İbnü'l Müneyyir

İbnü'l Müneyyir

10.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
İbnü'l Müneyyir
Tam adı:
Ebü’l-Abbâs Nâsırüddîn Ahmed b. Muhammed b. Mansûr el-Cüzâmî el-Cerevî el-İskenderî
Unvan:
Yazar, Müfessir
Doğum:
28 Kasım 1223
Ölüm:
İskenderiye, Mısır, 18 Mayıs 1284
Ebü’l-Abbâs Nâsırüddîn Ahmed b. Muhammed b. Mansûr el-Cüzâmî el-Cerevî el-İskenderî (ö. 683/1284)

Mâlikî fakihi, edip ve müfessir.

3 Zilkade 620’de (28 Kasım 1223) doğdu (İbnü’l-Furât, VIII, 12). Pek çok âlim yetiştiren bir aileye mensup olup babası Muhammed, anne tarafından dedesi Kemâleddin (Necîbüddin) Ahmed b. Fâris, dayısı Şeyhülkurrâ Kemâleddin b. Fâris, kardeşi İskenderiye kadılarından ve Buhârî şârihlerinden Zeynüddin Ali ve yeğeni İskenderiye Başkadısı Abdülvâhid b. Şerefeddin tanınmış ilim adamlarıdır. Nâsırüddin lakabıyla da anılan ve hayatı İskenderiye’de geçen İbnü’l-Müneyyir çeşitli hocalardan aldığı fıkıh dersleriyle bu alanda derinleşti. Özellikle Mâlikî fakihlerinden Cemâleddin İbnü’l-Hâcib’den istifade etti ve kendisinden fetva için icâzet aldı. Bu arada İbnü’l-Hâcib’in muhtasarlarını (Muħtaśaru Müntehe’s-sûl ve’l-emel, Muħtaśar fî fıķhi’l-Mâlikiyye [CâmiǾu’l-ümmehât]) ezberledi. Babasından ve Ebû Bahr Abdülvehhâb b. Revâc et-Tûsî, İbnü’l-Mehîlî Yûsuf b. Abdülmu‘tî gibi âlimlerden hadis dinledi. İbnü’l-Müneyyir, uzun bir öğrenim döneminden sonra İskenderiye’nin önde gelen âlimlerinden biri oldu. Edebiyat başta olmak üzere nahiv, fıkıh, usul ve tefsir sahalarında “imam” unvanını aldı; iyi bir şair ve hatip olarak tanındı. İzzeddin b. Abdüsselâm’ın Mısır’ın iki âlimle iftihar ettiğini söylemesi ve bunlardan birinin Kūs’ta İbn Dakīkul‘îd, diğerinin İskenderiye’de İbnü’l-Müneyyir olduğunu belirtmesi de bunu teyit etmektedir. Çeşitli medreselerde hocalık yapan İbnü’l-Müneyyir’in talebeleri arasında kardeşinin oğlu Abdülvâhid b. Şerefeddin ve Ebû Hayyân el-Endelüsî gibi âlimler yer almaktadır. Bu arada çeşitli görevlerde bulunan İbnü’l-Müneyyir İskenderiye kadılığına 651’de (1253) vekâleten, bir yıl sonra da asaleten tayin edildi; aynı zamanda İskenderiye hatipliği görevi de uhdesine verildi. Vakıfların, mescidlerin ve Dîvânü’n-nazar’ın denetimiyle de görevlendirildi. Ancak 680 (1281) yılında muhalifleri tarafından yapılan baskında evine içki şişeleri bırakılarak şişelerin önceden burada bulunduğu iddia edildi ve bütün görevlerinden azledilmesine sebebiyet verildi. Bu tertibe boyun eğmeyen İbnü’l-Müneyyir, Kahire’ye gidip el-Melikü’l-Mansûr Seyfeddin Kalavun’la görüştü ve görevine döndü, bir müddet sonra tekrar azledildi.

