Hikmet Kıvılcımlı

Hikmet Kıvılcımlı

Yazar
9.4/10
148 Kişi
·
363
Okunma
·
53
Beğeni
·
2.706
Gösterim
Adı:
Hikmet Kıvılcımlı
Unvan:
Doktor
Doğum:
Priştine, 1902
Ölüm:
Belgrad, 1971
Babası Priştine'de posta telgraf müdürü Hüseyin Bey, annesi Münire Hanım'dır. 17 yaşında gönüllü olarak Kurtuluş Savaşı'na katıldı,Yörük Ali Efe çetesinde Kuvayı Milliye gönüllüsü oldu, Köyceğiz Kuvayı Milliye Askerî Kumandanlığı görevinde bulundu. Liseyi Vefa Lisesi'nde okuduktan sonra sınavla İstanbul Tıp Fakültesi'ne girdi. Öğrencilik süresince direniş faaliyetlerini sürdürdü, Kurtuluş, Aydınlık gibi TKP yayınları yoluyla giderek komünist fikirlerle tanıştı ve 1920'lerin başında Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi oldu. 1925'de TKP'nin Beşiktaş Akaretler'de gerçekleştirdigi 2. kongrede TKP Merkez Komitesi'ne seçildi. Merkez Komite içerisinde gençlik sorumlusu olarak görev aldı. Aynı yıl Aydınlık gazetesinde ilk yazıları yayınlanmaya başladı. 1925'ten hayatının sonuna kadar kadar sürekli kovuşturmalara, işkencelere maruz kaldı ve toplam 22,5 yıl hapis yattı.

1925 yılında Kürt ayaklanmaları ile çıkan Takrir-i Sükun çıktıktan sonra İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı ve 10 yıl kürek cezası aldı. 1 yıl hapis yattıktan sonra çıkan afla serbest kaldı. 1927 yılında Vedat Nedim Tör ve Şevket Süreyya Aydemir'in partiden ayrılması ve parti arşivini polise teslim etmesi ile diğer parti üyeleriyle birlikte tutuklandı. 3 ay tutuklu kaldı.

1929 yılında İsmail Bilen'in (Laz İsmail) İzmir Davası'ndaki provokasyonu nedeniyle 4,5 yıl yeni bir mahkûmiyet aldı 1938 yılındaNazım Hikmet'le birlikte yargılandığı Donanma Davası'nda 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı, 12 yıl yattıktan sonra tahliye oldu. 1954 yılında legal Vatan Partisi'ni kurdu. 1965 yılında Tarihsel Maddecilik Yayınları'nı kurdu ve yönetti, Marx, Engels ve Lenin'in eserlerinden birçok çeviriler yaptı ve yayınladı, Das Kapital'in bir bölümünü çevirdi. 1967'de İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği'ni (İPSD) kurdu. İktisattan antropolojiye, Marksist düşüncenin tarihsel ve kuramsal gelişiminin açıklanmasına ve Türkiye'de bir işçi sınıfı devriminin strateji ve taktik sorunlarına kadar çeşitli konularda çok sayıda telif eseri ve Aydınlık, Türk Solu, (kendisinin kurduğu) Sosyalist, Ant gibi dergilerde makaleleri yayınlandı. En önemli eserleri olan Tarih Tezi kitabını 1965, Yol: TKP'nin Eleştirel Tarihi kitabını da 1932 yılında yayınladı.1971 yılında ağır hasta olduğu için yoldaşları tarafından tedavi için yurt dışına çıkarıldı. 11 Ekim 1971'de Belgrad'da öldü.
Cennet, gerçekte komünel yaşam; cehennem, medeniyetin sınıflı toplumu olarak düşünülmelidir. Kuranda tümlük içinde bakılınca bu yorum yerli yerine oturur...
Kur'an herkese, hemen her ayette akılları kullanmayı, iyi işleri öğütler durur. Çünkü peygamber daima aklını kullanır. Kullanmayanları azarlar, onlar adına üzülür ve onlara derinden acır.
Allah: determinizm, bilim yüklüdür.
Rad Suresi
Rad: gök gürültüsü demektir.
Kur'an'a göre ayetler sözlü ve sözsüz (Allah'ın) güçlü işaretleridir. Sözlü olanlar peygamberlere gelen vahiylerdir. Sözsüz olanlar doğa olaylarıyla Allah'ın kendisini hissettirmesi yorumlayışıdır.
Muhammed peygamberlerin sonuncusudur. Ama ne hadislerde, ne de Kur'an'da Allah'ın Ana Kitabının sona erdiğine dair en ufak bir işaret yoktur.
Evimize uğrayıp, tencerenizde ne kaynıyor diye bakmıştır?
Pazardaki fiyatların yükselişi önünde size bir yol gösermiştir?
Hayır. Sadece falan bakanlığın, filan memuru...
Yahu bunlar memur. Bunlar yukarıdan emir almaya alışmış insanlar.
Araf Suresi
46-"İki taraf arasında bir perde vardır."

