Ian Reinecke

Ian Reinecke

Yazar
6.0/10
1 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
9
Gösterim
Adı:
Ian Reinecke
Doğum:
1945
IAN REINECKE, 1945 yılında Melbourne’de doğdu. Öğrenimini Avusturalya’da La Trobe Üniversitesinde yaptı. Ingiltere'de gazeteci olarak çalıştıktan sonra 1977 yılında bilgisayar ve teknoloji üzerine yazılar yazmak üzere Avusturalian Financial Review'ya geçti. 1981 yılında Avusturalya'da Thomson Publications'ın ürettiği bir grup teknik mecmuanın yayımcılığına geçti ve burada Communications Âustralia'yı kurdu.
Son yıllarda, endüstrileşmiş birçok ülke bilgisayarlarla yaşıyor. Günlük yaşantımızdaki en büyük etkileri kişisel özgürlüğümüzü genişletmemiş tersine sıkmış, kısıtlamış olmalarıdır. Bilgisayarlar kişilerin yaşamlarındaki tafsilâtı toplayabilen çok etkili makinelerdir.
Bilgi, ikili sistemle kodlanmışsa haber göndermenin birim fiyatını düşürerek paket halinde yollanabilir. Sıradan abone için bu fazla önemli bir gelişme değildir, ama fazla miktarda bilgi nakleden şirketler ve hükümetler için büyük bir tasarruftur.
1943'te IBM tarafından Amerikan Donanması için yapılan çok büyük bir makine Harvard Üniversıtesi'nde çalıştırılmaya başlandı ve Harvard Mark I adı verildi. Yüksekliği iki metreden fazlaydı ve onbeş metreden daha genişti. Elektrik ve mekanik sistemlerin birleşimini, devreyi kapatmak ya da tamamlamak için kullanıyordu,
Robot tasarımcılar için gelecekteki rekabetlerden biri, onları eve uygulamak. Tahminlerin çeşitliliğine karşın endüstriyel robotlardan 100 kat daha karmaşık ve on kat daha pahalı olabilirler. Ev robotu için getirilen önerilerden biri, ev temizliği yapmaya programlanabilen bir elektrik süpürgesi. Nesneleri algılama yetkisi kazandırılan bir robot elektrik süpürgesi, önceden düzenlenen bir modele göre mobilyaların çevresini ve altlarını temizleyebilir. Başlıca programlama zorluğu, robotun yolu üzerindeki umulmadık nesnelerden doğmaktadır.
Telefonun işyerlerinde ve evlerde kullanılmaya başlaması, insanların hayatında bir gecede oldukça büyük değişiklikler yaptı. Haberleşmede uzaklık engelini ortadan kaldırırken mikroçipin neden olduğu bazı sosyal sorunları yeniden harekete geçirdi. Telefonun ortaya çıkması ile önemlisi, mesajları taşıyan habercilerin işleri olmak üzere bazı meslekler yok oldu, ama yenileri bunlardan daha ağır bastı
Mikroçip birçok yönden özerkliğimizi tehdit ediyor, îddia edilen birçok meziyetine rağmen mikroçipin kullanım alanlarının genişlemesi hayatımızı daha çok kontrol altına alacakları anlamına gelmektedir; hükümet ve diğer acentalar bizim hakkımızda daha çok bilgi sahibi olacaklar, kişisel dokunulmazlığın sınırları daha önce hiç görülmedik biçimde daraltılacaktır.
Çip teknolojisi' mevcut sistemleri değiştirme yeteneği ile heyecan yaratmıştır. Santrallerde, çip sayesinde konuşmalar, daha çabuk ve daha ucuza bağlanmıştır.
1940'larda Pennsylvania Üniversitesinde yaratılan ve ilk başarılı bilgisayar olan Eniac, bütün bir odayı dolduruyor ve 5000 sayıyı bir saniyede toplayabiliyordu. 1960’ların sonunda yine çok büyük bir bilgisayar olan Iliac IV, 200 milyon komutu bir saniyede yerine getirebiliyordu. O zamandan beri mikroçip geliştirilmiş ve kendi başına ya da diğer bilgisayarlarda kullanım alanı da genişletilmiştir.
311 syf.
·7 günde·Beğendi·6/10
Cep telefonu ve bilgisayar artık günümüzün vazgeçilmez araçları haline geldi ve hatta çoğu zaman bunlarsız bir şey yapamıyoruz. Cep telefonunu evde unuttuğumuzda, elimizin ayağımızın birbirine karıştığı olmuştur. Özellikle cep telefonları vazgeçilmez bir parçamız oldu. Tabi bu kitapta cep telefonları yok ama gelişen teknolojinin son aşaması olduğu için belirttim

