Hüseyin Dallı

Hüseyin Dallı

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
7
Gösterim
Odalar:
Köy erkeklerinin söyleşi için toplandığı, oturulan evden ayrı yaptırılmış tek göz ve ahırdan oluşan mekan.

Vakit geçirmek için oyunlar oynanır. Bunların başında, ceviz kabuklarının altına mısır tanesi saklayarak oynanan "yüzük oyunu" gelir.
Kıyafetler (Urbalar)
• Anteri: Gömleği andırır.
• Uçkur: Şalvarı bele bağlar.
• Yemeni: Üstü açık lastik ayakkabıdır.
• Yaşmak: Sadece gözleri açık bırakacak biçimde yüzü örten ince beyaz kumaş.
• Miltan (Mintan): Yün, önü açık kollu bir yelek.
• Vala: Gelinin yüzünü örtmeye yarayan ipek örtü.
• Gönek: Gömlek.
• Sandal: Sahtiyandan yapılan ayakkabı
• Aba: Kalın yün kumaştan, boyu bele kadar, kaytanla süslenmiş üst kıyafetidir.
• Çaşır: Erkek şalvarıdır.
Akraba Bağları
İnge: Yenge
Tete (Tiyze): Teyze
Gıs: Kız
Çocuk: Erkek
Güve: Damat
Aga: Ağabey
Gardaş: Kardeş
Buba: Baba
Gaynata: Kaynata
Gayna: Kaynana
Gayınçı: Kayınbirader
Baldıs: Baldız
Metre > Metru
Salı > Sali (Salih adı da Sali olarak telâffuz edilir.)
Akşamleyin > Awşamnayın
Merhaba > Maraba
Te öyle > Töle
Entari > Anteri
Pırasa > Pıras
Kiraz > Kires
Ekşi > Īşi
Binmek > Pinmek
Diken > Tiken
Kova > Kofa
Leş > Īleş
Lahana > Īlana
Biber > Böber
Baba > Buba
Aşılama > Haşlama
Mendilde koku durmas
Sevdada uyku olmas
Alacaysan al beni
Gönüllen şaka olmas

Havada uçan teyyare
Selam söyle o yare
Benden ona fayda yok
Baksın başına çāre
Nuriye Hasanova Recebova
Tarla > Tāla
Bilmiyorum > Bilmērin
Keyif > Kīf
Sağır > Sār
Yoğurt > Yūrt
Ne yapayım > Nābēm
Buzağı > Buzā
Toparlak > Topālak
Düğün > Dūn
Alıyorum > Alıyērin
Alacaksın > Alcāsın
Büşra
Büşra Kuzeydoğu Bulgaristan Türk Ağızları Üzerine Araştırmalar'ı inceledi.
201 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Marabayın, isle awşamlā!

Türk müyüm?
Göçmen olduğumuzu belirtince sorulan kaçınılmaz sorulardan. Her sorulduğunda beni çileden çıkartan...
Bulgaristan muhacirleri, dedelerimin 1880'li yıllarda Trakya topraklarına iştirak etmesiyle benim de içinde bulunma şerefine nail olduğum güruh.
Bu insanlar Türk, baskılardan bıkıp geldikleri ülke de Türkiye. 

Bilmeyenler için söyleyelim Bulgaristan göçmenleri, oradayken de Türkçe konuşurlardı, Türkçe konuşmak yasaklandığında buna karşı çıktı diye, ölenler vardır aralarında. (bkz: Belene Kampı)
Ha neden Bulgarca bilmiyorlar derseniz, zaten bu insanlar Osmanlı'nın iskan politikası (Osmanlı Devleti'nde yeni alınan bölgeleri Türkleştirmek) kapsamında gitmiş Bulgaristan'a, amaç zaten Bulgarlar'ı Türkleştirmek.
Bu ülkenin demografik yapısını bozmamışlar, adaptasyon sıkıntısı yaşamamışlar, ülkenin dokusuna zarar vermeye çalışmamışlar. Aynı kültürü, aynı dili, aynı tarihi paylaştığın insanlara kucak açmayacaksın da kime kucak açacaksın?
İstenmediler, istenmedik dönemin devr-i iktidarında. https://youtu.be/6zAsdWMMt-Q

Bulgaristan göçmenleri arasında Pomaklar da vardır. Pomaklar'ın, Peçenek ve Kıpçak Türkleri'nden geldikleri ve 11. ile 13. yüzyıllar arasında şimdiki Bulgaristan ve Yunanistan topraklarına yerleştikleri görüşü genel olarak kabul görmektedir. Bulgarcaya yakın Pomakça adıyla anılan bir dille konuşurlar.

Eser:
Bu eser alabileceğiniz fiyatı en uygun kitaplardan, 2.5 Türk Lirası.
Elimde özümüze ait bir kitap olsun diye aldığım zevkle okuduğum bir kitap oldu. Harika metinler vardı fakat uzundu. Onları ses kaydı olarak burada paylaşmak isterdim ama şartlar el vermiyor. O kadar sıcak ve komik diyaloglar ki...
Daha başka kaynak önerileri aldım inşallah onları da okuyacağım. Bitirme tezimi bu konu üzerine yazmak istediğimden bu tür eserlerle sık sık buralarda boy göstereceğim.

Allah'a emanet olun. İyi okumalar...