramsal gelişiminin açıklanmasına ve Türkiye'de bir işçi sınıfı devriminin strateji ve taktik sorunlarına kadar çeşitli konularda çok sayıda telif eseri ve Aydınlık, Türk Solu, (kendisinin kurduğu) Sosyalist, Ant gibi dergilerde makaleleri yayınlandı. En önemli eserleri olan Tarih Tezi kitabını 1965, Yol: TKP'nin Eleştirel Tarihi kitabını da 1932 yılında yayınladı.1971 yılında ağır hasta olduğu için yoldaşları tarafından tedavi için yurt dışına çıkarıldı. 11 Ekim 1971'de Belgrad'da öldü.

Yazar istatistikleri

  • 91 okur beğendi.
  • 591 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 648 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları