İpek Güneş Çıgay

İpek Güneş Çıgay

Çevirmen
9.0/10
101 Kişi
·
187
Okunma
·
1
Beğeni
·
155
Gösterim
Adı:
İpek Güneş Çıgay
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
328 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitap Yorumu//Feministler Pembe Giymez ve Diğer Yalanlar-Scarlett Curtis
.
Bu kitap, feminizm hakkında bilmeniz gereken her şeyi size anlatmak için değil, feminizmin özünde kadınların olduğunu göstermek için derlenmiş. Karmaşık ve çetrefilli, makyaj yapan, pembe giyen, gülüp ağlayan ve ara sıra kafası karışan kadınlar. Tıpkı sizin gibi. Bu kitap size feminist olmanın pek de düşündüğünüz gibi olmadığını gösterecek.
.
Kitap bir çok tanınmış kadının feminizmi ve feministliklerini anılarıyla, kendi bakış açılarıyla tanımlamaları üzerine yazılmış bir araştırma ve bakış açısı derlemesi. Kitapta yakından tanıdığımız Luna Lovegood'umuz Evanna Lynch ve Hermione Granger'ımız Emma Watson'ın da kendi bakış açılarıyla feminizmi tanımladıkları yazıları mevcut.
.
Kısacası ana fikir şu: Her feminist kadın kendine özgü, özel, kendi dünyasını yaratan bir kadındır. Her feminist kadın saçları kısa, bol kıyafet giyen, makyaj yapmayan, pembe giyinmeyen tiptir artetipi diye bir şey yoktur. Her kadın kendine özeldir.
.
Feministler nadir görülen kuşlardır. Onlar tepemizden uçan, aşağıya bakmaya ve dünyayı asıl haliyle görmeye çalışan ender kuşlardır. Aşağı bakıp özgürlüğü mümkün kılmak için aşılması gereken dağları görür ve turmanış için bize yardım etmek üzere yanı başımızda yere konarlar. Ben bir feministim ve saçlarım pembe, pembe giymeyi de seviyorum.!
.
Kendiniz olun. Feminizm bir siyasi ya da ateşli bir düşünce akımı değildir. Feminizm cinsiyet eşitliğidir. Kadınların aşağılanmaması, hor görülmemesi gerektiği fikridir. Feminizm bir kadının kadın olarak varlığını koruma hakkıdır ve feminizm kadınların da erkekler gibi düşünme kapasitesi ve zekaya sahip olduğunun kabul edilmesidir. Oğullarınıza kadınlara saygı duymayı öğretin!
Yagmur
Yagmur Feministler Pembe Giymez ve Diğer Yalanlar'ı inceledi.
328 syf.
·4 günde·9/10 puan
Bu kitabı görür görmez hemen sepete attım. Eğer siz de ilk kez görüyorsanız öyle yapın :) Kitap çeşitli bölümlerden oluşuyor. Yazar, aktivist, gazeteci vb. kadının feminizm denemeleri diyebiliriz. Tabi bu şöyle bir sorun oluşturuyor: Dil her zaman çok akıcı değil, yazan kişinin anlatım tarzı size zor gelebilir. Bana bir iki denemede öyle gelmişti. Çok fazla insan ve hayata tanık oluyoruz. Neden ve nasıl feminist olduklarını, aile yaşantılarını, yaşadıkları zorlukları ve önyargıları birkaç sayfada toparlamaya çalışmışlar. Güzel bir derleme olmuş. Tabi benim en çok etkilendiğim trans bir kadının kaleme aldığıydı. Yıllarca kadın olmak için uğraşıp, ameliyatından bir gün önce tecavüze uğramış olması gerçekten nasıl bir tesadüf dedirtiyor insana.

