İbn-i Sina

İbn-i Sina

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.7
1.065 Kişi
okuyor-dolu
3.637
Okunma
v3_begen_dolu
500
Beğeni
goz
13,8bin
Gösterim
Tam adı
Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhi
Unvan
Filozof, Hekim, Bilim İnsanı
Doğum
Buhara, Afşana Özbekistan, 980
Ölüm
Hamedan İran, 1037
Yaşamı
İbn-i Sina (Farsça: ابن سینا) veya Ebu Ali Sina (Farsça: ابوعلی سینا), Batılıların söyleyişiyle Avicenna (/ˌævɪˈsɛnə, ˌɑːvɪ-/; y. 980 – Haziran 1037), İslam'ın Altın Çağı'nın en önemli doktorlarından, astronomlarından, düşünürlerinden ve yazarlarından biri olarak kabul edilen Fars polimat ve polimerik erken tıbbın babası. Buhara yakınlarındaki Efşene köyünde (Özbekistan) 980 yılında dünyaya gelmiş ve Hamedan şehrinde (İran) 1037 tarihinde ölmüştür. Tıp ve felsefe alanına ağırlık verdiği değişik alanlarda 200 kitap yazmıştır. Batılılarca modern Orta Çağ biliminin kurucusu, hekimlerin önderi olarak bilinir ve "Büyük Üstat" ismi ile tanınır. Tıp alanında yedi asır boyunca temel kaynak eser olarak süre gelen El-Kanun fi't-Tıb (Tıbbın Kanunu) adlı kitabı ile ünlenmiş ve bu kitap Avrupa üniversitelerinde 17. asrın ortalarına kadar tıp biliminde temel eser olarak okutulmuştur. İbn-i Sina, Kuşyar isimli bir hekimin yanında tıp eğitimi aldı. Değişik konular üzerine 240'ı günümüze gelen 450 kadar makale yazdı. Elimizdeki yazıların 150 tanesi felsefe 40 tanesi de tıp üzerinedir. Eserlerinin en ünlüleri felsefe ve fen konularını içeren çok geniş bir çalışma olan Kitabü'ş-Şifa (İyileşme Kitabı) ile El-Kanun fi't-Tıb'dır (Tıbbın Kanunu). Bu iki eser Orta Çağ üniversitelerinde okutulmuştur. Hatta bu eser Montpellier ve Louvain'de 1650 yılına kadar ders kitabı olmuştur. Samanoğulları sarayı kâtiplerinden Abdullah Bin Sina'nın oğlu olan İbn-i Sînâ (Batı'da Avicenna adıyla tanınır), babasından, ünlü Bilgin Natili'den ve İsmâil Zâhid'den ders aldı. Geometri (özellikle Öklid geometrisi), mantık, fıkıh, sarf, nahiv, tıp ve doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Farabi'nin el-İbane's aracılığıyla Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrenip, hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997) saray kütüphanesinden yararlanma olanağına kavuştu. Babası ölünce Gürgan'da Şirazlı Ebu Muhammed'den destek gördü (Tıp Kanunu'nu Cürcan'da yazdı.). Çağında tanınan bütün Yunan filozoflarının ve Anadolu doğacılarının yapıtlarını incelemiştir. İbn-i Sînâ, İslam'ın Altın Çağı olarak bilinen ve Yunanca, Farsça ve Hintçeden eserlerin çevirilerinin yapılıp yoğun bir şekilde incelendiği dönemde önemli çalışmalar ve yapıtlar gerçekleştirdi. Horasan ve Orta Asya'daki Samani Hanedanı ve Batı İran ile Irak topraklarındaki Büveyhiler bilimsel ve kültürel ilerlemeye çok uygun bir ortam hazırlamışlardı. Bu ortamda Kur'an ve hadis çalışmaları çok ilerlemişti. Felsefe, fıkıh ve kelam çalışmaları İbn-i Sina ve çağdaşlarınca oldukça geliştirilmişti. Râzî ve Farabi tıp ve felsefe alanında yenilikler sağlamışlardı. İbn-i Sînâ; Belh, Hamedan, Horasan, Rey ve İsfahan'daki muhteşem kütüphanelerden yararlanma olanağı elde etmişti. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/ibn-i_Sina
kamera
Hay bin Yakzan
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Hayy bin Yakzan
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Metafizik
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Mantığa Giriş / Kitabu'ş-...
