1000Kitap Logosu
İlhan Tarus
İlhan Tarus
İlhan Tarus

İlhan Tarus

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.6
17 Kişi
27
Okunma
4
Beğeni
814
Gösterim
Unvan
Türk Savcı, Yazar
Doğum
27 Kasım 1907
Ölüm
8 Ocak 1967
Yaşamı
İlhan Tarus (27 Kasım 1907- 8 Ocak 1967) Türk savcı, yargıç ve hikaye, oyun, roman yazarıdır.Çağdaş Türk edebiyatı yazarı olan Tarus, tiyatro oyunları, öykü ve romanlar yazmıştır. 27 Ocak 1907 tarihinde Tekirdağ'da doğan İlhan Tarsus, ilkokulu Tekirdağ, Biga ve Niğde'de okumuştur. Babasının mesleği (reji görevlisi) nedeniyle sıkça yer değiştiren Tarsus Konya, Çanakkale ve Kütahya'da eğitim almasının ardından orta öğrenimini İstanbul, Kabataş Lisesi’nde, yüksek öğrenimini 1928 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nde tamamlamıştır. 1929-1932 yılları arasında Türkiye'nin çeşitli yerlerinde savcı ve yargıç olarak çalışmıştır. Ancak siyasi bir nedenden dolayı görevine son verilmiştir. 1932-1945 yılları arasında İstanbul’a yerleşerek muhabirlik ve gazetecilik yapmıştır. Daha sonra, hukuki olarak asıl mesleğine dönerek; 1946-1957 yıllarında yine Adalet Bakanlığı’nda çalışmasını sürdürmüştür. 8 Ocak 1967 tarihinde Ankara'da ölen İlhan Tarsus, Cebeci Mezarlığı'nda gömülüdür. İlk eserleri tiyatro türünde olan İlhan Tarus’un, çeşitli gazetelerde öykü ve romanları yayınlanmıştır. İlk eseri 1927'de “Hareket Dergisi”'nde yayınlanmıştır. 1935 yılından itibaren “Haber”, “Servet-i Fünun” ve “Varlık” dergilerinde hikâyeleri basılmıştır. İlk romanı olan "Yeşilkaya Savcısı"'nda, Kurtuluş savaşı sırasında Anadolu'da edindiği izlenimleri dile getirmiştir. Öykülerinde konularını yaşadığı çevreden almıştır.