Vezir Şerefeddin Ebû Saîd Hibetullah b. Saîd el-Fâizî’ye hitaben yazdığı şiirlerden toplumun meseleleriyle de ilgilendiği anlaşılan İbnü’l-Müneyyir 1 Rebîülevvel 683’te (18 Mayıs 1284) İskenderiye’de vefat etti ve el-Câmiu’l-garbî yanındaki babasının türbesine defnedildi (küçük bir mescid iken 1891 yılında genişletilen yapı aynı zamanda İbnü’l-Müneyyir Camii olarak da bilinmektedir). Onun zehirlenerek öldürüldüğü de ileri sürülmüştür. İbnü’l-Müneyyir Mâlikî mezhebine mensup olmakla birlikte mezhepte taassup göstermemiş, yeri geldikçe İmam Mâlik’in görüşüne katılmadığını söyleyerek ictihadda bulunmuş, itikadda kelâmcıların yolunu takip etmiştir.

Eserleri. 1. el-İntiśâf fîmâ teđammenehü’l-Keşşâf mine’l-iǾtizâl. Zemahşerî’nin el-Keşşâf’ındaki Mu‘tezilî görüşlerin eleştirildiği eser müellifin gençlik yıllarında kaleme alınmış olup el-Keşşâf’ın kenarında basılmıştır (Kahire 1307, 1966; Beyrut 1366/1947). 2. el-Kevâkibü’d-derârî fî münâsebâti terâcimi’l-Buħârî (Münâsebâtü terâcimi’l-Buħârî). Buhârî’nin bab başlıklarıyla ilgili olan eser, Selâhaddin Makbûl Ahmed tarafından el-Mütevârî Ǿalâ terâcimi ebvâbi’l-Buħârî (Küveyt 1407/1987) ve Ali Hasan Ali Abdülhamîd tarafından el-Mütevârî Ǿalâ ebvâbi’l-Buħârî (Beyrut 1411/1990) adıyla yayımlanmıştır. 3. et-Teysîrü’l-Ǿacîb fî tefsîri’l-ġarîb. Kur’ân-ı Kerîm’deki garîb kelimeleri açıklayan manzum bir eser olup Süleyman Mollaibrahimoğlu’nun tahkikiyle neşredilmiştir (Beyrut 1994). 4. el-Baĥrü’l-kebîr fî baĥŝi (nüħabi)’t-tefsîr. Zerkeşî’nin el-Burhân fî Ǿulûmi’l-Ķurǿân’ının kaynakları arasında yer alan eserin (meselâ bk. Zerkeşî, I, 86, 267, 442; II, 57, 58; III, 16, 278, 279) bir nüshası Gotha Kütüphanesi’nde (nr. 534), Bakara sûresinin 253. âyetinden Nisâ sûresinin başına kadar gelen 158 varaklık bir nüshası da Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de (Hidîviyye, nr. 60) kayıtlıdır. 5. Taĥrîrü’t-tenzîh ve taĥźîrü’t-teşbîh. Müşebbihe ve Muattıla’ya reddiye mahiyetinde olup bir nüshası Berlin’de Staatsbibliothek’te (Ahlwardt, VII, 530-531; Brockelmann, GAL Suppl., I, 738), diğer bir nüshası da Halep’te (Mektebetü’l-medreseti’l-Osmâniyye er-Rızâiyye, nr. 577; bk. el-Münteħab mine’l-maħŧûŧâti’l-ǾArabiyye, IV, 223-224) bulunmaktadır.

İbnü’l-Müneyyir’in kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Muħtaśarü’t-tehźîb li’l-Beġavî, Dîvânü ħuŧab (ǾUķūdü’l-cevâhir Ǿalâ ecyâdi’l-menâbir), Esrârü’l-esrâr, eż-Żiyâǿü’l-müteleǿliǿü fî taǾayyübi’l-İĥyâǿ li’l-Ġazzâlî, Tefsîrü ĥadîŝi’l-İsrâ, el-İķtifâ fî feżâǿili’l-Muśŧafâ, Menâķıbü’ş-Şeyħ Ebi’l-Ķāsım b. Manśûr el-Ķabbârî.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi
تغطيت من دهري بطرف جناحه، فعيني ترى دهري وليس يراني/
Zamanı kanatlarının bir kısmıyla örttüm. Gözlerim zamanı görüyor fakat beni gören yoktu.
Şüphesiz avamın (alim olmayanların) üzerine düşen görev, Allah (c.c) hakkında zahiren zâtına yakışmayan lafızların kullanıldığı hadisler görünce, lafzın zahiri manasını Allah (c.c)'a isnat etmemek ve lafzın Allah (c.c) tarafından murat edilen manasına iman etmektir. İşte selefin yolu budur!

