İbn Hâcer el-Askalanî

İbn Hâcer el-Askalanî

Yazar
8.9/10
8 Kişi
·
11
Okunma
·
8
Beğeni
·
572
Gösterim
Adı:
İbn Hâcer el-Askalanî
Tam adı:
Ebu'l Fazl Şihabuddin Ahmed bin Ali bin Muhammed el-Askalanî
Unvan:
Mısır'lı Hadis Alimi
Doğum:
Kahire, Mısır, 18 Şubat 1372
Ölüm:
Kahire, Mısır, 2 Şubat 1449
(Arapça: ابن حجر العسقلاني) (d. 18 Şubat 1372, Kahire - ö. 2 Şubat 1449), Mısır'lı hadis alimi.

Tam adı 'Ebu'l Fazl Şihabuddin Ahmed bin Ali bin Muhammed el-Askalanî olan alim 18 Şubat 1372 yılında Mısır'ın Kahire şehri yakınlarında doğdu. Küçük yaşlarda anne-babasını kaybetti, eğitimini babasının dostları üstlendi. 9 yaşında hafız oldu ve 12 yaşında babasının bir dostuyla Mekke'ye gitti. Mekke'de hadis derslerinin yanı sıra fıkıh, Arapça ve matematik dersleri aldı. 20 yaşından sonra ise seyahat etmeye başlayarak gittiği şehirlerdeki bilginlerle görüşerek ilmini arttırdı. Ardından yine memleketi Mısır'a döndü ve Mısır sultanının görevlendirmesiyle Diyarbakır'a kadı olarak gitti.[1]

İbn Hâcer, asıl uğraşı olan hadisin yanı sıra, fıkıh ve fıkıh usulü, tefsir, lügat, edebiyat ve tarihle de meşgul olmuştur.
Yeryüzünün her tarafı Resul-ü Ekrem, ve ümmetine mesciddir. Namazın sahih olması için hususi bir yer yoktur.
«Resulullah (S.A.V.) kedi hakkında:
«— O pis değildir; ancak o sizin etrafınızda çok dolaşanlardandır.» buyurdu.
Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz için tekbir aldıktan sonra okumaya başlamadan önce (kısa) bir süre susardı. Ben, bunu kendisine sorunca şöyle söyledi: Ben diyorum ki:

''Allah'ım! Doğu ile Batıyı birbirinden ayırdığın gibi beni de hatalarımdan uzaklaştır. Allah'ım! Beyaz elbisenin kirlerden temizlendiği gibi beni de hatalarımdan temizle. Allah'ım! Beni, su, kar ve dolu ile arındır.''
İbn Hâcer el-Askalanî
Sayfa 112 - Karınca Polen Yayınları (Bu hadis, muttefekun aleyhtir. Buluğu'l Meram'da 268. Hadis
Ebu Sa'lebe el-Huşeni radıyallahu anh'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki:Ya Resulallah biz Ehl-i Kîtab bir kavmin toprağındayız; onların kablarından yemek yiyelim mi? Dediki :"O kablardan yemeyin, ancak başkasını bulamazsanız, müstesna. Bu takdirde onları yıkayın ve içlerinden yiyin;" buyurdular.
Kim tertemiz abdest alır da sonra Cumaya gelip hutbeyi dinler; susarsa ona o cuma ile gelecek cuma arası günahları ile üç günlük fazla günahı mağfiret olunur.
Sonra ulemanın ihtilafından müslümanlar ne zarar görmüştür, ki, halli gereken bir mesele imiş gibi zaman zaman ortaya atılıyor ? Şaflilerle Hanefiler'in, Malikiler'le Hanbeliler'in birbirleri İle mezhep harbi yaptıkları olmuş mudur ? Bu suallere evet diye cevap verecek bir vakıa bilmiyorum. Benim acizane hatırımda kalan şudur: Ulemanın ihtilafı rahmettir.
Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Bir kişinin mescidde bir şey sattığını veya satın aldığını görürseniz, ona ''Allah bu ticaretini kazançlı kılmasın.'' deyin.
İbn Hâcer el-Askalanî
Sayfa 106 - Buluğu'l Meram'da 254. Hadis: Bu hadisi, Nesai ve Tirmizi rivayet etmiştir. Tirmizi, hadisin hasen olduğunu söylemiştir.
İbn Hacer'in kaleme aldığı Ahmed Davudoğlu hocanın şerh ettiği eser fıkıh hükümleri içeren hadisleri bir araya toplamakla hadis kitabı olmanın yanında çok da güzel bir fıkıh kitabı aslında . Her ne kadar İbn Hacer muhaddis olsa da Şafii mezhebine tabii olmakla çoğu hadis ulemasından ayrılmakta ancak hadis şerhleri dört mezhebin görüşü dahilinde yapıldığından dört mezhebin inananlarına da hitab ediyor.