Ayrıca kitabın son bölümünde ileri okumalar kısmını da çok beğenmiştim, ta ki çoğunun türkçe baskısının olmadığını görene kadar. :)

Kısaca okunmaya değer, eğlenceli ve öğretici bir kitaptı. Nerede yaşarsa yaşasın kadına bakış açısının da benzer olduğunu bana göstermiş oldu
736 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kitapta yok yok...Tarih ,felsefe gizem,efsaneler ve mistik olaylar .Bir eczacının "var olmayan kitap"adı verilen kitabı ararken Fransa tarihi ile ilgili bir çok bilgi edinebilirsiniz .Yazar sonunu çok iyi bağlayıp muhteşem bir finalle olayları bitirmiş .Tavsiye ederim
224 syf.
·3 günde·10/10 puan
Çok tatlı bir kitaptı!
Konusundan bahsedecek olursam, Matty başkahramanımızın UFO ve dünya dışı yaşamla kafayı bozmuş babası birden ortadan kaybolur. Aynı gün ise Matty evinin karşısında başka gezegenden geldiğini iddia eden bir kızla tanışır.
Ben de Matty’nin babası gibi ufoloji ile kafayı bozmuş biri olarak okurken çok eğlendim. Severek okudum.
~Kitap, Bkm kitapta indirimde şu an hatta.~
256 syf.
·2 günde·9/10 puan
Hannah Fry kitabı özenle yazmış. Bunun için ciddi ve geniş çaplı bir araştırmada bulunduğu gözden kaçmıyor. Aklımıza gelebilecek çoğu konuda çok güzel örneklendirmeler ile yer yer kendi yorumlarını da katarak bize olası bakış açılarını sunmuş, bunu yaparken yanlı olmamaya dikkat etmiş. Bu kitabın sizi manipüle etmek amaçlı değil düşünmeye sevkeden kalitede olduğu inancındayım. Okuduğum için mutluluk duydum.
224 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitap Yorumu// Dünya Üzerinde Sekiz Gün-Cat Jordan
.
Matthew'in hayatına sadece 8 günlüğüne giren uzaylı kız Priya, Matthew'in tüm kararlarını, inançlarını sorgulatacak. Hayata başka bir açıdan bakmasını sağlayacak. Priya iddia ettiği gibi başka bir gezegenden Dünya'ya araştırma yapmaya gelen bir uzaylı mı, yoksa bir kaçık mı? Ah uzay, uzaylı ziyaretleri, evrendeki diğer yaşam formları. Kitap tam benlikti. Yalnız sonu sizi dumura uğratabilir. Zira beni biraz uğrattı ve sonu da baya içime dokundu. Duygulanacağınıza eminim.. Bu kitabı kesinlikle okumalısınız..
.
Yazarın dilini çok sevdim. Aşırı espritüel bir dili var. Matthew'in kendi iç konuşmalarında yaptığı laf sokmalar her daim yüzümü gülümsetti resmen. Bu esprili dili çeviri bir kitapla okuyucuya aktarmak da büyük başarı. Çevirmenin de ellerine sağlık.
.
Buarada kitapta konusu geçen uzay gemisinin düştüğü tarla gerçek bir olaydan alıntılanmış. Tam da kitapta bahsedildiği gibi 9 Aralık 1965'te Kescksburg'ta bir tarlaya koni şeklinde bir uzay gemisi çakılmış ve devlet bunu örtbas etmiş. Google'da Kescksburg Olayı diye araştırırsanız tüm detay mevcut. .
.
Kitap için Kitap Aşktır a teşekkürler. Hiç bir kitabında beni pişman etmiyor. Kurgularıyla çevirileriyle editlemesiyle seviyorum bu yayınevini and @cat_jordan_books thanks for this book. Thank you for sharing your dream world with us.️️
736 syf.
·23 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap kalın olduğundan ele alındığında korkutsa bile gerçekten çok akıcı bir eser. Kitabın başında başlayan macera sonuna kadar devam ediyor ve okuyucu olarak biz de Üstat Saint-Loup ve Aalis ile birlikte bu macera dolu gizemi çözmek için kitabın sayfalarını hızla çeviriyoruz. Kitapta felsefe, tarih, mistik olaylar ve daha bir sürü ilgi çekecek türden konular bulunuyor. Yazar Eczacı'nın serüveninden bahsederken Ortaçağ Avrupası'nda yaşayanan olaylardan da bahsederek okuru her yönden bilgilendiriyor. Kitabın sonunda ise gerçekten okuru da şaşırtıyor. Ben büyük bir keyifle okudum.