Otuz, kırk yıl önce bilgisayarın ne olduğunu tam olarak bilenler, sadece bu işte çalışanlardı. Şimdi ise masaüstü, dizüstü, cep bilgisayarları, tablet bilgisayarlar ve en sonunda cep telefonları telefonluktan çıkıp tümünü içerir hale geldi. Teknolojide yaşanan sürekli değişim bir soruyu da akla getiriyor? Teknolojinin sonu var mı? İnternetin yaygınlaşmasıyla ve sosyal ağ patlamasının yaşandığı bir ortamda artık herkes kimin nerede, ne yaptığını, adresini, tüm bilgilerine ulaşır duruma geldi. Uydular sayesinde dünyanın her köşesi sokak sokak dolaşır hale gelindi. Canlı bağlantılarla yurt içi ve yurt dışından herhangi bir bilgi hızlı bir şekilde alınabiliyor. Bu şekilde gelişmelerin yaşandığı bir ortamda kim bunun karşısında olabilir?

Kitap ilk başta çok etkili bir cümleyle başlıyor: " Elinizdeki kitap teknolojiye başkaldırmaktadır.(s.9)" Teknolojiye, bilgisayara karşı koyan bir düşüncenin açılımını okuyacağız. Yazar kendini 'tekno-taraftar' yerine 'tekno-şüpheci' olarak tanımlıyor. Bilgisayar teknolojisinde yaşanan gelişmeyle birlikte yeni kavramlarla karşı karşıya kalıyoruz. Daha önce hiç duyulmayan ve önce hiç bir şey de etmeyen kelimeler yavaş yavaş eylemlerinden dolayı anlaşılır hale gelir. Örneğin, 'Hardware-donanım', 'Software-Bilgisayar Programı', 'ROM -read only memory- sadece okunabilir bellek-' gibi.

Teknoloji hakkında şüpheci olupta, karşıtlık şeklinde damgalanmaktan korkan kişiler kitapta, 'tekno-pragmat'; yeni teknoloji için bayrak sallayanlar 'tekno-taraftar', yazar ise teknolojiye şüpheyle yaklaştığı için 'tekno-şüpheci' olarak tanımlanır.

Tekno-şüphecilerin sorduğu 'Buna neden ihtiyacımız var?', 'Bundan kim faydalanıyor?', 'Benim için önemi nedir?' Gibi sorularla farklarını ifade ederler. Bilgisayarın 1940'lı yıllarda ABD'nin Pennsylvania Üniversitesinde, bir odayı dolduracak kadar büyük bir cihaz olmasıyla (Eniac adı) süreç başlar.


Ian Reinecke, Elektroniğin Büyüsü adlı kitapta, teknolojinin bireysel ve toplumsal iyi bir şey fikrinin benimsetmek için harcanan o kadar çabanın yanında kalkıp birilerinin buna itiraz ettiği noktada karşılaşılan zorluğu anlatmaya çalışıyor. Teknoloji karşıtlarını 'sapkınlık' olarak gören zihniyete şu soruları soruyor: Teknoloji bizim için bu kadar iyi ise niye hepimiz ondan istifade edemiyoruz.? Neden bilgisayarlar hayatımızı daha zenginleştirmek yerine daraltıp, sınırlama amacıyla kullanılıyor? Kişisel özgürlük kontrol ve gözetim altına tutuluyor? Bu ve buna benzer sorularla yazar, teknolojiyi olduğu gibi kabul etmek yerine bir 'şüphe' ile yaklaştığını anlatmaya çalışıyor.

Silikon kelimesini özel olarak o işle uğraşanlar haricinde kimsenin bilmediğini bir kelimeyken, günümüzde ise silikon çok alanda kullanılır. Amerika'da 'Silikon Vadisi' adlı bir bölgede teknolojiyi üreten ve geliştiren firmaların faaliyetleri ve kullanılan çipin (chip-yonga) silikon sayesinde geliştiğinden söz eder.

Kitap, yeni teknolojinin ne olduğuna dair doğal kuşkuculuğu uyandırmak amacıyla yazılmış. Teknoloji ve araç gereçlerin bu kadar geliştiği bir ortamda buna karşı olanlar, düşünenler elbette oluyor.

Kendini şehrin ve teknolojinin yoğun baskısından azade kılmış bir kişi, kendi halinde sayfiye yerde yaşarken, 'benim için önemi ne', 'neden ihtiyacım var' şeklinde sorular sorabilir. Kendi düzenini teknolojinin bu sonsuzluğuna karşı koyar. Katı ve tutucu bir şekilde makineleşmeye (teknoloji) karşı çıkmakla, teknolojiyi sonuna kadar savunmak arasındaki kesin çizgiden bahseder. Bir yanda basitlik, kolaylık, hızlılık, diğer yanda, şeffaflaşma adıyla özel hayatın gözler önüne serilmesi, dinlenmesi. Evlerin, işyerlerin, sokakların, kamera ve dinleme aletleriyle gözlemlenir hale gelmesiyle gizlilik ortadan kalkar.

Mikroçipler her çeşit elektrikli ve mekanik sistemi ele geçirmesiyle, insanların yaptığı her hareket bu çiplerin içine kaydedilir. Robot teknolojinin gelişmesinde çok önemli bir kaynak oluştururken, 1984 romanında olduğu gibi 'Büyük Birader' bizi kontrol etmeye de başlamış oluyor.

Mikroçipin silikon teknolojisi sayesinde ilk zamanlar devasa ve hantal yapıda olan bilgisayar ve diğer elektronik ürünlerin peyder pey gelişerek küçülmesi anlatılır. 1970'li yıllarda mikroçipler yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Robert Noyce (sonradan Intel'i kurdu) transistör yerine daha akışkan ve ucuz olan silikon devrelerini kullanmaya başlaması, elektronik için önemli bir adım olur. Çipin yaptığı ne olduğundan daha önemli. Çünkü mevcut sistemleri değiştirmişti. Çip sayesinde konuşmalar daha çabuk ve ucuz olmuştu. Bilgiler daha küçük, güçlü ve ucuz bilgisayarlara depolanmıştı. Eskiden yapılması mümkün olmayan bir çok şey ucuz çip sayesinde olmuştu.

Yazar 'gelecek' öngörüsü yaparak şu an var olan bazı mesleklerin zamanla (memurluk, matbaacılık, daktilo gibi) gözden düşeceğini belirtiyor. Yazar, ekonomik durgunluk ve yeni teknolojinin kombinasyonu, kadınların ve gençlerin iş umutlarını azaltacak, bir çok sanayi kolunda kariyer edinme fırsatı yok olacak şeklinde tahminde bulunuyor.

Yazıldığı dönem içinde kullanılan 'teletext ve videotext'in yapısı, uygulama alanları ve geleceği hakkında ayrıntılı bilgi veriyor. Kitabı okuyacaklar belki de ilk defa bazı kavramlarla karşılaşabilecek.

Elektroniğin Büyüsü, bilgisayar, sabit telefon, televizyon, radyo, uydu, transistör ve sonra çiplerin devreye girmesiyle bunların kullanım alanları hakkında bilgi veriliyor. Özellikle teknolojin gelişim tarihi açısından neler olmuş merak edenlere hitap ediyor.

Ian Reinecke'nin Elektroniğin Büyüsü adlı kitabı 1984 yılından yayımlandıktan sonra 1992 yılında Türkiye'de İnsan Yayınları tarafından yayımlanmış. Bu tarihler önemli. 2019 yılından 1980 ve öncesine gidiyoruz. O dönemlerde yaşanan o teknolojinin gelişim sürecine ve yapılanlara tanıklık ediyoruz. Zaman içinde gelişen teknolojiyle birlikte ortadan kalkan ve kalkacak meslekler ve robot teknolojisinin geleceği hakkında 1980'li yıllardan haber veriyor.

Akıcı ve sürükleyici bir anlatıma sahip. Sayfalar arasında duraksamadan boğulmadan akıcı bir şekilde okunabiliyor Tashihten kaynaklı sıkıntılar var. Harf düşmeleri, yanlış yazımlar çok sayıda var.

Bu kitabı ilk okumam 1-6 /9/2011; ikinci okumam ise 4-8/5/2019 tarihleridir. Bu inceleme yazısı da iki incelemenin birleştirilmiş halidir. Bu yazı 8 /5 / 2019 tarihinde siteye eklendi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ian Reinecke
Doğum:
1945
IAN REINECKE, 1945 yılında Melbourne’de doğdu. Öğrenimini Avusturalya’da La Trobe Üniversitesinde yaptı. Ingiltere'de gazeteci olarak çalıştıktan sonra 1977 yılında bilgisayar ve teknoloji üzerine yazılar yazmak üzere Avusturalian Financial Review'ya geçti. 1981 yılında Avusturalya'da Thomson Publications'ın ürettiği bir grup teknik mecmuanın yayımcılığına geçti ve burada Communications Âustralia'yı kurdu.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.