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Oluş ve Bozuluş / Kitâbu'...
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Felsefe Risalesi
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
168 syf.
·
17 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
HAY'DAN HU'YA
Doğu' da alegorik eserin kaynağıdır Hay bin Yakzan. Hem İbni Sina hem İbni Tufeyl bu esere iki ayrı hikaye yazarlar. Kitap da iki ayrı bölümden oluşup fasıla fasıla ilerler. Eserin konusu ise, beşeriyetin, eşyanın ve mahlukatın hasılı üzerine kuruludur. "Ruhun özü ve gerçekliği, cisme eklenerek ona duygu, hareket ve algı gibi, kendine özgü, türlü türlü eylem ve etki yeteneği kazandıran cisimlikten başka bir nitelikti." (sf.111) "Hareket için mutlaka bir hareket ettirici gereklidir. Hareket ettirici, eğer cisme bulaşan (sirayet eden) bir güç ise, cismin varlığıyla var olur, parçalanmasıyla parçalanır." (sf. 122) "Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilmi dışında değildir. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü de kuşkusuz apaçık kitaptadır." Kur'an, 34/3. Eser, Hay bin Yakzanin bünyesinde insanoğlunu anlatmaktadır. Evrenin, varlıkların, bedenin ve ruhun oluşumu ve tek bir Yaratıcıyı bulma serüveni üzerine kuruludur. "Evrenin başlangıçsız ya da yaratılmış oluşu konusundaki kuşku ve ikircimler, ulaşılan sonucu etkilemiyordu. Her iki durumda da cisim olmayan, ne cisme bitişik, ne ondan ayrı, ne cismin içinde, ne onun dışında olan bir Özne'nin varlığının zorunluluğu kesinlik kazanıyordu." (sf. 123) Hay bin Yakzan, benim fikrimce varlık ve felsefenin doruk noktasidir. Zaten eser, simgesel ve imgesel bir anlatımı ile hikaye eklemeleri ile zenginleştirilmiştir. "Hay bin Yakzan, müşahede ettiği şeyleri, kendinden ve diğer varlıklardan fena bulduğu; varlıkta diri (hay), kendiliğinden var olan (kayyum), bir'den (vahid) başka bir şey görmediği zaman müşahede etti." Kendine özgü öz, gerçek Varlık'ın özünden ayrı bir gerçeklik taşımamaktadır. Özünün gerçekliği Tanrı'nın özüdür. Daha önceleri Tanrı'nın özünden ayrı gördüğü ve salt kendine özgü bir öz sandığı şeyin ayrı bir gerçekliği yoktu. (sf.147). "O öylesine aşkın ve ince (latif) idi ki, ona ses ve harf giysisi giydirilmesi mümkün değildi. (sf. 150) Benim üzerimde ağırlığı olan bir kitap gibi geldi, bitirmekte zorlandım, hem tasavvufî hem felsefî yapısı gereği tamamen akıcı değil ama sorgulatan, tabuları yıkan, algıları yeniden kuran bir anlatımı bulunmakta... Tavsiye ederim
kamera
Hay bin Yakzan,
kamera
İbn-i Sina
,
kamera
İbn Tufeyl
kamera
Hay bin Yakzan
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.8/10 · 3.051 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
120 syf.
