İbn Kesir

İbn Kesir

9.7/10
12 Kişi
·
27
Okunma
·
15
Beğeni
·
389
Gösterim
Adı:
İbn Kesir
Tam adı:
Ebu'l Fida İsmail İbn-i Kesir, İmam Hafız İbn Kesir
Unvan:
Suriyeli Muhaddis, Müfessir ve Tarihçi Yazar
Doğum:
Busra, Suriye, 1301
Ölüm:
Şam, Suriye, 1373
İbn Kesîr (1301 - 1373), Suriyeli muhaddis, müfessir ve tarihçi. İslam dünyasında kaynak bir eser olan El Bidaye ve'n Nihaye'yi yazmıştır.

İbn Kesir, Şam yakınlarındaki Busra'ya bağlı Micdel veya Mecdel köyünde 1301 (Hicri 701) yılında doğdu. Doğum adı Ebu'l-Fida İsmail İmadu'd-Din îbn Ömer îbn Kesîr İbn Davud îbn Kesîr el-Dımaşkî el-Kureyşî'dir. Babası 1303'de vefat ettiği zaman kendisi üç veya dört yaşlarındaydı. Ailesi ile birlikte yedi yaşlarında Şam'a yerleşmiş, yetişmesinde ağabe­yinin etkisi büyük olmuştur. İlk dini bilgileri aile yuvasında almış olan İbn Kesir, daha sonra Burhaneddin el-Fezari, Kemaleddin İbn Kadı Şihne, Kasım İbn Asakir, İshak İbn Amidî, Muhammed İbn Zinad, İbn er-Rabi ve İbn Teymiyye gibi devrinin ünlü bilginlerinden İslam dininin temel bilimleri olan tefsir ve hadis öğrenmiştir.

Genç yaşta eserler yazmaya başlayan îbn Kesir, Tehzîbü'l Kemal adlı eserin müellifi el-Mizzi'nin derslerine devam etmiş ve onun kızıyla evlenerek damadı olmuş­tur. Daha sonra Karafi, Debbusi, Urani ve Huteni gibi bilginlerden icazet almıştır. Uzun yıllar Şam'ın ünlü medreselerinde dersler vermiş daha sonra Hecibiye Medresesi müderrisliğine tayin edilmiştir. Subki'nin ölümünden sonra da meşhur Eşrefiyye Dâr'ul Hadis'i hocalığına geçmiş­tir. Yetiştirdiği sayısız öğrenciler arasında; İbn Hacer gibi büyük hadis bilginleri, Şihâbüddin îbn Hiccî, Hafız Ebu'l-Mehâsin el-Hüseynî gibi o devrin meşhur âlimleri de bulunmaktadır. El Bidaye ve'n Nihaye adlı eseri Büyük İslam Tarihi adıyla çevrilmiş olup, İslam tarihindeki önemli şahsiyetlerin biyografilerini barındırması ve Muhammed Peygamber’in Sîreti ve Dört Halife devrine ait kısımlar ile devrindeki olaylardan bahsetmesi açısından önemli eseri olarak kabul edilir.

Ömrünün sonlarına doğru gözlerini kaybetmiş olan İbn Kesir, 1373 (h. 26 Şaban 774) yılında 72 yaşında iken Şam'da vefat etmiştir.
Üç şey var ki onların üzerine yemin ederim:
- Sadaka vermekle mal eksilmez
- Kul affederse Allah onun izzetini artırır
- Kim de Allah rızası için alçakgönüllü olursa Allah onu yüceltir.
Ey Muhammed! Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar.
"Bu Kur'an, insanlar için bir açıklama, müttakîler için de bir hidayet ve öğüttür."
(Âli İmran - 138)

Yani, takva üzere, Allah'tan sakınma bilinci ile Kur'an'a yaklaşmayanlar, ne kadar açık olsa ve onu anlasalar da, ondan öğüt alamazlar ve ondan hidayet bulamazlar. Sübhanallah!
"Şüphesiz ki melekler, yaptığından razı olarak ilim talebesine kanatlarını gererler."

Hadis-i Şerif (el-Musned: 5/196; Ebu Davud: 3641; Tirmizi: 2682; İbn Mace: 223)
"Çarelerimizin tükendiği esnada umudumuz olan Allah'a hamdolsun."
İbn Kesir
Sayfa 675 - Karınca Polen Yayınları
Esselamu aleykum.

Bu kitap, peygamberler tarihi ile ilgili okuduğum ikinci kitaptır. Diğerinden -Peygamberler Tarihi farkı, kitapta İsrailiyattan olan bilgiler verilip "isriliyattandır" diye belirtilmiş olmasıdır. Biliyor musunuz, İslama dair bildiğimiz çoğu şey sahih hadislerle sabit olmayan, ehli kitaptan alınan bilgilermiş. Örneğin, yecüc mecücün kulakları fil kulağı gibi, boyları uzun, insan üstü göründüğünü zannetmemiz..

