1000Kitap Logosu
Hüseyin Akgün
Hüseyin Akgün
Hüseyin Akgün

Hüseyin Akgün

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.0
2 Kişi
4
Okunma
0
Beğeni
30
Gösterim
Yaşamı
Hüseyin Akgün, Araştırma - İnceleme, Din & Mitoloji, İslam kategorilerinde eserler yazmış bir yazardır.

İncelemeler

Harpiya
Voyvoda'nın Hazinesi'ni inceledi.
125 syf.
Yazar Amca, Yazar Amca, Kazıklı var mı? Var var. Hazine var mı? Var var. Hayalet var mı? Var var. Cinler var mı? Var var. Annunaki var mı? Var var. Çipli aşı var mı? Var var. Ne duruyorsun? Kitap yazsana, kitap yazsana. Ya da şöyle anlatayım: Kara Murat, Indiana Jones, Altıncı His, Dabbe, Siyah Giyen Adamlar filmlerini izleyerek gaza gelip, Microsoft Word ile kitap yazılırsa sonuç ne olur? Cevap: Voyvoda'nın Hazinesi İnceleme bitmiştir. "Doyamadık Harpiya n'olur daha fazla uzat" mı dediniz? Peki... Yazarı tanımıyorum. Aynı isme sahip başka bir yazar yoksa eğer, bu sefer farklı bir tarz denemiş. Korku - macera - bilim kurgu karışık bir hikâye yazmış. Kısa bir kitap, bir oturuşta bitirilebilir. Yukarıda bahsettiğim konuları çok hızlı geçmeyip de bir ikisini seçip, onların üzerinde yoğunlaşsaydı daha başarılı olabilirdi. Veya madem daldan dala atlatacağız, ortada ne kadar konu varsa türlü yemeği gibi karışım yapacağım dediyse sayfa sayısı arttırılıp, olaylar daha detaylı anlatılabilirdi. Fazla spoiler vermeden eleştirilere devam edeyim. 125 sayfada üşenmedim saydım 9 kez "yirmi beş yıl" geçiyor. Anladık Gül Hanım 25 yılını vermiş araştırmaya fakat bu hep aynı kalıpla değil, "hayatını bu çalışmaya adadı", "hayatındaki tek amacı bunu ortaya çıkarmaktı", hadi bilemedin "çeyrek asır" vs. denilebilirdi. Düşük kapasiteli kelime dağarcığımla buldum bunları, daha farklı, güzel anlatım şekli bulunabilir, tekrarlar sıkıyor. Haftalarca ormanda kamp yaptılar. Ormandan çıkmadan. Konserve nasıl dayansın? Ormanda hayat yok, avlanamazlar, bitki-sebze yenemez. Hadi dayandı, haftalar sonra bira nerden çıktı? Kısıtlı stokta bira mı var? Varsa da ikinci gün sıkıntıdan içip, bitirmeleri gerekirdi. ^^ Diğer önemli konu, haftalarca karda kışta kaldılar. Banyo yapmamışlar, kokuşmuşlardır ve bir sorun daha var: "Çare teyemmüm". :)) Yapmadılarsa tabi cin ondan gelmiş olabilir. ^^ Hiç mi iyi yanı yok peki? Var, olmaz olur mu? Yazı su gibi akıyor. Benim gibi bahsettiğim filmlere aşina, bu tarz kitapları seven bir okursanız, ne olacağını tahmin etseniz bile sizi sıkmıyor, kendini okutturuyor. Gerçek hikâye denmiş ama biz ona Blair Witch'ten sonra inanmaz olduk, yemezler. :)) Saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. (Girişteki şarkıyı haftasonu karşı komşumuz söylüyordu, aklıma oradan geldi) ^^
Voyvoda'nın Hazinesi
OKUYACAKLARIMA EKLE
49
Makar Devuşkin
Hadis Rivayet Coğrafyası'nı inceledi.
335 syf.
·
4 günde
·
7/10 puan
Selamun Aleyküm Öncelikle yazarın daha önceden hakkında çalışma nadir bulunan bir konuyu çok geniş bir kapsamda ele aldığını söylemem gerekir. Bundan dolayı yazarı tebrik ediyorum. Lakin bana ne kadaf düşer bilmem ama benim yazım daha çok kitapta hatalı gördüğüm noktalar üzerinde şekillenecek. İlk olarak benim gözümde yazarın en büyük hatası kitabın amacının çok geniş bir alanı içine alması ve hepsine değinmek maksadıyla sanki bir kitap değil de sıralı bilgilerin derlenip toplanıp bize sunulduğu bir çalışmaya dönüşmesidir. Hicri ilk 150 yılda hususen üç önemli şehir vardır. Bunlar: Kufe, Basra ve Medinedir. Ancak yazar tüm rivayet coğrafyasini ele alabilmek gayesiyle 6 ana 6 da ara şehir olmak üzere fazlaca şehir incelemesinde bulunmuş. Mesela Mısır gibi bir şehrin ilk 150 yılda öneminden bahsetmek çok da yerinde olmamiştir. Halbuki bahsettiğim üç şehirden bir tanesi bile çok geniş bir yelpazeye sahipken sadece temel bilgileri çok da sistemlestirmeden sıralamak okuyucuyu sıkmaktadır. Yazar yorumuna çok nadir yer vermiş konu yoğunluğundan konuyu yetistirebilme gayesiyle temel bilgilerle yetinmistir. Ve önemli ilim merkezleri ele alınırken oradaki en önemli kişileri fazla ele almiştir. Mesela kufe örneginden gidelim yazar Kufe'de 10 tane sahabe ve 20 tane tâbii incelemiştir. Aslında baktığımızda Kufe diyince aklımıza daha çok Hz. Ali ve Abdullah b. Mesud gelmektedir. Kanaatimce bu kadar geniş olarak isimleri ele almak yerine bu iki sahabinin ilim halkalarından taabinle iliskisinden bahsetse bunları detaylandırsa çok daha yerinde olacaktı. Bir diğer değineceğim nokta ise dipnotlardır. Dipnotları incelediğimizde karşımıza çok fazla Zehebi'nin siyeri, Taberi'nin Tarihi gibi eskiden tüm bilgilerin toplandığı ve kolay bulunduğu eserleri görüyoruz bu yazar için bir kolaylık olsa da alanla ilgili kitaplar seçseydi daha yerinde olacaktı. Ayrıca ravilerin hadisleri yazdırıp yazdırmayacağı ile ilgili kısa bir bilgi verilmiş ve bunların kaynagi olarak da daima Azami'nin Dirâsât adlı eseri gösterilmiştir. Daha değineceğim bir çok nokta olsa da bununla yetineceğim ve kitabı okursanız mutlaka okumaniz gerktigini düsündügüm Ömer Faruk Maden hocanın değerlendirme yazısını da sonrasında okuyun derim. Amacım yazarı eleştirmek değil sadece bu alanda eserler yeni yeni ortaya konuyor ve yazar muhtemelen eser olmadigi icin 150 yıla bize sunmak istedi ama altından kalkmak zor oldu. Yine de hocamızı tebrik ediyor, muvaffakiyetler diliyorum.
Hadis Rivayet Coğrafyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
2