·
3 günde
es-Safsata
Eserin içeriği baştan sona sofistik delillerin çürütülmesi mantığına dayanıyor diyebiliriz. Aslında eserin orijinal adı da İbni Sina tarafından Safsata olarak nitelendirilmiştir. Konusu İbn-i Sina' nın adından özellikle " ilk öğretmen " olarak bahsettiği Aristotales' in dilimizdeki adı Sofistik Delillerin Çürütülmesi olan Mantık külliyatının altıncı kitabına denk düşmektedir. Çok kısa olmakla beraber çok ağır bir eser olduğunu söyleyebilirim. Baştan sona mantık biliminden, önermelerden, bir doğru nasıl doğru olur yanlışsa nasıl yanlıştır, doğrunun yanlış olabileceği kısımlar nelerdir gibi konulara dilimize yabancı olan kelimeler yoluyla karşılık vermesinden ve bunları açıklamasından oluşuyor. İnceleme yazarken bile zorlandığım, içeriğini anlatma konusunda beceriksiz olduğum bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Sofistlerin ne tür yöntemlerle doğrudan saptırmaya, doğruyu bulmaya veya filozofların kafalarını karıştırmaya veya kendi kafalarını karıştırmaya çalıştıklarını öğrenmek isteyenlere tavsiye edebilirim. Bu açıklamayı tamamen sürekli olarak okuduğum filozofların fikirlerine dayanarak yapıyorum. Zira sofistler hakkında ciddi bir bilgim yok. Felsefe tarihi araştırması içine girdiğimde bu kısma da yoğunlaşmayı düşünüyorum. Eser, (kendi adıma) araştırılması gereken kavramlarla mantığın ne tür yollarla kaydırılabileceği ve mantığa nasıl doğru olanın oturtulabileceği konusunda fikir veriyor. Özellikle kavramları araştırmaya meraklı iseniz okuyun derim çünkü araştırılması gereken çok fazla bilgi var. Herkesin okuyabileceği bir eser olmadığını belirtmeliyim. Beynim yanıyor :)
kamera
Sofistik Deliller
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.0/10 · 8 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
168 syf.
·
9 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
HAY BİN YAKZAN; kendini ve hakikatı arayışın hikayesi...
Orijinal adı: Hayy bin Yakzan, Arapçası: حي بن يقظان "Uyanık Oğlu Hay" demektir. Latince: Philosophus Autodidactus "Kendi Kendini Eğitmiş Felsefeci". Hay=diri; Yakzan=uyanış, akleden insan, Kısacası Türkçe tercümesi: Ruhun, aklın dirilişi.. Elimde tuttuğum yaklaşık 1000 yıllık bir başyapıt! Bu değerli eser 9. yüzyılda Yunancadan Arapçaya çevrilen Salaman ve Absal öyküsü, başta İbn Sina’nın Hay bin Yakzan’ı olmak üzere, birçok İslam düşünürünün yapıtlarına kaynaklık etti. Endülüs'de İbn-i Tufeyl tarafından yazılan aydınlanma ve felsefi romandır. Dünyada felsefî romanın olduğu kadar Robinsonad (adasal roman) türünün de ilk örneği olarak kabul edilir. Türkçe çevirisi ise 1923 yılında Babanzade Reşid tarafından yapılmış ve Mihrab dergisinde tefrika edilmiştir.. Felsefe ve tasavvufi öğretileri sembolik bir dille ifade ederek daha iyi kavranmasını sağlamak düşüncesi ile yazılmış olan ve İbn-i Tufeyl'in sistemini oluşturan, ana fikirlerin yer aldığı en önemli eseridir. İbn-i Tufeyl bu romanıyla döneminde tartışılan üç önemli soruna çözüm getirmeyi amaçlamıştır. Bunlar: 1. İnsan kendi başına, hiçbir eğitim almadan sadece doğayı gözlemleyerek ve düşünerek "insan-ı kâmil" seviyesine ulaşabilir. 2. Gözlem, deney ve akıl yürütme yoluyla elde edilen bilgiler, vahiy ile çelişmez. Başka bir deyişle din ile felsefe ve daha dar olarak da bilim çelişmez. 3. Mutlak bilgiye ulaşmak bireyseldir ve bunu herkes başarabilir.. Kitabın konusu: Romanın üç karakteri vahşi Hayy, mistik Absal, sosyal Salaman'dır. Bütün ömrünü kimsesiz bir adada geçiren Hayy, bir ceylan tarafından beslenip büyütülmüştür ve hiçbir toplumsal bağı olmayan bir münzevidir. Elli yıl içinde evreni gözlem ve deneylerle, kıyaslamalar ve akıl yürütmelerle çözer, varoluş nedenlerini, anlamlarını, Tanrı ile olan bağıntılarını kavrar. Diğer bir adadan gelen ve vahye dayalı inancı, dini simgeleyen Absal'la karşılaşması, kendisinin tek başına ulaştığı yaratıcı olgusu ile Absal'ın inancının örtüşmesi ve bunun üzerine ikisinin birlikte Absal'ın adasına giderek yüce gerçeklikleri anlatmaya çalışmaları anlatılır.. Bu değerli eseri mutlaka okumanızı ve anlamanızı isterim...
kamera
Hay bin Yakzan
kamera
İbn-i Sina
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.8/10 · 3.051 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;