Alim (İbn Müneyyir), yazdığı kitapta bu önemli husus üzerinde durmakla beraber, teşbih fitnesinin önüne geçmek ve olası şüpheleri engellemek için -her ne kadar kitapta zikredilen hadisler, sahih olma yönünden eksik olsa da- zahirinde müşkil bulunan hadisleri ne şekilde anlamamız yönünde güzel ve değerli açıklamalarda bulunuyor.

Şüphesiz en güzel ve eksiksiz sıfatlar Allah (c.c)'a aittir.

Yazarın biyografisi

Adı:
İbnü'l Müneyyir
Tam adı:
Ebü’l-Abbâs Nâsırüddîn Ahmed b. Muhammed b. Mansûr el-Cüzâmî el-Cerevî el-İskenderî
Unvan:
Yazar, Müfessir
Doğum:
28 Kasım 1223
Ölüm:
İskenderiye, Mısır, 18 Mayıs 1284
Ebü’l-Abbâs Nâsırüddîn Ahmed b. Muhammed b. Mansûr el-Cüzâmî el-Cerevî el-İskenderî (ö. 683/1284)

Mâlikî fakihi, edip ve müfessir.

3 Zilkade 620’de (28 Kasım 1223) doğdu (İbnü’l-Furât, VIII, 12). Pek çok âlim yetiştiren bir aileye mensup olup babası Muhammed, anne tarafından dedesi Kemâleddin (Necîbüddin) Ahmed b. Fâris, dayısı Şeyhülkurrâ Kemâleddin b. Fâris, kardeşi İskenderiye kadılarından ve Buhârî şârihlerinden Zeynüddin Ali ve yeğeni İskenderiye Başkadısı Abdülvâhid b. Şerefeddin tanınmış ilim adamlarıdır. Nâsırüddin lakabıyla da anılan ve hayatı İskenderiye’de geçen İbnü’l-Müneyyir çeşitli hocalardan aldığı fıkıh dersleriyle bu alanda derinleşti. Özellikle Mâlikî fakihlerinden Cemâleddin İbnü’l-Hâcib’den istifade etti ve kendisinden fetva için icâzet aldı. Bu arada İbnü’l-Hâcib’in muhtasarlarını (Muħtaśaru Müntehe’s-sûl ve’l-emel, Muħtaśar fî fıķhi’l-Mâlikiyye [CâmiǾu’l-ümmehât]) ezberledi. Babasından ve Ebû Bahr Abdülvehhâb b. Revâc et-Tûsî, İbnü’l-Mehîlî Yûsuf b. Abdülmu‘tî gibi âlimlerden hadis dinledi. İbnü’l-Müneyyir, uzun bir öğrenim döneminden sonra İskenderiye’nin önde gelen âlimlerinden biri oldu. Edebiyat başta olmak üzere nahiv, fıkıh, usul ve tefsir sahalarında “imam” unvanını aldı; iyi bir şair ve hatip olarak tanındı. İzzeddin b. Abdüsselâm’ın Mısır’ın iki âlimle iftihar ettiğini söylemesi ve bunlardan birinin Kūs’ta İbn Dakīkul‘îd, diğerinin İskenderiye’de İbnü’l-Müneyyir olduğunu belirtmesi de bunu teyit etmektedir. Çeşitli medreselerde hocalık yapan İbnü’l-Müneyyir’in talebeleri arasında kardeşinin oğlu Abdülvâhid b. Şerefeddin ve Ebû Hayyân el-Endelüsî gibi âlimler yer almaktadır. Bu arada çeşitli görevlerde bulunan İbnü’l-Müneyyir İskenderiye kadılığına 651’de (1253) vekâleten, bir yıl sonra da asaleten tayin edildi; aynı zamanda İskenderiye hatipliği görevi de uhdesine verildi. Vakıfların, mescidlerin ve Dîvânü’n-nazar’ın denetimiyle de görevlendirildi. Ancak 680 (1281) yılında muhalifleri tarafından yapılan baskında evine içki şişeleri bırakılarak şişelerin önceden burada bulunduğu iddia edildi ve bütün görevlerinden azledilmesine sebebiyet verildi. Bu tertibe boyun eğmeyen İbnü’l-Müneyyir, Kahire’ye gidip el-Melikü’l-Mansûr Seyfeddin Kalavun’la görüştü ve görevine döndü, bir müddet sonra tekrar azledildi.

