Yazar
İbn-i Haldun

İbn-i Haldun

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
9.1
318 Kişi
954
Okunma
556
Beğeni
18,8bin
Gösterim
Tam adı
Ebu Zeyd Abdurrahman bin Muhammed bin Haldun el Hadramî
Unvan
Tarihçi, Yazar
Doğum
Tunus, Tunus, 27 Mayıs 1332
Ölüm
Kahire, Mısır, 19 Mart 1406
Yaşamı
Eski ve soylu bir ailenin çocuğu olan İbni Haldun 27 Mayıs 1332'de Tunus'ta dünyaya geldi. Gençlik yıllarında dönemin ünlü hocalarından fıkıh, hadis, tefsir, akaid, mantık, felsefe, matematik, tabiat bilimleri, dil bilimleri, şiir ve edebiyat dersleri almıştır. 20 yaşında iken ülke yönetimini elinde tutan Beni Hafs hanedanından Sultan Ebu lshak'ın katipliğine getirilmesiyle de siyasi hayatı başlamıştır. Bu dönemde Fas Emin Ebu İnan kendisini bilim meclisine kabul etmiştir. 1362 senesinde İspanya'ya giderek eski bir dostu olan Gırnata Emiri Ebu Abdullah Muhammed'in hizmetine girmiştir. Bir süre sonra Kuzey Afrika'ya dönerek Bicaye'de başvezirlik makamına getirilmiştir. Bunun yanında ilmi çalışmalarını da devam ettirmiştir. 1366 yılındaki yönetim değişikliği üzerine de görevinden ayrılarak kabileler arasında dolaşmaya başlamıştır. Daha sonra 1374 yılında İspanya'ya geri dönmek zorunda kaldı. Ancak siyasi sürtüşmeler nedeniyle ülkeden çıkarılarak yeniden Afrika'ya gönderildi. Siyasi çalkantılardan bıkıp usanan İbni Haldun, bu dönemde İbni Selame denilen bir kaleye yerleşmiştir. Kendisini bütünüyle ilmi çalışmalara vererek ünlü eseri Mukaddime'yi 1374 senesinde burada tamamladı. 1382 senesinde Mısır'a giderek Kahire'de bulunan medreselerde müderrislik yapmaya başladı. Aynı zamanda Hicaz, Kudüs ve Suriye'ye de seyahatler düzenledi. İbni Haldun 1406 senesinde Kahire'de hayatını kaybetti. ESERLERİ Kaside-i Bürde şerhi İbn Rüşd felsefesi hakkında bir risale Kitab el-Mantık Kitab el-Hisab Marakeş sultanına yazılan bir risale Şiire dair bir risale Mukaddime
Emre Bulut
Mukaddime'yi inceledi.
1340 syf.
·
57 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Müslüman Bir Sosyolog'un Önsözü
Kitap yorumuna geçmeden önce İlgi Sanat Kültür Yayınlarının çevirisi ve işçiliğine bikaç şey söylemek istiyorum: Yayına hazırlayan ve çeviren Arslan Tekin İşini harika yapmış.Emek verilmiş belli, bu güzel emeğe yorum yapmadan olmazdı.Kitap biliyorsunuz 1300 sayfadan fazla bir kitap.O nedenle özel kutulu olarak 2 kitap halinde basmışlar kitabı.Çeviri, alt metinler, önsöz, İbn-i Haldun un hayatı ve onun görüşlerinin olduğu kısım çok yerli yerinde.Cümleler ne az, ne fazla.Sıkmıyor.Tüm detaylarıyla öğreniyorsunuz. Herşey yerinde. Güzel bir baskı ve çeviri olmuş.Keşke bide ciltli olsaydı daha uzun ömürlü olurdu kitap.Kitap 107.sayfadan sonra başlıyor. İbn-i Haldun un kısaca tanıyacak olursak: modern histotiyogfafi, sosyoloji,iktisat üstadı.13.yy da yaşamıştır.Mısır'da Maliki nin kadısı, Timur ile de görüşmesi de meşhur hadise ve durumlardır.Asıl kitabının adı 7 ciltlik Kitabul İber dir.Sanırım ülkemizde bu kitabın çevirisi yok.Mukaddime ise bu kitabın önsözü şeklinde bir giriş kitabı aslında.Yani 1300 sayfalık bir giriş. Platon , Aristoteles , Farabi , İbn-i Sina dan etkilendi.Kendini tarih ve sosyoloji,iktisat ve siyaset konusunda çok geliştirdi.