Ayrıca okuduğum günlerde soranlara da söylediğim gibi, defalarca "aa ben bu olayı hiç böyle düşünmemiştim" dediğim yerler oldu, olaylara bakış açımı değiştirdi.

Kitapla ilgili bir anımı paylaşmak istiyorum.

Bir gün arkadaşlarla yemek yerken bana hangi yayınevlerinden kitap aldığımı sordular. Bildiğiniz üzere, bu kitabın yayınevi "Karınca Polen Yayınları" olduğu için saydıklarım arasında Karınca Polen'i de zikrettim.

Birisi atlayıp: "Karınca Polen okunmuyor." dedi. Şaşırdım ve haliyle nedenini sordum. Konuşmalar aynen su şekilde:
- Karınca kitapta birçok sıkıntılı ifadeler var.
+ Nereden duydun bunu?
- Annem dedi. Kendisi hocadır.
+ Hangi cemaattensin?
- ... (bunu belirtmeyeceğim ama o söylemeden neresi olduğunu tahmin etmiştim.) Bu yayınevinin sıkıntılı olduğu tespit edildi. Okursan görürsün zaten.
+Sen okudun mu?
- Hayır.
+ Ben okuyorum zaten.
- ..?!

Bu cehaletin kaçıncı seviyesi arkadaşlar? Nasıl okumadığı kitaba "yanlıştır" diyebilir insan? Hiç mi kendi fikriniz, görüşünüz diye bir şey yok hayatınızda? Hep mi böylesiniz? Hayata bakış açınız "hocam diyorsa doğrudur" iken nasıl yaşıyorsunuz?

Bi keresinde başka bir cemaat ehli ile tesettür hakkında konuşurken, yani neden bu şekilde giyindiklerini sorduğumda "büyüklerimizden böyle gördük. Ben hoca değilim, açıklayamam ama hocalarımız açıklayabilirler." demişti. "Nasıl yani? Ben size neden böyle giyindiğimi açıklayabilirim ayet ve hadislerle. Ama siz büyüklerimiz böyle uygun görüyor diyorsunuz. Sorgulamaz mısınız hiç?" dediğimde ise, gayet gururlu bir şekilde:

"Hayır. Bizim yolumuz Ebubekir Radiyallahu Anh'ın yoludur. Hocalarımız söylediyse doğrudur deriz. (ifade buna yakın bir şeydi)" demişti.

O anda diyecek başka söz bulamadım. Hocasını benzettiği insan, ağzından bir kere yalan söz çıkmamış, kendisine "emin" lakabı verilmiş olan önderimiz, peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem.. Kendisini benzettiği kişi ise O'nun doğru sözlülüğünü bildiği için kendisine tam bir teslimiyetle teslim olan "ikinin ikincisi" olarak Kuran'da anılan, Ebubekir radiyallahu anhu.

Kardeşim! Bir yerlerde çok büyük sıkıntılar var. Kadına "hadislerde böyle geçiyor." dememe rağmen, "ben Ebubekir gibi teslim oldum hocama" diyebiliyor bana. Bu hiç değilse beyinsizliktir. Senin Ebubekir teslimiyeti göstereceğin yer, Allah ve Rasulü'dür, ki Ebubekir radiyallahu anhu da Rasulullah'a teslim olmuş, hocana değil! Rabbimiz Ahzab suresinde "Allah ve Peygamber'i bir şeye hükmettiği zaman, Mü'min erkek ve kadına artık işlerinde başka yolu seçmek yaraşmaz." buyurmuştur. Ama hocalarınızı söylememiş. Sevin ama İlahlaştırmayın. Kendinize gelin! Putlarınızın İbrahim'i kendiniz olun!

İlginçtir ki aynı cemaatten olan başka birisine neden böyle giyindiklerini sorduğumda "yanlış yapıyorlar." demişti. Elbette herkesi aynı kefeye koyamayız.

Geçmiş yıllarda bir ateist benim bilinçsiz Müslümanlığıma binaen "sen bu kafayla Hıristiyan olsaydın, emin ol onu da sorgulamazdın ve öyle yaşar giderdin." demişti de çok ürkmüştüm. Aradan hiç değilse beş yıl geçti ama bu söz bana çok ibret oldu. Allah kendisine hidayet etsin, onu vesile kılarak Rabbim bana sorgulama nimeti verdi. Ve "acaba Allah var mı?" dediğim günler de oldu. Arayan mevlasını bulurmuş. Elhamdülillah.

Bu devirde Allah ve Rasulü dışında kendisine tam manasıyla güvenilecek kimse yok dostlarım. İnsanların hepsi yalancıdır, demiyorum. İnsanlar kendi düşüncelerine destek arıyorlar, hakkı anlatmak yerine, diyorum.