1.Ciltte temizlik , abdest , kadınların özel halleri , mesh ve namaz konuları hadisler eşliğinde işlenmiş . Aslında kitap ele alınıp okunacak türden ziyade bir ders halkasında veyahut bir hoca eşliğinde takip edilirse daha faydalı olacaktır . Bu tip eserlerin usulu biraz da böyledir. Çünkü her ne kadar şerhli izahat olsa da açıklanmaya muhtaç kavram ve bilgiler ziyadesiyle mevcut .

Yine kitap giriş bölümünde hadis usulu ile ilgili bahislere değinmekle birlikte eseri okumaya başlamadan önce geniş çaplı bir hadis usulu kitabı okunmalı kanısına vardım . Kalan 3 cildi okumayı tüm bu sebepler dolayısıyla şahsım olarak erteliyorum .

Zamanı geniş olan, kaynaklarıyla birlikte fıkhi bilgileri edinmeyi planlayanlar için faydalı ve okunması gereken bir eser umarım bir kişi de olsa, kitabın edinilip okunmasına küçücük bir vesile olabilir bu inceleme .
Ders halinde Arapça metninden okuğumuz bir eser. Çok güzel uyarılar var. Konular maddeler halinde yazılmış. Sıkılmadan rahatça okunuyor. Tavsiye ederim.
Keşke orjinal ismi ile yayınlansaydı.
Hep beraber bakacağız içeriğine.
Şöyle bir göz geçirdim
kısa, kısa ve akıcı görünüyor
Ama cümleler verdiği ders, alınacak ibretler muazzam

Yazarın biyografisi

Adı:
İbn Hâcer el-Askalanî
Tam adı:
Ebu'l Fazl Şihabuddin Ahmed bin Ali bin Muhammed el-Askalanî
Unvan:
Mısır'lı Hadis Alimi
Doğum:
Kahire, Mısır, 18 Şubat 1372
Ölüm:
Kahire, Mısır, 2 Şubat 1449
(Arapça: ابن حجر العسقلاني) (d. 18 Şubat 1372, Kahire - ö. 2 Şubat 1449), Mısır'lı hadis alimi.

Tam adı 'Ebu'l Fazl Şihabuddin Ahmed bin Ali bin Muhammed el-Askalanî olan alim 18 Şubat 1372 yılında Mısır'ın Kahire şehri yakınlarında doğdu. Küçük yaşlarda anne-babasını kaybetti, eğitimini babasının dostları üstlendi. 9 yaşında hafız oldu ve 12 yaşında babasının bir dostuyla Mekke'ye gitti. Mekke'de hadis derslerinin yanı sıra fıkıh, Arapça ve matematik dersleri aldı. 20 yaşından sonra ise seyahat etmeye başlayarak gittiği şehirlerdeki bilginlerle görüşerek ilmini arttırdı. Ardından yine memleketi Mısır'a döndü ve Mısır sultanının görevlendirmesiyle Diyarbakır'a kadı olarak gitti.[1]

İbn Hâcer, asıl uğraşı olan hadisin yanı sıra, fıkıh ve fıkıh usulü, tefsir, lügat, edebiyat ve tarihle de meşgul olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 15 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.