Çoğu ünlü Osmanlı tarihçisini de kendisi etkilemiştir. Katip Çelebi, Naîmâ , Ahmed Cevdet Paşa , Hikmet Kıvılcımlı bunların başında gelir. Arnold J. Toynbee onun hakkında en büyük tarih felsefecisidir demiştir.Haldun,Mağrip i yani Kuzey Afrika yı araştırır özellikle.Bununla ilgili tüm dünya kütüphanelerini gezerek bilgiler toplamıştır. Philip K. Hitti ye göre en iyi İslam tarih felsefesicisidir. Reynold A. Nicholson gibi önemli bir Arap edebiyatı felsefesici de aynı şeklinde övgüyle bahseder ondan.Bana bu kitabı öneren ve tanıştıran kişi ise Cemil Meriç oldu. O da bu kitapla ilgili kendi semasındaki tek yıldız diyerek bahseder.Sürekli eserinde umran ilmi ve asabiyye kavramından bahseder.Bu kavramlar burada kısaca bahsedilecek kavramlar değildir.Ama özet şeklinde sosyolojinin ilk adımları atan kişi olduğunu söylemek zannımca yanlış olmayacaktır. Mukaddime nin yazılma amacı tarihi anlamak ve övmektir.Mehdi,Mesih araştırması ve İslam ın ilk kargaşalarını anlattığı kısımlar benim özellikle hoşuma gitti.Her cümlesi Allah(c.c), ayet ya da Hz Muhammed(sav) kelamıyla sonlandırır.Anlatımı tarafsızdır.Reeldir.Belgeleri katidir.Şüpheli olan kısımları o şekilde belirterek aktarır.Kitap 6 bölümden oluşur ve bu bölümler: 1.bölüm: İklimlerin ve beslenmenin insan tabiatı ve uygarlıklar üzerindeki etkileri 2.bölüm: Göçebe ve yerleşik kültürlerin karşılaştırılması ve iki kültür arasındaki çatışmaların sosyal sonuçları 3.bölüm: Devletlerin doğuşu ve çöküşü, saltanat, hilafet ve krallık yapmanın koşulları ve kuralları 4.bölüm: Köy ve kasaba hayatı ile imar faaliyetleri ve bunun İslam devleti ile ilgisi 5.bölüm: Dönemin ana meslekleri, geçim araçları, sanat, ticaret, ziraat, tarım ve inşaat gibi ekonomik faaliyetler 6.bölüm: Bilimlerin sınıflandırılması, eğitim yöntemleri Haldun, Mukaddimeyi 45 yaşında yazmıştır.Bu dönem sonrasında eserini sürekli değiştirme ve güncelleme gereği duymuş olup 4 tanesi de Türkiye topraklarındadır.Osmanlı dan önce Ibn Haldun un okunduğu ve ünlülüyle ilgili bi bilgi yoktur.Batı dünyasında da ünlü bir eser olup, 12 dile çevirisi yapılmıştır. Ayrıca 2.Abdulhamid tarafından da kitap, serbest düşünce biçiminden dolayı yasaklanmıştır.İlk çeviriyi Zakir Kadiri Ugan yapmıştır 1954 senesinde. Mukaddime tarih, sosyoloji, iktisat ve siyasetin toplamı bir kitaptır.1375 de yazılmıştır. Kitabı, yukarıda saydığım konulara meraklı olan herkesin okumasını öneriyorum.
Mukaddime
9.1/10
· 455 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
322
1224 syf.
·
59 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Felsefe Taşı
Avrupa'da, kilisenin kabul ettiği doğruların tersi bir şey söyleyen bilim adamlarının yargılandığı bir dönem, Ortaçağ. Feodal yönetimin, sınıf ayrımcılığının hat safhada olduğu zamanlar, 11. ve 14. y.y. arası. Bu zamanda İslâm coğrafyası içerisinde olan Afrika ve Ortadoğu, ilim ve bilim yönünden Avrupa'dan daha ileride. Mısır, Irak, Tunus gibi ülkeler eğitim merkezi olan yerler. 1377'de yayınlanan 'Mukaddime'de genel olarak Arapların bedevî medeniyetin etkisiyle bilimden, çağdaş düşünceden kopuk olduğunu söyleyen; en iyi İslâm âlimlerinin Arap olmayan kavimlerden olduğunu kabul eden ve Arap olan İbn Haldun'un kendisi de eğitimine Tunus'ta başlamış. İslâm coğrafyasında bilime verilen önem ne kadar artmış olsa da İslâmiyet'in değişik görüşlerle kendi içinde çeşitlenmesi, şeriata uymayan düşüncelerin taşlanması, bilim ve ilimde isim yapmış kişilerin yeni fikirlere kapalı olması nedeniyle; bilim yeni dallara nadiren kavuşmuş. İbn Haldun da bu kısırlıkta yeni bir ilim/bilim oluşturmaya çalışmış: Umran İlmi. Yani Medeniyet İlmi. "Sizce alışılmış olmayan ve çağınızda emsalinden bir şey bulunmayan hususları red ve inkâra kalkışmayınız. Çünkü havsalanız (ve düşünme kabiliyetiniz) daralır, mümkün olan şeylerin teşkil ettiği daireyi tam olarak kavrayamazsınız... Zira varlığın ve umranın halleri birbirinden farklıdır. Bunun aşağı veya orta