Sosyal devrimlerde olduğu gibi tarihsel devrimlerde de "iki arada bir derede" kalan kararsızlar bulunur. Sosyal devrimlerde bunlar genellikle orta tabakalar olur.
63 syf.
·Beğendi·10/10
ülkemizde sosyal sınıflar ve partiler çok önem arz ettmektedir hayata yanlış gözlüklerle bakan bir grup sol düşünce ülkemiz tahlilini iyi yapamayınca çok komik durumlara düşmektedir. gericiliğe türbana özgürlük adı altında şaklabanca tam destek veren bu grupların hikmet kıvılcımlı ustayı çok iyi analız etmesi gerekmektedir..
367 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Önce bir soru..

Türkiye tarihinde 'düşünce suçlusu' olarak, yani silahlı bir eylemi olmadan, sadece okuduğu, yazdığı, konuştuğu şeyler yüzünden hüküm giyen insanlar içinde en fazla hapis yatan kimdir?

Şimdi sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, her zaman yaptığım gibi.

İslam'ı gerçek bir komünistten okumanın hazzını iliklerime kadar yaşadım.

Allah fikrinin Allah'a inanmayan bir ateistten okumanın sarsıntısını yaşadım.

Tarihi, insanın tarihini, evrimi, doğayı bilmeden inanılan din futbol takımı tutmaktan farksız, savunulan ideoloji o aşağılanan 'din'e inanmaktan farksız.

Sorunun cevabı Doktor Hikmet Kıvılcımlı.. 22,5 yıl hapis yatmış.

100'ün üstünde kitap yazmış..

Bu kitabı okuduğunu iddia eden insanların yorumlarına bakıyorum, teki, gereksiz bir kitap demiş, bir diğeri ateistlere de müslümanlara da yaranamamış demiş, teki, çok zorlama olmuş demiş..

Hayatının 22,5 yılını hapiste geçirmiş bir aydını değerlendirme şekline bak. Neyi zorlasın, kime niye yaranmaya çalışsın. Ulan adam senin yaşın kadar hapis yatmış gerzek herif. Okusana yazılanları, anlamaya çalışsana, sindirsene, ders alsana..

Bir kitabı okurken neye dikkat ediyoruz? Yazarına, kapağına, gelmişine, geçmişine..

Peki kitabı okurken veya okuduktan sonra merak ediyor muyuz kim yazmış bu sözleri. Niye yazmış. Derdi neymiş...

Keşke yazmasaymış diyeni bulsam da desem ki, keşke okumasaydın. Keşke okuyucunun kitap seçebildiği gibi kitap da okuyucu seçebilseydi..

Kendi fikrine uymayan bir metinle karşılayınca feveranı basan adam kitap okusa ne olur, okumasa ne olur.

Ama her gün biraz daha iyi anlıyorum ki çoğunluk grileri sevmiyor.. Siyahlar ya siyah ol diyor ya da beyaz.. Ki siyah olursan seni seveyim, beyaz olursan rahat rahat küfredeyim. Üçüncü bir şeyden bahsedersen eli ayağına dolaşıyor. Kafası karıştığı için seni kafası karışık olmakla suçluyor. Siyaha yakın bir gri isen dönek olmakla suçluyor, beyaza yakın bir gri isen doğru yolu bulacak olan potansiyel bir siyah olarak görüyor.