Vezir Şerefeddin Ebû Saîd Hibetullah b. Saîd el-Fâizî’ye hitaben yazdığı şiirlerden toplumun meseleleriyle de ilgilendiği anlaşılan İbnü’l-Müneyyir 1 Rebîülevvel 683’te (18 Mayıs 1284) İskenderiye’de vefat etti ve el-Câmiu’l-garbî yanındaki babasının türbesine defnedildi (küçük bir mescid iken 1891 yılında genişletilen yapı aynı zamanda İbnü’l-Müneyyir Camii olarak da bilinmektedir). Onun zehirlenerek öldürüldüğü de ileri sürülmüştür. İbnü’l-Müneyyir Mâlikî mezhebine mensup olmakla birlikte mezhepte taassup göstermemiş, yeri geldikçe İmam Mâlik’in görüşüne katılmadığını söyleyerek ictihadda bulunmuş, itikadda kelâmcıların yolunu takip etmiştir.

Eserleri. 1. el-İntiśâf fîmâ teđammenehü’l-Keşşâf mine’l-iǾtizâl. Zemahşerî’nin el-Keşşâf’ındaki Mu‘tezilî görüşlerin eleştirildiği eser müellifin gençlik yıllarında kaleme alınmış olup el-Keşşâf’ın kenarında basılmıştır (Kahire 1307, 1966; Beyrut 1366/1947). 2. el-Kevâkibü’d-derârî fî münâsebâti terâcimi’l-Buħârî (Münâsebâtü terâcimi’l-Buħârî). Buhârî’nin bab başlıklarıyla ilgili olan eser, Selâhaddin Makbûl Ahmed tarafından el-Mütevârî Ǿalâ terâcimi ebvâbi’l-Buħârî (Küveyt 1407/1987) ve Ali Hasan Ali Abdülhamîd tarafından el-Mütevârî Ǿalâ ebvâbi’l-Buħârî (Beyrut 1411/1990) adıyla yayımlanmıştır. 3. et-Teysîrü’l-Ǿacîb fî tefsîri’l-ġarîb. Kur’ân-ı Kerîm’deki garîb kelimeleri açıklayan manzum bir eser olup Süleyman Mollaibrahimoğlu’nun tahkikiyle neşredilmiştir (Beyrut 1994). 4. el-Baĥrü’l-kebîr fî baĥŝi (nüħabi)’t-tefsîr. Zerkeşî’nin el-Burhân fî Ǿulûmi’l-Ķurǿân’ının kaynakları arasında yer alan eserin (meselâ bk. Zerkeşî, I, 86, 267, 442; II, 57, 58; III, 16, 278, 279) bir nüshası Gotha Kütüphanesi’nde (nr. 534), Bakara sûresinin 253. âyetinden Nisâ sûresinin başına kadar gelen 158 varaklık bir nüshası da Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de (Hidîviyye, nr. 60) kayıtlıdır. 5. Taĥrîrü’t-tenzîh ve taĥźîrü’t-teşbîh. Müşebbihe ve Muattıla’ya reddiye mahiyetinde olup bir nüshası Berlin’de Staatsbibliothek’te (Ahlwardt, VII, 530-531; Brockelmann, GAL Suppl., I, 738), diğer bir nüshası da Halep’te (Mektebetü’l-medreseti’l-Osmâniyye er-Rızâiyye, nr. 577; bk. el-Münteħab mine’l-maħŧûŧâti’l-ǾArabiyye, IV, 223-224) bulunmaktadır.

İbnü’l-Müneyyir’in kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Muħtaśarü’t-tehźîb li’l-Beġavî, Dîvânü ħuŧab (ǾUķūdü’l-cevâhir Ǿalâ ecyâdi’l-menâbir), Esrârü’l-esrâr, eż-Żiyâǿü’l-müteleǿliǿü fî taǾayyübi’l-İĥyâǿ li’l-Ġazzâlî, Tefsîrü ĥadîŝi’l-İsrâ, el-İķtifâ fî feżâǿili’l-Muśŧafâ, Menâķıbü’ş-Şeyħ Ebi’l-Ķāsım b. Manśûr el-Ķabbârî.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.