mertebesini idrak etmiş olan, bu konuda her şeyi idrak etmiş olmaz." Mukaddime, sayfa 409 Esasen tarihin konuları içine dahil olan medeniyeti, İbn Haldun, üzerinde daha çok durarak ayrı bir alana kavuşturmak istemiş. Bu girişimi kendi zamanında çok ilgi ve kabul görmese de, çok taraftar toplayamasa da, övgüye layık gören birkaç âlimin övgüsü dışında genel olarak eleştirilse de; sonraki yüzyıllarda hakkı verilmiş. Zamanımızda ise çok ünlü, çok saygı duyulan ve önem verilen bir kişi. Çünkü kendi zamanında geçmişten aldığı dersle geleceğe ışık tutmuş. Bu yüzden ancak gelecekte anlaşılmış. İbn Haldun; "El-İber" adındaki yedi ciltlik eserinin giriş kitabı olan ve beş ayda yazdığı "Mukaddime"de; göçebe hayatı ve yerleşik hayatı anlatımının merkezine alarak; sosyoloji, ekonomi, siyaset, felsefe, edebiyat, bilim, ilim... gibi birçok farklı konuya değiniyor. Fırsatçı bir devlet adamı olarak " Zafere giden yolda her şey mübah." düşüncesinde olması, bağlı olduğu Malikî mezhebinin kadılığını bir süre yapmasına engel olmamış. Bu özelliklerinin yanında âlim, araştırmacı, eğitimci de olan İbn Haldun; Mukaddime'sinde insanî gelişimin ve değişimin iz sürücüsü ve açıklayıcısı olmuş. Kitabında ansiklopedik birçok bilgiyi açıklayarak aktardığı için, medeniyet tarihinde kendi zamanı için bir mihenk taşı olma durumunda. Bu saygınlığını hâlâ hak ettiğini okursanız anlayacaksınız. Anlattığı her konuyu İslâmi bir sonuca bağlasa da; o zamanın şartlarının bunu gerektirdiği düşünüldüğünde aslında mümkün olduğu kadar objektif olmaya çalıştığı fark ediliyor. Kendi görüşlerini yazdığı kısımları hariç tutmak gerek tabi ki. Kaliteli kitap bir felsefe taşıdır. Ona dokunmak yazılanları okumakla oluyor. Akıl, altına dönüşüyor. Düşünceler değerleniyor. Ölümsüz olmak mı isteniyor? Felsefe taşını yazmak gerekiyor. İbn Haldun kendi felsefe taşını yazmış. Aklımızın her zaman altına dönüşmesi dileğiyle. İyi okumalar!
Mukaddime
9.1/10
· 455 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
Samet S. Köşesi
Mukaddime'yi inceledi.
Mukaddime'de iktidar, biyolojik yasaların gerektirdiği gibi, mutlak olarak belli bir sınıfa, kesime ya da kişiye ait kabul edilmemiştir. İktidarın toplumda soy dayanışması en güçlü aile ya da kabilenin elinde olmasını ve bu kesimin içinden bir kişinin, belirli bir süre sonra en yetkili hükümdara dönüşmesini sosyal-siyasal bir yasa olarak görmüştür. İbni Haldun'a göre en güçlü soy dayanışması olan kesim bile kısa sürede değişebilir. İktidardaki kesimin soy dayanışması zayıfladığında, dayanışması daha güçlü olan bir başka aile ya da kabile iktidara gelir. Düşünüre göre, siyasal iktidar, sosyal-siyasal yasalar gereği, birkaç kuşakta bir el değiştirir. İbn-i Haldun @samet_sayan1 Mukaddime
Mukaddime
9.1/10
· 455 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
20
Tarihçi
Mukaddime'yi inceledi.
1224 syf.
·
153 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Karantina'dan Mukaddime Çıkar
1- Ibni Haldun'un yaşadığı dönem 1347-1351 yılları arasında Çin’den başlayan ve Avrupa’ya yayılan büyük bir veba salgınının (kara ölüm) insanları kırdığı günümüz zamanı gibi bir döneme denk gelmiş . 1348 yılında ise Tunus’ta da görülen vebada İbn-i Haldun’un ailesi ve hocaları vefat etmişler. 2- İbn-i Haldun, bu dönemdeki 4 yıllık bir inzivada-karantina yaşantısında “Mukaddime”yi yazmış. 3.Birçok çevirisi olan Mukaddime'yi Süleyman Uludağ cevirisinden okumayı tavsiye ederim. (Turan Dursun çevirisi özellikle okumayın derim)
Mukaddime
9.1/10
· 455 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
163