Kendi kalbinizle akledin. Ve okuyun..
âyet ve hadîsler ışığında, kıyamet alametleri, haşr ve ahiret hayatı hakkında ayrıntılı bilgiler içermektedir. Kaynakların beyanına göre, İbn Kesîr, ömrünün sonlarına doğru gözlerini kaybetmiş ve bu şekilde vefat etmiştir. Kitap akıcı ve bol bol ayet hadis doludur. tavsiye ederim
Hafız İbn Kesîr, bu kitabında Hz. Peygamber (s.a.v)’in genel ve özel işlerini; her Müslümanın bilmesi ve araştırması gereken konulardan, karşılaştığı olaylardan ve ele aldığı işlerden bazen detaylı ve bazen de kısa bir şekilde söz eder. Kaynak olarak verdiği tarihî olayları ve konuyla ilgili hadisleri sağlamlık bakımından bütün boyutlarıyla kuşatarak ele alır.
Rivayet tefsirinin güzel örneklerinden.. Açıklayıcı tavrının yanı sıra kelime tahlilleri üzerinde durması insanin ufkunu açıyor. Bir surenin tefsirini okurken hem dirayet hem de rivayet tefsirlerinden birer örnekle birlikte okumanın daha faydalı olacağı kanaatindeyim.
Hadis-i şerifiyle, kıssasıyla, sureler arası kurulan irtibatlarıyla çok faydalı bir tefsir. Arapça bilenler için de gayet fasih bir şekilde yazıldığı için kolayca okunabilir.
Hadis istilahi olan HAFİZ 100.000 hadisi sened ve metin ile ezbere bilene denir.İşte ibn kesir bu ilim ilenbizlere kuran tefsirini hadislerle sunmakta.Degerli bir alimin degerli bir eseri

Yazarın biyografisi

Adı:
İbn Kesir
Tam adı:
Ebu'l Fida İsmail İbn-i Kesir, İmam Hafız İbn Kesir
Unvan:
Suriyeli Muhaddis, Müfessir ve Tarihçi Yazar
Doğum:
Busra, Suriye, 1301
Ölüm:
Şam, Suriye, 1373
İbn Kesîr (1301 - 1373), Suriyeli muhaddis, müfessir ve tarihçi. İslam dünyasında kaynak bir eser olan El Bidaye ve'n Nihaye'yi yazmıştır.

İbn Kesir, Şam yakınlarındaki Busra'ya bağlı Micdel veya Mecdel köyünde 1301 (Hicri 701) yılında doğdu. Doğum adı Ebu'l-Fida İsmail İmadu'd-Din îbn Ömer îbn Kesîr İbn Davud îbn Kesîr el-Dımaşkî el-Kureyşî'dir. Babası 1303'de vefat ettiği zaman kendisi üç veya dört yaşlarındaydı. Ailesi ile birlikte yedi yaşlarında Şam'a yerleşmiş, yetişmesinde ağabe­yinin etkisi büyük olmuştur. İlk dini bilgileri aile yuvasında almış olan İbn Kesir, daha sonra Burhaneddin el-Fezari, Kemaleddin İbn Kadı Şihne, Kasım İbn Asakir, İshak İbn Amidî, Muhammed İbn Zinad, İbn er-Rabi ve İbn Teymiyye gibi devrinin ünlü bilginlerinden İslam dininin temel bilimleri olan tefsir ve hadis öğrenmiştir.

Genç yaşta eserler yazmaya başlayan îbn Kesir, Tehzîbü'l Kemal adlı eserin müellifi el-Mizzi'nin derslerine devam etmiş ve onun kızıyla evlenerek damadı olmuş­tur. Daha sonra Karafi, Debbusi, Urani ve Huteni gibi bilginlerden icazet almıştır. Uzun yıllar Şam'ın ünlü medreselerinde dersler vermiş daha sonra Hecibiye Medresesi müderrisliğine tayin edilmiştir. Subki'nin ölümünden sonra da meşhur Eşrefiyye Dâr'ul Hadis'i hocalığına geçmiş­tir. Yetiştirdiği sayısız öğrenciler arasında; İbn Hacer gibi büyük hadis bilginleri, Şihâbüddin îbn Hiccî, Hafız Ebu'l-Mehâsin el-Hüseynî gibi o devrin meşhur âlimleri de bulunmaktadır. El Bidaye ve'n Nihaye adlı eseri Büyük İslam Tarihi adıyla çevrilmiş olup, İslam tarihindeki önemli şahsiyetlerin biyografilerini barındırması ve Muhammed Peygamber’in Sîreti ve Dört Halife devrine ait kısımlar ile devrindeki olaylardan bahsetmesi açısından önemli eseri olarak kabul edilir.

Ömrünün sonlarına doğru gözlerini kaybetmiş olan İbn Kesir, 1373 (h. 26 Şaban 774) yılında 72 yaşında iken Şam'da vefat etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 15 okur beğendi.
  • 27 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 25 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.