İncelemeler

Büşra A.
Köle Hanı'ı inceledi.
88 syf.
Toplumcu gerçekçi yazar
Kitabın içinde On bir hikaye bulunmaktadır. "Merdivende İnsan Var, Bir Makinenin Gözyaşları, Odacı Namzedi, Üst Kat, Kör Nefis, Hesna Hanım, Köle Hanı, Köpek, Otuz Papel, Arzu Ve Sır. " Hikayenin başlıklarından bahsetmek istedim. Hikayenin genel konusu, memleketimizin gerçeklerinden,içimizden birkaçının ortaya attıkları,bize sevdikleri,bugün şöhret ve mevkilerine de temel olarak yerleştirip otturttukları şeyler, sadece kaderin sevkiyle öne çıkan,hayatlarına karışan veya gözlerinin önüne serilen olaylardan ibaret öykülerdir.. "Oysaki toplum hayatımızın her safhasında olduğu gibi,edebiyat ve sanat alanımızda da bir çeşit kollayıcılık, karışık ve donuk siyasetçilik, karşılıklı ince hesapçılık ve alışverişçilik revaç durumdadır." Yazarı tanımakta yarar var, İlhan Tarus Kimdir? Zaten hayatı hakkında tanıtım yazısı bulunmaktadır. Yazarın kendisinden öğrenelim nasıl biri olduğunu.. "Şahsımdan ve kendime ait fikirlerden söz açmayı pek sevmediğim arkadaşlarım bilirler. Bu fikirlerin,ancak başkalarını da ilgilendirebilecek soydan olanlarını saklamaktan da hazzetmem. Hattâ bunun bir vazife olduğuna kaniyim. Ancak bu fikirlerin gerek yazı ile,gerek sözle ifade edilenleri,bugüne kadar bana bir miktar takdirin ve sevginin yanısıra,epeyce kinde kazandırdı. Nereden geldiğini bilmediğim bir huyun durmadan depreşen tesirinie uyarak fikirlerimi ve görüşümü olduğu gibi ,açıkça eksiksiz ve artıksız olarak ortaya atmayı, aşağı yukarı bir kader olarak, kabullendim." ... Şunun için ki, koskoca bir millet gözlerini bize çevirmiş ne yapacaklar ne yazacaklar ne söyleyecekler diye bekliyor. ( İlhan Tarus). Ben onun nasıl üslubu var ondan bahsetmek istiyorum... İlk eserlerini tiyatro türünde olan sanatçı daha sonra öykü ve roman yönelmiş, gözleme önem vermiş,tasvirde başarılı...Realist bir anlayışa sahip olan yazar eserlerinde üslup ve sanat kaygısı pek yok,eserlerini sosyal endişeyle kaleme almış... Kitabı hiç kimse okumamış öncelikle ilk ben okumuş oluyorum. İlk inceleme/yorumda benden olsun istedim... Hikayeleri fazla uzun değil kısa hikayeler ağırlıkta genel olarak beğendim. Tavsiye ederim...
Köle Hanı
8.3/10
· 3 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
17
Yusuf Özyaman
Hükümet Meydanı'ı inceledi.
232 syf.
·
3 günde
·
7/10 puan
Kurtuluş Savaşı yıllarını 1920 dolaylarını anlatan kitapta, bazı kesimlerdeki Ankara hükümetine karşı ayaklanan ve isyan çıkaran halkı, divan-ı harp mahkemelerini, halkın ve askerin-milletin o zamandaki durumunu ustalıkla anlatılıyor.
Hükümet Meydanı
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
Onur Altınçelik
Hükümet Meydanı'ı inceledi.
232 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kurtuluş savaşı sırasında düşman Ankara'ya dayanmışken, cephe gerisinde milli orduya, Ankara hükümetine karşı bir ayaklanmayı, oluşumunu ve ayaklanmanın bastırılması sırasında ve sonrasında yaşananları anlatan akıcı bir kitap, bazen geçişlerde ne olduğunu, kimin kim olduğunu zor anladım ama kısa sürede toparlıyorsunuz. Fırsat bulursam yazarın diğer kitaplarını da alıp okuyacağım, bence fazla bilinmeyen bir yazar oysa hikaye ve anlatım gayet güzeldi...
Hükümet Meydanı
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
Faruk Oruç
Kasabanın Ruhu'yu inceledi.
208 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Edebiyatımızın toplumcu yazarlarından İlhan Tarus'un kaleminden okuduğum ilk kitap: Kasabanın Ruhu Yaklaşık 200 sayfalık romanda kalabalık bir kişi kadrosu bulunuyor, Sekili kasabasında yaşananlar aktarılıyor. Toplumun hemen her kesiminden olan kişilerin olaylara yaklaşımı ahlak ve namus kavramlarına bakış açıları irdeleniyor. Roman, manifaturacı Güdük Ahmet cinayeti ile başlıyor, akabinde kasabada arka arkaya ortaya çıkan sahipsiz çocuklar ve bunlara yardım elini uzatan, onlara yuva bulmaya çalışan, bunun için Kasabalı ikna etmeye çalışan Doktor Namık, kasabalının aklını başından alan Sarı Kız, Tüccar Kerim, onun kızı Ayşe, Sabri, Hilmi Bey gibi kalabalık bir kişi kadrosu üzerinden Sekili kasabasının yaşantısını aktarıyor. Özellikle küçük yerlerde dedikodunun ne gibi sonuçlara yol açacağını çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Dönemin yaşantısı kadar yörenin söyleyiş özelliklerine de romanda rastlıyoruz. Keyifli bir kitaptı, okumanızı öneririm.
Kasabanın Ruhu
8.0/10
· 1 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4