Araf'da duran, menzile varmak isteyene yol çok diyen, her renge saygı duyan, her rengi anlamaya çalışan grilere selam olsun..
246 syf.
·Beğendi·9/10
Özellikle, Korkut boratav'ın 'Türkiye'de kapitalizmin gelişimi' ile beraber okununca ve o zamanların siyaset tarihi de takip edilince özellikle anlamaya başladığımız eser. hep denir alt yapı üst yapıyı belirler diye. ama alt yapısızlığın bu kadar üst yapısızlığı belirlediği de nadirdir her halde.
142 syf.
·Beğendi·10/10
5 Mart 1971, Türkiye Devrimci Hareketleri için bir dönüm noktası olabilirdi. Ancak bu önemli fırsat kaçırıldı. 5 grubun derlenmek için bir araya gelmesi beklenirken, maalesef sadece Sosyalist Dergi Çevresi bu toplantıya katıldı. Kurtuluş ve Aydınlık SD grupları, toplantıya katılacaklarını bildirdikleri halde bu önemli konferansa katılmadılar. Büyük bir fırsat heba edildi.

Konferansın katılımcısı Hikmet Kıvılcımlı, bir durum yargılamasında bulunuyor. Bir hafta sonra gelecek olan 12 Mart faşizmine karşı "ya birleşmek ya ölüm" diyor. Maalesef devrimcilerimiz, ölümü seçiyor.
36 syf.
·Beğendi·10/10
Hikmet Kıvılcımlı en eski sosyalistler içinde islamı en iyi biln kendi ülke orjinalitesini bıkmadan yılmadan araştırıp ülkemizin sosyolojik yapısını ortaya koyan değerli düşünce ve davranış ustasıdır .. eyüp konuşması ile islam humanızmasından yola çıkarak emekçi yığınların aydınlaması için çabalamış içi boşaltılmış amerikancılaştırılmış islamcılıgın teşhirini yapmış gerçekleri göz önüne sermiştir gerek osman adaleti gerekse ekberi cihadı açıklaması modern insanın nasıl olması gerektiğini en geri unsurlara bile anlatma yöntemi olmuştur..
381 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
Komünist önder Hikmet Kıvılcımlı'nın, ömrünün son 5-6 ayını günü gününe kaleme aldığı eserde, Kıvılcımlı'nın o hasta hali ile yaptığı ve devamcılarına, insanlığa sunduğu o tespitleri bile günümüze ışık tutmakta.
61 syf.
·Beğendi·10/10
Komünistlerin dine bakışlarını nasıl bilirsiniz? Hikmet Kıvılcımlı, bir komünist olarak Kur'an alıntıları üzerinden sosyalist düzeni anlatıyor, 1957 yılındaki seçim konuşmalarında. Bu özgün anlatım, sonrasında Hikmet Kıvılcımlı'ya "din propagandası yapmak" suçlaması ile dava açılma sonucunu getirdi ancak Muaviye-Yezid İslamcılığına karşı ilkel sosyalist mitler üzerinden sosyalizmi halka anlatmak denemesi, aydınlığı arayan Ortadoğu'da geçerli bir pratik olarak kendisine yer edindi.
111 syf.
·Beğendi·10/10
Zamanın Aydınlık Dergisi'nde yazılmış bu yazı, Çekoslovakya'da yaşanan müdahalenin iç yüzünü gözler önüne seriyor. Herkes Çekoslovakya'da mevcut bürokratik sosyalizmden daha modern bir sosyalizmin kazanacağını düşünüyordu. Ancak böyle olmadı, ardında bugün post-modernizmi bayrak edinen, emperyalizm destekli solcuların demogojilerine temeller ortaya çıktı. Çekoslovakya, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sonrasındaki devrime rağmen, karşı-devrimcilerin güçlü olduğu bir ülkeydi ve Kıvılcımlı, bu gücü kendine has diliyle ortaya koyar. Ayrıca üzerine çok sık demogojiler yapılan Ribbentrop-Molotov antlaşmasını da açıklar ve emperyalistlerin beslediği faşizmin kendilerini nasıl ısırdığını da ortaya koyar.

