İlahi Kaynak

İlahi Kaynak

Yazar
9.4/10
64 Kişi
·
161
Okunma
·
0
Beğeni
·
20
Gösterim
46. Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar kaldıklarını sanırlar.
İnleye inleye bittim, Döşeğim su içinde bütün gece ağlamaktan, Yatağım sırılsıklam gözyaşlarımdan.
Kederden gözlerimin feri sönüyor, Zayıflıyor gözlerim düşmanlarım yüzünden.
سُبْحَانَ الَّـذ۪ٓي اَسْرٰى بِعَبْدِه۪ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ اِلَى الْمَسْجِدِ الْاَقْصَا الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَاۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ

Her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah Kulunu geceleyin Mescid-i haram'dan alıp, Kendisine bir takım ayetler gösterelim diye etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i aksa'ya götürdü.
Çünkü, işiten ve bilen O'dur.
Ey iman edenler! Sizler kendinizi düzeltmeye bakın. Siz, doğru gittikten sonra, diğer taraftan sapanlar size bir zarar veremez. Hepinizin varacağı sonunda Allah'tır. O zaman haber verecek. O, size neler yaptıklarınızı bildirecektir.

Maide Suresi (105. Ayet)
604 syf.
·14 günde·10/10
Kur'an kitapların kitabı, Yüce Allah’ın kelamı, dipsiz bir kuyu, içtikçe doyamadığınız bir pınar, dilimizin ve kalbimizin ta derinliklerinden gelen en yüce övgülere layık bir kaynak. Ne kadar anlatsak, ne kadar övsek de kelimelerin kifayetsiz kalacağını bile bile haddim olmayarak Kur'an hakkında bir iki kelam edebilme cesaretini bulabildim kendimde. Sürç-ü lisan edersem affola…

Kur’an; Kur’an-ı Kerim, Mushaf, Furkan, Zikir, Hüdâ, Nûr, Hakim, Kadim isimlerine sahiptir. 114 sûre, 30 cüz ve 6666 ayetten oluşur ve kutsal kitapların sonuncusudur. Müslümanların kutsal kitabıdır.

Bazı ayetler Mekke’de inmesi sebebiyle “Mekkî ayetler”, bazıları Medine’de inmiştir ki “Medenî ayetler” diye nitelendirilmiş ve yirmi iki yılda tamamlanmıştır. Mekke’de inen âyet ve sûreler daha çok İslâm ve ahlâkı ile ilgili konuları kapsar. Allah’ın birliğine, meleklere, peygambere, kitaplara ve âhiret gününe iman gibi. Hz. Âdem (a.s)’den beri gelen tevhid inancı işlenir. Medine’de inen ayetlerin muhtevası ise daha çok hukuk kurallarıdır. Aile ve devletin tanzimi, insanların birbiriyle veya devletle olan ilişkileri, akitler, sulh ve savaş halleri vs.

Kök anlamı; okumak, toplamak, bir araya getirmek demektir. “Karae” fiilinden gelip, Allâh’ın son kitabına özel ad olmuştur. Kur'an kelimesi 68 ayette geçer.


Kuran okumanın uhrevi faydalarının yanı sıra dünyevi faydaları da vardır. Kur'an iyilikleri emreder, kötülüklerden sakındırır, insanlara öğüt verir, yol gösterir, sözlerin en güzelidir. Kur'an hak ile batılı öğretir, hidayet rehberidir, rahmettir, ruhlara şifadır. Kur'an okuyan ibadet etmiş olur, Allah’a yaklaşır, anlamasa bile sevap ve Allah’ın rızasını kazanır. İnsanın hayatını Allah’ın emir ve buyruklarına göre yaşamasına vesile olur. Şuura uyanıklık, vicdana canlılık verir. Derin ve manevi hazlar verir. İnsanın iç huzurunu arttırır. Yani kısaca Cengiz Numanoğlu’nun söylediği efsane sözü gibi "Sen özünden kaçarsan, ölüm gözünden kaçar; Sen Kur’ân’ı açarsan, Kur’ân da seni açar…"

Kur'an’ı Arapçasından okumanın sevaplı olduğunu belirtmiştim ancak bu yeterli değildir. Cenab-ı Hakk bize anlayalım ve hayatımıza tatbik edelim diye göndermiştir. Anlamak için ise meal ve tefsirlere, bilen güvenilir kişilere başvurmamız zaruridir. Kur'an okumak sünnet, ilmiyle amel etmek her Müslümana farzdır.

Şunu da belirteyim ki, eserin hattatı Suriye'de bir Türkmen köyünde doğan Osman Taha, günümüze kadar yazılmış olan Kur’an-ı Kerim’ler içerisinde hattı en fazla rağbet gören hattattır. Guraba yayınları tarafından basılan bu Kur'an'da harekeler farklı olduğu için okumak biraz zor olabilir. Hattı incelemeden almayınız. Çünkü Suudi basımı bir Kuran’dır. Kabe’ye gidenler mutlaka bu hattı görmüşlerdir. Kuran hattı resimdeki gibidir.
https://i.hizliresim.com/0RmLyY.jpg

Rabbim Kuran okumanızı ve okuyanlarınız çoğaltsın… Dua eder ve dualarınızı beklerim.

Saygılarımla….
256 syf.
Hristiyan ve Yahudi ailesini ortak payda da buluşturmayı başarmış kitaptan hepinize merhabalar...

Zebur, Tevrat'tan sonra Hz. Davud'a indirilmiş dini bir kitaptır. Yani içeriği bakımından öyle en azından. Anlamı ''parça, yazılı şey ve kitap'' demektir. İsra Suresi'nde (17/55) ''Rabbin göklerde ve yerde olanları en iyi bilendir. And olsun ki; biz Peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Davud’a da Zebur verdik.” bahis edilir. Zebur'un amacı yoldan çıkmış hiçbir zaman da doğru yola girememiş olan İsrailoğulları'na indirilmiştir.

Zebur'u merak edenler için: https://hizliresim.com/NDalPO

Zebur daha çok ilahi bir kitaptır. İnsan, daima Tanrı'ya yakarır. Güzellikler, iyilikler ister. Kötüler gebersin, iyiler yaşasın. Hiçbir mezmurda çalışmaktan, çaba göstermekten, inanmaktan, başarmaktan sonra bize nimet verilsin denmemesi beni hayretlere düşürdü. Mantığa aykırı bir kere bu. Tevrat'tan sonra indirilmiş bir kitap olduğundan Tevrat'tan bir çok benzer alıntıya da rastlıyoruz. Dem vuruluyor desem daha doğru olur çünkü birebir aynısı geçirilmemiş. Kitap oldukça beşeri! Bundan ne anlam çıkarmamız gerektiğini az çok anlamışsınızdır. Bir Tanrı'dan çok insan işi gibi. 1k'da yazara Anonim denmesini de destekliyor gibi bu durum :) Bu kitabı okuma sebebim indirilmiş 4 kitaptan biri olması ve Zebur'un hep hafızamda karanlık ve puslu durması idi. Açıkçası bana hiçbir şey katmadı. Tanrı tanrıdır, bunun ötesi yok değil mi? Biz inananlar için durum böyledir en azından. Tanrı'ya beşeri, insani özellikler katılmasından pek haz etmiyorum.

Bu kitap hiç mi iyi şeyler anlatmıyor. Anlatıyor kardeşim, anlatmaz olur mu? Hem de tamamen güzellikler içeriyor. Ancak bu kitabın adı Şeker Portakalı ya da Küçük Prens değil ki! Bu indirilmiş 4 kitaptan biri. Burada yer alan satırların çoğunu dua şeklinde dile getirmişizdir eminim. Yol gösterici olmaktan çok yakınan, kesinliklerden çok sanrıları olan bir kitap. Ve her şeyi Tanrı'dan bekleyen bir insan var karşımızda. En basitinden: ''Kalk, ya RAB, kes önlerini, eğ başlarını! Kılıcınla kurtar canımı kötülerden'' :D Komuta bakar mısın! Tanrı mı emir eri mi belli değil. Ne kadar değiştirilmiş olsa da Hz. Muhammed (Sav)'in şu hadisi içimde bir saygının uyanmasına sebep oluyor: “Ehl-i Kitabı tasdik de etmeyin, tekzip de (yalanlamayın). ‘Biz Allah’a ve bize indirilenlere iman ettik’ deyin.

Okuyun, okumaktan kimse zarar görmez. Genel kültür açısından size değer katacağını düşünüyorum. Ancak beklentilerinizi kısa tutmanızı da tavsiye ederim.
614 syf.
·32 günde·Beğendi·10/10
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile,
O kitap ki Allah lafzıdır. Okudukça huzur veren, yüreği gökyüzü kadar genişleten...
Tadına doyamamanın güzelliği...
İnşallah hepimiz okuyalım. Bir defa değil çok defa.
256 syf.
·6 günde
"Sana vahyettiğimiz kitap, kendinden öncekini (semavi kitapları) doğrulayıcı olarak gelen gerçektir. Allah, kullarının (her halinden) haberdardır, görendir."
Fatır-31

Tevrat'dan sonra kitap indirilmeyeceğine inanan Yahudilerin görüşünü çürüten, içinde Hz. Davut'un yakarışlarını bulunduran semavi kitaplardan sayılan kutsal bir kitaptır.
İçerisinde bulundurduğu "mezmur" adıverilen metinler manzum şeklindedir.
Az biraz araştırma sonucu orijinal metnin bulunduğunu öğrendim ama bundan kastın ne olduğuna anlam veremedim. Zira mezmurların insanlar tarafından bir çok müdaheleye uğradığını okuduğunuzda sizde gayet rahat fark edebilirsiniz.
Zeburu sadece Yahudi dininde ibadet amaçlı kullanıldığını sanıyordum fakat Hristiyanlar da ayinlerinde bizzat zeburdan ayetler seçip okuyorlar.

Kendimce, biz müslümanların zebur okumak durumunda cımbızı iyi kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Zira okurken on emirden esintiler ve kur'andan bir kaç ayetle uyuşan net cümleler vardı.

Zeburu, Tevratı ve incili kesinlikle bütün müslümanların okuması gerektiğini düşünüyorum ama daha kendi dinimizin kitabını açıp okumaktan aciz olduğumuz için bu istek benim bir ütopyam olabilir.
Keyifli okumalar...
614 syf.
·Beğendi·10/10
Dünya üzerinde tekrar tekrar okunan, 1400 yıl boyunca binlerce, milyonlarca, trilyonlarca insanın okumayı bir kenara bırakın ezberlemek için çaba sarf ettiği tek kitap.
Tek..
Bir..
Eşsiz ve benzersiz..
En özel ve en güzel kelâm..
256 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle Zebur'a dair genel bilgiler ile başlayalım. Hz. Davud 'a İbranice olarak gelen Tevrat'ı açıklar niteliği olan bir kitaptır. İsrailoğullarına yani Yahudilere gelmiştir. Mezmur adı verilen ilahi olarak söylenen surelerden oluşuyor.
Kitapta sık sık Tanrı'nın kendine mesken seçtiği Siyon dağından ve Kudüs'ten bahsediliyor."Ey adaleti seven güçlü kral,eşitliği sen sağladın, Yakup soyunda doğru ve adil olanı sen yaptın." Vb. gibi yerlerde sık sık Tanrı'nın aynı zamanda kral olduğu vurgusu var ve sürekli kralımız diye hitap ediliyor. Bunun acaba kralların tanrı olarak görülmesi gibi bir şey olur mu diye düşündüm açıkçası. Yönetimi Tanrı adına kralın yaptığı fikrine neden olur mu tartışılır açıkçası.
Kitapta çok göze batacak şekilde İsrail'in seçilmiş ırk olduğu vurgusu var. "Rab kendi halkını güçlü kıldı, bütün sadık kullarına, kendisine yakın olan halka,İsrailliler'e ün kazandırdı." ve daha pek çok yerde özellikle Hz.Davud'un duası gibi kısımlarda pek çok vurgu var bu konuda. Tanrı'nın İsrail'e söz verdiğini, İsrail halkı ne yaparsa yapsın cezalandırılsa dahi sonunda refahın gene onlardan yana olacağı söyleniyor. Ve sık sık anlayamadığım bir şekilde İsrail için ve başka şeyler için Tanrı'nın sağ elinin yardımı isteniyor. Bu sağ el vurgusu ve sağ elden istenen yardımın önemi ne tam çözemedim, internette bir şey de bulamadım bu konuda. Neyse kısaca İsrail seçilmiş halk ve ona karşı olan herkes günahkar ve çok ciddi azap çekmeli. Bazı yerlerde gerçekten ağır cümleler var. "Ey sen yıkılası Babil kızı, bize yaptıklarını sana ödetecek olana ne mutlu. Ne mutlu senin yavrularını tutup kayalardan parçalayacak olan insana " deniyor. Aynı zamanda tek bir yerde gördüğüm, dikkatimi çeken bir kader anlayışı da var ."Henüz döl yatağındayken gözlerin gördü beni. Bana ayrılan günlerin hiçbiri gelmeden, hepsi senin kitabına yazılmıştı." diye bir cümle var.
Mısır'ın başına gelen kuraklıktan, kıtlıktan, çekirge sürüsünden, ineklerin sütten kesilip çayırların kurumasından Tevrat ve Kuran gibi Zebur'da da bahsediliyor. Ve sürekli Tanrı'nın bir kaya olduğu söyleniyor. Bir kaya ki İsrail halkına kurtarıcı.
Son olarak Hristiyanlıkta Hz. İsa'nın insanlara çoban olarak gönderildiğine inanılır ve kiliselerde de çoban ve sürüsü tasvirleri vardır. Aynı şey Zebur'da da geçiyor. Peygamberin insanları gütmek için gönderildiği söyleniyor.
Aslında kitap genel olarak Hz. Davud'un yakarmalarını içeriyor. Onun duaları, yakınmaları( ki bu yakınmalar yer yer çok fazla artarak görsene artık beni, ne zaman göreceksin, ben ölüp gidince ölüm sana dua edemez, şu an yaşıyorken gör beni ve hatta bana bir söz verdin sözünü tutsana şekline kadar geliyor.) Yani Kurandaki gibi şunu yapın bunu yapın ey insanlar şekilde bir Tanrı buyruğu yok. Daha çok Hz Davud'un kendi anatımı ile insan doğru olmalı, yalan söylememeli vurgusu var ve yer yer geçmiş zamandan örnekler veriliyor.Açıkçası ben başlamadan Kurandaki gibi bir emirler bütünü beklemiştim ama Zebur daha farklı bir şekle sahip.
256 syf.
·Puan vermedi
Kutsal kitapları okumazsanız perili bir rüyayla asfalt sokaklar arasında kalmaya devam edersiniz :) Gözlerinizi açmak için göz kapaklarınızdan çok daha fazlasına ihtiyacınız var..
604 syf.
·7048 günde·Beğendi·10/10
bence bu KİTAP yoruma ivedilikle kapanmalıdır. zira bizim gibi acizlerin mükemmele oy verme durumu bulunmamaktadır. bir kağıdı en şerefli hale getiren kelimeler, cümleler bütünü. OKUDUM, OKUYORUM, OKUYACAĞIM.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 161 okur okudu.
  • 41 okur okuyor.
  • 65 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.