.
288 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
DİKKAT AZ DA OLSA SPOİLER İÇERİR. Evet vahşi robotun ikincisini de okuduğuma göre inceleme yazma zamanı. Bu kitapta Roz'un Tepeüstü çiftliğinden kaçışı anlatılıyor. Roz bu sefer ilk kitaptaki gibi vahşileşmeye fırsat bulamıyor. Ben bu kitabın en son şehirde geçen kısmını beğendim. Orada Roz'un saklanma şekli çok hoşuma gitti. Umarım önce ilk kitabı ardından bu kitabı okursunuz. Kitaba 10 puan verdim şimdi Momo'ya kaldığım yerden devam etmeye gidiyorum
736 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10 puan
Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaptı. Dolu dolu 730 sayfayı elimden bırakmadan, merak ve heyecanla, içime sine sine yaladım yuttum tam anlamıyla. Geç ortaçağ döneminde (1313) Fransa'da başlayan macera, ortaçağda Avrupa'da yaşam, dinsel çatışmalar, engizisyon vahşeti, siyaset, felsefe konularında da dolu dolu bilgiler veriyor. Gerçek insanlarla kurgu karakterlerin iç içe geçtiği, gizem ve gerilimin at koşturduğu, antik çağdan ortaçağa kadar gelmiş geçmiş en ünlü felsefecilerin ve felsefi akımların uzun ve yorucu bir macerayla yoğrulduğu, edebiyatı iliklerinize kadar hissettiren bu romanı kaçırmayın derim.
736 syf.
·9/10 puan
Fransa, yıl 1313...
Bilgi edinmek uğruna hiçbir anlamda adımını atmaktan çekinmeyen Eczacı Saint- Loup, sakin bir hayat yaşarken kendini maceranın tam ortasinda bulur.
Üzerine atılan iftiradan dolayı Eczacı yaşadığı şehirden yani Paris'ten kaçarken, bizler de onunla birlikte seyahat ediyor, sorular soruyor, geçmişi merak ediyor, araştırıyor, peşine takılan cellatlardan kurtulmak için kaçıp duruyoruz.
Öte yandan, on dört yaşında bulunduğu şehirden kaçmak zorunda kalan bir genç kızın başından geçenleri okuyoruz. Asla huzura kavuşamayacağını, işlediği suçun asla affolmayacağını, ruhunun lanetlenmiş olduğunu ve sonsuza dek cehennemde yanacağını düşünen bu genç kızın yaşadıklarına tanık oluyor, ona hem kızıyor hem de üzülüyoruz.
Ayrıca kitap Fransa Kralı IV. Philippe'nin emriyle dinsizlik, kâfirlik gibi üzerlerine atılan iftiralar yüzünden ülkedeki binlerce Tapınak Şövelyesi'nin işkence sonucu ölmeleri ve yakılmalarından sık sık söz ediyor. Kitapta ismi geçen Fransa'nin Baş Engizisyoncusu Guillaume Humbert, kralın emriyle Tapınak Şövelyesi'ni tutuklamış, akıl almaz işkenceler etmişti. Bu acımasız kişi, kitabın büyük bir bölümünde karşımıza çıkıyor.
Yazar, Yahudilere de yer vererek, ticari konulardaki üstünlükleri nedeniyle kilise gibi güç odakları tarafından tehdit olarak algılandıklarından mallarına el konuluyor, haraca bağlanıyor, kitapları yakılıyor, şehirlerden sürülüyor ve toplum olarak aşağılandıklarını anlatıyor.
Eczacı, çırağı ve bir fahişe ile şehirden kaçarak ve bazı sorulara cevap almak için çıktıkları yolda, başlarına gelen sayısız olaylara tanık oluyor, onlarla birlikte maceradan maceraya atlıyor, kovalanıyor ve peşlerinde bıraktıkları gizemli cinayetlerin nedenlerini öğrenmek için onlarla birlikte araştırıyor, inanılmaz şeyler duyuyor ve şaşırıyorsunuz. Keşişler, tarikatlar, kral ve din adamları arasında oynanan oyunlar ve gizemli bir geçmiş. Entrika, rekabet, cinayet derken sonuna kadar elimden bırakamadığım, okurken kendimi Orta Çağ'da bulduğum sürükleyici bir kitaptı. Kitap her ne kadar kurgu olsa da, bazı bölümlerin gerçekte yaşanmış olduğunu okudukça anlayacaksınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
İpek Güneş Çıgay

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 187 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 165 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.