İbn Hacer El-Heytemî

İbn Hacer El-Heytemî

Yazar
9.8/10
4 Kişi
·
17
Okunma
·
4
Beğeni
·
1181
Gösterim
Adı:
İbn Hacer El-Heytemî
Unvan:
İslam alimi
Doğum:
Mısır
Ölüm:
1566
İbn Hacer el-Heytemî, 909/1503 yılında Mısır'da doğmuş Şafiî ulemâ­sından bir zâttır. Dedelerinden biri çokça sustuğundan dolayı taşa benzetilmiş, "hacer" nispesi oradan gelmiştir. Çeşitli İlimlerde eseri bulunan Heytemî 974/1566'da vefat etmiştir.
Heytemî, el-Fetâvâ'l-hadîsİyye adlı eserinde her zaman Resûlullah (s.a.) ile yakaza halinde görüşmenin, ondan ilim almanın mümkün olduğunu be­lirtmiş, daha önce İsimlen geçen Bârizî, (ö.438/1046), Gazâlî (0.505/ 1111), İbn Ebî Cemre (Ö.699/1300), Tâc es-Sübkî (Ö.711/1311), Afif el-Yâfiî (0.768/ 1363) gibi âlimlerin bu fikirde olduklarını söylemiştir.
Hatta bir velinin hazır bulunduğu bir mecliste, fakihin biri bir hadis ri­vayet etmiş, o veli de "Bu hadisin aslı yoktur" demiştir. Orada bulunanlar, bunu nereden bildin? diye sormuşlar, bunun üzerine o veli:

İşte Nebiyy-i Ekrem (s.a.) burada duruyor ve ben böyle birşey deme­dim buyuruyor" diye cevap vermiştir. O sırada perde kalkmış, fakih de bu gerçeği görmüştür. Heytemî, bu olayı anlatmakla yetinmiş, keşifle tashih e-diimeyen bu hadisin hangi hadis olduğuna dair bir açıklamada bulun­mamıştır.
Gerçekten Resûlullah (s.a.)'i yakaza halinde yani uyanık halde görmek mümkün müdür? Bir kısım âlimler bunu imkan dahilinde görmezken bir kıs­mı da bunun mümkün olabileceğini iddia etmişlerdir. Heytemî, bunun ger­çekleşebileceğini doğrusunun da bu olduğunu savunmuş, Buhârî'nin Sa-hîh'inde zikredilen "Beni uykuda gören uyanıkken de görecektir hadisini delil göstermiştir. Nitekim Gazâlî, el-Munkız mine'd-dalâl adlı eserinde sûfilerin yakaza halinde melekleri, peygamberleri görebileceklerini seslerini İşitebileceklerini ve onlardan bir takım şeyler öğrenebileceklerini söylemiş, [998] öğrencisi İbnü'l-Arabî (ö.546/1151) ve diğer âlimlerden İbnü'1-Hâc (0.737/ 1336) da Peygamber (a.s.)'ı yakaza halinde görmenin zorluğunu kabul et­mişler, fakat bunun mümkün olduğunu belirtmişlerdir.
Hz. Peygamber ile yakaza halinde görüşebilmek zor bir durum olmakla birlikte bu hal her mümin için geçerlidir. Onu görebilmek için belli bir ilim seviyesinden daha ziyade onun şeriatına ve sünnetine bağlı muttaki bir kul olma şartı yeterlidir. İşte Abdülaziz ed-Debbağ bunlardan biridir.
"Ayıbı belirtilmeden satılmış kusurlu bir kumaş elbisenin bedeli içine karıştığı için vekilinin kendisine getirdiği malın tamamını tasadduk etti.Kûfe'de bir koyun kaybolduğunda koyun eti almadı."
"Zamanın hepsi üç saatten ibarettir.Bir gün aleyhte, bir gün leyhde olur.Lehte olduğu zaman şımarıklık, kibirlilik ve zulümden sakınmalı, aleyhte olduğu zaman sabır, tahammül, azami tedbire sarılmalıdır.Ne aleyhte, ne de leyhte olduğu zaman da vakti değerlendirmek gerekir."
İbn Hacer El-Heytemî
Sayfa 68 - Semerkand Yayınları, {Abdulhakim Huseyni ks. 'nin nasihatidir.}
"Borç olarak verdiği parayı almak için gerektiğinde borçlunun bulunduğu yere vardığı zaman- menfaat elde edip borcun ribaya dönmesi korkusundan dolayı- duvarının gölgesine bile oturmazdı."
"Cahillerin cehaletleri sebebiyle söyledikleri sözleri tamamen helâl ederim.Fakat ilimle ilgisi olup da haset sebebiyle yalan ve iftiraya cesaret edenlerin hâli çok zordur.Çünkü âlimlerin gıybet etmesi, kendi nefislerine zulüm olduğu gibi başkalarına da bulaşır.Daha sonra gelenlere bile kötü tesirleri olur."
"Bizler Ashâb-ı Kirâm Efendilerimiz için dili tutma ve kalpten sevme dairesinden çıkmamakla dinen ve aklen görevli ve sorumlu olduğumuz gibi, bütün bilgili imamlar ve İslâmiyetin büyük alimleri hakkında da saygı göstermekle yükümlüyüz."
İbn Hacer El-Heytemî
Sayfa 204 - Semerkand Yayınları, Taceddin es- Sübki (ks)
"Ebu Hanife" künyesiyle anılmalarının sebebi Irak halkının dilinde "hanife" diye adlandırılan diviti sürekli kullanmasıdır ya da "hanife" kelimesi nasik* müslüman mânâsında olan "hanif"in dişili olup İmam-ı Azam'ın Hanefiler için baba makamında bulunması böyle isimlendirilmesine sebep olmuştur."

*Nüsük kelimesinin ism-i fâil çekimi olup âbid manasındadır.
Büyük Âlim ve Fâkih İbni Hacer el-Heytemî rahimehullah'ın, Riddet ve Dalâlet ehli Şia mezhebi hakkında geniş çaplı Reddiye kitabıdır. Rabbim istifade ettirsin.

Yazarın biyografisi

Adı:
İbn Hacer El-Heytemî
Unvan:
İslam alimi
Doğum:
Mısır
Ölüm:
1566
İbn Hacer el-Heytemî, 909/1503 yılında Mısır'da doğmuş Şafiî ulemâ­sından bir zâttır. Dedelerinden biri çokça sustuğundan dolayı taşa benzetilmiş, "hacer" nispesi oradan gelmiştir. Çeşitli İlimlerde eseri bulunan Heytemî 974/1566'da vefat etmiştir.
Heytemî, el-Fetâvâ'l-hadîsİyye adlı eserinde her zaman Resûlullah (s.a.) ile yakaza halinde görüşmenin, ondan ilim almanın mümkün olduğunu be­lirtmiş, daha önce İsimlen geçen Bârizî, (ö.438/1046), Gazâlî (0.505/ 1111), İbn Ebî Cemre (Ö.699/1300), Tâc es-Sübkî (Ö.711/1311), Afif el-Yâfiî (0.768/ 1363) gibi âlimlerin bu fikirde olduklarını söylemiştir.
Hatta bir velinin hazır bulunduğu bir mecliste, fakihin biri bir hadis ri­vayet etmiş, o veli de "Bu hadisin aslı yoktur" demiştir. Orada bulunanlar, bunu nereden bildin? diye sormuşlar, bunun üzerine o veli:

İşte Nebiyy-i Ekrem (s.a.) burada duruyor ve ben böyle birşey deme­dim buyuruyor" diye cevap vermiştir. O sırada perde kalkmış, fakih de bu gerçeği görmüştür. Heytemî, bu olayı anlatmakla yetinmiş, keşifle tashih e-diimeyen bu hadisin hangi hadis olduğuna dair bir açıklamada bulun­mamıştır.
Gerçekten Resûlullah (s.a.)'i yakaza halinde yani uyanık halde görmek mümkün müdür? Bir kısım âlimler bunu imkan dahilinde görmezken bir kıs­mı da bunun mümkün olabileceğini iddia etmişlerdir. Heytemî, bunun ger­çekleşebileceğini doğrusunun da bu olduğunu savunmuş, Buhârî'nin Sa-hîh'inde zikredilen "Beni uykuda gören uyanıkken de görecektir hadisini delil göstermiştir. Nitekim Gazâlî, el-Munkız mine'd-dalâl adlı eserinde sûfilerin yakaza halinde melekleri, peygamberleri görebileceklerini seslerini İşitebileceklerini ve onlardan bir takım şeyler öğrenebileceklerini söylemiş, [998] öğrencisi İbnü'l-Arabî (ö.546/1151) ve diğer âlimlerden İbnü'1-Hâc (0.737/ 1336) da Peygamber (a.s.)'ı yakaza halinde görmenin zorluğunu kabul et­mişler, fakat bunun mümkün olduğunu belirtmişlerdir.
Hz. Peygamber ile yakaza halinde görüşebilmek zor bir durum olmakla birlikte bu hal her mümin için geçerlidir. Onu görebilmek için belli bir ilim seviyesinden daha ziyade onun şeriatına ve sünnetine bağlı muttaki bir kul olma şartı yeterlidir. İşte Abdülaziz ed-Debbağ bunlardan biridir.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 19 okur okuyacak.