Tarihsel maddeci bir tarih kavrayışı için okunması güzel olacak bir kitap.
174 syf.
·Beğendi·10/10
68 kuşağının bilimle donanması için var gücüyle çabalayan ve bu yolda çok değerli eserler veren kıvılcımlı ustanın anıt emeği kesinlikle özellikle öğrenci gençlerin ve emekçilerin mutlaka okuması gereken bir anıt emek
40 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kıvılcımlı Hoca'nın ismini böyle bir kitapta görünce açıkçası daha felsefik bir şey beklemiştim. Evet, beklentimi karşılamadı ama pişman da etmedi. İstanbul'un fethini farklı sorularla tartışmış. Yabancı kaynaklardan Osmanlı'ya bakışı da eklemesi metni birinci dereceden ilgili eser yapıyor. Tabii yerli kaynaklardan aldığı bilgilerle - o zaman tutulan tarih notlarından- Osmanlıdaki demokrasinin gerçek demokrasi olduğunu da kanıtlıyor ve kendi de buna benzer bir görüşünü dile getiriyor. Sol görüşten önemli bir ismin bu tarihi olaya bakışını görmek için okunması gerekiyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hikmet Kıvılcımlı
Unvan:
Doktor
Doğum:
Priştine, 1902
Ölüm:
Belgrad, 1971
Babası Priştine'de posta telgraf müdürü Hüseyin Bey, annesi Münire Hanım'dır. 17 yaşında gönüllü olarak Kurtuluş Savaşı'na katıldı,Yörük Ali Efe çetesinde Kuvayı Milliye gönüllüsü oldu, Köyceğiz Kuvayı Milliye Askerî Kumandanlığı görevinde bulundu. Liseyi Vefa Lisesi'nde okuduktan sonra sınavla İstanbul Tıp Fakültesi'ne girdi. Öğrencilik süresince direniş faaliyetlerini sürdürdü, Kurtuluş, Aydınlık gibi TKP yayınları yoluyla giderek komünist fikirlerle tanıştı ve 1920'lerin başında Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyesi oldu. 1925'de TKP'nin Beşiktaş Akaretler'de gerçekleştirdigi 2. kongrede TKP Merkez Komitesi'ne seçildi. Merkez Komite içerisinde gençlik sorumlusu olarak görev aldı. Aynı yıl Aydınlık gazetesinde ilk yazıları yayınlanmaya başladı. 1925'ten hayatının sonuna kadar kadar sürekli kovuşturmalara, işkencelere maruz kaldı ve toplam 22,5 yıl hapis yattı.

1925 yılında Kürt ayaklanmaları ile çıkan Takrir-i Sükun çıktıktan sonra İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı ve 10 yıl kürek cezası aldı. 1 yıl hapis yattıktan sonra çıkan afla serbest kaldı. 1927 yılında Vedat Nedim Tör ve Şevket Süreyya Aydemir'in partiden ayrılması ve parti arşivini polise teslim etmesi ile diğer parti üyeleriyle birlikte tutuklandı. 3 ay tutuklu kaldı.

1929 yılında İsmail Bilen'in (Laz İsmail) İzmir Davası'ndaki provokasyonu nedeniyle 4,5 yıl yeni bir mahkûmiyet aldı 1938 yılındaNazım Hikmet'le birlikte yargılandığı Donanma Davası'nda 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı, 12 yıl yattıktan sonra tahliye oldu. 1954 yılında legal Vatan Partisi'ni kurdu. 1965 yılında Tarihsel Maddecilik Yayınları'nı kurdu ve yönetti, Marx, Engels ve Lenin'in eserlerinden birçok çeviriler yaptı ve yayınladı, Das Kapital'in bir bölümünü çevirdi. 1967'de İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği'ni (İPSD) kurdu. İktisattan antropolojiye, Marksist düşüncenin tarihsel ve kuramsal gelişiminin açıklanmasına ve Türkiye'de bir işçi sınıfı devriminin strateji ve taktik sorunlarına kadar çeşitli konularda çok sayıda telif eseri ve Aydınlık, Türk Solu, (kendisinin kurduğu) Sosyalist, Ant gibi dergilerde makaleleri yayınlandı. En önemli eserleri olan Tarih Tezi kitabını 1965, Yol: TKP'nin Eleştirel Tarihi kitabını da 1932 yılında yayınladı.1971 yılında ağır hasta olduğu için yoldaşları tarafından tedavi için yurt dışına çıkarıldı. 11 Ekim 1971'de Belgrad'da öldü.

Yazar istatistikleri

  • 53 okur beğendi.
  • 363 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 367 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları